Tebligat Kanunu, usulsüz bir tebliği yok saymaz. Onu öğrenmeye bağlar:
"Tebliğ usulüne aykırı yapılmış olsa bile, muhatabı tebliğe muttali olmuş ise muteber sayılır. Muhatabın beyan ettiği tarih, tebliğ tarihi addolunur." (7201 m.32)
Bu iki cümle, usulsüz tebligat dosyalarının çekirdeğidir. Tebligatın usulsüzlüğünü ortaya koymak tek başına yetmez; hangi tarihte öğrenildiğinin beyan edilmesi ve o tarihe göre sürelerin yeniden hesaplanması gerekir.
⚠ Aynı fıkra bir riski de taşır: öğrenme tarihi olarak beyan edilen tarih, kendi aleyhinize de sonuç doğurur. Bu nedenle beyan, dosyadaki bütün süreler hesaplanmadan yapılmamalıdır.
Tebligat nereye yapılır
m.10/1: tebligat, tebliğ yapılacak şahsa bilinen en son adresinde yapılır.
🔑 m.10/2 (6099/2011 ile eklenmiştir): "Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır."
m.10/3: muhatabın müracaatı veya kabulü şartıyla her yerde tebligat yapılması caizdir.
m.16: kendisine tebliğ yapılacak şahıs adresinde bulunmazsa tebliğ, kendisi ile aynı konutta oturan kişilere veya hizmetçilerinden birine yapılır.
m.17: belli bir yerde devamlı olarak meslek veya sanatını icra edenler o yerde bulunmazsa tebliğ, aynı yerdeki daimî memur veya müstahdemlerinden birine; mesleğini evinde icra edenlerin memur ve müstahdemi bulunmazsa aynı konutta oturanlara veya hizmetçilerinden birine yapılır.
🔑 m.22 — yaş ve ehliyet: muhatap yerine kendisine tebliğ yapılacak kimsenin "görünüşüne nazaran on sekiz yaşından aşağı olmaması ve bariz bir surette ehliyetsiz bulunmaması lazımdır."
⚠ Bu şart, tebliğ mazbatasında tartışılabilecek somut bir noktadır: evrakı teslim alan kişinin görünür yaşı ve ehliyeti, usulsüzlük iddiasının dayanaklarından biridir.
Tüzel kişilere tebligat
m.12: hükmi şahıslara tebliğ, salahiyetli mümessillerine; bunlar birden fazlaysa yalnız birine yapılır. Bir ticarethanenin muamelelerinden doğan ihtilaflarda, ticari mümessiline yapılan tebliğ muteberdir.
m.13: hükmi şahıslar namına kendilerine tebliğ yapılacak kimseler, herhangi bir sebeple mütat iş saatlerinde iş yerinde bulunmadıkları veya o sırada evrakı bizzat alamayacak bir hâlde oldukları takdirde tebliğ, orada hazır bulunan memur veya müstahdemlerinden birine yapılır.
⚠ Şirketler bakımından sonuç şudur: yetkili temsilcinin o an ofiste olmaması tebliği engellemez; evrak orada bulunan bir çalışana tebliğ edilebilir. Bu nedenle gelen evrakın iç dolaşım düzeni bir uyum meselesidir.
🔴 Kapıya yapıştırma: iki ayrı fıkra, iki ayrı usul
m.21/1 — muhatap yok veya tebellüğden imtina: kendisine tebligat yapılacak kimse veya önceki maddelere göre tebligat yapılabilecek kimselerden hiçbiri gösterilen adreste bulunmaz veya tebellüğden imtina ederse, tebliğ memuru evrakı;
- o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine, veyahut
- zabıta amir veya memurlarına
imza mukabilinde teslim eder ve tesellüm edenin adresini ihtiva eden ihbarnameyi gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştırır.
Ayrıca, adreste bulunmama hâlinde, keyfiyetin haber verilmesi "mümkün oldukça en yakın komşularından birine, varsa yönetici veya kapıcıya" da bildirilir.
🔴 "İhbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarih, tebliğ tarihi sayılır."
m.21/2 (6099/2011 ile eklenmiştir) — adres kayıt sistemi adresi: gösterilen adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi ise, "muhatap o adreste hiç oturmamış veya o adresten sürekli olarak ayrılmış olsa dahi" tebliğ memuru evrakı aynı şekilde muhtar, ihtiyar heyeti azası veya zabıtaya imza karşılığında teslim eder ve ihbarnameyi kapıya yapıştırır. Burada da kapıya yapıştırma tarihi tebliğ tarihi sayılır.
⚠ İki fıkra arasındaki fark önemlidir: komşuya, yöneticiye veya kapıcıya haber verme yükümlülüğü birinci fıkrada, adreste bulunmama hâli için düzenlenmiştir. Bir tebliğin hangi fıkraya dayandığı, mazbatada aranacak unsurları da belirler.
m.21/3: muhtar, ihtiyar heyeti azaları ile zabıta amir ve memurları, kendilerine teslim edilen evrakı kabule mecburdurlar.
| Hâl | Usul | Tebliğ tarihi |
|---|---|---|
| Muhatap veya yetkili kimse adreste yok | Muhtar/zabıtaya teslim + kapıya ihbarname + komşu/yönetici/kapıcıya haber | Kapıya yapıştırma günü |
| Tebellüğden imtina | Muhtar/zabıtaya teslim + kapıya ihbarname | Kapıya yapıştırma günü |
| Adres, adres kayıt sistemi adresi (hiç oturmamış veya ayrılmış olsa dahi) | Muhtar/zabıtaya teslim + kapıya ihbarname | Kapıya yapıştırma günü |
| Usulsüz tebliğ + muhatap öğrenmiş | — | Muhatabın beyan ettiği tarih (m.32) |
Adres değişikliği bildirilmezse ne olur
m.35/1: kendisine veya adresine usulüne göre tebliğ yapılmış olan kimse, adresini değiştirirse yenisini hemen tebliği yaptırmış olan kaza merciine bildirmeye mecburdur. Bundan sonraki tebliğler bildirilen yeni adrese yapılır.
🔴 m.35/2: adresini değiştiren kimse yenisini bildirmediği ve adres kayıt sisteminde yerleşim yeri adresi de tespit edilemediği takdirde, "tebliğ olunacak evrakın bir nüshası eski adrese ait binanın kapısına asılır ve asılma tarihi tebliğ tarihi sayılır."
m.35/3: bundan sonra eski adrese çıkarılan tebliğler muhataba yapılmış sayılır.
🔑 m.35/4: "Daha önce tebligat yapılmamış olsa bile, tüzel kişiler bakımından resmî kayıtlardaki adresleri esas alınır ve bu madde hükümleri uygulanır."
⚠ Şirketler için bu fıkra kritiktir: ticaret sicilindeki adresin güncel tutulmaması, hiç tebligat almamış olsanız bile m.35 rejiminin işlemesi sonucunu doğurur.
🔑 m.35/5 — yurt dışındaki Türk vatandaşları: daha önce yurt dışı adresine tebligat yapılmış Türk vatandaşı adresini değiştirir ve bunu tebliğ çıkaran mercie bildirmezse, adres kayıt sisteminden de yerleşim yeri tespit edilemezse; yurt dışında daha önce tebligat yapılan adresine Türkiye Büyükelçiliği veya Konsolosluğunca m.25/a'ya göre gönderilen bildirimin adrese ulaştığının belgelendiği tarihten itibaren otuz gün sonra tebligat yapılmış sayılır.
Mazbata, tatil günleri ve duruşmada tebliğ
m.23: tebliğ bir mazbata ile tevsik edilir. Mazbatada; tebliği çıkaran merciin adı, tebliği isteyen tarafın adı-soyadı ve adresi, tebliğ olunacak şahsın adı-soyadı ve adresi, tebliğin mevzuu ve maddede sayılan diğer hususlar yer alır.
⚠ Mazbata, usulsüzlük iddiasının tek yazılı kaynağıdır. Dosyaya alınması ve satır satır okunması, iddianın kurulup kurulamayacağını belirler.
m.33: "Resmi ve adli tatil günlerinde de tebligat caizdir."
🔑 Bu yazı fiziki tebligatın usulüne ilişkindir. Elektronik tebligat (UETS), vergi tebligatı ve tacirler arası KEP ihtarı ayrı sistemlerdir ve kendi kurallarına tabidir; bunlar için Elektronik Tebligat: UETS, Vergi Sistemi ve KEP yazımıza bakınız.
🔑 m.36 (6099/2011 ile değişik): celse esnasında veya kalemde, soruşturmaya, davaya ya da takibe ait evrakın taraflara, ilgili üçüncü kişilere, katılana veya vekillerine tutanağa geçirilmek suretiyle veya imza karşılığında, tebliğ konusu belirtilerek tevdii tebliğ hükmündedir. Bu durumda ayrıca mazbata düzenlenmesi gerekmez ve masraf alınmaz.
İcra dosyasında usulsüz tebligat: şikâyet ve süresi
İcra takiplerinde tebligata yönelik itiraz, dava değil şikâyet yoluyla ileri sürülür.
İİK m.16/1: kanunun hallini mahkemeye bıraktığı hususlar müstesna olmak üzere, icra ve iflas dairelerinin yaptığı muameleler hakkında kanuna muhalif olmasından veya hadiseye uygun bulunmamasından dolayı icra mahkemesine şikâyet olunabilir. "Şikâyet bu muamelelerin öğrenildiği tarihten yedi gün içinde yapılır."
🔑 İİK m.16/2: "Bir hakkın yerine getirilmemesinden veya sebepsiz sürüncemede bırakılmasından dolayı her zaman şikâyet olunabilir."
İİK m.17: şikâyet icra mahkemesince kabul edilirse, şikâyet olunan muamele ya bozulur, yahut düzeltilir.
⚠ İki hüküm birlikte okunmalıdır: usulsüz tebligat iddiasında yedi günlük süre, muamelenin öğrenildiği tarihten işler ve bu tarih, 7201 m.32 uyarınca beyan edilen öğrenme tarihiyle doğrudan bağlantılıdır. Bu nedenle dosyada ilk yapılacak iş, öğrenme tarihini belgeleyen kaydı (dosya inceleme, e-Devlet görüntüleme, banka bloke bildirimi, haciz ihbarnamesi) tespit etmektir.
İcra takibine itirazın kendi süre haritası için icra takibine itiraz ve itirazın iptali yazımıza bakınız. İpotekli alacakta gelen belgenin icra emri mi ödeme emri mi olduğu ayrı bir ayrımdır; ipoteğin paraya çevrilmesi yazımız ilgilidir. İhalenin feshinde de kısa bir şikâyet süresi işler; ihalenin feshi yazımıza bakınız.
Bu dosyayı nasıl açıyoruz
İlk çıktımız bir görüşme değil, yazılı bir hukuki değerlendirmedir. Bize şunları gönderirsiniz: tebliğ mazbatasının okunabilir örneği, evrakın kime, hangi sıfatla teslim edildiği, kapıya yapıştırma yapılmışsa ihbarname ve tarihi, tebligatın çıkarıldığı adres ile o tarihteki adres kayıt sistemi kaydınız, adres değişikliği varsa bildirim yapılıp yapılmadığı, tüzel kişide ticaret sicili adresi ve güncellik durumu, ve öğrenme tarihinizi belgeleyen kayıt (dosya inceleme, banka bildirimi, e-Devlet görüntüleme).
Karşılığında kapsamı önceden belirlenmiş bir çalışma alırsınız: tebliğin m.21/1'e mi m.21/2'ye mi dayandığı ve o fıkranın aradığı unsurların mazbatada bulunup bulunmadığı, evrakı alan kişi bakımından m.16, m.17 veya m.22'deki şartların karşılanıp karşılanmadığı, tüzel kişide m.12 ve m.13'e uygunluk, adres değişikliği varsa m.35'in hangi fıkrasının işletildiği, m.32 uyarınca beyan edilecek öğrenme tarihinin dosyadaki bütün sürelere etkisinin önceden hesaplanması, ve icra dosyasında İİK m.16'daki yedi günlük sürenin bu tarihe göre durumu.
Ücretsiz danışma vermiyoruz. Bu dosya türünde ilk saat satış değil mazbatanın okunması ve öğrenme tarihinin hesaplanmasıdır; beyan edilecek tarih, lehinize olduğu kadar aleyhinize de sonuç doğurur.
Sınırımızı açıkça yazalım: sonucu önceden taahhüt etmiyoruz. Kanun, usulüne aykırı tebliğin bile muhatap öğrenmişse muteber sayılacağını açıkça yazmaktadır.




