Dava ve Uyuşmazlık Çözümü

İcra Takibine İtiraz ve İtirazın İptali: İki Tarafın Süre Haritası

Ödeme emrine itiraz 7 gün; alacaklıya itirazın kaldırılması 6 ay, itirazın iptali 1 yıl. İki tarafın süreleri, %20 tazminat ve menfi tespit bir arada.

Rohat Kahraman· 27 Ağustos 2026Güncelleme · 27 Ağustos 2026
İcra Takibine İtiraz ve İtirazın İptali: İki Tarafın Süre Haritası

İcra dosyasının kaderi çoğu zaman ödeme emrinin tebliğinden sonraki birkaç hafta içinde belirlenir. Borçlu için yedi günlük bir pencere, alacaklı için ise itirazın kendisine ulaşmasıyla başlayan iki ayrı saat vardır. Bu sayfa iki tarafın süresini de aynı yerde gösterir; çünkü karşı tarafın takvimini bilmeden kendi stratejinizi kuramazsınız.

Aşağıdaki her dayanak kanun adı ve madde numarasıyla verilmiştir; mevzuat kontrol tarihi 27 Ağustos 2026'dır. Takibin nasıl başlatıldığını ve hangi yolun hangi belgeye açık olduğunu şirketler için icra takibi sayfamızda ele aldık.

Borçlunun penceresi: yedi gün

Ödeme emrinin tebliğinden itibaren borçlunun itiraz süresi yedi gündür; itiraz dilekçeyle veya sözlü olarak icra dairesine bildirilir (İİK m.62/1). Süresinde yapılan itiraz takibi durdurur (m.66/1). İtiraz süresinde değilse alacaklının talebi üzerine icra memuru alacağın tamamı için takibe devam eder.

Kısmi itirazda bir ayrıntı belirleyicidir: borcun bir kısmına itiraz eden borçlu, itiraz ettiği kısmın cihet ve miktarını açıkça göstermek zorundadır; aksi hâlde itiraz edilmemiş sayılır (m.62/son). Alacaklı tarafında gelen itiraz dilekçesinde ilk kontrol edilecek nokta budur. Kısmi itirazda takip, borçlunun kabul ettiği miktar için devam eder (m.66/1).

İtirazla birlikte yerine getirilmesi gereken bir yükümlülük daha vardır ve atlandığında sonucu ağırdır: borçlu veya vekili, dava ve takip işlemlerine esas olmak üzere borçluya ait yurt içinde bir adres bildirmek zorundadır. Adresini değiştiren borçlu yurt içinde yeni adres bildirmez ve tebliğ memurunca yeni adresi tespit edilemezse, takip talebinde gösterilen adrese çıkarılacak tebligat borçlunun kendisine yapılmış sayılır (İİK m.62/3). Alacaklı tarafında bu, tebligat riskini büyük ölçüde kapatan bir kuraldır.

İtirazın türü de sonucu değiştirir. Borca itiraz borcun varlığına, miktarına veya muacceliyetine yöneliktir. İmzaya itiraz ise belgedeki imzanın borçluya ait olmadığı iddiasıdır; borçlu itirazında imzayı reddetmişse alacaklı derhal icra dairesinden tatbika medar imzaların celbini isteyebilir (m.66/2).

"On beş gün" yanılgısı. İcra ve İflas Kanunu'na göre ödeme emrine itiraz süresi yedi gündür. On beş günlük süre amme alacakları rejimine aittir: kendisine ödeme emri tebliğ olunan kişi, böyle bir borcu olmadığı, kısmen ödediği veya zamanaşımına uğradığı hakkında tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde vergi itiraz komisyonu nezdinde itirazda bulunabilir (6183 sayılı Kanun m.58). Vergi ve SGK kaynaklı ödeme emirleri bu ikinci rejimdedir; iki süre birbirine karıştırılmamalıdır.

Adli tatil süreyi uzatmaz. Adli tatil her yıl 20 Temmuz'da başlar, 31 Ağustos'ta sona erer (HMK m.102). HMK m.104, adli tatile tabi dava ve işlerde "bu Kanunun tayin ettiği" sürelerin bitimi tatile rastlarsa bir hafta uzayacağını söyler — yani uzayan, Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun kendi süreleridir. İcra ve İflas Kanunu'nda adli tatile ilişkin bir hüküm bulunmaz; icra dairelerine yapılacak yedi günlük itiraz bu nedenle tatilde de işler.

İtiraz edilmezse ne olur? Ve dar bir kaçış kapısı

Yedi gün içinde itiraz edilmezse takip kesinleşir. Kesinleşen takipte alacaklı, ödeme emrindeki süre geçtikten sonra mal beyanını beklemeksizin haciz konmasını isteyebilir (İİK m.78/1); haciz istemek hakkı ödeme emrinin tebliğinden itibaren bir sene geçmekle düşer. Borçlunun bu aşamada elinde kalan araç, borçlu olmadığını ileri sürebileceği menfi tespit veya —borç ödenmişse— istirdat davasıdır.

Kanun bir de dar bir kapı bırakır. Borçlu kusuru olmaksızın bir engel sebebiyle süresinde itiraz edememişse, paraya çevirme işlemi bitinceye kadar itiraz edebilir (İİK m.65/1). Bu gecikmiş itiraz yolunun şartları katıdır:

  • Borçlu, engelin kalktığı günden itibaren üç gün içinde mazeretini gösterir delillerle birlikte itirazını, sebeplerini ve dayanaklarını bildirmek ve duruşma harç ve masraflarını ödemek zorundadır (m.65/2).
  • İcra mahkemesi incelemesini evrak üzerinde yapar; gerekirse iki tarafı hemen davet ederek mazeretin kabule şayan olup olmadığına karar verir. Takibin tatiline ancak gecikme sebebinin mahiyetine ve olayın özelliklerine göre karar verilebilir (m.65/3).
  • Mazeret kabul edilirse icra takibi durur. Bu hâlde alacaklı aynı celsede itirazın kaldırılmasını sözlü olarak da isteyebilir ve tahkikata devam edilerek karar verilir (m.65/4).

Alacaklı açısından bunun anlamı şudur: takibin kesinleşmiş olması dosyanın kapandığı anlamına gelmez. Paraya çevirme tamamlanana kadar gecikmiş itiraz ihtimali durur; bu nedenle satış aşamasına kadar dosyanın belge tarafını hazır tutmak gerekir.

Alacaklının iki yolu: kaldırma mı, iptal mi?

İtiraz geldiğinde alacaklının önünde iki ayrı yol vardır ve bunlar farklı mercilere, farklı sürelere ve farklı ispat rejimlerine tabidir. Seçimi çoğu zaman elinizdeki belgenin niteliği belirler.

İtirazın kaldırılmasıİtirazın iptali
Merciİcra mahkemesiGenel mahkeme (dava)
Süreİtirazın tebliğinden 6 ay (İİK m.68/1)İtirazın tebliğinden 1 yıl (İİK m.67/1)
Belge şartım.68'de sayılı nitelikli belge zorunluBelge şartı yok; genel hükümlere göre ispat
İncelemeDar, belge üzerindenTam yargılama, tanık dâhil
Tazminat%20'den az olmamak üzere, iki yönlü (m.68/son)%20'den az olmamak üzere (m.67/2)
Süre kaçarsaAynı alacak için yeniden ilamsız takip yapılamaz (m.68/2)Genel hükümlere göre dava hakkı saklı (m.67/5)

İtirazın kaldırılması yolu, takibin imzası ikrar edilmiş veya noterlikçe tasdik edilmiş bir borç ikrarını içeren senede yahut resmî dairelerin veya yetkili makamların usulüne göre verdikleri bir makbuz veya belgeye dayanması hâlinde açıktır (İİK m.68/1). Borçlu itirazını haklı gösterecek hiçbir belge ibraz edemezse icra mahkemesi itirazın kaldırılmasına karar verir; itiraz m.68/1'deki nitelikli belgelerden birine dayanıyorsa talep reddolunur.

Bu yolun altı aylık süresi hafife alınmamalıdır: süre içinde itirazın kaldırılması istenmezse aynı alacak için yeniden ilamsız takip yapılamaz (m.68/2). Ayrıca alacaklı, borçlunun gösterdiği belgedeki imzayı haksız yere inkâr ederse belgenin ilgili olduğu değer veya miktarın yüzde onu oranında para cezasına mahkûm edilir (m.68/6).

Takibin dayanağı hususî bir senetse ve imza itiraz sırasında reddedilmişse, alacaklı itirazın kendisine tebliğinden itibaren altı ay içinde itirazın geçici olarak kaldırılmasını isteyebilir; icra hâkimi iki taraftan izahat alır (İİK m.68/a).

İtirazın iptali ise genel mahkemede açılan bir davadır: takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir (İİK m.67/1). Bu süreyi geçiren alacaklının genel hükümlere göre alacağını dava etmek hakkı saklıdır (m.67/5) — ancak takip düşer ve yeniden başlanır.

⚠ Bir usul farkı çoğu zaman gözden kaçar: itirazın iptali bir davadır, itirazın kaldırılması ise icra mahkemesinden bir taleptir. Konusu bir miktar para olan ticari davalarda —alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat— dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır (TTK m.5/A). Arabulucu başvuruyu altı hafta içinde sonuçlandırır, bu süre zorunlu hâllerde en fazla iki hafta uzatılabilir.

İcra inkâr tazminatı: şartları ve oranı

Alacaklıyı itirazın iptali yoluna çeken asıl unsur budur. İtirazın iptali davasında borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; alacaklı takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı, diğer tarafın talebi üzerine, iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, ret veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere uygun bir tazminata mahkûm edilir (İİK m.67/2).

Üç şart birlikte aranır: takibin geçerli olması, borçlunun itirazının haksız çıkması ve karşı tarafın talepte bulunması. Tazminat resen hükmedilmez; dilekçede istenmemişse verilmez.

Oran tarihsel olarak değişmiştir: 2 Temmuz 2012 tarihli 6352 sayılı Kanunla m.67/2'deki "yüzde kırkından" ibaresi "yüzde yirmisinden" olarak değiştirilmiştir. Eski kaynaklarda geçen %40 bugün geçerli değildir. Tazminatın tespitinde takip talebi veya davadaki talep esas alınır (m.67/son).

İtiraz eden veli, vasi veya mirasçı ise borçlu hakkında tazminata hükmedilmesi kötü niyetin ispatına bağlıdır (m.67/3).

İtirazın kaldırılması yolunda da simetrik bir tazminat vardır: talebin esasa ilişkin nedenlerle kabulü hâlinde borçlu, aynı nedenlerle reddi hâlinde alacaklı, diğer tarafın talebi üzerine yüzde yirmiden aşağı olmamak üzere tazminata mahkûm edilir. Borçlu menfi tespit veya istirdat davası açarsa yahut alacaklı genel mahkemede dava açarsa, hükmolunan tazminatın tahsili dava sonuna kadar tehir olunur (m.68/son).

Borçlunun karşı hamleleri: menfi tespit ve borçtan kurtulma

Menfi tespit davası. Borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu bulunmadığını ispat için menfi tespit davası açabilir (İİK m.72/1). Kritik ayrım davanın ne zaman açıldığındadır:

  • Takipten önce açılırsa mahkeme, talep üzerine, alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere gösterilecek teminat karşılığında icra takibinin durdurulması hakkında ihtiyati tedbir kararı verebilir (m.72/2).
  • Takipten sonra açılırsa ihtiyati tedbir yoluyla takibin durdurulmasına karar verilemez. Borçlu ancak, gecikmeden doğan zararları karşılamak ve alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere göstereceği teminat karşılığında, icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesini isteyebilir (m.72/3).

Sonuçları da simetriktir. Dava alacaklı lehine biterse ihtiyati tedbir kalkar ve alacaklı, alacağını geç almaktan doğan zararını gösterilen teminattan alır; bu zarar herhâlde yüzde yirmiden aşağı tayin edilemez (m.72/4). Dava borçlu lehine hükme bağlanırsa derhal takip durur ve ilamın kesinleşmesiyle icra eski hâle iade edilir; borçluyu menfi tespit davası açmaya zorlayan takibin haksız ve kötü niyetli olduğu anlaşılırsa, borçlunun uğradığı zarar da alacaklıdan tahsil edilir ve bu zarar takip konusu alacağın yüzde yirmisinden aşağı olamaz (m.72/5).

Borçlu tedbir kararı almamış ve borç bu arada ödenmişse, davaya istirdat davası olarak devam edilir (m.72/6).

Borçtan kurtulma davası. İtirazın muvakkaten kaldırılmasına karar verilmiş ve ödeme emrindeki süre geçmişse, alacaklının talebiyle borçlunun malları üzerine muvakkat haciz konur. Borçlu, kararın tefhim veya tebliğinden itibaren yedi gün içinde takibin yapıldığı yer ya da alacaklının yerleşim yeri mahkemesinde borçtan kurtulma davası açabilir. Bu davanın dinlenebilmesi için borçlunun dava konusu alacağın yüzde on beşini ilk duruşma gününe kadar mahkeme veznesine nakden depo etmesi veya aynı değerde esham, tahvilat ya da banka teminat mektubu tevdi etmesi şarttır; aksi takdirde dava reddolunur (İİK m.69).

Süre haritası: tek bakışta

KimNe yaparSüreBaşlangıç
BorçluÖdeme emrine itiraz (İİK)7 günÖdeme emrinin tebliği (m.62)
BorçluAmme alacağında ödeme emrine itiraz15 günTebliğ (6183 m.58)
Alacaklıİtirazın kaldırılması talebi6 ayİtirazın tebliği (m.68/1)
Alacaklıİmza reddinde geçici kaldırma6 ayİtirazın tebliği (m.68/a)
Alacaklıİtirazın iptali davası1 yılİtirazın tebliği (m.67/1)
BorçluBorçtan kurtulma davası7 günMuvakkat kaldırma kararının tefhim/tebliği (m.69)
AlacaklıHaciz talebi1 yılÖdeme emrinin tebliği (m.78)

Elinizdeki belgenin hangi yolu açtığı, tazminat talebinin dilekçeye yazılıp yazılmadığı ve arabuluculuk kapısının işleyip işlemediği dosya bazında değerlendirilir. Ödenmeyen çek ve senetlerde itiraz rejiminin nasıl farklılaştığını karşılıksız çek ve protestolu senet sayfamızda anlattık; dosyanızın hangi aşamada olduğunu birlikte çıkarmak için icra ve iflas hukuku ekibimizle iletişime geçebilirsiniz.

Sıkça Sorulan Sorular

Ödeme emrine itiraz süresi 7 gün mü, 15 gün mü?

İcra ve İflas Kanunu'na tabi takiplerde yedi gündür (İİK m.62/1). On beş günlük süre amme alacakları rejimine aittir: vergi ve SGK kaynaklı ödeme emirlerinde itiraz, tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde vergi itiraz komisyonu nezdinde yapılır (6183 sayılı Kanun m.58). İki rejim birbirinden bağımsızdır.

İtirazın kaldırılması ile itirazın iptali arasındaki fark nedir?

Merci, süre ve ispat rejimi farklıdır. İtirazın kaldırılması icra mahkemesinden istenir, süresi itirazın tebliğinden itibaren altı aydır ve yalnızca İİK m.68'de sayılan nitelikli belgelere dayanılarak açılır. İtirazın iptali genel mahkemede açılan bir davadır, süresi bir yıldır ve belge şartı yoktur; alacak genel hükümlere göre ispat edilir.

İtirazın iptali davası için arabuluculuk zorunlu mu?

Konusu bir miktar para olan ticari davalarda evet. TTK m.5/A, alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olmasını dava şartı sayar. İtirazın kaldırılması ise icra mahkemesinden bir taleptir, dava değildir; bu hüküm ona uygulanmaz.

İcra inkâr tazminatı oranı nedir ve şartları nelerdir?

Ret veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olamaz (İİK m.67/2). Takibin geçerli olması, borçlunun itirazının haksız çıkması ve karşı tarafın talepte bulunması gerekir; tazminat resen hükmedilmez. Oran 2 Temmuz 2012 tarihli 6352 sayılı Kanunla yüzde kırktan yüzde yirmiye indirilmiştir; eski kaynaklardaki %40 geçerli değildir.

İtiraz süresi adli tatilde durur mu?

Hayır. Adli tatil 20 Temmuz'da başlayıp 31 Ağustos'ta sona erer ve HMK m.104 yalnızca "bu Kanunun tayin ettiği" sürelerin bitimi tatile rastlarsa bir hafta uzayacağını düzenler. İcra ve İflas Kanunu'nda adli tatile ilişkin hüküm bulunmadığından, icra dairesine yapılacak yedi günlük itiraz süresi tatilde de işler.

Menfi tespit davası takibi durdurur mu?

Ne zaman açıldığına bağlıdır. Takipten önce açılmışsa mahkeme, alacağın yüzde on beşinden az olmamak üzere teminat karşılığında takibin durdurulması hakkında ihtiyati tedbir verebilir. Takipten sonra açılmışsa ihtiyati tedbir yoluyla takibin durdurulmasına karar verilemez; borçlu ancak icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesini isteyebilir (İİK m.72/2-3).

İtirazın kaldırılması süresini kaçırırsam ne olur?

Altı aylık süre içinde itirazın kaldırılması istenmezse aynı alacak için yeniden ilamsız takip yapılamaz (İİK m.68/2). Bu durumda alacağın genel hükümlere göre mahkemede dava edilmesi gündeme gelir.

Borçtan kurtulma davası nedir?

İtirazın muvakkaten kaldırılmasına karar verilen borçlunun, kararın tefhim veya tebliğinden itibaren yedi gün içinde açabileceği davadır. Dinlenebilmesi için borçlunun dava konusu alacağın yüzde on beşini ilk duruşma gününe kadar mahkeme veznesine depo etmesi veya aynı değerde teminat tevdi etmesi şarttır; aksi hâlde dava reddolunur (İİK m.69).

Takibim haksız çıkarsa ben de tazminat öder miyim?

Evet, ihtimal iki yönlüdür. İtirazın iptali davasında alacaklı takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse yüzde yirmiden az olmamak üzere tazminata mahkûm edilir (İİK m.67/2). İtirazın kaldırılması talebinin esasa ilişkin nedenlerle reddinde de alacaklı aynı orana tabidir (m.68/son). Menfi tespit davasında takibin haksız ve kötü niyetli olduğu anlaşılırsa borçlunun zararı yüzde yirmiden az olmamak üzere alacaklıdan tahsil edilir (m.72/5).