Vergi

Yurt dışı şube ve inşaat kazancı: iki ayrı istisna rejimi

KVK m.5/1-(g) şube kazancında üç şart arıyor, m.5/1-(h) yurt dışı inşaat kazancını şartsız istisna tutuyor; zarar mahsubu ve asgari vergi farkı.

Rohat Kahraman· 6 Eylül 2026Güncelleme · 6 Eylül 2026
Yurt dışı şube ve inşaat kazancı: iki ayrı istisna rejimi

Yurt dışında iş yapan Türk kurumları için Kurumlar Vergisi Kanunu iki ayrı istisna kurar ve bunlar birbirine hiç benzemez. m.5/1-(g), yurt dışındaki iş yeri veya daimî temsilci aracılığıyla elde edilen kazançları üç şarta bağlar. m.5/1-(h) ise yurt dışında yapılan inşaat, onarım, montaj işleri ile teknik hizmetlerden sağlanan kazançları hiçbir şarta bağlamadan istisna tutar.

Aradaki fark, aynı ülkedeki iki Türk şirketinin vergisel sonucunu tamamen ayırabilir. Aşağıdaki çerçeve 6 Eylül 2026 tarihinde mevzuat.gov.tr üzerindeki güncel 5520 sayılı Kanun metninden doğrulanmıştır.

Şube kazancı: üç şartlı istisna

KVK m.5/1-(g), "kurumların yurt dışında bulunan iş yerleri veya daimî temsilcileri aracılığıyla elde ettikleri" kazançları, aşağıdaki şartları taşımaları hâlinde istisna tutar:

  1. Bu kazançların, doğduğu ülke vergi kanunları uyarınca en az %15 oranında gelir ve kurumlar vergisi benzeri toplam vergi yükü taşıması,
  2. Kazançların elde edildiği hesap dönemine ilişkin yıllık kurumlar vergisi beyannamesinin verilmesi gereken tarihe kadar Türkiye'ye transfer edilmiş olması,
  3. Ana faaliyet konusu finansal kiralama dahil finansman temini, sigorta hizmetlerinin sunulması veya menkul kıymet yatırımı olan kurumlarda, bu kazançların doğduğu ülke vergi kanunları uyarınca en az Türkiye'de uygulanan kurumlar vergisi oranında toplam vergi yükü taşıması.

Bendin son cümlesi ölçüm yöntemini bağlar: "Bu bent uyarınca toplam vergi yükü, birinci fıkranın (b) bendindeki tanıma göre tespit edilir." Yani yurt dışı iştirak kazançları istisnasındaki vergi yükü tanımı burada da geçerlidir — nominal oran değil, fiilen ödenen vergiler esas alınır. Bu tanımın ayrıntısı ve kontrol edilen yabancı kurum kuralıyla ilişkisi için kontrol edilen yabancı kurum, iştirak istisnası ve vergi mahsubu yazımıza bakılabilir.

Üçüncü şart, grup finansman veya sigorta yapılarını hedefler ve eşiği %15'ten Türkiye kurumlar vergisi oranına yükseltir. Bu tür bir şubede istisnanın işlemesi pratikte çok daha zordur.

Müteahhitlik kazancı: şartsız istisna

m.5/1-(h) tek cümledir ve içinde hiçbir koşul yoktur:

"Yurt dışında yapılan inşaat, onarım, montaj işleri ile teknik hizmetlerden sağlanarak Türkiye'de genel sonuç hesaplarına intikal ettirilen kazançlar."

Bent, (g) bendindeki üç şartın hiçbirini aramaz: vergi yükü testi yoktur, beyanname tarihine kadar transfer şartı yoktur, faaliyet konusuna göre ağırlaştırılmış eşik yoktur. Buna karşılık iki kayıt taşır ve ikisi de sınırlayıcıdır.

Birincisi faaliyetin niteliğidir: istisna, inşaat, onarım, montaj işleri ile teknik hizmetlerle sınırlıdır. Yurt dışındaki bir şubenin bu dört kalem dışındaki faaliyetlerinden doğan kazancı (h) bendine değil, (g) bendine tabidir ve orada üç şart devreye girer.

İkincisi muhasebe şartıdır: kazanç, "Türkiye'de genel sonuç hesaplarına intikal ettirilen" kazanç olmalıdır. İstisna, yurt dışında bırakılan ve Türkiye kayıtlarına hiç girmeyen bir kazanca uygulanmaz; kazancın önce Türkiye'de kaydedilmesi, ardından istisna edilmesi gerekir.

Ölçütm.5/1-(g) şube kazancım.5/1-(h) yurt dışı inşaat ve teknik hizmet
KapsamYurt dışı iş yeri veya daimî temsilci kazancıİnşaat, onarım, montaj işleri ve teknik hizmetler
Vergi yükü şartıEn az %15Aranmaz
Finans/sigorta/menkul kıymetteTürkiye oranı kadar yük
Türkiye'ye transfer şartıBeyanname verme tarihine kadarAranmaz
Muhasebe şartıTürkiye'de genel sonuç hesaplarına intikal ettirilmiş olma

Ayrı şirket kurulması zorunluysa

Bazı ülkelerde iş, yerel mevzuat gereği ancak orada kurulmuş bir şirket üzerinden yapılabilir. Bu durumda kazanç artık şube kazancı değil, iştirak kazancı hâline gelir ve normalde m.5/1-(b)'nin dört şartına takılırdı.

Kanun bu ihtimali ayrıca çözmüştür. m.5/1-(b)'nin devamındaki paragraf şöyledir: "Yurt dışındaki inşaat, onarım, montaj işleri ve teknik hizmetlerin yapılabilmesi için ilgili ülke mevzuatına göre ayrı bir şirket kurulmasının zorunlu olduğu durumlarda, özel amaç için kurulduğunun ana sözleşmelerinde belirtilmesi ve fiilen bu amaç dışında faaliyetinin bulunmaması şartıyla, söz konusu şirketlere iştirak edilmesinden elde edilen kazançlar için bu bentte belirtilen şartlar aranmaz."

İki şart burada da vardır ama bunlar vergisel değil kurumsaldır: ana sözleşmede özel amaç kaydı ve fiilî faaliyetin bu amaçla sınırlı kalması. Proje şirketinin sözleşmesine genel amaçlı bir faaliyet maddesi konulması ya da şirketin proje dışında iş yapmaya başlaması, bu kolaylığı ortadan kaldırır.

"Teknik hizmet" ile "yurt dışına verilen hizmet" aynı şey değil

Uygulamada en sık karışan iki hüküm, m.5/1-(h)'deki istisna ile m.10/1-(ğ)'deki indirimdir. İkisi de yurt dışıyla ilgilidir ama farklı yerlerde ifa edilen hizmetleri hedefler ve farklı sonuç doğurur.

m.5/1-(h) kapsamındaki teknik hizmet, "yurt dışında yapılan" inşaat, onarım ve montaj işlerinin yanında sayılır. Yani hizmet yurt dışında ifa edilir; kazanç orada doğar, Türkiye'de genel sonuç hesaplarına intikal ettirilir ve istisna edilir.

m.10/1-(ğ) ise tersini düzenler: "Türkiye'de yerleşmiş olmayan kişilerle, işyeri, kanuni ve iş merkezi yurt dışında bulunanlara Türkiye'de verilen ve münhasıran yurt dışında yararlanılan mimarlık, mühendislik, tasarım, yazılım, tıbbi raporlama, muhasebe kaydı tutma, çağrı merkezi, ürün testi, sertifikasyon, veri saklama, veri işleme, veri analizi" ve benzeri hizmetler. Burada hizmet Türkiye'de verilir, yalnız faydalanma yurt dışındadır ve sonuç istisna değil, matrahtan indirimdir.

Farkın pratik sonucu ikilidir. Birincisi, bir mühendislik şirketinin aynı yıl içinde hem yurt dışı şantiyede ifa ettiği hizmetten (istisna) hem de Türkiye'deki ofisinden yurt dışına verdiği hizmetten (indirim) kazanç elde etmesi mümkündür; bunların ayrı ayrı belgelenmesi ve muhasebeleştirilmesi gerekir. İkincisi ve daha önemlisi, asgari vergi bakımından ikisi de aynı yerde durur: ne (h) bendi ne de (ğ) bendi KVK m.32/C/2'nin kapalı listesinde yer alır; her ikisi de asgari matrahtan düşülmez.

Yurt dışına hizmet veren yapıların 2026'da eklenen üçüncü bir seçeneği daha vardır ve o, asgari vergi listesindedir: 4875 sayılı Kanun kapsamındaki nitelikli hizmet merkezi rejimi. Üç rejimin karşılaştırması için nitelikli hizmet merkezi ve transit ticaret indirimi yazımıza bakılabilir.

Zararın simetrik olmayan tarafı

İstisnanın bedeli zarar tarafında ödenir. KVK m.9/1-(b), yurt dışı faaliyetlerden doğan zararların beş yıldan fazla nakledilmemek şartıyla indirilebileceğini söyler; ancak cümlenin başındaki kayıt belirleyicidir: "Türkiye'de kurumlar vergisinden istisna edilen kazançlarla ilgili olanlar hariç olmak üzere."

Sonuç şudur: yurt dışı inşaat işinden doğan kazanç m.5/1-(h) ile istisna olduğu için, aynı işten doğan zarar da Türkiye'de mahsup edilemez. İstisna tek yönlü bir avantaj değil, simetrik bir dışlamadır. Kâr eden proje vergilenmez; zarar eden proje ise Türkiye matrahını azaltmaz.

İstisna kapsamı dışındaki yurt dışı faaliyet zararları indirilebilir, ama belge yükü ağırdır. m.9/1-(b) iki şart sayar: faaliyette bulunulan ülkenin vergi kanunlarına göre beyan edilen vergi matrahlarının — zarar dahil — her yıl o ülke mevzuatına göre denetim yetkisi verilen kuruluşlarca rapora bağlanması ve bu raporun aslı ile tercüme edilmiş bir örneğinin Türkiye'deki ilgili vergi dairesine ibrazı. Ayrıca raporun ekindeki vergi beyanları, bilanço ve gelir tablosunun o ülkedeki yetkili malî makamlarca onaylanması zorunludur.

Denetim kuruluşu bulunmayan ülkeler için alternatif yol vardır: her yıla ait vergi beyannamesinin, o ülke yetkili makamlarından alınan birer örneğinin mahallindeki Türk elçilik ve konsolosluklarına — yoksa orada Türk menfaatlerini koruyan ülkenin aynı mahiyetteki temsilcilerine — onaylatılarak aslının ve tercümesinin vergi dairesine ibrazı yeterlidir.

Aynı fıkranın son cümlesi bir çifte yararlanmayı engeller: Türkiye'de indirim konusu yapılan yurt dışı zararın ilgili ülkede de mahsup edilmesi veya gider yazılması hâlinde, Türkiye'deki beyannameye dahil edilecek yurt dışı kazanç, mahsup veya gider yazılmadan önceki tutardır.

Karşı ülkede işyeri oluşması

İstisna Türkiye tarafını çözer; karşı ülkedeki vergilendirme ayrı bir sorudur ve iki hükmü doğrudan besler.

Türkiye'nin taraf olduğu çifte vergilendirmeyi önleme anlaşmaları, ticarî kazancı kural olarak teşebbüsün mukim olduğu devlete bırakır; kaynak devlet ancak orada bir işyeri oluşmuşsa vergileyebilir. İnşaat şantiyeleri için anlaşmalar tipik olarak bir süre eşiği öngörür: şantiye belirli bir süreyi aşarsa işyeri sayılır, aşmazsa sayılmaz. Eşiğin uzunluğu anlaşmadan anlaşmaya değişir ve proje takvimi bu eşiğe göre planlanabilir.

Bu tespit iki yerde sonuç doğurur. Birincisi, karşı ülkede işyeri oluşmuşsa orada vergi ödenir; bu vergi, m.5/1-(g) kapsamındaki şube kazançlarında %15'lik toplam vergi yükü testinin payını oluşturur ve m.5/1-(h) kapsamı dışındaki kazançlarda m.33'e göre Türkiye'de mahsup edilebilir. İkincisi, işyeri oluşmadıysa karşı ülkede vergi doğmaz; ancak bu kez m.5/1-(g)'nin %15 testi sağlanamayacağı için şube kazancı istisnası da uygulanamaz. Müteahhitlik kazançları bakımından bu ikilem doğmaz, çünkü m.5/1-(h) vergi yükü testi aramaz.

Aynı kavramın Türkiye'ye giriş yönündeki işleyişi — yabancı bir teşebbüsün Türkiye'de ne zaman iş yeri veya daimî temsilci oluşturduğu — ayrı bir konudur: dar mükellefte iş yeri ve daimî temsilci.

Asgari vergideki sürpriz

İstisnanın nakit değeri, yurt içi asgari kurumlar vergisi tarafından yeniden değerlendirilir. KVK m.32/C/2-(a), asgari matrahtan düşülecek istisnaları sayarken m.5/1'in (a), (ç), (i), (j) ve (k) bentleri ile — taşınmazlardan elde edilenler dışında — (d) bendini anar.

Bu listede (g) ve (h) bentleri yer almaz. Dolayısıyla yurt dışı şube kazancı istisnası ile yurt dışı inşaat ve teknik hizmet kazancı istisnası, indirim ve istisnalar düşülmeden önceki kurum kazancının %10'u olarak hesaplanan asgari matrahtan düşülmez. Yurt dışı kazancı ağırlıklı bir müteahhitlik şirketinde bu, olağan hesapta sıfıra yakın çıkan verginin asgari hesapta yeniden doğması anlamına gelebilir. Asgari verginin işleyişi için yurt içi asgari kurumlar vergisi yazımıza bakılabilir.

KonuKuralDayanak
Şube kazancında istisnaÜç şart birliktem.5/1-g
İnşaat/teknik hizmet kazancında istisnaŞartsız; kazanç Türkiye'de kayda alınmış olmalım.5/1-h
Zorunlu proje şirketiAna sözleşmede özel amaç + fiilen sınırlı faaliyetm.5/1-b devamı
İstisna kazançla ilgili zararMahsup edilemezm.9/1-b
Diğer yurt dışı zararlarBeş yıl; denetim raporu + mali makam onayım.9/1-b
Denetim kuruluşu yoksaBeyanname örneğine konsolosluk onayım.9/1-b
Asgari vergi matrahı(g) ve (h) listede yok → düşülmezm.32/C/2-a

Sonuç

Yurt dışında iş yapan bir Türk kurumu için belirleyici soru, faaliyetin hangi bende girdiğidir. İnşaat, onarım, montaj ve teknik hizmet kazançları m.5/1-(h) ile şartsız istisnadır; bu dört kalem dışındaki şube kazançları ise m.5/1-(g)'nin üç şartına — %15 vergi yükü, beyanname tarihine kadar transfer ve finans/sigorta yapılarında ağırlaştırılmış eşik — tabidir. İstisnanın bedeli m.9/1-(b)'de ödenir: istisna edilen kazançla ilgili zararlar Türkiye'de mahsup edilemez. Ve son katman çoğu planlamada atlanır: her iki istisna da KVK m.32/C/2'nin kapalı listesinde yer almadığı için yurt içi asgari kurumlar vergisi matrahından düşülmez. Bir müteahhitlik şirketinin efektif vergi yükü, bu üç hüküm birlikte hesaplanmadan bilinemez.

Sıkça Sorulan Sorular

Yurt dışı inşaat kazancı için Türkiye'ye transfer şartı var mı?

m.5/1-(h)'de transfer şartı yoktur; bent yalnızca kazancın "Türkiye'de genel sonuç hesaplarına intikal ettirilen" kazanç olmasını arar. Transfer şartı, m.5/1-(g)'deki şube kazancı istisnası ile m.5/1-(b)'deki iştirak kazancı istisnasında bulunur.

Yurt dışı şantiyemiz zarar etti; bu zararı Türkiye'de indirebilir miyiz?

KVK m.9/1-(b), yurt dışı faaliyet zararlarının indirimini "Türkiye'de kurumlar vergisinden istisna edilen kazançlarla ilgili olanlar hariç" tutar. Kazancı m.5/1-(h) ile istisna olan bir işten doğan zarar bu nedenle mahsup edilemez.

Yerel mevzuat proje için ayrı şirket kurmamızı zorunlu kılıyor; istisna kaybolur mu?

Kaybolmaz. m.5/1-(b)'nin devamındaki paragraf, ayrı şirket kurulmasının zorunlu olduğu hâllerde, özel amaç için kurulduğunun ana sözleşmede belirtilmesi ve fiilen bu amaç dışında faaliyet bulunmaması şartıyla bentteki diğer şartların aranmayacağını düzenler.

Bu istisnalar asgari kurumlar vergisinden de düşülür mü?

Hayır. m.32/C/2-(a), asgari matrahtan düşülecek istisnalar arasında m.5/1'in (a), (ç), (i), (j), (k) ve — taşınmaz kazançları dışında — (d) bentlerini sayar; (g) ve (h) bu listede yer almaz.