Türkiye'nin bölgesel merkez yatırımlarına yönelik en geniş vergi teşviki 2026 yılında yürürlüğe girdi ve kamuoyunda neredeyse hiç konuşulmadı. 21/5/2026 tarihli ve 7582 sayılı Kanun, 4875 sayılı Doğrudan Yabancı Yatırımlar Kanunu'na Ek Madde 1 ekleyerek "nitelikli hizmet merkezi" adında yeni bir yapı tanımladı ve aynı Kanunla Kurumlar Vergisi Kanunu m.10'a eklenen (j) bendi bu merkezlere yirmi hesap dönemi süren bir kazanç indirimi tanıdı. 4875'e eklenen madde 4 Haziran 2026'da yürürlüğe girdi.
Aynı paket, yıllardır uygulanan transit ticaret indirimini de yeniden yazdı ve oranı belirgin biçimde yükseltti. Aşağıdaki çerçeve 6 Eylül 2026 tarihinde mevzuat.gov.tr üzerindeki güncel 4875 ve 5520 sayılı Kanun metinlerinden doğrulanmıştır. Teşvikin uygulama usul ve esasları idari düzenlemeye bırakılmıştır; aşağıda kanunî çerçeve esas alınmaktadır.
Nitelikli hizmet merkezi: üç kümülatif eşik
4875 Ek m.1/1 tanımı üç koşulu birlikte arar:
"Nitelikli hizmet merkezi, en az üç farklı ülkede aktif olarak faaliyet gösteren, ilişkili şirket veya şirketler topluluğuna yönelik hizmet sunmak ve ikinci fıkrada belirtilen faaliyetleri yapmak üzere kurulan, yıllık hasılatlarının en az %80'ini yurt dışındaki ilişkili şirketlerden veya şirketler topluluğundan elde eden sermaye şirketlerini ifade eder."
Dört unsur ayrı ayrı okunmalıdır. Yapı bir sermaye şirketi olmalıdır — şube veya irtibat bürosu bu tanıma girmez. Grup en az üç farklı ülkede aktif olarak faaliyet göstermelidir. Hizmet ilişkili şirketlere veya şirketler topluluğuna yönelik olmalıdır; üçüncü kişilere hizmet sunan bağımsız bir servis şirketi kapsam dışıdır. Ve yıllık hasılatın en az %80'i yurt dışındaki ilişkili şirketlerden gelmelidir — yani yurt içi grup şirketlerine verilen hizmet, eşiğin sağlanmasında sayılmaz.
Bu son eşik yapının tasarımını doğrudan belirler: Türkiye'deki grup şirketlerine hizmet ağırlıklı bir merkez, %20'lik pencereyi hızla doldurur ve statüyü kaybeder.
Hangi faaliyetler kapsamda
Ek m.1/2 iki grup halinde sayar. Birinci grup (a bendi) finans, yönetim ve kurumsal destek hizmetleridir:
"Finansal danışmanlık, stratejik yönetim danışmanlığı, risk yönetimi, nakit ve likidite yönetimi, fonlama ve borçlanma işlemleri, yatırım ve sermaye yapısı planlaması, bütçeleme, finansal raporlama ve analiz, uluslararası muhasebe ve uyum, denetim, dijital dönüşüm ve teknoloji danışmanlığı, yatırım ve veri analizi, hukuk danışmanlığı …, tanıtım, marka yönetimi, insan kaynakları ve eğitim hizmetleri ile bu hizmetlere ilişkin koordinasyon ve yönetim hizmeti."
Hukuk danışmanlığı bendin içinde bir kayıtla sınırlanmıştır: "yurt içi faaliyetlere veya Türk hukukuna yönelik hukuk danışmanlığı, sadece 19/3/1969 tarihli ve 1136 sayılı Avukatlık Kanunu kapsamında hizmet verebilecek avukat veya avukat ortaklığından alınmak suretiyle". Yani merkez, grup içi hukuk koordinasyonunu üstlenebilir; ancak Türk hukukuna ilişkin danışmanlık Avukatlık Kanunu'nun tekelindeki yapılardan temin edilmelidir. Bu kayıt, teşvikin avukatlık mesleğinin kapsamını genişletmediğini açıkça ortaya koyar.
İkinci grup (b bendi) operasyonel koordinasyondur: "Satış, satış sonrası destek, teknik destek, araştırma ve geliştirme, dış tedarik, yeni geliştirilen ürünlerin test edilmesi, laboratuvar hizmetleri gibi faaliyetlere ilişkin koordinasyon ve yönetim hizmeti."
İki bent arasındaki fark önemlidir. (a) bendinde hizmetlerin kendisi sayılırken, (b) bendinde kapsama giren şey faaliyetlerin koordinasyon ve yönetimidir. Yani üretim veya satışın kendisini yapan bir yapı değil, bunları yurt dışındaki grup için yöneten bir merkez amaçlanmaktadır.
Ek m.1/3 bir personel tanımı getirir: "İkinci fıkra kapsamındaki hizmetleri doğrudan ifa eden ve destek personeli dışında kalan çalışanlar nitelikli hizmet personelidir." Ek m.1/4 uyarınca uygulamaya ilişkin usul ve esasları belirlemeye, Hazine ve Maliye Bakanlığı ile Ticaret Bakanlığının görüşünü almak suretiyle Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı yetkilidir.
Vergi ayağı: KVK m.10/1-(j) ve yirmi hesap dönemi
Statünün karşılığı Kurumlar Vergisi Kanunu m.10'a 7582/7 ile eklenen (j) bendindedir:
"4875 sayılı Doğrudan Yabancı Yatırımlar Kanunu kapsamında nitelikli hizmet merkezi olarak faaliyette bulunan kurumların, münhasıran bu faaliyetleri kapsamında yurt dışından elde ettikleri kazançların %95'i …"
Parantez içi, oranı iki hâlde %100'e çıkarır: 4737 sayılı Endüstri Bölgeleri Kanunu kapsamında kurulan endüstri bölgelerinden bölgenin yabancı yatırım yoğunluğuna göre Cumhurbaşkanınca uygun bulunanlar ile 7412 sayılı Kanun hükümlerine göre katılımcı belgesi alarak İstanbul Finans Merkezi Bölgesinde nitelikli hizmet merkezi olarak faaliyette bulunan kurumlar.
Bendin ikinci paragrafı iki sınır koyar. Birincisi bir transfer şartıdır: indirim, kazancın elde edildiği hesap dönemine ilişkin yıllık kurumlar vergisi beyannamesinin verilmesi gereken tarihe kadar Türkiye'ye transfer edilmesi şartıyla uygulanır. İkincisi bir süre sınırıdır: indirim, "nitelikli hizmet merkezinin faaliyete geçtiği hesap döneminden itibaren yirmi hesap dönemi itibarıyla uygulanır." Cumhurbaşkanı bu bentteki oranları %50'ye kadar indirmeye, %100'e kadar artırmaya yetkilidir — dikkat edilmesi gereken nokta, indirme yetkisinin tabanının sıfır değil %50 olmasıdır.
| Unsur | Kural | Dayanak |
|---|---|---|
| Hukuki biçim | Sermaye şirketi | 4875 Ek m.1/1 |
| Coğrafi eşik | Grubun en az üç farklı ülkede aktif olması | 4875 Ek m.1/1 |
| Hasılat eşiği | Yıllık hasılatın en az %80'i yurt dışındaki ilişkili şirketlerden | 4875 Ek m.1/1 |
| Kapsanan kazanç | Münhasıran bu faaliyetlerden yurt dışından elde edilen kazanç | KVK m.10/1-j |
| İndirim oranı | %95 | KVK m.10/1-j |
| %100 uygulanan hâller | CB'ce uygun bulunan endüstri bölgeleri; İFM'de katılımcı belgeli NHM | KVK m.10/1-j |
| Transfer şartı | Beyanname verme tarihine kadar Türkiye'ye transfer | KVK m.10/1-j |
| Süre | Faaliyete geçilen hesap döneminden itibaren yirmi hesap dönemi | KVK m.10/1-j |
| CB yetkisi | Oranı %50'ye kadar indirme, %100'e kadar artırma | KVK m.10/1-j |
| Yürürlük | 4875 Ek m.1 için 4/6/2026 | 7582/6 |
Transit ticaret indirimi de yeniden yazıldı
Aynı Kanunun 7'nci maddesi, KVK m.10/1-(i) bendini değiştirdi. Bent artık şöyledir: "Yurt dışından satın alınan malların Türkiye'ye getirilmeksizin yurt dışında satılmasından veya yurt dışında gerçekleşen mal alım satımlarına aracılık edilmesinden sağlanan kazançların %95'i".
Parantez içi, (j) bendindekiyle aynı iki hâlde oranı %100'e çıkarır: Cumhurbaşkanınca uygun bulunan endüstri bölgeleri ve İstanbul Finans Merkezi Bölgesinde katılımcı belgesiyle faaliyet gösteren kurumlar.
Koşullar bendin ikinci paragrafındadır ve iki tanedir: kazancın, elde edildiği hesap dönemine ilişkin yıllık kurumlar vergisi beyannamesinin verilmesi gereken tarihe kadar Türkiye'ye transfer edilmiş olması; ve aracılık faaliyeti bakımından malların satıcısı ve alıcısının Türkiye'de olmaması. Cumhurbaşkanı bu bentteki oranları sıfıra kadar indirmeye, %100'e kadar artırmaya yetkilidir — (j) bendinden farklı olarak burada taban sıfırdır.
İkinci koşul, aracılık modelini kuran şirketler için belirleyicidir: zincirin her iki ucu da yurt dışında olmalıdır. Türkiye'deki bir alıcıya veya satıcıya yapılan aracılık, bent kapsamına girmez.
Asgari kurumlar vergisiyle etkileşim: paketin sessiz yarısı
Bir teşvik, asgari vergi rejimi tarafından geri alınıyorsa gerçek değildir. 7582 bu noktayı ayrıca düzenledi.
Kurumlar Vergisi Kanunu m.32/C, hesaplanan kurumlar vergisinin "indirim ve istisnalar düşülmeden önceki kurum kazancının %10'undan az olamayacağını" söyler. Aynı maddenin ikinci fıkrasının (b) bendi, bu asgari matrahın hesabında düşülecek indirimleri sayar ve 7582'nin 9'uncu maddesiyle bu bentteki ibare "(g) ve (h)"den "(g), (h), (i) ve (j)"ye genişletilmiştir.
Sonuç şudur: transit ticaret indirimi ile nitelikli hizmet merkezi indirimi, yurt içi asgari kurumlar vergisi matrahının hesabında da düşülür. Bu değişiklik olmasaydı, %95'lik indirim asgari vergi tarafından büyük ölçüde geri alınırdı. Aynı maddeye 7582/9 ile eklenen (d) bendi, 7412 sayılı Kanun m.6/1-(a)'daki İstanbul Finans Merkezi kazanç indirimini de aynı listeye almıştır.
Buna karşılık m.10'daki bazı indirimler bu listede yer almaz — örneğin (ğ) bendindeki yurt dışına verilen mimarlık, mühendislik, tasarım, yazılım, çağrı merkezi ve veri işleme gibi hizmetlere ilişkin indirim ile (ı) bendindeki nakdi sermaye artışı indirimi. Bu indirimlerden yararlanan kurumlar, asgari vergi hesabında aynı korumaya sahip değildir. İki grubu ayırmadan yapılan bir vergi planlaması, asgari vergi aşamasında beklenmedik bir fark üretir.
| İndirim | Asgari vergi matrahından düşülür mü | Dayanak |
|---|---|---|
| Girişim sermayesi fonu (m.10/1-g) | Evet | m.32/C/2-b |
| Korumalı işyeri indirimi (m.10/1-h) | Evet | m.32/C/2-b |
| Transit ticaret indirimi (m.10/1-i) | Evet — 7582/9 ile eklendi | m.32/C/2-b |
| Nitelikli hizmet merkezi indirimi (m.10/1-j) | Evet — 7582/9 ile eklendi | m.32/C/2-b |
| İstanbul Finans Merkezi kazanç indirimi | Evet — 7582/9 ile eklendi | m.32/C/2-d |
| Yurt dışına hizmet indirimi (m.10/1-ğ) | Listede yer almıyor | m.32/C/2-b |
| Nakdi sermaye artışı indirimi (m.10/1-ı) | Listede yer almıyor | m.32/C/2-b |
Yapıyı kurarken sıralama
Rejim, tek bir başvuruyla kazanılan bir belge değil, üst üste binen dört ayrı kararın sonucudur.
Önce hukuki biçim: sermaye şirketi kurulmalıdır; Türkiye'de şube açan bir grup, 4875 Ek m.1'in tanımına giremez. Türkiye'de hangi yapının hangi vergisel eşiği doğurduğu ayrı bir konudur: dar mükellefte iş yeri ve daimî temsilci.
Sonra hizmet kapsamı: sunulacak hizmetlerin Ek m.1/2'deki iki listeden birine oturması ve merkezin fiilen koordinasyon-yönetim işlevi görmesi gerekir.
Ardından hasılat kompozisyonu: yurt dışındaki ilişkili şirketlerden gelen hasılatın yıllık %80 eşiğini geçmesi, sözleşme ve fiyatlandırma yapısıyla birlikte kurgulanmalıdır. Grup içi fiyatlandırmanın emsallere uygunluk boyutu ayrıca değerlendirilmelidir.
Son olarak konum kararı: oranın %95 mi %100 mü olacağı, Cumhurbaşkanınca uygun bulunan bir endüstri bölgesinde veya İstanbul Finans Merkezi Bölgesinde katılımcı belgesiyle faaliyet gösterilip gösterilmediğine bağlıdır. Kazancın Türkiye'ye transferi ise indirim şartıdır; transferin serbestliği 4875 m.3(c)'den gelir ve bu yönüyle kâr transferi ve stopaj katmanıyla birlikte planlanır.
Sonuç
7582 sayılı Kanun, Türkiye'nin yabancı yatırım teşvik mimarisine iki yeni hat ekledi ve ikisini de asgari vergiye karşı korumaya aldı. Nitelikli hizmet merkezi rejimi, üç kümülatif eşiği (sermaye şirketi, üç ülke, %80 yurt dışı hasılat) sağlayan gruplara yirmi hesap dönemi boyunca yurt dışı kazançlarının %95'i — belirli konumlarda %100'ü — üzerinde indirim tanıyor. Transit ticaret indirimi ise aynı oran yapısına taşındı ve aracılıkta zincirin iki ucunun da yurt dışında olması şartına bağlandı. Her iki indirimde de belirleyici tarih aynıdır: kazancın, ilgili hesap dönemine ilişkin kurumlar vergisi beyannamesinin verilmesi gereken tarihe kadar Türkiye'ye transfer edilmiş olması. Yatırım kararı verilirken sorulması gereken soru "teşvik var mı" değil, "hasılatın %80'i yurt dışı ilişkili şirketlerden gelecek şekilde kurgulanabiliyor mu ve merkez hangi bölgede konumlanacak" sorusudur. Yabancı yatırımcıya tanınan genel güvenceler için yabancı yatırımcının Türkiye'deki kanuni güvenceleri yazımıza bakılabilir.




