22/6/2022 tarihli ve 7412 sayılı İstanbul Finans Merkezi Kanunu, Türk hukukunda alışılmadık bir şey yapar: belirli bir coğrafi alanda faaliyet gösteren şirketlere yalnız vergi avantajı değil, sözleşme dili ve uygulanacak hukuk serbestisi de tanır. Katılımcılar kendi aralarındaki işlemlerde mecburi Türkçe kullanma yükümlülüğünden muaftır ve özel hukuka tabi sözleşmelerinde serbestçe hukuk seçimi yapabilirler.
Mali tarafta ise indirim oranı, geçici bir maddeyle 2047 yılına kadar %100'e çıkarılmıştır. Aşağıdaki çerçeve 6 Eylül 2026 tarihinde mevzuat.gov.tr üzerindeki güncel 7412 sayılı Kanun metninden doğrulanmıştır; katılımcı belgesine ve uygulamaya ilişkin ayrıntılar yönetmelik düzeyindedir.
Alan, katılımcı belgesi ve kapsam dışı alan
m.3/1, İFM'yi Kanun'a ekli koordinatlı kroki ve liste ile tespit edilen alan olarak belirler. Bu, teşvikin coğrafi olarak sınırlı olduğu anlamına gelir: avantajlar şirketin niteliğinden değil, belirlenmiş alanda ofis alanında faaliyet göstermesinden doğar.
m.3/3: ofis alanında faaliyet göstermek üzere katılımcılara yönetici şirket tarafından katılımcı belgesi verilir. m.3/4, belgenin verilmesine, muafiyet koşullarına ve askıya alınması ile iptaline ilişkin hususların uygulama yönetmeliğinde düzenleneceğini söyler.
Kanun bir de iç sınır çizer. m.3/2: "Kapsam dışı alan hakkında 6 ncı, 7 nci ve 8 inci maddeler uygulanmaz." Yani vergi istisnaları, ortak düzenlemeler (hukuk seçimi ve Türkçe muafiyeti dâhil) ve yabancı personel kolaylığı, İFM alanı içinde de her yere değil, kapsam dışı bırakılmış kısımlar hariç uygulanır. Ofis seçimi bu nedenle hukuki bir karardır.
İdari süreç m.4'teki tek durak büro ile hızlandırılmıştır: katılımcıların izin, ruhsat, lisans ve benzeri onay başvuruları ile çalışanlarına ve bakmakla yükümlü oldukları kişilere ilişkin izin başvuruları burada yapılır. Büroda Çalışma ve Sosyal Güvenlik, Çevre-Şehircilik ve İklim Değişikliği, Hazine ve Maliye, İçişleri ve Ticaret bakanlıklarının temsilcileri ile ilgili ilçe belediyesi temsilcileri yer alır; büro Cumhurbaşkanlığı Finans Ofisi tarafından sevk ve idare edilir.
Finansal hizmet ihracatı: tanım ve dışlananlar
Bütün mali avantajlar tek bir kavrama bağlıdır. m.5/1: katılımcı belgesi alarak finansal faaliyet gösteren kuruluşların yurt dışında yerleşik kişilere sundukları finansal hizmetler, "hizmetten nihai olarak yurt dışında faydalanılması koşuluyla" finansal hizmet ihracatı sayılır.
İki unsur birlikte aranır: alıcının yurt dışında yerleşik olması ve faydalanmanın nihai olarak yurt dışında gerçekleşmesi. Aynı ölçütün katma değer vergisindeki karşılığı için sınır ötesi hizmette KDV: faydalanma ölçütü yazımıza bakılabilir.
m.5/2, üç faaliyeti açıkça dışarıda bırakır ve bu liste kapsamın gerçek sınırını çizer:
- Finansal kuruluşların kendi nam ve hesabına gerçekleştirdikleri türev işlemleri,
- Portföylerine varlık alma veya portföylerinden varlık satma işlemleri,
- Yurt içinde yerleşik kişilerin tasarruflarını yurt dışına çıkaran faaliyetler, hizmetler ve işlemler.
Birinci ve ikinci bent, kendi hesabına işlem yapan (proprietary trading) modelleri kapsam dışında bırakır; teşvik, müşteriye hizmet sunan yapılar içindir. Üçüncü bent ise sermaye çıkışına aracılık eden faaliyetleri dışlar.
Vergi istisnaları: %75 kural, 2047'ye kadar %100
m.6/1, üç ayrı avantajı sayar ve hepsi finansal hizmet ihracatı niteliğindeki faaliyetlerle sınırlıdır:
- (a) Faaliyetler kapsamında elde edilen kazançların %75'i, kurumlar vergisi beyannamesi üzerinde ayrıca gösterilmek şartıyla kurum kazancından indirilir.
- (b) İşlemler ile bu işlemler nedeniyle lehe alınan paralar banka ve sigorta muameleleri vergisinden müstesnadır.
- (c) Faaliyetlere ilişkin işlemler her türlü harçtan, bu işlemlere ilişkin düzenlenen kâğıtlar damga vergisinden müstesnadır.
Asıl rakam ise geçici maddededir. Geçici m.1/1: m.6/1-(a)'daki %75 oranı, kurumların 2022 ilâ 2047 yılları vergilendirme dönemlerine ait kurum kazançları için %100 olarak uygulanır. Özel hesap dönemi tayin edilen kurumlar için bu dönemler ilgili yıllar içinde başlayan hesap dönemlerini kapsar.
Geçici m.1/2 ikinci bir muafiyet getirir: katılımcı belgesi almış finansal kuruluşların İFM'de bulunan merkez ve şubelerinden 492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken finansal faaliyet harçları, Kanun'un yürürlük tarihinden itibaren yirmi yıl süreyle alınmaz.
m.6/3, gayrimenkul tarafını da kapsar: İFM'de yer alan taşınmazların kiralanmasına dair işlemler her türlü harçtan ve bu işlemlere ilişkin düzenlenen kâğıtlar damga vergisinden müstesnadır.
| Kalem | Kural | Dayanak |
|---|---|---|
| Kazanç indirimi | %75 | m.6/1-a |
| 2022-2047 dönemleri | %100 | Geçici m.1/1 |
| BSMV | İşlemler ve lehe alınan paralar müstesna | m.6/1-b |
| Harç ve damga vergisi | İşlemler harçtan, kâğıtlar damga vergisinden müstesna | m.6/1-c |
| Finansal faaliyet harcı | Yirmi yıl alınmaz | Geçici m.1/2 |
| Taşınmaz kiralama | Harç ve damga vergisinden müstesna | m.6/3 |
| Kapsam dışı alan | m.6, m.7, m.8 uygulanmaz | m.3/2 |
Ücret istisnası ve 2026 değişikliği
m.6/2, personel tarafında bir gelir vergisi istisnası kurar ve oranı yurt dışı tecrübeye bağlar: katılımcıların İFM'de istihdam ettikleri personele ödenen aylık ücretin gerçek safi değerinin; yurt dışında en az beş yıllık mesleki tecrübeye sahip kişilerde %60'ı, yurt dışında en az on yıllık mesleki tecrübeye sahip kişilerde ise %80'i gelir vergisinden müstesnadır.
Bir de giriş şartı vardır ve dardır: istisna, "İFM'de çalışmaya başlamadan önceki son üç yılda Türkiye'de çalışmamış olan personelin ücret gelirlerine uygulanır." Yani hüküm, yurt dışından uzman getirmeyi hedefler; Türkiye'de hâlihazırda çalışan bir profesyonelin İFM'ye geçmesi bu istisnayı doğurmaz.
21/5/2026 tarihli ve 7582 sayılı Kanun'un 12'nci maddesiyle fıkraya eklenen cümle, bir çakışmayı önler: "Nitelikli hizmet merkezlerinin bu istisnadan yararlanan personeline, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 23 üncü maddesinin birinci fıkrasının (20) numaralı bendinde yer alan istisna uygulanmaz." Aynı personel iki ayrı ücret istisnasından birden yararlanamaz. Nitelikli hizmet merkezi rejiminin kendisi için nitelikli hizmet merkezi ve transit ticaret indirimi yazımıza bakılabilir.
Bölgesel hazine ve finansal yönetim merkezleri
Kanun, teşviki finansal kuruluşlarla sınırlamaz. m.6/4 ve m.7/4 aynı cümleyi tekrar eder: "En az üç ülkede aktif olarak faaliyet gösteren katılımcıların bölgesel hazine ve finansal yönetim merkezleri hakkında da bu madde hükümleri uygulanır."
Yani finansal kuruluş olmayan bir sanayi veya hizmet grubu, en az üç ülkede aktif olması koşuluyla İFM'de bir bölgesel hazine merkezi kurarak hem m.6'daki vergi istisnalarından hem de m.7'deki ortak düzenlemelerden yararlanabilir. Üç ülke ölçütü, 4875 sayılı Kanun'daki nitelikli hizmet merkezi tanımıyla aynı eşiği kullanır; iki rejim arasında seçim yaparken bu paralellik dikkate alınmalıdır.
Asgari vergi karşısındaki konumu
Bir indirimin gerçek değeri, yurt içi asgari kurumlar vergisi karşısında ayakta kalıp kalmadığına bağlıdır. Kurumlar Vergisi Kanunu m.32/C, hesaplanan verginin indirim ve istisnalar düşülmeden önceki kurum kazancının %10'undan az olamayacağını söyler ve ikinci fıkrasında asgari matrahtan düşülecek kalemleri kapalı bir liste hâlinde sayar.
21/5/2026 tarihli ve 7582 sayılı Kanun'un 9'uncu maddesiyle bu listeye eklenen (d) bendi, "7412 sayılı Kanunun 6 ncı maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde yer alan kazanç indirimi"ni açıkça kapsama alır. Dolayısıyla İFM kazanç indirimi, asgari vergi hesabında da düşülür ve nakit değerini korur.
Bu, İFM'yi Türkiye'deki teşvikler arasında korunmuş grupta konumlandırır — teknopark, Ar-Ge, serbest bölge ve Türk Uluslararası Gemi Sicili istisnalarıyla aynı sırada. Buna karşılık m.10/1-(ğ)'deki yurt dışına hizmet indirimi gibi listede yer almayan kalemler asgari vergi aşamasında etkisiz kalır. Listenin tamamı ve mekaniği için yurt içi asgari kurumlar vergisi yazımıza bakılabilir.
Ortak düzenlemeler: dil ve hukuk seçimi
m.7, Türk hukukunda başka bir yerde bulunmayan iki serbesti tanır.
Türkçe zorunluluğunun kalkması (m.7/2). "Katılımcıların kendi aralarında ve İFM'de yürüttükleri faaliyetler kapsamında düzenlenen her nevi muamele, mukavele ve muhabere hakkında 10/4/1926 tarihli ve 805 sayılı İktisadi Müesseselerde Mecburi Türkçe Kullanılması Hakkında Kanunun 1 inci ve 3 üncü maddeleri uygulanmaz." Türkiye'de kurulmuş şirketlerin işlemlerini Türkçe yapma zorunluluğu, katılımcılar arası işlemlerde ortadan kalkar.
Serbest hukuk seçimi (m.7/3). "Katılımcıların kendi aralarında İFM'de yürüttükleri faaliyetler kapsamında, katılımcıların faaliyetlerinin tabi olduğu mevzuata aykırı olmaması kaydıyla, özel hukuka tabi olarak yaptıkları her nevi işlem ve sözleşmelerde serbestçe hukuk seçimi yapılabilir."
Her iki hükmün de sınırı aynıdır ve dikkatle okunmalıdır: "katılımcıların kendi aralarında". Serbestlik, katılımcı ile katılımcı olmayan bir taraf arasındaki sözleşmelere uzanmaz. Ayrıca hukuk seçimi, katılımcının faaliyetinin tabi olduğu mevzuata aykırı olmamak kaydıyla tanınmıştır; düzenlemeye tabi bir faaliyetin emredici kuralları bu yolla aşılamaz.
m.7/1 ise muhasebe tarafını açar: katılımcıların tutmak zorunda oldukları defterler ile düzenleyecekleri belgelerin yabancı para birimiyle tutulabilmesi ve düzenlenebilmesine ilişkin olarak, Vergi Usul Kanunu ile Türk Ticaret Kanunu hükümlerine bağlı olmaksızın düzenleme yapmaya Hazine ve Maliye Bakanlığı yetkilidir.
Personel, taşınmaz ve belgenin iptali
m.8, yabancı personel istihdamını kolaylaştırır: İFM'de faaliyet gösterecek katılımcılar ile en az üç ülkede aktif katılımcıların bölgesel hazine ve finansal yönetim merkezleri, 6735 sayılı Uluslararası İşgücü Kanunu uyarınca düzenlenen çalışma izniyle yabancı uyruklu personel çalıştırabilir ve bu başvurular "6735 sayılı Kanunun 16 ncı maddesi çerçevesinde istisnai olarak" değerlendirilir.
m.9/3 ise katılımcı belgesinin sürekliliğini kira ilişkisine bağlar ve sonuç serttir: "Katılımcı belgesinin herhangi bir sebeple iptal edilmesi durumunda, katılımcıların İFM'de faaliyette bulunmak üzere yaptıkları kira sözleşmesi de kendiliğinden sona erer." Kira sözleşmesi tapuya şerh edilmişse yönetici şirketin talebiyle şerh terkin edilir ve tahliye hakkında 3091 sayılı Kanun hükümleri uygulanır.
Bu hüküm, belgenin askıya alınması ve iptali koşullarının — ki bunlar m.3/4 uyarınca yönetmelikte düzenlenir — yalnız vergisel değil, operasyonel bir risk taşıdığını gösterir: belge giderse ofis de gider.
| Konu | Kural | Dayanak |
|---|---|---|
| Ücret istisnası | Beş yıl tecrübede %60, on yıl tecrübede %80 | m.6/2 |
| Ücret istisnasının şartı | Önceki üç yılda Türkiye'de çalışmamış olmak | m.6/2 |
| NHM personeliyle çakışma | GVK m.23/1-(20) istisnası uygulanmaz | m.6/2 (7582/12) |
| Üç ülke ölçütü | Bölgesel hazine ve finansal yönetim merkezleri kapsamda | m.6/4, m.7/4 |
| Türkçe zorunluluğu | 805 s.K. m.1 ve m.3 uygulanmaz (katılımcılar arasında) | m.7/2 |
| Hukuk seçimi | Katılımcılar arasında serbest; mevzuata aykırı olmamak kaydıyla | m.7/3 |
| Defter ve belge para birimi | Yabancı para birimine izin verme yetkisi Bakanlıkta | m.7/1 |
| Çalışma izni | 6735 m.16 kapsamında istisnai değerlendirme | m.8 |
| Belgenin iptali | Kira sözleşmesi kendiliğinden sona erer; tahliyede 3091 | m.9/3 |
Sonuç
İstanbul Finans Merkezi rejimi, üç katmanı birlikte sunduğu için Türkiye'deki diğer teşviklerden ayrılır. Mali katman en güçlü olanıdır: finansal hizmet ihracatı kazançlarında indirim, Geçici m.1 uyarınca 2022-2047 dönemleri için %100; buna banka ve sigorta muameleleri vergisi, harç ve damga vergisi istisnaları ile yirmi yıllık finansal faaliyet harcı muafiyeti eklenir. İkinci katman insan kaynağıdır: yurt dışında beş veya on yıllık tecrübeye sahip ve önceki üç yılda Türkiye'de çalışmamış personel için ücrette %60-%80 istisna. Üçüncü katman ise hukukidir ve çoğu özette hiç anılmaz: katılımcılar kendi aralarında Türkçe kullanma zorunluluğundan muaftır ve sözleşmelerinde serbestçe hukuk seçimi yapabilirler. Buna karşılık üç sınır akılda tutulmalıdır — avantajlar kapsam dışı alanda uygulanmaz, serbestiler yalnız katılımcılar arasında işler ve katılımcı belgesinin iptali kira sözleşmesini kendiliğinden sona erdirir.




