Yargılamanın iadesi, kanun yollarının tükendiği noktada açılan olağanüstü bir yoldur. Hedefi belirlidir:
"Yargılamanın iadesi, kesin olarak verilen veya kesinleşmiş olan hükümlere karşı istenebilir." (HMK m.374)
🔑 Yani henüz istinaf veya temyiz yolu açık olan bir karar için bu yola gidilmez. Kanun yollarındaki süre ve parasal sınırlar için istinaf ve temyiz: iki hafta ve parasal sınırlar yazımıza bakınız.
🔴 HMK m.375: sebepler kanunda sayılmıştır
Liste kapalıdır; kanunda yazılı olmayan bir gerekçe m.379/1-c uyarınca ön incelemede elenir.
| Bent | Sebep |
|---|---|
| (a) | Mahkemenin kanuna uygun teşekkül etmemiş olması |
| (b) | Yasaklı ya da reddi kesin olarak kabul edilen hâkimin karar vermesi veya karara katılması |
| (c) | Vekil veya temsilci olmayan kimselerin huzuruyla davanın görülmesi |
| (ç) | Tarafın elinde olmayan nedenlerle elde edemediği bir belgenin karardan sonra ele geçmesi |
| (d) | Karara esas senedin sahteliğine karar verilmesi veya sahteliğin ikrar edilmesi |
| (e) | Karara esas tanığın yalan tanıklığının sabit olması |
| (f) | Bilirkişi veya tercümanın kasten gerçeğe aykırı beyanının sabit olması |
| (g) | Karara esas yeminin yalan yere edildiğinin ikrar veya yazılı delille sabit olması |
| (ğ) | Karara esas bir hükmün kesinleşmiş başka bir hükümle ortadan kalkması |
| (h) | Lehine karar verilen tarafın karara tesir eden hileli bir davranışta bulunması |
| (ı) | Tarafları, konusu ve sebebi aynı ikinci davada öncekine aykırı ve kesinleşmiş hüküm verilmesi |
| (i) | Kararın AİHS veya eki protokollerin ihlali suretiyle verildiğinin AİHM kesinleşmiş kararıyla tespiti ya da başvuru hakkında dostane çözüm veya tek taraflı deklarasyon sonucu düşme kararı |
Üç bentte ceza mahkûmiyeti şartı — ve tek istisnası
🔴 HMK m.375/2: "Birinci fıkranın (e), (f) ve (g) bentlerindeki hâllerde yargılamanın iadesinin istenebilmesi, bu sebeplerin kesinleşmiş bir ceza mahkûmiyet kararı ile belirlenmiş olması şartına bağlıdır."
⚠ Aynı fıkra kapıyı tamamen kapatmaz: "Delil yokluğundan başka bir sebeple ceza kovuşturmasına başlanamamış veya mahkûmiyet kararı verilememiş ise ceza mahkemesi kararı aranmaz. Bu takdirde dayanılan yargılamanın iadesi sebebinin, yargılamanın iadesi davasında öncelikle ispat edilmesi gerekir."
🔑 Ayrım kritiktir: kovuşturma delil yokluğundan yürümediyse şart yerinde kalır; başka bir sebeple (örneğin zamanaşımı, ölüm, af) yürümediyse ceza kararı aranmaz — ama iade davasında öncelikle ispat yükü doğar.
Taraf olmayanın yolu: m.376
HMK m.376: "Davanın taraflarından birisinin alacaklıları veya aleyhine hüküm verilen tarafın yerine geçenler, borçluları veya yerine geçmiş oldukları kimselerin aralarında anlaşarak, kendilerine karşı hile yapmaları nedeniyle hükmün iptalini isteyebilirler."
⚠ Bu, m.375'ten ayrı bir dayanaktır: davada taraf olmayan alacaklı, danışıklı bir hükümle karşılaştığında bu maddeye başvurur.
🔴 Süre: her sebep için ayrı başlangıç, tek dış sınır
HMK m.377/1 başlangıç anlarını sebep sebep ayırır:
- (a) mahkemenin kanuna uygun teşekkül etmediğinin öğrenildiği,
- (b) m.375/1-(b) ve (c) hâllerinde kararın "davalıya veya gerçek vekil veya temsilciye tebliğ edildiği; alacaklı veya davalı yerine geçenlerin karardan usulen haberdar olduğu",
- (c) yeni belgenin elde edildiği veya hilenin farkına varıldığı,
- (ç) (d), (e), (f) ve (g) hâllerinde "ceza mahkûmiyetine ilişkin hükmün kesinleştiği veya ceza kovuşturmasına başlanamadığı yahut soruşturmanın sonuçsuz kaldığı",
- (d) karara esas ilamın "bozularak kesin hüküm şeklinde tamamen ortadan kalkmasından haberdar olunduğu",
- (e) (i) bendinde AİHM kesinleşmiş kararının tebliğ edildiği
tarihten itibaren üç ay ve "her hâlde iade talebine konu olan hükmün kesinleşmesinden itibaren on yıldır."
🔑 m.377/2 — tek istisna: "375 inci maddenin birinci fıkrasının (ı) bendinde yazılan sebepten dolayı yargılamanın yenilenmesi süresi ilama ilişkin zamanaşımı süresi kadardır."
⚠ Çelişkili kesinleşmiş hükümler hâlinde üç ay / on yıl sınırı değil, ilam zamanaşımı uygulanır. Zamanaşımının kesilmesi ve durması için zamanaşımı: kesilme, durma ve def'i yazımıza bakabilirsiniz.
Hangi mahkeme inceler, teminat istenir mi
HMK m.378/1: "Yargılamanın iadesi talebini içeren dilekçe, kararı veren mahkemece incelenir."
m.378/2: mahkeme "dayanılan sebebin niteliğine göre" talepte bulunandan "karşı tarafın zarar ve ziyanını karşılayacak uygun bir miktar teminat" göstermesini isteyebilir.
Ön inceleme: üç soru, tek sonuç
HMK m.379/1 mahkemenin kendiliğinden inceleyeceği üç noktayı sayar:
- (a) talebin kanuni süre içinde yapılıp yapılmadığı,
- (b) kaldırılması istenen hükmün kesin olarak verilmiş veya kesinleşmiş olup olmadığı,
- (c) ileri sürülen sebebin kanunda yazılı sebeplerden olup olmadığı.
🔴 m.379/2: "Bu koşullardan biri eksik ise hâkim davayı esasa girmeden reddeder."
⚠ Dilekçenin ilk sayfası bu üç soruya cevap vermelidir: hangi bent, hangi tarihte öğrenildi, karar ne zaman kesinleşti.
Sonuç: yeniden yargılama mı, doğrudan iptal mi
HMK m.380/1 — kural: sebep sabit görülürse "yeniden yargılama yapılarak ortaya çıkacak duruma göre verilmiş olan karar onanır veya kısmen yahut tamamen değiştirilir."
🔑 İki hâlde ise yeniden yargılama yapılmaz:
- "davacının açık veya zımni muvafakati olmaksızın vekil veya temsilci olmayan kimselerin huzuruyla davanın görülmüş ve karara bağlanmış olması" (m.375/1-c),
- ya da m.375/1-(ı) bendine (çelişkili kesinleşmiş hükümler) dayalı kabul.
Bu iki hâlde "başka bir inceleme yapılmaksızın hüküm iptal edilir."
m.380/2: bu husus "iade yoluyla incelenmesi istenen hükmün bütün nüshalarında gösterilir."
İcra durur mu
🔴 HMK m.381: "Yargılamanın iadesi davası, hükmün icrasını durdurmaz." Ancak dava veya hükmün niteliğine göre ihtiyaç duyulursa, "yargılamanın iadesi talebinde bulunan kimseden teminat alınmak şartıyla" iade talebini inceleyen mahkemece icranın durdurulması kararı verilebilir.
🔑 Son cümle önemli bir muafiyet getirir: "Yargılamanın iadesi sebebi bir mahkeme kararına dayanıyorsa bu takdirde teminat istenmez."
⚠ Yani sahtelik kararı, ceza mahkûmiyeti veya AİHM kararı gibi bir mahkeme kararına dayanan taleplerde icranın durdurulması için teminat aranmaz.
Karara esas alınan senedin sahteliği iddiası ayrı bir usule tabidir; bunun için senetle ispat zorunluluğu ve senede karşı tanık yasağı yazımıza bakabilirsiniz.
Bu dosyayı nasıl açıyoruz
İlk çıktımız bir görüşme değil, yazılı bir hukuki değerlendirmedir. Bize şunları gönderirsiniz: iade istenen karar ve kesinleşme şerhi, kararın ve kesinleşmenin tarihleri, dayanılacak sebebe ilişkin belge — yeni ele geçen belge ve nasıl elde edildiğini gösteren kayıtlar, senedin sahteliğine dair karar veya ikrar tutanağı, ceza mahkûmiyeti kararı ya da kovuşturmaya başlanamadığını gösteren belgeler, AİHM kararı veya düşme kararı ile tebliğ tarihi, çelişkili hüküm iddiası varsa her iki dosyanın karar ve kesinleşme evrakı, hile iddiası varsa hilenin ne zaman öğrenildiğine ilişkin deliller, ve hükmün icrasına başlanmışsa icra dosyası bilgileri.
Karşılığında kapsamı önceden belirlenmiş bir çalışma alırsınız: hükmün m.374 anlamında kesin veya kesinleşmiş olup olmadığı, dayanılacak sebebin m.375/1'in hangi bendine oturduğu, (e), (f), (g) bentlerinde kesinleşmiş ceza mahkûmiyeti şartının aranıp aranmayacağı ve delil yokluğu dışındaki hâllerde ispat yükünün nasıl kurulacağı, taraf değilseniz m.376 yolunun açık olup olmadığı, m.377/1'e göre üç aylık sürenin hangi tarihten işlemeye başladığı ve on yıllık dış sınırın dolup dolmadığı, çelişkili hüküm iddiasında ilam zamanaşımının hesabı, m.379 ön incelemesindeki üç koşulun karşılanıp karşılanmadığı, sebebin m.380/1'in ikinci cümlesindeki doğrudan iptal hâllerinden birine girip girmediği, ve m.381 uyarınca icranın durdurulmasında teminat muafiyetinin uygulanıp uygulanmayacağı.
Ücretsiz danışma vermiyoruz. Bu dosya türünde ilk saat satış değil sürenin hangi tarihten işlediğinin tespitidir; m.379/2 uyarınca süresi geçmiş talep esasa girilmeden reddedilir.
Sınırımızı açıkça yazalım: sonucu önceden taahhüt etmiyoruz. Yargılamanın iadesi, kararın yeniden tartışılması için genel bir imkân değildir; m.375'te sayılan sebeplerle sınırlıdır.




