Türkiye'de altyapı yatırımlarına giren yabancı yatırımcıların en sık karşılaştığı model, 8/6/1994 tarihli ve 3996 sayılı Kanun'la düzenlenen yap-işlet-devrettir. Modelin cazibesi bir hükümden doğar: m.5, idare ile şirket arasındaki sözleşmenin "özel hukuk hükümlerine tabi" olduğunu söyler. Yani ilişki, idari sözleşme rejiminin tek yanlı yetkilerine değil, sözleşme hukukuna tabidir.
Buna karşılık modelin sonu da kanunla belirlenmiştir: sözleşme bittiğinde tesis, bedelsiz olarak ve kendiliğinden idareye geçer. Aşağıdaki çerçeve 6 Eylül 2026 tarihinde mevzuat.gov.tr üzerindeki güncel 3996 sayılı Kanun metninden doğrulanmıştır.
Model, taraflar ve kapsam
m.3/(a), modeli bir finansman yöntemi olarak tanımlar: "İleri teknoloji veya yüksek maddi kaynak ihtiyacı duyulan projelerin gerçekleştirilmesinde kullanılmak üzere geliştirilen özel bir finansman modeli olup, yatırım bedelinin (elde edilecek kâr dâhil) sermaye şirketine veya yabancı şirkete, şirketin işletme süresi içerisinde ürettiği mal veya hizmetin idare veya hizmetten yararlananlarca satın alınması suretiyle ödenmesi."
Tanımın iki unsuru önemlidir: geri ödeme kaynağı işletme geliridir, ve bedelin içine kâr da dâhildir.
Taraf tanımları m.3/(b) ve (c)'dedir. Sermaye şirketi, Türkiye Cumhuriyeti kanunlarına göre kurulmuş veya kurulacak, gerektiğinde kamu kurum ve kuruluşlarının da ortak olduğu anonim şirkettir. Yabancı şirket ise "6224 sayılı Yabancı Sermayeyi Teşvik Kanunu hükümleri uyarınca Türkiye'de faaliyette bulunmasına izin verilen kuruluş" olarak tanımlanmıştır.
Bu ikinci tanımda eskimiş bir atıf vardır: 6224 sayılı Kanun, 4875 sayılı Doğrudan Yabancı Yatırımlar Kanunu m.5/(c) ile yürürlükten kaldırılmıştır ve aynı hüküm mevzuattaki atıfların 4875'in ilgili hükümlerine yapılmış sayılacağını düzenler. Yabancı yatırımcının statüsü bugün 4875 üzerinden okunur; genel güvence çerçevesi için yabancı yatırımcının Türkiye'deki kanuni güvenceleri yazımıza bakılabilir.
Kapsam m.2'de uzun bir liste hâlinde sayılır ve altyapının hemen tamamını kapsar: köprü, tünel, baraj, sulama, içme ve kullanma suyu, arıtma tesisi, kanalizasyon, haberleşme, kongre merkezi, kültür ve turizm yatırımları, ticari bina ve tesisler, spor tesisleri, yurtlar, tema parklar, silo ve depo tesisleri, jeotermal ve atık ısıya dayalı tesisler, elektrik üretim, iletim, dağıtım ve ticareti, maden işletmeleri, fabrikalar, çevre kirliliğini önleyici yatırımlar, otoyol, trafiği yoğun karayolu, demiryolu ve raylı sistemler, gar kompleksi, lojistik merkezi, hava alanları ve limanları, yük ve/veya yolcu ve yat limanları, sınır kapıları, milli park ve tabiat parkı alanlarındaki yapı ve tesisler ile toptancı halleri.
Süre, sorumluluk ve devir
m.7, sözleşme süresinin belirlenmesinde yatırım bedelinin (kâr dâhil) ve kredilerin geri ödeme süresi ile projenin mahiyeti, sermaye miktarı ve işletme esaslarının dikkate alınacağını söyler ve tek cümlelik bir tavan koyar: "Sözleşmelerin süresi 49 yıldan fazla olamaz."
m.6, riskin nerede olduğunu belirler: "Yatırım ve/veya hizmetin belirlenen süre içerisinde projelendirilmesi, finansmanı, kurulması ve işletilmesinden sermaye şirketi veya yabancı şirket sorumludur." Şirketin yükümlülüklerini yerine getirmemesi hâlinde idarenin uğrayacağı zararın tazminine ilişkin hükümler sözleşmede yer alır. 9/5/2008 tarihli ve 5762 sayılı Kanun'la eklenen fıkra karşı yönde bir denge kurar: "Sözleşmelerde, idare tarafından yapılacak ödemelerin gecikmesi hâlinde, uygulanacak gecikme faizine ilişkin hükümlere de yer verilebilir."
Sonuç m.9'dadır ve pazarlığa kapalıdır: "Bu Kanuna göre sermaye şirketi veya yabancı şirket tarafından yapılan yatırım ve hizmetler, sözleşmenin sona ermesi ile birlikte her türlü borç ve taahhütlerden ari, bakımlı, çalışır ve kullanılabilir durumda bedelsiz olarak kendiliğinden idareye geçer."
Cümledeki dört nitelik ayrı ayrı yükümlülüktür: tesis borçsuz, bakımlı, çalışır ve kullanılabilir olmalıdır. Devir bir işlem değil, kendiliğinden gerçekleşen bir sonuçtur; bu nedenle sözleşmenin son yıllarındaki bakım ve yenileme yükümlülükleri finansal modelin parçası olarak kurgulanmalıdır.
| Konu | Kural | Dayanak |
|---|---|---|
| Sözleşmenin hukuku | Özel hukuk hükümlerine tabi | m.5 |
| Azami süre | 49 yıl | m.7 |
| Risk | Projelendirme, finansman, kurulma ve işletme şirkette | m.6 |
| İdarenin gecikmesi | Sözleşmede gecikme faizi kararlaştırılabilir | m.6 |
| Devir | Borçsuz, bakımlı, çalışır, kullanılabilir; bedelsiz ve kendiliğinden | m.9 |
| Kamulaştırma | İdare yapar; mülkiyet idareye ait; bedeli şirkete yüklenebilir | m.10 |
Süreç: ön yapılabilirlik etüdü ve yetkilendirme
Projenin başlangıcı m.4'tedir ve süreç idareden başlar. 13/2/2011 tarihli ve 6111 sayılı Kanun'la eklenen fıkra sırayı kurar: "Bu Kanunda öngörülen yatırım ve hizmetleri yap-işlet-devret modeline göre yaptırmak isteyen idare, projeye ilişkin ön yapılabilirlik etüdüyle Yüksek Planlama Kuruluna müracaat eder ve Yüksek Planlama Kurulu tarafından söz konusu yatırım ve hizmetleri gerçekleştirmek için yetkilendirilebilir."
İkinci adım imza yetkisidir. Aynı Kanun'la eklenen sonraki fıkra: uygulama sözleşmeleri, "yetkili idarelerin bağlı, ilgili veya ilişkili olduğu Bakanın onayı alınarak" sermaye şirketi veya yabancı şirket ile imzalanır.
Modelin genel çerçevesi ise m.4/1 uyarınca Cumhurbaşkanınca yürürlüğe konulur ve bu düzenlemede şu konulara yer verilir: usul ve esaslar, şirketlerde aranılacak özellikler, sözleşmelerin kapsamı ve ücretin belirlenmesine uygulanacak kriterler. Yani şirkette aranan nitelikler kanunda değil, bu düzenlemededir; teklif hazırlanmadan önce yürürlükteki metin okunmalıdır.
Saklı tutulan enerji kanunları
m.13, elektrik alanındaki özel rejimleri korur: "4.12.1984 tarihli ve 3096 sayılı, 28.5.1988 tarihli ve 3465 sayılı Kanunların hükümleri saklıdır."
Ancak 24/11/1994 tarihli ve 4047 sayılı Kanun'la eklenen cümle bir seçim hakkı tanır: "Ancak, ilgili idarenin isteği hâlinde 3096 ve 3465 sayılı Kanunlara tabi işler de 5, 11, 12 ve 14 üncü madde hükümlerinden yararlanır."
Bu, enerji ve karayolu projelerinde melez bir yapı kurar: proje kendi özel kanununa tabi kalmakla birlikte, idarenin talebiyle 3996'nın dört ayrıcalığından yararlanabilir — sözleşmenin özel hukuka tabi olması (m.5), Cumhurbaşkanı garantileri (m.11), damga vergisi ve harç muafiyeti (m.12) ve 2886'ya tabi olmama (m.14). Teklif değerlendirilirken projenin hangi kanuna tabi olduğu kadar, bu seçimin yapılıp yapılmadığı da sorulmalıdır.
Ücret, katkı payı ve bütçe tavanları
Geri ödeme iki kaynaktan gelebilir: kullanıcı ödemesi (ücret) veya idare ödemesi (katkı payı). m.3/(e), katkı payını, üretilen mal veya hizmetin bedelinin yararlananlarca tamamen veya kısmen ödenmesinin mümkün olmadığı yatırımlarda öngörülen ödeme olarak tanımlar.
m.8, katkı payı ödemeli projeler için iki bütçe tavanı koyar: "Bu fıkra kapsamında bir yılda sözleşmeye bağlanacak katkı payı ödemeli yatırımların toplamı, ilgili yıl merkezi yönetim bütçesinin sermaye giderleri toplamının yüzde ellisini geçemez. İlgili yıl bütçelerinden ödenecek katkı paylarının toplamı ise yılı merkezi yönetim bütçesinin sermaye giderleri toplamının yüzde yirmisini geçemez." Cumhurbaşkanı bu oranları iki katına kadar artırmaya veya sıfıra kadar indirmeye yetkilidir.
13/2/2011 tarihli ve 6111 sayılı Kanun'la eklenen fıkra, talep riskine ilişkin bir mekanizma tanır ve karşılığını da belirler: "Görevli şirketçe üretilen mal ve hizmetler için idare tarafından talep garantisi verilebilir. Ancak, talep garantisi verilmesi öngörülen sözleşmelerde, garanti edilen mal ve hizmet düzeyinin üzerinde talep gerçekleşmesi durumunda hasılat paylaşımına ilişkin hükümlere yer verilir." Yani talep garantisi tek yönlü değildir; alt sınır güvence altına alınırken üst tarafta paylaşım öngörülür.
Garantiler ve kredi üstlenimi
m.11, Cumhurbaşkanına geniş bir garanti yetkisi tanır: yap-işlet-devret projeleri için idare adına şirketlere, kamu kurum ve kuruluşları ile mahalli idarelerin satın alacakları mal ve hizmet bedelleri ile taahhüt edilmiş üretim girdilerinin temin edilememesi hâlinde doğabilecek ödeme yükümlülükleri için garanti vermeye; sözleşme gereği mali yükümlülük altına giren kamu kurum ve kuruluşları ile fonlar lehine garanti vermeye; gerektiğinde köprü krediler sağlanmasına veya bu krediler için geri ödeme garantisi vermeye ve tesisin ya da şirket hisselerinin satın alınması hâlinde dış kredi borçlarını yüklenecek kamu kuruluşları lehine finansör kuruluşlara garanti vermeye yetkilidir.
Proje finansmanı açısından en kritik hüküm ise m.11/A'dır (31/3/2012 tarihli ve 6288 sayılı Kanun'la eklenmiş, 21/2/2013 tarihli ve 6428 sayılı Kanun'la değiştirilmiştir). Sözleşmede, sözleşmenin feshedilerek yatırım ve hizmetin süresinden önce idare tarafından devralınması hükmü bulunuyorsa, sözleşmeye şu hükümler konabilir: gerçekleştirilmiş kısma tekabül eden yurt dışından sağlanan finansmanın ve — varsa — bu finansmanın teminine yönelik türev ürünlerden kaynaklananlar da dâhil mali yükümlülüklerin idare tarafından üstlenilmesi; gerçekleştirilmemiş yatırıma ilişkin kısmın ise idarenin talebine bağlı olarak kullanılabilmesi.
Bu hüküm, uluslararası kredi verenlerin Türkiye'deki YİD projelerine bakışını doğrudan etkiler: erken fesih hâlinde dış finansmanın idarece üstlenilebilmesi, sözleşmeye açıkça yazılmasına bağlıdır.
Vergi ve ihale muafiyetleri
m.12/1: "2 nci maddede belirtilen konularda ve yap-işlet-devret modeli çerçevesinde idare ile sermaye şirketi veya yabancı şirketin yapacağı bütün iş ve işlemler 488 sayılı Kanun'a göre alınan damga vergisi ile 492 sayılı Kanun uyarınca alınan harçlardan muaftır."
6111 sayılı Kanun'la eklenen fıkra bir usul kolaylığı getirir: "Yap-işlet-devret modeli ile yapılacak projelerde ilgili idaresince 4734 sayılı Kamu İhale Kanununa tabi olunmadan yapım ve işletme sürelerinde müşavirlik hizmet alımı yapılabilir."
m.14 ise ihale rejimini belirler: m.4'te belirtilen Cumhurbaşkanı Kararına göre gerçekleştirilecek yatırımlar 2886 sayılı Devlet İhale Kanununa tabi değildir. Maddenin ikinci cümlesi, Anayasa Mahkemesi'nin 28/6/1995 tarihli ve E.1994/71, K.1995/23 sayılı kararıyla iptal edilmiştir.
Ek Madde 1 (6111 sayılı Kanun'la eklenmiştir), taşınmaz maliyetini sıfırlar: bu Kanun kapsamındaki yatırım ve hizmetlerle ilgili olarak görevli şirketin kullanımına bırakılacak, mülkiyeti kamu kurum veya kuruluşlarına ve Hazineye ait taşınmazlar ile bedeli idarece ödenerek kamulaştırılan taşınmazlar ve Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki diğer yerler için "kullanım bedeli ve hasılat payı alınmaz".
Kamulaştırma tarafında m.10 mülkiyeti idarede tutar: işlemler idare tarafından 2942 sayılı Kanun'a göre yapılır, "Kamulaştırılan taşınmazın mülkiyeti idareye aittir"; ancak bedelin tamamen veya kısmen şirketçe ödenmesi sözleşmede kararlaştırılabilir.
| Konu | Kural | Dayanak |
|---|---|---|
| Damga vergisi ve harç | Bütün iş ve işlemler muaf | m.12/1 |
| Müşavirlik alımı | 4734'e tabi olmadan | m.12 |
| İhale rejimi | 2886'ya tabi değil (ikinci cümle AYM ile iptal) | m.14 |
| Kamu ve Hazine taşınmazı | Kullanım bedeli ve hasılat payı alınmaz | Ek m.1 |
| Katkı payı tavanları | Sözleşmede %50, ödemede %20 (CB iki kat/sıfır) | m.8 |
| Talep garantisi | Verilebilir; üst talepte hasılat paylaşımı zorunlu | m.8 |
| Erken fesihte finansman | Dış finansman ve türev yükümlülükler idarece üstlenilebilir | m.11/A |
Sonuç
Yap-işlet-devret modeli, yabancı yatırımcı için üç noktada avantaj sunar: sözleşme özel hukuk hükümlerine tabidir (m.5), bütün iş ve işlemler damga vergisi ve harçtan muaftır (m.12), ve kamu ile Hazine taşınmazlarının kullanımı için bedel ve hasılat payı alınmaz (Ek m.1). Buna karşılık üç sınır da nettir: süre kırk dokuz yılı aşamaz (m.7), projelendirmeden işletmeye kadar tüm risk şirkettedir (m.6) ve sözleşme bittiğinde tesis borçsuz, bakımlı, çalışır ve kullanılabilir durumda bedelsiz ve kendiliğinden idareye geçer (m.9). Finansman kurgusunda ise iki hüküm belirleyicidir: talep garantisi verildiğinde hasılat paylaşımı zorunludur ve erken fesih hâlinde dış finansmanın — türev yükümlülükler dâhil — idarece üstlenilmesi ancak sözleşmede açıkça öngörülmüşse mümkündür. Kamu ihale rejimindeki genel yükümlülükler için yerli istekli ve yerli malı fiyat avantajı ve kamu ihale sözleşmesinde fesih ve yasaklama yazılarımıza bakılabilir.



