Türkiye'de sağlık yatırımı yapan ya da yurt dışından hekim getirmek isteyen bir kuruluş için 11/4/1928 tarihli ve 1219 sayılı Tababet ve Şuabatı San'atlarının Tarzı İcrasına Dair Kanun, tek bir kural değil, meslek grubuna göre ayrışan kurallar içerir. Hekimlikte vatandaşlık şartı Kanun metninden 2011'de çıkarılmış; diş hekimliğinde ise metinde durmaya devam etmektedir.
Aşağıdaki çerçeve 7 Eylül 2026 tarihinde mevzuat.gov.tr üzerindeki güncel 1219 sayılı Kanun metninden doğrulanmıştır.
Hekimlik: 2011'de değişen ifade
Kanun'un 1 inci maddesi, 11/10/2011 tarihli ve 663 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 58 inci maddesiyle değiştirilmiştir ve bugünkü hâli tek cümledir:
"Türkiye Cumhuriyeti dâhilinde tababet icra ve her hangi surette olursa olsun hasta tedavi edebilmek için tıp fakültesinden diploma sahibi olmak şarttır."
Cümlede bir uyruk şartı yoktur. Şart yalnız diplomadır.
Aynı Kanun Hükmünde Kararname'nin 58 inci maddesi, 4 üncü maddede de bir değişiklik yapmıştır ve bu değişiklik tek kelimeliktir: maddenin birinci cümlesindeki "Türk hekimlerinin" ibaresi "hekimlerin" şeklinde değiştirilmiştir. Yani yabancı tıp fakültelerinden mezun olanların Türkiye'de hekimlik yapabilmesine ilişkin usul, artık yalnız Türk vatandaşları için değil, genel olarak hekimler için işlemektedir.
4 üncü maddenin denklik usulü ise 7/6/1935 tarihli ve 2764 sayılı Kanun'dan gelir ve iki aşamalıdır:
Birinci aşama — inceleme. Sağlık Bakanlığından ve Üniversite Tıp Fakültesi Profesörler Meclisinden seçilmiş bir jüri heyeti tarafından hüviyetlere bakıldıktan sonra, diplomanın "Türkiye Tıp Fakültesi ders programının ve öğrenim süresinin aynı veya benzeri bir fakülteden bütün sınaç devreleri geçirilerek alınıp alınmamış olduğu araştırılır." Bu şartlarda alındığı anlaşılan diplomalar kabul edilip Bakanlıkça onaylanarak kütüğe geçirilir ve sahiplerinin sanat yapmalarına izin verilir.
İkinci aşama — sınav. Şartlara uygun alınmamış diplomaların sahipleri, jüri heyeti karşısında ve Bakanlıktan gönderilecek bir görevli de bulunduğu hâlde "teori ve pratikten bir sınaç" geçirir. Ayrıca "Türkiye Tıb Fakültesi öğretim süresine ve ders programlarına göre okumamış olanlar eksiklerini tamamlamak üzere Tıb Fakültesinde okuduktan ve staj gördükten sonra sınaca girerler."
Yani süreç bir denklik incelemesiyle başlar; program uyuşmuyorsa sınav, süre veya müfredat eksikse önce eğitim tamamlama gerekir.
2 nci madde ise diplomanın geçerliliğini iki işleme bağlar: diplomanın Bakanlıkça tasdik ve tescil edilmiş olması. 3 üncü maddeye göre ise cerrahi müdahale için diplomanın yanında ihtisas belgesi de gerekir; küçük cerrahi işlemler ile sünneti her tabip yapabilir.
Diş hekimliği: metinde duran şart
30 uncu madde, hekimlikteki 2011 değişikliğinin dışında kalmıştır ve bugünkü metni şöyledir:
"Türkiye Cumhuriyeti dahilinde dişçilik sanatını icra ve diş tabibi unvanını taşıyabilmek için Türk olmak ve Türkiye Darülfünunu Dişçi Mektebinden diploma almak lazımdır."
31 inci madde de aynı çizgidedir. 7/6/1935 tarihli ve 2764 sayılı Kanun'un 2 nci maddesiyle değiştirilen bu madde, yurt dışı diploma yolunu düzenlerken muhatabı "yabancı memleketlerdeki diş hekim mekteplerinden izinli Türk diş hekimleri" olarak tanımlar. Usul, hekimliktekiyle neredeyse birebir aynıdır: Sağlık Bakanlığı, Üniversite Tıp Fakültesi Profesörler Meclisi ve Diş Hekimi Mektebi profesörlerinden seçilmiş bir jüri heyeti hüviyetleri inceler; diplomanın "aynı veya benzeri bir mektepten bütün sınaç devreleri geçirilerek" alınıp alınmadığı araştırılır; uygun değilse teori ve pratikten sınav; program veya süre bakımından eksik okuyanlar Diş Hekimi Mektebinde okuduktan ve staj gördükten sonra sınava girer.
İki madde yan yana okunduğunda ortaya çıkan tablo şudur: 1 inci ve 4 üncü maddede uyruk ifadeleri 2011'de kaldırılmış, 30 uncu ve 31 inci maddede ise metin korunmuştur. Bu, Kanun'un farklı tarihlerde ve farklı düzenlemelerle güncellenmiş olmasının doğal sonucudur; somut bir başvuruda hangi hükmün nasıl uygulandığı, ilgili idarenin yürürlükteki uygulaması ve sonraki tarihli özel düzenlemelerle birlikte değerlendirilmelidir.
34 üncü madde ise meslekler arası geçişi düzenler: tabipler diş çekmeye, dişler üzerine ilk tedavi uygulamaya ve diş eti hastalıklarını tedaviye yetkiliyse de, "doğrudan doğruya dişçilik etmek isteyen ve o suretle icrayı sanat ettiğini ilan eden bir tabip behemehal Dişçi Mektebince verilmiş bir ruhsatnameyi hamil olmalıdır." Ruhsatname, "bir sene müddetle Dişçi Mektebine devam ile tatbikat gördükten sonra" sınavla verilir.
32 nci ve 33 üncü maddeler ise 11/12/2010 tarihli ve 6088 sayılı Kanun'un 2 nci maddesiyle yürürlükten kaldırılmıştır.
| Konu | Hekim | Diş hekimi |
|---|---|---|
| Temel şart | Tıp fakültesinden diploma (m.1, 663 KHK/58) | "Türk olmak" ve diploma (m.30) |
| Yurt dışı diploma yolu | m.4 — "hekimlerin" (663 KHK/58 ile değişik) | m.31 — "Türk diş hekimlerinin" |
| İnceleme mercii | Bakanlık + Tıp Fakültesi Profesörler Meclisi jürisi | Bakanlık + Tıp Fak. Prof. Meclisi + Diş Hekimi Mektebi profesörleri |
| Uygunsuzlukta | Teori ve pratikten sınav | Teori ve pratikten sınav |
| Eksik müfredat | Fakültede okuma + staj, sonra sınav | Mektepte okuma + staj, sonra sınav |
| Diploma geçerliliği | Tasdik ve tescil (m.2) | Onay ve kütüğe geçirme (m.31) |
İkinci katman: çalışma izninde ön izin şartı
1219 sayılı Kanun mesleğin icra yetkisini düzenler; yabancının Türkiye'de çalışma hakkı ise 28/7/2016 tarihli ve 6735 sayılı Uluslararası İşgücü Kanunu'na tabidir ve bu Kanun sağlık mesleklerine özel bir aşama ekler.
6735 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi şu kuralı koyar: "Mesleki yeterlilik gerektiren sağlık ve eğitim hizmetlerinde çalışacak yabancıların çalışma izni başvurularının değerlendirilmesinde ön izin alınması zorunludur." Sağlık hizmetlerinde ön izin yetkisi Sağlık Bakanlığındadır ve ön izin alınması gereken meslekler, ilgili bakanlığın görüşü alınarak Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığınca belirlenir.
Ön iznin bir de usulî sonucu vardır: aynı maddenin üçüncü fıkrasına göre, ön izin alan yabancıların çalışma izni başvurularının değerlendirilmesinde Kanun'un 9 uncu maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi hükmü uygulanmaz. Yani ön izin, sonraki aşamada bazı ret sebeplerini devre dışı bırakır.
Sağlık yatırımcısı için pratik sıralama böylece üç adımlıdır: (i) 1219 sayılı Kanun kapsamında diploma denkliği ve tescil, (ii) 6735 sayılı Kanun m.8 kapsamında Sağlık Bakanlığı ön izni, (iii) çalışma izni başvurusu. Üçü de birbirinin yerine geçmez.
Uzmanlık eğitimi tarafında ise Kanun'a 2/1/2014 tarihli ve 6514 sayılı Kanun'un 25 inci maddesiyle eklenen fıkra, ayrı bir kategori tanır: "yabancı uyruklu kontenjanında uzmanlık eğitimi yapmakta olanlar" ile dost ve müttefik ülkelerle imzalanan askerî anlaşmalar ve protokoller kapsamında tıpta ve diş tabipliğinde uzmanlık eğitimi yapan yabancı uyruklulara, hizmette bulundukları kurumun döner sermayesinden, döner sermayesi bulunmayan kurumlarda kurum bütçesinden ödeme yapılması öngörülmüştür.
Yetki kimde: diploma, ihtisas ve sınırlı istisnalar
Kanun, mesleğin icrasını yalnız hekimlerle sınırlamaz; belirli hâllerde sınırlı yetkiler tanır ve bunları sıkı biçimde çerçeveler.
3 üncü maddeye 2/1/2014 tarihli ve 6514 sayılı Kanun'un 20 nci maddesiyle eklenen cümle, sünnet bakımından bir istisna getirir: "olağanüstü ve istisnai hâllerde Sağlık Bakanlığınca düzenlenecek eğitimi alan kimseler tarafından hekim gözetiminde sünnet ameliyesi yapılmasına Bakanlıkça izin verilebilir."
Yine 3 üncü maddede, 2/1/2017 tarihli ve 680 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile değiştirilip 1/2/2018 tarihli ve 7072 sayılı Kanun'un 24 üncü maddesiyle aynen kabul edilen fıkra, güvenlik birimlerine sınırlı bir yetki tanır: Türk Silahlı Kuvvetleri muharip unsurlarından, Jandarma Genel Komutanlığı ile Sahil Güvenlik Komutanlığı operasyonel unsurlarından ve Emniyet Genel Müdürlüğü Özel Harekat Dairesi Başkanlığı personelinden görevlendirilen ve ilgili eğitimi başarıyla tamamlayanlar, "görev yaptıkları süre ve görevle sınırlı olmak üzere, sağlık personeli yokluğunda, sağlık hizmetine ulaşıncaya kadar acil tıbbi müdahaleleri yapmaya yetkilidir."
Bu istisnaların ortak özelliği, hepsinin süre, görev ve gözetim ile sınırlanmış olmasıdır. Kanun'un genel mantığı değişmemiştir: tababet icrası diplomaya, cerrahi müdahale ise diploma ile birlikte ihtisas belgesine bağlıdır.
| Aşama | İçerik | Dayanak |
|---|---|---|
| 1. Diploma denkliği | Jüri incelemesi; gerekirse sınav ve eğitim tamamlama | 1219 m.4 / m.31 |
| 2. Tescil | Bakanlıkça tasdik ve tescil, kütüğe geçirme | 1219 m.2, m.4 |
| 3. Ön izin | Sağlık Bakanlığı ön izni (sağlık hizmetleri) | 6735 m.8 |
| 4. Çalışma izni | Başvurunun değerlendirilmesi | 6735 m.7-9 |
| Cerrahi müdahale | Diploma + ihtisas belgesi | 1219 m.3 |
| Tabibin dişçilik yapması | Dişçi Mektebince verilen ruhsatname | 1219 m.34 |
Sağlık meslek mensupları: tanımlı yetki ve hapis yaptırımı
Kanun'a 6/4/2011 tarihli ve 6225 sayılı Kanun'un 9 uncu maddesiyle eklenen ek 13 üncü madde, hekim ve diş hekimi dışındaki sağlık meslek mensuplarını tek tek tanımlar ve her biri için yetki sınırını yazar. Yabancı personelin istihdam edileceği kadrolar bu listeye göre belirlenmelidir; listede tanımlanmayan bir unvanla çalışma öngörülmemiştir.
Örnek olarak klinik psikolog, "nesnel ve yansıtmalı ölçüm araçları, gözlem ve görüşme teknikleri kullanarak psikolojik değerlendirme ile uluslararası teşhis ve sınıflama sistemlerinde hastalık olarak tanımlanmayan ve Sağlık Bakanlığının da uygun bulduğu durumlarda psikoterapi işlemleri yapar." Hastalık durumlarında ise "ancak ilgili uzman tabibin teşhisine ve tedavi için yönlendirmesine bağlı olarak" psikoterapi uygulayabilir.
Maddedeki genel sınır ise bütün meslek grupları için ortaktır:
"Tabipler ve diş tabipleri dışındaki sağlık meslek mensupları hastalıklarla ilgili doğrudan teşhiste bulunarak tedavi planlayamaz ve reçete yazamaz."
Geleneksel ve tamamlayıcı tedavi yöntemleri de aynı çerçeveye bağlanmıştır: bu yöntemler ancak "tabiplerce veya tabiplerin yönlendirmesiyle ilgili sağlık meslek mensubu tarafından uygulanmak şartıyla" mümkündür ve alanları ile usulleri Sağlık Bakanlığınca çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir.
Yaptırım ise cezaîdir ve doğrudan unvanı hedefler: "Diploması veya meslek belgesi olmadan bu maddede tanımlanan meslek mensuplarının yetkisinde olan bir işi yapan veya bu unvanı takınanlar, bir yıldan üç yıla kadar hapis ve ikiyüz günden beşyüz güne kadar adli para cezası ile cezalandırılır."
İki fiil ayrı ayrı suç sayılmıştır: yetki alanına giren işi yapmak ve yalnızca unvanı takınmak. Yurt dışında alınmış bir unvanın Türkiye'de denklik veya meslek belgesi olmadan kullanılması, bu ikinci fiilin kapsamına girebilir; tanıtım ve internet sitesi metinleri bu hüküm gözetilerek hazırlanmalıdır.
Sonuç
Yurt dışından hekim istihdam eden bir sağlık kuruluşu için sıralama nettir: önce diploma denkliği ve tescil, sonra Sağlık Bakanlığı ön izni, en sonda çalışma izni. Bu üç aşamadan biri eksikse mesleğin icrası hukukî dayanaktan yoksun kalır.
Metin düzeyinde dikkat edilmesi gereken nokta ise şudur: 663 sayılı Kanun Hükmünde Kararname 2011'de hekimliğe ilişkin 1 inci ve 4 üncü maddelerdeki uyruk ifadelerini kaldırmış, diş hekimliğine ilişkin 30 uncu ve 31 inci maddelerde ise bu ifadeler metinde kalmıştır. İki meslek için aynı sonuca varan genel bir anlatım, bu ayrımı gözden kaçırır.
Yabancı meslek mensuplarında belge ve unvan şartının başka bir alandaki karşılığı için yabancı mühendis ve mimar yazımıza, eğitim tarafındaki ön izin ve ortaklık rejimi için özel okulda yabancı ortaklık yazımıza, çalışma izni başvurusunun reddi hâlindeki yol için çalışma izni reddi yazımıza bakılabilir.
Bu çerçeve genel bilgilendirme amaçlıdır; denklik başvurusunun güncel usulü ve ön izin alınması gereken meslek listesi ilgili idari düzenlemelerden doğrulanmalıdır.




