Deniz veya iç sularda bir yetiştiricilik yatırımı kurgulanırken karşılaşılan ilk mesele mülkiyet değildir: kullanılacak su alanı zaten Devletindir. Asıl mesele kim, hangi öncelikle ve hangi kurumdan kiralayabilir sorusudur. 22/3/1971 tarihli ve 1380 sayılı Su Ürünleri Kanunu, bu soruyu üç ayrı makam ve bir zımnî onay süresiyle cevaplar.
Aşağıdaki çerçeve 7 Eylül 2026 tarihinde mevzuat.gov.tr üzerindeki güncel 1380 sayılı Kanun metninden doğrulanmıştır.
Ruhsat tezkeresi: kişiye ve tekneye ayrı ayrı
3 üncü madde, 6/11/2019 tarihli ve 7191 sayılı Kanun'un 1 inci maddesiyle başlığıyla birlikte değiştirilmiştir ve iki ayrı muhatap tanımlar:
"Ticari amaçlı su ürünleri avcılık faaliyetinde bulunacak gerçek ve tüzel kişiler ile ticari amaçlı su ürünleri avcılık ya da yetiştiricilik faaliyetinde kullanılacak gemiler ve diğer su vasıtaları için Tarım ve Orman Bakanlığından ruhsat tezkeresi veya izin alınması zorunludur."
Yükümlülük hem kişiye hem araca bağlanmıştır; yetiştiricilik faaliyetinde kullanılan su vasıtaları da kapsamdadır. Ruhsat tezkerelerinin verilmesi, yenilenmesi, süresi, iptali ve ruhsat kod numarasının gemiye yazılışı ile türlere, bölgelere ve av araçlarına göre getirilecek sınırlamalar Bakanlıkça çıkarılan yönetmelikle belirlenir.
Bir de ibraz yükümlülüğü vardır: "Ruhsat tezkerelerinin veya izinlerin yetkililerce talep edilmesi hâlinde gösterilmesi zorunludur." Denizde can ve mal koruma mevzuatının hükümleri ise saklıdır.
Kamu su alanlarının kiralanması: önce kooperatif
4 üncü madde de aynı 2019 düzenlemesiyle yeniden yazılmıştır ve yatırımın zeminini oluşturur. Kapsam geniştir: Hazinenin veya Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğünün mülkiyetinde veya Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan deniz ve iç sularda, ya da bu yerlerden su alınarak karada yapılacak üretim tesislerinde, veya bu alanları ıslah etmek suretiyle projeye dayalı yetiştiricilik yatırımlarında ihtiyaç duyulan su ve su alanları ile istihsal hakkı.
Bu alanlar için "kira yöntem ve teknik şartları, süreleri ve yıllık bedelleri, üretim yerlerinin özellikleri dikkate alınarak Tarım ve Orman Bakanlığınca tespit edilir." Yerler gerçek veya tüzel kişilere kiraya verilebilir; kira gelirleri il özel idarelerine, il özel idareleri kaldırılan illerde ise yatırım izleme ve koordinasyon başkanlıklarına aittir.
Avcılık yoluyla istihsal hakkında ise bir öncelik sırası kurulmuştur:
"Bu yerlerden ... avcılık yoluyla istihsal hakkı, başkalarına devredilmemesi şartıyla, öncelikle istihsalin yapılacağı yerde kurulan, üyeleri beş yıldan az olmamak üzere üretim bölgesinde ikamet eden, münhasıran su ürünleri istihsali veya pazarlaması ile iştigal eden su ürünleri kooperatiflerine veya birliklerine, bunların kiralamaması hâlinde ise gerçek veya tüzel kişilere ... kiralanabilir."
Üç şart birlikte aranır: yerel kuruluş, üyelerin beş yıllık ikamet geçmişi ve münhasıran su ürünleri faaliyeti. Ayrıca hakkın devredilmemesi kiralamanın şartıdır. Yatırımcı bakımından sonuç şudur: avcılık istihsal hakkı, kooperatiflerin talep etmemesi hâlinde açılan ikinci sıradaki bir imkândır.
Karasal alan: hangi kurumdan kiralanır
Projeli yatırımlarda su alanı yetmez; kıyıda tesis, depo ve idari yapı için karasal alan da gerekir. Kanun bunu ayrı bir cümleyle düzenler ve iki farklı muhatap gösterir:
"Projeli olarak yapılacak yatırımlarda ihtiyaç duyulacak karasal alanların kiralama işlemleri bu madde hükümleri çerçevesinde; taşınmazın tescilli olması durumunda maliki kuruluş tarafından, Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki alanlardan olması durumunda ise Milli Emlak Genel Müdürlüğü birimleri marifetiyle yapılır."
Yani su tarafı ile kara tarafı aynı sözleşmede toplanmaz: su alanı ve istihsal hakkı Tarım ve Orman Bakanlığı üzerinden, karasal alan ise tapu durumuna göre malik kuruluş ya da Millî Emlak üzerinden kiralanır. Proje takvimi kurulurken bu iki hattın paralel yürütülmesi gerekir.
| Konu | Kim / hangi kurum | Dayanak |
|---|---|---|
| Su alanı ve istihsal hakkı kirası | Tarım ve Orman Bakanlığı | m.4 |
| Kira gelirleri | İl özel idaresi (yoksa YİKOB) | m.4 |
| Avcılık istihsal hakkında öncelik | Su ürünleri kooperatifi/birliği | m.4 |
| Kooperatif kiralamazsa | Gerçek veya tüzel kişiler | m.4 |
| Karasal alan (tescilli) | Maliki kuruluş | m.4 |
| Karasal alan (Devletin tasarrufunda) | Milli Emlak Genel Müdürlüğü | m.4 |
Altmış gün: cevap gelmezse uygun görüş sayılır
Yetiştiricilik bölgesinin belirlenmesi tek bakanlığın işi değildir. 4 üncü madde şu kuralı koyar:
"Deniz ve içsularda veya bu yerlerden su alınarak karada su ürünleri yetiştiricilik bölgeleri belirlenirken Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ile Kültür ve Turizm Bakanlığının uygun görüşü alınır; altmış gün içerisinde cevap verilmemesi hâlinde uygun görüş verilmiş sayılır."
Bu bir zımnî onay kuralıdır ve idari süreçlerde nadirdir. İki bakanlığın görüşü zorunludur; ancak sessizlik olumlu sonuç doğurur. Yatırımcı bakımından bu, sürecin belirsiz süreyle askıda kalmasını önleyen somut bir güvencedir — görüş talebinin tarihinin kayda geçirilmesi bu nedenle önemlidir.
Bölge belirlendikten sonra tesis izni 13 üncü maddeye tabidir (22/7/2003 tarihli ve 4950 sayılı Kanun'la değişik): "Su ürünleri yetiştiricilik tesisleri kurmak isteyenler, ... Bakanlığından izin almak zorundadır." İzin, kendiliğinden değil bir değerlendirme sonucunda verilir: "bu tesislere ait projenin sağlık, memleket ekonomisi, seyrüsefer, teknik ve ilmî bakımlardan mahzur taşımaması hâlinde" verilir.
Dört ölçüt de idari takdire açık kavramlardır; özellikle seyrüsefer ölçütü, kıyı ve liman yakınındaki projelerde belirleyici olabilir. Kurulacak tesisler için ayrıca 4 üncü maddenin son fıkrası hükümleri uygulanır.
Yabancılara avcılık yasağı ve iki istisnası
Kanun'un 21 inci maddesi, 22/7/2003 tarihli ve 4950 sayılı Kanun'un 2 nci maddesiyle değiştirilmiştir ve kategorik bir yasak içerir:
"Türk vatandaşı olmayan kişilerin su ürünleri avcılığı yapmak üzere 2674 sayılı Karasuları Kanununun 1 inci maddesinde yazılı karasularına veya 4 üncü maddesinde yazılı içsulara girmeleri ve bu sularda su ürünleri avcılığında bulunmaları yasaktır."
Yasak iki fiili birden kapsar: sulara girmek ve avcılık yapmak. Ölçüt uyruktur; yerleşim yeri veya çalışma izni durumu bu maddede rol oynamaz.
İstisnalar dardır ve sayılıdır: "3 üncü maddenin 7 nci bendinde yazılı yabancı turistler" ile "Bakanlığın müsaadesi gereğince 14 üncü maddede gösterilen etüt ve araştırma işlerinde çalışacak yabancılar" bu hükümden müstesnadır.
Buradan çıkan ayrım, yatırım kurgusu bakımından belirleyicidir. Avcılık tarafında yabancı gerçek kişiler için kategorik bir yasak vardır. Yetiştiricilik tarafında ise Kanun böyle bir uyruk sınırı getirmemiştir; tesis izni ve kiralama rejimi, yabancı sermayeli bir Türk şirketi üzerinden yürütülebilir. Yani su ürünleri sektöründe yabancı yatırımın doğal kanalı avcılık değil, yetiştiriciliktir.
Kanun bir yasak daha içerir: 22 nci maddeye göre Bakanlığın müsaadesi alınmadan akarsularda su ürünlerinin geçmesine veya yetişmesine engel olacak şekilde ağ kurulması, bent, çit ve benzeri engeller yapılması yasaktır.
Voli yerleri, dalyanlar ve beş yıllık işletme şartı
Kanun'un eski tarihli maddeleri, kıyıdaki geleneksel istihsal yerlerini de düzenler ve bunlar bugün de yatırım planlamasını etkileyebilir.
11 inci maddeye göre, "Dalyan sınırları içinde veya dışında Hazineye veya Devlete ait voli yerleri ayrıca kiraya verilmedikçe veya işletilmedikçe, bütün su ürünleri müstahsilleri buralardan serbestçe faydalanabilirler." Yani kiraya verilmemiş bir kamu voli yeri üzerinde münhasır bir kullanım iddiası kurulamaz.
Aynı madde bir öncelik istisnası taşır: dalyan sınırları içinde olup mevsimine göre kurulu bulunduğu zamanlarda, dalyanın avlusu cihetindeki Hazineye veya Devlete ait voli yerlerinden faydalanma hakkı dalyan sahip veya kiracılarına aittir. Buna karşılık "dalyanın arkasında kalan Hazineye ait voli yerlerinden dalyan kurulu bulunduğu zamanlarda dahi bütün su ürünleri müstahsilleri faydalanabilir." Bu madde hükmü, özel mülkiyetteki dalyanlarda da uygulanır.
12 nci madde ise özel mülkiyetteki dalyan ve voli yerleri için bir kullanma yükümlülüğü getirir:
"Medeni Kanunun yürürlüğe girmesinden evvel sahipleri adına tapuya tescil edilmiş olan dalyan ve voli yerleri (olağanüstü sebeplerin devam ettiği müddet içindeki inkıtalar hariç olmak üzere) sahipleri tarafından bizzat veya kiraya verilmek suretiyle devamlı olarak 5 sene işletilmediği veya terk edildiği takdirde kamulaştırılır."
Hüküm dar bir tarihsel kategoriyi kapsar — Medenî Kanun'un yürürlüğünden önce tapuya tescil edilmiş yerler — ancak sonucu serttir: beş yıllık atıl kalma, kamulaştırma sebebidir. Bu nitelikteki bir taşınmazı devralan yatırımcı bakımından, geçmişteki işletme kesintilerinin belgelenmesi doğrudan risk yönetimi meselesidir.
Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki istihsal yerlerinin sınırları ise 5 inci maddedeki özel bir heyetçe tespit edilir: Bakanlık temsilcisinin başkanlığında, Maliye Bakanlığınca tayin edilecek bir temsilci, mahallî kadastro veya tapu memuru ile sulh hukuk hâkimliğince tayin edilecek — biri araştırma müesseselerinden, ikisi su ürünleri istihsalinden anlayan — üç bilirkişi.
Yaptırımlar: ruhsatsızlıkta kat kat artan bant
Kanun'un idari para cezası bentleri, ihlalin türüne ve ruhsat durumuna göre ayrışır. İki örnek, yapının mantığını gösterir.
Ek 4 üncü maddedeki yükümlülüklere uymayan gemiler için sahip veya donatanlarına bin liradan beş bin liraya kadar; aynı yükümlülükleri ihlal eden yetiştiricilik tesisleri sahiplerine ise beş bin liradan yirmi beş bin liraya kadar idari para cezası öngörülmüştür. Yani aynı ihlalde tesis sahibi için bant beş kat yukarıdadır.
Ek 7 nci maddeye aykırı ticari avcılıkta ise ayrım ruhsata göre yapılır: Bakanlıkça ruhsatlandırılmış gemiler için on bin liradan otuz bin liraya kadar; ruhsat tezkeresine sahip olmayan gemiler için yirmi bin liradan elli bin liraya kadar idari para cezası uygulanır. Ruhsatsızlık, cezanın hem tabanını hem tavanını yükseltir.
Bu tutarlar Kanun metnindeki nominal rakamlardır. İdari para cezaları 30/3/2005 tarihli ve 5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun 17 nci maddesi uyarınca her yıl yeniden değerleme oranında artırıldığından, uygulanacak tutar ilgili yıl için ilan edilen güncel tutardır.
| Konu | Kural | Dayanak |
|---|---|---|
| Yetiştiricilik bölgesi görüşü | İki bakanlık; 60 günde cevap yoksa uygun görüş sayılır | m.4 |
| Tesis izni ölçütleri | Sağlık, memleket ekonomisi, seyrüsefer, teknik, ilmî | m.13 |
| Yabancı gerçek kişi avcılığı | Yasak (karasuları ve içsular) | m.21 |
| İstisna | Yabancı turistler; etüt ve araştırma işlerinde çalışanlar | m.21 |
| Akarsuda engel | Bakanlık müsaadesi olmadan yasak | m.22 |
| Ruhsatsız ticari avcılık | Ceza bandı ruhsatlıya göre iki katına çıkar | Ceza maddesi |
Sonuç
Su ürünleri yatırımında karar dizisi şudur: önce bölge (yetiştiricilik bölgesi belirlenirken iki bakanlığın uygun görüşü, altmış günlük zımnî onay kuralıyla birlikte), sonra zemin (su alanı ve istihsal hakkı Bakanlıktan, karasal alan tapu durumuna göre malik kuruluştan ya da Millî Emlak'tan), ardından izin (m.13 kapsamında tesis izni ve m.3 kapsamında ruhsat tezkeresi veya izin).
Yabancı sermaye bakımından ise ayrım nettir: 21 inci maddedeki yasak gerçek kişilerin avcılığına yöneliktir; yetiştiricilik yatırımı için böyle bir uyruk sınırı öngörülmemiştir. Buna karşılık avcılık istihsal hakkında kooperatiflere tanınan öncelik ve hakkın devredilmezliği, bu alandaki ticari modeli baştan sınırlar.
Kıyı alanlarındaki yapılaşma kısıtları ve su ürünleri ihtisas bölgesi istisnası için Kıyı Kanunu yazımıza, ürünün gıda mevzuatı tarafındaki onay ve kayıt yükümlülükleri için gıda işletmesinde onay ve kayıt yazımıza, kamu arazisinin yatırıma tahsisindeki paralel rejim için turizmde kamu arazisi tahsisi yazımıza bakılabilir.
Bu çerçeve genel bilgilendirme amaçlıdır; kira süreleri, bedeller ve güncel ceza tutarları yürürlükteki yönetmelik ve tebliğlerden doğrulanmalıdır.




