Şirketler Hukuku

Gemi ipoteği ve gemi alacaklısı hakkı: bir yıl kuralı

TTK m.1014-1016 ve m.1320-1326: gemi ipoteğinin tek yolu, yabancı para ipoteği, bir yılda düşen kanuni rehin ve tahkime rağmen ihtiyati haciz.

Rohat Kahraman· 7 Eylül 2026Güncelleme · 7 Eylül 2026
Gemi ipoteği ve gemi alacaklısı hakkı: bir yıl kuralı

Bir geminin finansmanında ya da bir deniz alacağının tahsilinde karşılaşılan ilk sürpriz şudur: gemi taşınır olmasına rağmen taşınır rehni hükümlerine tabi değildir ve gemi üzerindeki en güçlü hak, çoğu zaman tescilli ipotek değil, hiç tescil edilmemiş bir kanunî rehin hakkıdır. 13/1/2011 tarihli ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu, bu iki kurumu ayrı kitaplarda düzenler ve aralarındaki sıralamayı da kendisi kurar.

Aşağıdaki çerçeve 7 Eylül 2026 tarihinde mevzuat.gov.tr üzerindeki güncel 6102 sayılı Kanun metninden doğrulanmıştır.

Sicile kayıtlı gemide tek yol: ipotek

1014 üncü madde, sözleşmeye dayalı teminatın kapısını tek bir kuruma açar: "Bir alacağı teminat altına almak için gemi üzerinde ipotek kurulabilir. Gemi ipoteği alacaklıya, alacağını, geminin bedelinden alma yetkisini verir. Sicile kayıtlı gemilerin sözleşmeye dayalı rehni sadece gemi ipoteği yolu ile sağlanır."

Son cümle bir tercih değil, bir tekeldir: sicile kayıtlı bir gemi üzerinde teslime bağlı taşınır rehni veya başka bir sözleşmesel rehin kurulamaz. Buna karşılık ipoteğin konusu esnektir: "İleride doğabilecek veya şarta ya da kıymetli evraka bağlı bir alacak için de ipotek kurulabilir."

Pay üzerindeki ipotekte iki sınır vardır. Bir geminin payı, ancak paylı mülkiyet esaslarına göre malik olan paydaşlardan birinin payından ibaret olmak şartıyla ipotekle sınırlandırılabilir; ve "bir geminin bütün payları bir malikin elinde bulunduğu sürece, ayrı ayrı paylar üzerinde ayrı ayrı kişilere gemi ipoteği kurulamaz."

Kurulma: yazılı şekil, noter onayı, tescil

1015 inci madde iki unsuru birlikte arar: malik ile alacaklının anlaşması ve ipoteğin gemi siciline tescili.

Şekil şartı ağırdır ve geçerlilik şartıdır: "İpoteğin kurulmasına ilişkin sözleşmelerin yazılı şekilde yapılması ve imzalarının noterce onaylanması gerekir. Bu anlaşma gemi sicil müdürlüğünde de yapılabilir. Bu şekillerden birine uygun olarak yapılmadıkça ipoteğin kurulmasına dair anlaşma geçerli olmaz."

Tescilden kaçınma imkânı da kapatılmıştır: anlaşma kanunun öngördüğü şekilde yapılmış, malik alacaklıya kayda onay verdiğini bildirmiş ya da sicil müdürlüğüne kayıt dilekçesi verilmişse, "ilgililer tescilden kaçınamazlar." Dahası, "malikin tasarruf ehliyetinin sonradan sınırlanması, sicile bildirilen kayda onayını veya kayıt istemini geçersiz duruma getirmez."

Sınır ötesi finansmanda kritik olan hüküm ise beşinci fıkradadır:

"Yabancı bir ülkede iktisap edilip, henüz Türk Gemi Sicili veya Türk Uluslararası Gemi Siciline tescil edilmemiş olan gemilerde bayrak şahadetnamesine şerh tescil hükmündedir. Geminin tescilinde bu gibi ipotekler resen sicile geçirilir."

Yani yurt dışından satın alınmış ve henüz Türk siciline girmemiş bir gemide teminat boşlukta kalmaz: bayrak şahadetnamesine konulan şerh, tescil hükmündedir ve sicile giriş sırasında ipotek resen kaydedilir.

Yabancı para ipoteği ve bir künye ayrıntısı

1016 ncı madde, sicile geçirilecek unsurları sayar: alacaklının kimliği, alacağın Türk Lirası ile tutarı, para olmayan alacaklarda TL karşılığı, faiz oranı, ikincil edimler ve ipoteğin derecesi.

Alacak miktarı belirli değilse üst sınır ipoteği kurulur: "gerçek miktarı zamanında saptamak üzere, ipoteğin teminat altına alacağı alacak miktarının üst sınırı belirlenerek gemi siciline tescil edilir; alacak faizli ise, faizleri de üst sınır kapsamında sayılır."

Dördüncü fıkra ise doğrudan sınır ötesi finansmana bakar:

"Yabancı para üzerinden gemi ipoteği kurulabilir. Bu takdirde yabancı para veya Türk parası karşılıklarının hesabında hesap günündeki Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının döviz alış kuru esas alınır. Rehin haklarının hangi yabancı para üzerinden kurulabileceği Hazine Müsteşarlığınca belirlenir. Aynı derecede birden fazla para türü kullanılarak gemi ipoteği kurulamaz."

Üç kural birden çıkar: yabancı para ipoteği mümkündür; kur olarak TCMB döviz alış kuru esastır; ve tek bir derecede birden fazla para birimi karıştırılamaz. Çok dilimli bir kredide her dilim için ayrı derece kurgulanması bu nedenle zorunlu hâle gelir.

Metindeki "Hazine Müsteşarlığı" ibaresi ise bir künye ayrıntısıdır: bu teşkilat 2018'deki idari yeniden yapılanmayla kaldırılmış, görevleri Hazine ve Maliye Bakanlığına devredilmiştir. Kanun metnindeki gönderme güncellenmemiştir; yetki bugün ilgili bakanlıktadır.

Beşinci fıkra bir esneklik daha tanır: yabancı para üzerinden kurulan rehne ait derecenin boşalması hâlinde, yerine tescil edileceği tarihteki karşılığı Türk parası veya yabancı para üzerinden rehin kurulabilir.

KonuKuralDayanak
Sözleşmesel rehinSicile kayıtlı gemide sadece gemi ipoteğim.1014/1
ŞekilYazılı + noter onayı (veya sicil müdürlüğünde); aksi hâlde geçersizm.1015/2
Türk siciline girmemiş gemiBayrak şahadetnamesine şerh tescil hükmündem.1015/5
Yabancı paraKurulabilir; TCMB döviz alış kuru; aynı derecede tek param.1016/4
Üst sınır ipoteğiFaizler üst sınır kapsamındam.1016/3
Zamanaşımı"Gemi ipoteğinin tescili, alacak hakkında zamanaşımının işlemesine engel olur"m.984/3

Tescilsiz ama önde: gemi alacaklısı hakkı

1320 nci madde, geminin malikine, kiracısına, yöneticisine veya işletenine karşı doğmuş altı grup alacağa "gemi alacaklısı hakkı" tanır:

  • Gemi adamlarına, gemide çalıştırılmaları dolayısıyla ödenecek ücretler ve diğer tutarlar (ülkelerine getirilme giderleri ve sosyal sigorta katılma payları dâhil).
  • Geminin işletilmesiyle doğrudan ilgili olarak karada veya suda meydana gelen can kaybı veya bedensel zararlar.
  • Kurtarma ücreti.
  • Liman, kanal, diğer su yolları, karantina ve kılavuzluk resimleri.
  • Taşınan eşya, konteynerler ve yolcu eşyasına gelecek zıya veya hasar dışında, geminin işletilmesinin sebep olduğu maddi zıya veya hasardan doğan haksız fiile dayanan alacaklar.
  • Müşterek avarya garame payı alacakları.

İkinci fıkra iki istisna getirir: (b) ve (e) bentlerindeki alacaklar, deniz yoluyla petrol veya diğer tehlikeli/zararlı maddelerin taşınmasıyla bağlantılı olup milletlerarası sözleşmelere veya millî mevzuata göre kusursuz sorumluluk ve zorunlu sigorta ile teminat altına alınması öngörülen zararlardan ya da radyoaktif maddelerden kaynaklanan zararlardan doğuyorsa, sahiplerine gemi alacaklısı hakkı vermez.

Üçüncü fıkra ise bir kanunlar ihtilafı kuralıdır ve uygulamada belirleyicidir: "Türkiye'de yargı yoluyla ileri sürülen bir alacağın gemi alacaklısı hakkı verip vermediği, Türk hukuku uyarınca belirlenir." Sözleşmeye yabancı hukuk seçilmiş olması bu nitelendirmeyi değiştirmez.

Rehin gemiyi takip eder

1321 inci madde, bu alacağın sonucunu ortaya koyar: "Gemi alacağı, sahibine, gemi ve eklentisi üzerinde kanuni rehin hakkı verir." Malikin mülkiyetinde bulunmayan eklentiler kapsam dışıdır ve "bir sigorta sözleşmesine göre donatana ödenecek sigorta tazminatı rehnin kapsamında değildir." Buna karşılık geminin zıyaı veya hasarından dolayı donatanın üçüncü kişilere karşı sahip olduğu tazminat istemi kapsamdadır.

Beşinci fıkra hakkın gücünü gösterir: "Gemi alacağının verdiği kanuni rehin hakkı, gemiye zilyet olan herkese karşı ileri sürülebilir." Yani hak gemiye bağlıdır ve el değiştirmeyle sona ermez. İkinci el gemi alımında yapılacak inceleme, sicildeki ipoteklerle sınırlı kalamaz.

Kamu gemileri için bir istisna vardır: Devlet, il özel idaresi, belediye ve köy ile diğer kamu tüzel kişilerine ait olup denizde menfaat sağlamak amacına tahsis edilmeyen veya fiilen böyle kullanılmayan gemiler üzerinde kanunî rehin hakkı doğmaz; bu tüzel kişiler alacaklılara karşı, paylaştırma yapılsaydı düşecek miktar oranında öncelikle sorumlu olur.

Sıra: ipotek ikinci sırada kalabilir

1323 üncü madde, teminat hiyerarşisini kurar ve gemi finansmanı yapan tarafın en dikkatle okuması gereken hükümdür:

  • 1320 nci maddenin birinci fıkrasının (a) ilâ (e) bentlerindeki gemi alacaklılarının kanunî rehin hakkı, gemi üzerinde "tescil edilmiş veya edilmemiş olan bütün kanuni ve akdî rehin haklarıyla ayni yükümlülüklerden önce gelir."
  • (f) bendindeki (müşterek avarya) alacaklıların rehin hakkı ise bütün bu haklardan sonra gelir.
  • Ayrıca: "Karaya oturmuş veya batmış bir geminin, seyrüsefer güvenliği veya deniz çevresinin korunması amacıyla kamu kurumları tarafından kaldırılması hâlinde, bunun giderleri, bütün gemi alacaklarından önce ödenir."

Yani tescilli bir gemi ipoteği, gemi adamı ücretleri, kurtarma ücreti, liman resimleri ve bedensel zarar alacaklarının arkasında kalır; enkaz kaldırma gideri ise hepsinin önündedir. Kredi teminat değerlemesi bu sıralama gözetilerek yapılmalıdır.

1324 üncü maddeye göre kanunî rehin haklarının kendi aralarındaki sırası, 1320 nci maddedeki alacak sırasına göre belirlenir.

Düşme: bir yıl, altı ay, altmış gün

Gemi alacaklısı hakkının en belirleyici özelliği, kısa sürede düşmesidir. 1326 ncı madde üç ayrı süre kurar.

(a) ilâ (e) bentleri için bir yıl. Bu alacaklıların rehin hakkı, "gemi alacağının doğduğu tarihten itibaren geçecek bir yılın sonunda düşer; meğerki, bu sürenin geçmesinden evvel gemi ihtiyaten haczedilmiş ve bunun sonucunda cebrî icra yolu ile satılmış olsun." Sürenin başlangıcı ayrışır: gemi adamı alacaklarında alacaklının gemiden ayrılması tarihinde, (b) ilâ (e) bentlerinde ise alacağın doğduğu tarihte işlemeye başlar.

(f) bendi için altı ay veya altmış gün. Müşterek avarya alacaklarında rehin hakkı; geminin varma yerine vardığı günden itibaren altı ay içinde cebrî icra ile satışla sonuçlanacak şekilde ihtiyaten haczedilmemişse altı ayın geçmesiyle; ya da geminin iyiniyetli bir üçüncü kişiye satılması hâlinde, alıcının gemiyi sicil yeri hukukuna uygun olarak kendi adına tescil ettirdiği günden itibaren altmış günün sonunda düşer. İkisi de işlemeye başlamışsa, hak ilk sürenin dolmasıyla düşer.

Üçüncü fıkra sürenin niteliğini gösterir: "Geminin ihtiyati haczinin hukuken caiz olmadığı zaman aralığı, bu sürelerin hesabında dikkate alınmaz. Diğer sebeplerden sürenin durması veya kesilmesi söz konusu değildir." Yani ihtar veya dava, bu süreyi kesmez; hakkı korumanın tek yolu ihtiyati haciz ve ardından cebrî satıştır.

1327 nci madde ise aynı süreyi kişisel istem haklarına da uygular: "Bu Kanundaki ve diğer kanunlardaki özel hükümler saklı kalmak kaydıyla, 1326 ncı maddede yazılı süre, alacaklının, borçluya yönelik kişisel istem haklarına da uygulanır."

KonuSüreDayanak
(a)-(e) bentleri rehin hakkı1 yılm.1326/1
Gemi adamı alacağında başlangıçGemiden ayrılma tarihim.1326/1-a
Müşterek avarya6 ay (varma yerinden)m.1326/2-a
Müşterek avarya, iyiniyetli satışAlıcının tescilinden 60 günm.1326/2-b
Sürenin kesilmesiYok; yalnız ihtiyati haciz + cebrî satış korurm.1326/3

İhtiyati haciz: tek yol ve tahkime rağmen yetki

1353 üncü madde, gemiye yönelik geçici korumayı tek kanala indirir: "Deniz alacaklarının teminat altına alınması için, geminin sadece ihtiyati haczine karar verilebilir. Bu alacaklar için gemi üzerine ihtiyati tedbir konulması veya başka bir surette geminin seferden menedilmesi istenemez." Bu kural, akdî veya kanunî rehinle teminat altına alınmış deniz alacakları için de geçerlidir.

Kapı iki yönlü kapalıdır: "Deniz alacaklarından başka alacaklar için gemi hakkında ihtiyati haciz kararı verilemez." Alacağın 1352 nci maddede sayılan bir deniz alacağı olması ise başlı başına ihtiyati haciz sebebidir; ayrıca bir sebep aranmaz. Vadesi gelmemiş deniz alacaklarında İcra ve İflas Kanunu m.257/2 şartları aranır.

Yetki bakımından bayrak ayrımı yapılmıştır. Türk bayraklı gemilerde ihtiyati haciz kararı; geminin demir attığı, şamandıraya veya tonoza bağlandığı, yanaştığı ya da kızağa alındığı yer mahkemesinin yanında, sicile kayıtlıysa sicil yeri, kayıtlı değilse malikin yerleşim yeri, özel sicile kayıtlıysa kiracının yerleşim yeri mahkemesince verilebilir (m.1354). Yabancı bayraklı gemilerde ise tek yetki noktası vardır: "geminin demir attığı, şamandıraya veya tonoza bağlandığı, yanaştığı ya da kızağa alındığı yer mahkemesi" (m.1355).

Sınır ötesi uyuşmazlıklarda asıl hüküm 1356 ncı maddedir:

"İlgili sözleşmeye konulmuş bir yetki veya tahkim kaydına ... göre, hakkında ihtiyati haciz kararı uygulanacak olan deniz alacağının esası hakkında hüküm vermeye bir hakem kurulu veya yabancı mahkeme yetkili olsa yahut deniz alacağının esasına yabancı bir devletin hukuku uygulansa bile, 1354 ve 1355 inci maddelere göre yetkili olan mahkemeler, bir deniz alacağı için teminat elde edilmesini sağlamak üzere ihtiyati haciz kararı vermeye yetkilidir."

Yani Londra tahkimi kaydı taşıyan bir çarter sözleşmesinden doğan alacak için de, gemi Türkiye'de bir limana yanaşmışsa Türk mahkemesinden ihtiyati haciz istenebilir. Tahkim kaydı esası alır, teminatı almaz.

Sonuç

Gemi finansmanında ve deniz alacağı takibinde üç nokta belirleyicidir. Birincisi, sicile kayıtlı gemide sözleşmesel teminatın tek yolu ipotektir ve kurulması noter onaylı yazılı şekil ile tescili gerektirir. İkincisi, tescil sırası tek başına sıralamayı vermez: gemi adamı ücretleri, kurtarma ücreti, liman resimleri ve bedensel zarar alacakları tescilli ipoteğin önündedir, enkaz kaldırma gideri ise hepsinin önündedir. Üçüncüsü, gemi alacaklısı hakkı gemiye zilyet olan herkese karşı ileri sürülebilir ama bir yılda düşer ve bu süre yalnız ihtiyati haciz ve cebrî satışla korunur.

Yabancı taraflar bakımından iki hüküm ayrıca not edilmelidir: Türk siciline henüz girmemiş gemide bayrak şahadetnamesine şerh tescil hükmündedir; ve tahkim ya da yabancı mahkeme yetkisi kararlaştırılmış olsa bile, gemi Türkiye'deyse ihtiyati haciz için Türk mahkemesi yetkilidir.

Türk bayrağı ve sicil tercihiyle ilgili vergi çerçevesi için Türk Uluslararası Gemi Sicili yazımıza, taşıyanın sorumluluğu ve konişmento tarafı için deniz taşımasında taşıyanın sorumluluğu yazımıza, tahkim kaydının esasa etkisi için milletlerarası tahkim yazımıza bakılabilir.

Bu çerçeve genel bilgilendirme amaçlıdır; somut olayda alacağın deniz alacağı niteliği ve sürelerin başlangıcı ayrıca incelenmelidir.

Sıkça Sorulan Sorular

Gemi üzerinde taşınır rehni kurulabilir mi?

Kurulamaz. 6102 sayılı Kanun m.1014/1'e göre "sicile kayıtlı gemilerin sözleşmeye dayalı rehni sadece gemi ipoteği yolu ile sağlanır." İpotek için malik ile alacaklının anlaşması ve gemi siciline tescil şarttır; anlaşmanın yazılı yapılması ve imzaların noterce onaylanması geçerlilik şartıdır (m.1015).

Tescilli gemi ipoteği her alacaktan önce mi gelir?

Gelmez. Kanun m.1323/1 uyarınca m.1320/1'in (a) ilâ (e) bentlerindeki gemi alacaklılarının kanunî rehin hakkı — gemi adamı ücretleri, bedensel zararlar, kurtarma ücreti, liman ve kılavuzluk resimleri, haksız fiile dayanan maddi zararlar — gemi üzerindeki tescil edilmiş veya edilmemiş bütün rehin haklarından önce gelir. Ayrıca enkaz kaldırma giderleri bütün gemi alacaklarından önce ödenir.

Gemi alacaklısı hakkı ne kadar sürede düşer?

Kanun m.1326 uyarınca (a) ilâ (e) bentlerindeki alacaklarda rehin hakkı, alacağın doğduğu tarihten itibaren bir yılın sonunda düşer; gemi bu süre içinde ihtiyaten haczedilip cebrî icra yoluyla satılmışsa düşmez. Müşterek avarya alacaklarında süre altı ay, geminin iyiniyetli üçüncü kişiye satılması hâlinde alıcının tescilinden itibaren altmış gündür. Bu süreler ihtar veya dava ile kesilmez.

Sözleşmede yabancı tahkim varsa Türkiye'de gemi haczi istenebilir mi?

İstenebilir. Kanun m.1356'ya göre esas hakkında bir hakem kurulu veya yabancı mahkeme yetkili olsa ya da esasa yabancı hukuk uygulansa bile, m.1354 ve m.1355'e göre yetkili Türk mahkemeleri teminat elde edilmesini sağlamak üzere ihtiyati haciz kararı vermeye yetkilidir. Yabancı bayraklı gemilerde yetkili mahkeme, geminin demir attığı, bağlandığı, yanaştığı veya kızağa alındığı yer mahkemesidir.