Şirketler Hukuku

Endüstri bölgeleri: irtifak, bedelsiz devir ve AYM iptali

4737 sayılı Kanun: yönetici şirket şartı, acele kamulaştırma, kamulaştırma bedelini kim öderse mülkiyetin ona geçmesi ve 2026 tarihli iptal kararı.

Rohat Kahraman· 6 Eylül 2026Güncelleme · 6 Eylül 2026
Endüstri bölgeleri: irtifak, bedelsiz devir ve AYM iptali

Türkiye'de büyük ölçekli sanayi yatırımı için ayrılmış özel alanlardan biri, 9/1/2002 tarihli ve 4737 sayılı Endüstri Bölgeleri Kanunu ile düzenlenen endüstri bölgeleridir. Bu bölgeler yalnız bir yer tahsisi değildir: 21/5/2026 tarihli ve 7582 sayılı Kanun'la getirilen yeni teşviklerde, Cumhurbaşkanınca uygun bulunan endüstri bölgelerinde faaliyet gösteren kurumlar için indirim oranı %95 yerine %100 olarak uygulanır.

Kanun'un kendisi ise 2022'de ve 2025'te değişmiş, 2026'da ise bir hükmü Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilmiştir. Aşağıdaki çerçeve 6 Eylül 2026 tarihinde mevzuat.gov.tr üzerindeki güncel 4737 sayılı Kanun metninden doğrulanmıştır.

Kuruluş: yönetici şirket önce kurulur

m.3, kuruluş sürecini üç adımda kurar. Bakanlık, "kurum ve kuruluşların veya yönetici şirketin başvurusuna istinaden veya resen yer seçimi yapmak suretiyle" endüstri bölgesi kurulması önerisinde bulunabilir; Bakanlıkça belirlenen alanlarda Cumhurbaşkanınca kurulmasına izin verilebilir ve kararlar Resmî Gazete'de yayımlanır.

Aradaki sıra kuralı yatırımcı için belirleyicidir: "Belirlenen alanların Cumhurbaşkanlığına sunulmasından önce yönetici şirketin kurulmuş olması zorunludur." Yani şirket, bölge ilan edilmeden önce kurulmuş olmalıdır; süreç bir alan tahsisi beklentisiyle değil, kurulmuş bir tüzel kişilikle yürür.

20/10/2022 tarihli ve 7419 sayılı Kanun'la eklenip 20/7/2025 tarihli ve 7555 sayılı Kanun'la değiştirilen cümle, sınır değişikliğini idareye bırakır: "Endüstri bölgelerine yeni alanların ilave edilmesi ya da endüstri bölgelerinden alanların çıkarılmasına Bakanlıkça karar verilir ve buna ilişkin karar Resmî Gazete'de yayımlanır." Kuruluş Cumhurbaşkanı kararına, sonraki sınır değişiklikleri ise Bakanlık kararına bağlıdır.

Yenilenebilir enerji için ayrı bir kısa yol vardır: YEKA olarak ilan edilen alanlarda, Bakanlığın önerisi ve Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığının uygun görüşüyle, tekrar yer seçimi yapılmadan yenilenebilir enerji üretimine yönelik endüstri bölgesi kurulmasına izin verilebilir.

Amaç bağı ise tapuya işlenir: "Endüstri bölgesi olarak belirlenen alanlar hiçbir şekilde başka amaçlarla kullanılamaz. Bu husus tapu kütüğüne şerh edilir."

Kamulaştırma ve altyapı maliyeti

m.3'ün 7419 ile değiştirilen fıkrası, arazi rejimini kurar: endüstri bölgesi ilan edilen alanlardaki araziler 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu hükümleri uyarınca Bakanlıkça kamulaştırılarak Hazine adına tescil edilir ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından endüstri bölgesi olarak kullanılmak üzere Bakanlığa tahsis edilir.

m.4/2 ise hızlandırılmış yolu açar: bölge içinde kalan özel mülkiyet konusu arazi ve arsaların yatırım faaliyetlerine tahsisi amacıyla, "2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 27 nci maddesi hükümlerine göre acele kamulaştırma yapılabilir." Bu şekilde kamulaştırılan taşınmazlar tapuda Hazine adına tescil edilir. Acele kamulaştırmanın kendi usulü ve süreleri için acele kamulaştırma: yedi günde el konur yazımıza bakılabilir.

Maliyetin kimde olduğu, sonraki mülkiyet rejimini de belirler. 7419 ile eklenen fıkra: bölgenin yatırıma hazır hâle getirilmesi için gerekli kamulaştırma bedeli ve etüt, harita, plan, proje dâhil altyapı ile ilgili tüm giderler, "öncelikle yönetici şirket ve/veya yatırımcılar tarafından veya Bakanlık bütçesine bu amaçla konulacak ödenekten karşılanır."

Kim öderse mülkiyet ona: irtifaktan tam mülkiyete

m.4/2'nin 7419 ile değiştirilen cümleleri, bedeli kimin ödediğine göre iki farklı sonuç üretir:

  • Kamulaştırma bedeli Bakanlık bütçesinden karşılanmışsa, taşınmazlar üzerinde sözleşmede belirtilen süre kadar yönetici şirket ve/veya yatırımcılar lehine bedeli karşılığında,
  • Kamulaştırma bedeli yönetici şirket ve/veya yatırımcılar tarafından karşılanmışsa bedelsiz olarak,

bağımsız ve sürekli irtifak hakkı tesis edilebilir. İrtifak haklarına ilişkin tüm işlemler Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığınca yapılır.

7419 ile eklenen fıkra bir adım daha ileri gider ve irtifakı mülkiyete çevirebilir. Yatırımcılar bakımından:

  • Hazine adına tescilli taşınmazlar ile bedeli Bakanlık bütçesinden karşılanarak kamulaştırılıp Hazine adına tescil edilen taşınmazlardan yatırımcı lehine irtifak tesis edilenler, yatırımın tamamlanması şartıyla ve yatırımcının talebi üzerine Bakanlığın uygun görüşüyle, "üzerindeki muhdesatın bedeli alınmaksızın rayiç bedel üzerinden doğrudan satılabilir",
  • Kamulaştırma bedeli yatırımcılar tarafından karşılanmak suretiyle kamulaştırılan taşınmazların mülkiyeti ise yine yatırımın tamamlanması ve talep şartıyla yatırımcıya "bedelsiz olarak devredilebilir".

Aynı ayrım yönetici şirket bakımından altyapı harcamalarına bağlanmıştır: altyapı harcamalarının yönetici şirketçe karşılandığı bölgelerde, Hazine adına tescilli ve bütçeden kamulaştırılan taşınmazlar altyapının tamamlanması şartıyla rayiç bedelle doğrudan satılabilir; kamulaştırma bedeli yönetici şirketçe karşılanmışsa mülkiyet devri gündeme gelir.

Kural tek cümleye indirgenebilir: bedeli kim ödediyse, tamamlama şartıyla, mülkiyet ona geçebilir.

DurumSonuçDayanak
Kamulaştırma bedeli Bakanlık bütçesindenSüreli, bedeli karşılığında irtifakm.4/2
Kamulaştırma bedeli şirket/yatırımcıdanBedelsiz bağımsız ve sürekli irtifakm.4/2
Bütçeden kamulaştırılan + yatırım tamamRayiç bedelle doğrudan satış (muhdesat bedeli alınmaz)m.4
Yatırımcı bedeli ödemiş + yatırım tamamMülkiyet bedelsiz devredilebilirm.4
Yönetici şirket altyapıyı karşılamışAltyapı tamamlanınca satış/devirm.4
Özel mülkiyetteki arazilerAcele kamulaştırma (2942 m.27)m.4/2
Amaç dışı kullanımYasak; tapuya şerhm.3

Teşvikler ve 2026 tarihli iptal kararı

m.4/1 teşvik yetkisini Cumhurbaşkanına bırakır: "Endüstri bölgelerinde yer alan yatırımlara yatırım teşvik kararnamesi çerçevesinde hangi teşviklerin verileceği ve verilecek tüm teşviklerin hangi yatırımlara ne şekilde ve ne ölçüde uygulanacağı hususlarında Cumhurbaşkanı yetkilidir."

20/10/2022 tarihli ve 7419 sayılı Kanun'un 5'inci maddesiyle aynı fıkraya ikinci bir cümle eklenmişti: "Endüstri bölgelerinde yer alan yatırımlara ilişkin olarak Cumhurbaşkanınca ek teşvikler belirlenebilir."

Bu cümle artık geleceğe yönelik olarak yürürlükten kalkmıştır. Kanun'un resmî metnine düşülen dipnot şunu kaydeder: Anayasa Mahkemesinin 26/3/2026 tarihli ve E.2025/5, K.2026/68 sayılı Kararı ile bu fıkranın ikinci cümlesi iptal edilmiştir ve kararın "Resmî Gazete'de yayımlanmasından başlayarak dokuz ay sonra (16/3/2027) yürürlüğe gireceği hüküm altına alınmıştır."

İki sonuç doğar. Birincisi, iptal ertelenmiştir: cümle 16/3/2027 tarihine kadar yürürlüktedir. İkincisi, o tarihten sonra "ek teşvik" belirleme yetkisinin dayanağı ortadan kalkacaktır; m.4/1'in birinci cümlesindeki yatırım teşvik kararnamesi çerçevesindeki yetki ise iptal kapsamı dışındadır. Endüstri bölgesine dayalı bir yatırım kararı alınırken, teşvikin hangi cümleye dayandığı ve 2027 sonrasında ne olacağı ayrıca değerlendirilmelidir.

Bu değerlendirme, 7582 sayılı Kanun'la gelen yeni indirimler bakımından da geçerlidir: Kurumlar Vergisi Kanunu m.10/1-(i) ve (j) bentlerinde oranın %100 olarak uygulandığı hâllerden biri, "4737 sayılı Kanun kapsamında kurulan endüstri bölgelerinden, bölgenin yabancı yatırım yoğunluğuna göre Cumhurbaşkanınca uygun bulunanlar"dır. Bu oran farkının dayanağı 4737 değil, doğrudan Kurumlar Vergisi Kanunu'dur; ayrıntısı için nitelikli hizmet merkezi ve transit ticaret indirimi yazımıza bakılabilir.

Diğer özel alanlarla farkı

Türkiye'de yatırıma ayrılmış özel alanlar tek bir rejim oluşturmaz; her biri kendi kanununa tabidir ve vergi sonuçları farklıdır. Karşılaştırmanın en net yapılabildiği yer, yurt içi asgari kurumlar vergisidir.

Kurumlar Vergisi Kanunu m.32/C, hesaplanan verginin indirim ve istisnalar düşülmeden önceki kurum kazancının %10'undan az olamayacağını söyler ve ikinci fıkrasında asgari matrahtan düşülecek kalemleri kapalı bir liste hâlinde sayar. Bu listede 3218 sayılı Serbest Bölgeler Kanunu kapsamında istisna edilen kazançlar (c bendi) ile 4691 sayılı Kanun kapsamındaki teknopark kazanç istisnası ve Ar-Ge indirimleri (ç bendi) açıkça yer alır.

Endüstri bölgeleri ise listede kendi adıyla anılmaz. Bunun sebebi yapısaldır: 4737, serbest bölge veya teknopark gibi kazanç istisnası getiren bir kanun değildir; sağladığı avantajlar arazi, irtifak, mülkiyet ve teşvik kararnamesi düzeyindedir. Endüstri bölgesindeki bir yatırımcının vergi avantajı, 4737'den değil, yatırım teşvik mevzuatından ya da — 7582 sonrası — Kurumlar Vergisi Kanunu m.10'daki indirim bentlerinden doğar.

AlanKanunAna avantajAsgari vergi matrahından düşülür mü
Endüstri bölgesi4737Arazi, acele kamulaştırma, irtifak ve mülkiyet devriKendi adıyla listede yer almaz
Serbest bölge3218Kazanç istisnasıEvet (m.32/C/2-c)
Teknopark4691Kazanç istisnası + Ar-Ge ve tasarım indirimiEvet (m.32/C/2-ç)
Türk Uluslararası Gemi Sicili4490İşletme ve devir kazancı istisnasıEvet (m.32/C/2-c)
İstanbul Finans Merkezi7412Finansal hizmet ihracatı kazanç indirimiEvet (m.32/C/2-d)
Nitelikli hizmet merkezi4875 Ek m.1 + KVK m.10/1-jYurt dışı kazançta %95-%100 indirimEvet (m.32/C/2-b)

Tablonun pratik okuması şudur: endüstri bölgesi bir maliyet ve arazi avantajıdır, doğrudan bir kazanç istisnası değildir. Vergi tarafı, aynı yatırımın ayrıca hangi teşvik veya indirim rejimine girdiğine bağlıdır ve asgari vergi hesabı bu ikinci katmandan yürür. Asgari verginin mekaniği ve listenin tamamı için yurt içi asgari kurumlar vergisi yazımıza bakılabilir.

Bu ayrım, yer seçimi kararını da değiştirir. Yüksek arazi ve altyapı maliyeti taşıyan üretim yatırımlarında endüstri bölgesi, kamulaştırma bedelini üstlenip mülkiyeti bedelsiz devralma imkânı nedeniyle öne çıkar. Buna karşılık ağırlıklı olarak kazanç istisnasından yararlanmayı hedefleyen — özellikle hizmet ve Ar-Ge ağırlıklı — yapılar için belirleyici olan, alanın hangi kanuna tabi olduğudur. İki avantaj birbirini dışlamaz; ancak aynı yatırımın hem arazi hem kazanç tarafında avantaj sağlaması, iki ayrı mevzuata birlikte uyum gerektirir.

Yönetim ve tek yatırımcı hâli

m.3'ün son fıkraları işletme yapısını belirler: "Endüstri bölgelerinin yönetimi ve işletilmesi, yönetici şirket tarafından yürütülür. Bölge sınırları içerisinde tek bir yatırımcı var ise yatırımcı firma yönetici şirket olarak kabul edilir."

İkinci cümle, tek yatırımcılı projelerde ayrı bir yönetici şirket kurma yükünü ortadan kaldırır: büyük ölçekli tek bir tesis için endüstri bölgesi kurulduğunda, yatırımcının kendisi yönetici şirket sıfatını kazanır ve yukarıdaki mülkiyet mekanizmalarında hem yatırımcı hem yönetici şirket sıfatıyla değerlendirilir.

Hazine arazilerinin tescili ve bu araziler üzerindeki irtifak hakkı işlemlerine ilişkin belge listeleri, Bakanlıkça Sayıştay'a altı aylık dönemler hâlinde gönderilir. Kanun'un uygulanmasına ilişkin diğer hususlar m.5 uyarınca yönetmeliklerle düzenlenir.

Yatırım kararından önce netleşmesi gereken beş nokta

Endüstri bölgesi rejiminin yatırımcı açısından belirsiz bırakılmaya en müsait noktaları, kanunun kendisinde değil, uygulamada sözleşmeye bağlanan ayrıntılarda yoğunlaşır. Aşağıdaki beş başlığın yazılı hâle getirilmemesi, ileride bedelsiz devir beklentisinin karşılıksız kalmasına yol açabilir.

Bedeli kim ödüyor. Kamulaştırma ve altyapı bedelinin yönetici şirket, yatırımcı veya kamu tarafından hangi oranda karşılandığı, irtifak hakkının bedelli mi bedelsiz mi kurulacağını ve sonradan mülkiyet devrinin rayiç bedelle mi bedelsiz mi yapılacağını doğrudan belirler. Ödeme kaydı tutulmadan bu ayrım sonradan ispatlanamaz.

Tamamlama ölçütü. Devir, yatırımın veya altyapının "tamamlanması" şartına bağlıdır. Tamamlanmanın hangi belgeyle — geçici kabul, yapı kullanma izni, kapasite raporu veya teşvik belgesi kapatması — tespit edileceği baştan kararlaştırılmalıdır.

Muhdesat. Kanun, bedelsiz devirde muhdesat bedelinin alınmayacağını söyler; ancak yatırımcının kendi yaptığı yapıların envanteri tutulmazsa, devir aşamasında hangi muhdesatın kime ait sayılacağı tartışmalı hâle gelir.

Amaç sınırı ve tapu şerhi. Alanın başka amaçla kullanılamayacağı tapuya şerh edilir. Bu şerh, ilerideki satış, kiralama ve teminat işlemlerini etkiler; finansman planı bu kısıt bilinerek kurulmalıdır.

Tek yatırımcı senaryosu. Bölgede tek yatırımcı varsa aynı tüzel kişi hem yönetici şirket hem yatırımcı sıfatını taşır. Bu durumda yönetici şirkete ait yükümlülüklerin — özellikle raporlama ve altyapı sorumluluğunun — yatırımcı üzerinde toplanacağı hesaba katılmalıdır.

Sonuç

Endüstri bölgesi, yabancı yatırımcı için üç ayrı avantajı bir araya getirir: alanın acele kamulaştırma ile hazırlanabilmesi, bağımsız ve sürekli irtifak hakkı tesisi ve — yatırım veya altyapı tamamlandığında — taşınmazın rayiç bedelle doğrudan satışı ya da bedelsiz devri. Belirleyici ölçüt tektir: kamulaştırma ve altyapı bedelini kim ödedi. Bedeli yatırımcı veya yönetici şirket karşılamışsa irtifak bedelsiz kurulur ve mülkiyet bedelsiz devredilebilir; bütçeden karşılanmışsa irtifak bedelli olur ve devir rayiç bedel üzerinden yapılır. Süreçte iki tarih akılda tutulmalıdır: yönetici şirket, alanın Cumhurbaşkanlığına sunulmasından önce kurulmuş olmalıdır; ve m.4/1'in ikinci cümlesindeki "ek teşvik" yetkisi, Anayasa Mahkemesinin 26/3/2026 tarihli kararıyla 16/3/2027'de yürürlükten kalkacaktır.

Sıkça Sorulan Sorular

Yönetici şirketi bölge ilan edildikten sonra kurabilir miyiz?

Hayır. m.3, "Belirlenen alanların Cumhurbaşkanlığına sunulmasından önce yönetici şirketin kurulmuş olması zorunludur" der. Şirketin kuruluşu, bölge kararının önüne geçer.

Kamulaştırma bedelini biz ödersek arazinin mülkiyeti bize geçer mi?

Geçebilir. m.4, kamulaştırma bedeli yatırımcılar tarafından karşılanarak Hazine adına tescil edilen ve yatırımcı lehine irtifak tesis edilen taşınmazların mülkiyetinin, yatırımın tamamlanması şartıyla ve yatırımcının talebi üzerine Bakanlığın uygun görüşüyle "bedelsiz olarak devredilebileceğini" düzenler.

Tek yatırımcıysak ayrıca yönetici şirket kurmamız gerekir mi?

m.3, "Bölge sınırları içerisinde tek bir yatırımcı var ise yatırımcı firma yönetici şirket olarak kabul edilir" hükmünü içerir; ayrı bir yönetici şirket kurulması aranmaz.

Cumhurbaşkanının ek teşvik belirleme yetkisi devam ediyor mu?

Şu an için evet, ancak süreli. Resmî metne düşülen dipnota göre bu cümle Anayasa Mahkemesinin 26/3/2026 tarihli ve E.2025/5, K.2026/68 sayılı Kararı ile iptal edilmiş; iptalin 16/3/2027 tarihinde yürürlüğe gireceği hüküm altına alınmıştır.