Bir davayı kaybettiğinizde üçüncü kişiye rücu edecekseniz, o davayı ona ihbar etmemek rücu davasını baştan zayıflatır. Kanun bunu tek bir fıkrada söyler:
"Fer'î müdahilin, tarafla rücu ilişkisinde, asıl davadaki uyuşmazlık hakkında yanlış karar verildiği iddiası dinlenilmez." (HMK m.69/2)
⚠ Bu kural ihbar hâlinde de kıyasen uygulanır (m.64). Yani ihbar edilen kişi, sonraki rücu davasında "o dava yanlış sonuçlandı" diyemez.
🔑 m.69/2 üç istisna bırakır. Müdahil şunları ileri sürebilir:
- "zamanında ihbar yapılmadığı için davaya geç katıldığını",
- "yanında katıldığı tarafın iddia ve savunma imkânlarını kullanmasını engellediğini",
- ya da "kendisince bilinmeyen iddia ve savunma imkânlarının, tarafın ağır kusuru sebebiyle kullanılamadığını"
belirterek "yanında katıldığı tarafın yargılamayı hatalı yürüttüğünü" ileri sürebilir.
İhbar: tahkikat sonuçlanıncaya kadar
HMK m.61/1: "Taraflardan biri davayı kaybettiği takdirde, üçüncü kişiye veya üçüncü kişinin kendisine rücu edeceğini düşünüyorsa, tahkikat sonuçlanıncaya kadar davayı üçüncü kişiye ihbar edebilir."
m.61/2: kendisine ihbar edilen kişi "aynı şartlarda bir başkasına ihbarda bulunabilir ve bu şekilde ihbar tevali ettirilebilir."
🔑 m.62/1 — şekil: "İhbar yazılı olarak yapılır; ihbar sebebinin gerekçeleriyle birlikte açıklanması ve yargılamanın hangi aşamada bulunduğunun belirtilmesi gerekir."
🔴 m.62/2: "Davanın ihbarı sebebiyle yargılama bir başka güne bırakılamaz ve ihbarın tevali etmesi gibi zorunlu olan durumlar dışında süre verilemez."
⚠ İhbar, davayı geciktirme aracı değildir; duruşma erteletmez.
m.63: dava kendisine ihbar edilen kişi "davayı kazanmasında hukuki yararı olan taraf yanında davaya katılabilir." Katılmak zorunda değildir — ama katılmasa da m.64 yollamasıyla m.69/2'nin etkisi doğar.
🔴 İki müdahale türü
| Asli müdahale (m.65) | Fer'î müdahale (m.66) | |
|---|---|---|
| Kim | Yargılamanın konusu hak veya şey üzerinde kısmen ya da tamamen hak iddia eden üçüncü kişi | Bir tarafın kazanmasında hukuki yararı bulunan üçüncü kişi |
| Amaç | Kendi hakkını ileri sürmek | Yardımcı olmak |
| Nasıl | Yargılamanın taraflarına karşı aynı mahkemede dava açar | Dilekçeyle müdahale talebi |
| Zaman | Hüküm verilinceye kadar | Tahkikat sona erinceye kadar |
m.65/2: "Asli müdahale davası ile asıl yargılama birlikte yürütülür ve karara bağlanır."
m.67 — fer'î müdahale usulü: üçüncü kişi "yanında katılmak istediği tarafı, müdahale sebebini ve bunun dayanaklarını belirten bir dilekçeyle" başvurur. Dilekçe taraflara tebliğ edilir; mahkeme gerekirse tarafları ve üçüncü kişiyi dinlemek üzere davet eder, "gelmeseler dahi müdahale talebi hakkında karar verir."
🔴 m.68/1 — müdahilin konumu: "Müdahale talebinin kabulü hâlinde müdahil, davayı ancak bulunduğu noktadan itibaren takip edebilir." Müdahil "yanında katıldığı tarafın yararına olan iddia veya savunma vasıtalarını ileri sürebilir; onun işlem ve açıklamalarına aykırı olmayan her türlü usul işlemlerini yapabilir."
⚠ İki sınır birlikte okunur: müdahil geçmişe dönemez ve yanında katıldığı tarafın beyanlarına aykırı işlem yapamaz.
m.68/2: mahkeme, "katıldığı noktadan itibaren, taraflara bildirilen işlemleri müdahile de tebliğ eder."
m.69/1: "Müdahilin de yer aldığı asıl davada hüküm, taraflar hakkında verilir."
🔑 Yani müdahil hakkında hüküm kurulmaz; etkisi rücu ilişkisinde ortaya çıkar.
Dava arkadaşlığı: ihtiyari ve mecburi
HMK m.57/1 birlikte dava açılabilecek üç hâli sayar:
- (a) dava konusu hak veya borcun "elbirliği ile mülkiyet dışındaki bir sebeple ortak olması",
- (b) "Ortak bir işlemle hepsinin yararına bir hak doğmuş olması veya kendilerinin bu şekilde yükümlülük altına girmeleri",
- (c) "Davaların temelini oluşturan vakıaların ve hukuki sebeplerin aynı veya birbirine benzer olması."
🔴 m.58 — ihtiyari dava arkadaşlığında: "davalar birbirinden bağımsızdır. Dava arkadaşlarından her biri, diğerinden bağımsız olarak hareket eder."
m.59 — mecburi dava arkadaşlığı: "Maddi hukuka göre, bir hakkın birden fazla kimse tarafından birlikte kullanılması veya birden fazla kimseye karşı birlikte ileri sürülmesi ve tamamı hakkında tek hüküm verilmesi gereken hâllerde" vardır.
🔴 m.60: mecburi dava arkadaşları "ancak birlikte dava açabilir veya aleyhlerine de birlikte dava açılabilir" ve "birlikte hareket etmek zorundadır." 🔑 Ancak "duruşmaya gelmiş olan dava arkadaşlarının yapmış oldukları usul işlemleri, usulüne uygun olarak davet edildiği hâlde duruşmaya gelmemiş olan dava arkadaşları bakımından da hüküm ifade eder."
⚠ Elbirliği mülkiyetinde (m.57/1-a'nın dışladığı hâl) kural mecburi dava arkadaşlığıdır; bu, tapu iptali ve ortaklığın giderilmesi dosyalarında doğrudan dava şartı tartışmasına dönüşür. Dava şartlarının ilk itirazlardan farkı için dava şartları ve ilk itirazlar yazımıza bakınız.
Cumhuriyet savcısının hukuk davasında yer alması
HMK m.70/1: savcı, "kanunda açıkça öngörülen hâllerde, hukuk davası açar veya açılmış olan hukuk davasında taraf olarak yer alır."
🔑 m.70/2: savcı, "resmî dairenin bildirimine rağmen dava açmaz ise" ihbar eden resmî daire, "savcının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza merkezine en yakın kıdemli asliye hukuk mahkemesi hâkimine itiraz edebilir." Bu hususta CMK m.172 ve 173 kıyasen uygulanır.
🔴 m.70/3: "Cumhuriyet savcısının yer aldığı dava ve işler üzerinde taraflar serbestçe tasarruf edemezler."
Takipsizliğe itirazın CMK'daki asıl rejimi için iddianamenin iadesi: on beş gün ve beş sebep yazımıza bakabilirsiniz.
İhbar edilmezse ne kaybedilir
Rücu edilecek kişiye ihbar yapılmaması iki sonuç doğurur:
- O kişi davaya katılamaz ve savunma imkânlarını kullanamaz;
- Buna karşılık m.69/2'nin ilk istisnası devreye girer: rücu davasında "zamanında ihbar yapılmadığı için davaya geç katıldığını" ileri sürerek asıl davadaki hükmün bağlayıcılığını tartışabilir.
⚠ Yani ihbarı ihmal eden taraf, kendi rücu davasında bu savunmayla karşılaşır. Tanık ve bilirkişi delillerinin ıslahla silinemeyeceği kuralıyla birlikte okunduğunda, ihbarın tahkikat aşamasında yapılması stratejik önem taşır; bunun için davanın ıslahı: bir kez, bir hafta ve teminat yazımıza bakabilirsiniz.
Bu dosyayı nasıl açıyoruz
İlk çıktımız bir görüşme değil, yazılı bir hukuki değerlendirmedir. Bize şunları gönderirsiniz: dava ve cevap dilekçeleri, davanın hangi aşamada olduğunu gösteren son duruşma tutanağı, rücu edilmesi düşünülen üçüncü kişilerin kimliği ve aradaki sözleşme veya sigorta ilişkisi, daha önce yapılmış ihbar varsa dilekçesi ve tebliğ belgesi, müdahale talebi yapılmışsa müdahale dilekçesi ve mahkemenin kararı, birden çok davacı veya davalı varsa aralarındaki hak veya borç ilişkisinin niteliği (elbirliği mülkiyeti olup olmadığı dâhil), ve varsa rücu davasına ilişkin evrak.
Karşılığında kapsamı önceden belirlenmiş bir çalışma alırsınız: birden çok taraf varsa m.57'ye göre ihtiyari mi m.59'a göre mecburi dava arkadaşlığı bulunduğu ve mecburi ise birlikte hareket zorunluluğunun sonuçları; m.60'ın son cümlesi uyarınca duruşmaya gelmeyen dava arkadaşı bakımından işlemlerin etkisi; rücu ihtimali varsa m.61 uyarınca ihbarın tahkikat sonuçlanmadan yapılması gereği ve m.62'deki yazılı şekil, gerekçe ve aşama bildirimi koşulları; ihbarın yargılamayı erteletmeyeceği; üçüncü kişinin asli mi fer'î müdahil mi olacağı ve buna göre m.65 (hüküm verilinceye kadar, dava açarak) ya da m.66 (tahkikat sona erinceye kadar, dilekçeyle) yolunun seçilmesi; müdahil olunacaksa m.68 uyarınca davanın bulunduğu noktadan alınacağı ve tarafın beyanlarına aykırı işlem yapılamayacağı; ve en önemlisi m.69/2 uyarınca rücu davasında hangi savunmaların dinlenmeyeceği ile üç istisnanın somut olayda bulunup bulunmadığı.
Ücretsiz danışma vermiyoruz. Bu dosya türünde ilk saat satış değil rücu ilişkisinin ve ihbar zamanının tespitidir; m.69/2'nin etkisi bu iki veriye bağlıdır.
Sınırımızı açıkça yazalım: sonucu önceden taahhüt etmiyoruz. m.68/1 uyarınca müdahil davayı ancak bulunduğu noktadan takip edebilir; geç katılım, kaçırılmış usul işlemlerini geri getirmez.




