Miras Hukuku

Yabancı Veraset İlamı Türkiye'de Geçerli mi? Tanıma, Uygulanacak Hukuk ve Tapu

Yabancı mahkemeden alınan veraset ilamı Türkiye'de kendiliğinden hüküm doğurmaz; tanıma kararı gerekir. MÖHUK m.20, m.43, m.58 ve tapu adımı.

Rohat Kahraman· 27 Ağustos 2026Güncelleme · 27 Ağustos 2026
Yabancı Veraset İlamı Türkiye'de Geçerli mi? Tanıma, Uygulanacak Hukuk ve Tapu

Elinizde Almanya'dan, Hollanda'dan, İngiltere'den ya da bir başka ülkeden alınmış bir veraset belgesi var ve Türkiye'deki bir taşınmazı ya da banka hesabını bu belgeyle çözmek istiyorsunuz. Uygulamada en sık karşılaşılan soru budur ve cevabı tek cümleyle verilebilir: yabancı bir mahkemenin verdiği ilam, Türkiye'de kendiliğinden hüküm doğurmaz. Tapu müdürlüğü ya da banka, belgeyi olduğu gibi kabul etmek zorunda değildir; önce Türk mahkemesinden bir tanıma kararı alınması gerekir.

Bu sayfa, Türkiye'den mirasçılık belgesi almanın usulünü değil — onu ayrıca veraset ilamı rehberimizde anlattık — yabancılık unsuru taşıyan dosyanın kendine özgü katmanını ele alır: hangi ülkenin hukuku uygulanır, hangi mahkeme yetkilidir, yabancı belge nasıl işler hâle gelir, Mavi Kartlı mirasçı yabancı sayılır mı ve tapuda hangi sınırlar devreye girer. Aşağıdaki her dayanak kanun adı ve madde numarasıyla verilmiştir; mevzuat kontrol tarihi 27 Ağustos 2026'dır.

Kısa cevap: yabancı ilam Türkiye'de kendiliğinden hüküm doğurmaz

5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun (MÖHUK), yabancı mahkeme kararlarının Türkiye'deki etkisini iki ayrı kuruma bağlar. Bir kararın Türkiye'de icra edilebilmesi tenfiz kararına (m.50), kesin delil veya kesin hüküm olarak kabul edilebilmesi ise tanıma kararına bağlıdır (m.58/1).

Veraset ilamı bakımından iki hüküm belirleyicidir:

  • m.58/2: "İhtilâfsız kaza kararlarının tanınması da aynı hükme tâbidir." Yabancı mahkemenin verdiği mirasçılık belgesi tipik bir çekişmesiz yargı kararıdır; dolayısıyla tanıma yoluna açıktır.
  • m.58/3: "Yabancı mahkeme ilâmına dayanılarak Türkiye'de idarî bir işlemin yapılmasında da aynı usul uygulanır." Tapu müdürlüğünde intikal, doğrudan bu fıkranın kapsamındadır — yabancı ilamla tapu işlemi yaptırmak isteyen için tanıma bir tercih değil, ön şarttır.

Kararın etkisi, tanıma kararının verildiği andan değil, yabancı kararın kesinleştiği andan itibaren doğar (m.59).

⚠ Burada çok karıştırılan bir ayrım vardır: MÖHUK m.50 ve m.58 metinleri "yabancı mahkemelerden... verilmiş ilâm"dan söz eder. Bazı ülkelerde mirasçılık belgesi mahkeme yerine noter veya idari makam tarafından düzenlenir. Bu tür belgeler bir mahkeme ilamı olmadığından tanıma davasının konusu bakımından ayrı değerlendirilir; uygulamada bu dosyalarda çoğu zaman doğrudan Türk sulh hukuk mahkemesinden yeni bir mirasçılık belgesi istenmesi tercih edilir. Belgenizin hangi makamca düzenlendiği, izleyeceğiniz yolu baştan belirler.

Önce hangi hukuk uygulanacak? MÖHUK m.20 terekeyi ikiye böler

Tanıma sorusuna geçmeden önce çözülmesi gereken asıl mesele şudur: mirasınıza hangi ülkenin hukuku uygulanacak? MÖHUK m.20 burada tek bir hukuk seçmez; terekeyi mal türüne göre bölen bir kural kurar.

KonuUygulanacak hukukDayanak
Miras (genel kural)Ölenin millî hukukuMÖHUK m.20/1, 1. cümle
Türkiye'de bulunan taşınmazlarTürk hukukuMÖHUK m.20/1, 2. cümle
Mirasın açılması, iktisabı, taksimiTerekenin bulunduğu ülke hukukuMÖHUK m.20/2
Türkiye'deki mirasçısız terekeDevlete kalırMÖHUK m.20/3
Ölüme bağlı tasarrufun şeklim.7'deki şekil kuralı; ayrıca ölenin millî hukukuna uygun şekil de geçerliMÖHUK m.20/4, m.7
Ölüme bağlı tasarruf ehliyetiTasarruf anındaki millî hukukMÖHUK m.20/5

Pratik sonuç şudur: Alman vatandaşı bir kişinin Antalya'daki dairesi ile Münih'teki banka hesabı aynı hukuka tabi değildir. Daire üzerindeki miras Türk hukukuna, taşınır malvarlığı ise Alman hukukuna göre çözülür. Bu yüzden yabancı belgede yazan pay oranları, Türkiye'deki taşınmaz bakımından doğrudan uygulanabilir olmayabilir; Türk hukukunun zümre sistemi ve saklı pay kuralları devreye girer. Yabancı ilamda gösterilen paylarla Türk hukukunun sonucu ayrıştığında, dosyanın Türkiye ayağı bu ayrışma üzerinden kurulur.

Tanıma ile tenfiz aynı şey değil — ve tanımada karşılıklılık aranmaz

Bu, sayfalarda en sık yanlış aktarılan noktadır. Tenfiz için MÖHUK m.54/1-(a) karşılıklılık arar: Türkiye ile ilamın verildiği devlet arasında karşılıklılığa dayanan bir anlaşma, o devlette Türk ilamlarının tenfizini mümkün kılan bir kanun hükmü veya fiilî uygulama bulunmalıdır.

Tanımada ise m.58/1'in son cümlesi açıktır: "Tanımada 54 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) bendi uygulanmaz." Yani bir yabancı mirasçılık belgesinin Türkiye'de tanınması için o ülkeyle karşılıklılık ilişkisi bulunması şart değildir. Geriye kalan şartlar — münhasır yetki, kamu düzeni ve savunma hakkına ilişkin m.54/1-(b), (c), (ç) — tanımada da aranır.

Dilekçeye eklenecek belgeler m.53'te sayılmıştır ve bu liste tanıma için de geçerlidir:

  • Yabancı mahkeme ilamının o ülke makamlarınca usulen onanmış aslı veya ilamı veren yargı organınca onanmış örneği, ve onanmış tercümesi.
  • İlamın kesinleştiğini gösteren, o ülke makamlarınca usulen onanmış yazı veya belge ve onanmış tercümesi.

Onama işlemi ülkeye göre apostil şerhiyle ya da konsolosluk tasdikiyle yapılır; hangisinin geçerli olacağı, ilgili devletin taraf olduğu sözleşmelere göre dosya bazında belirlenir. Tanıma isteminde bulunma hakkı, "kararın tenfiz edilmesinde hukukî yararı bulunan herkes"e aittir (m.52/1).

Hangi mahkeme? İki ayrı yetki kuralı

Dosyanın hangi ayağında olduğunuza göre iki farklı kural işler ve bunlar karıştırılmamalıdır.

Miras davaları için (MÖHUK m.43): Mirasa ilişkin davalar ölenin Türkiye'deki son yerleşim yeri mahkemesinde görülür. Ölenin Türkiye'de yerleşim yeri yoksa — yurt dışında yaşayıp Türkiye'de yalnız taşınmazı olan pek çok dosyada durum budur — terekeye dâhil malların bulunduğu yer mahkemesi yetkilidir. Uygulamada bu, çoğu zaman taşınmazın bulunduğu ildir.

Tanıma/tenfiz istemi için (MÖHUK m.51): Görevli mahkeme asliye mahkemesidir. Yetki, kendisine karşı istem yöneltilen kişinin Türkiye'deki yerleşim yeri, yoksa sâkin olduğu yer mahkemesidir; Türkiye'de ikisi de yoksa Ankara, İstanbul veya İzmir mahkemelerinden biri seçilebilir.

Yeni bir mirasçılık belgesi için sulh hukuk mahkemesine gidildiğinde ise görev ve yetki kuralları farklıdır; o yolun ayrıntısı veraset ilamı rehberimizdedir.

Yabancı ilamı tanıtmak mı, Türkiye'den yeni belge almak mı?

İki yol da açıktır ve seçim dosyanın yapısına göre yapılır.

Yabancı ilamın tanınmasıTürkiye'den yeni mirasçılık belgesi
MahkemeAsliye (MÖHUK m.51)Sulh hukuk (TMK m.598)
Ne zaman uygunYabancı mahkeme kararı var, kesinleşmiş ve onanabiliyorBelge noter/idari makam ürünü, kesinleşme belgelenemiyor ya da Türk hukuku farklı pay sonucu veriyor
KarşılıklılıkAranmaz (m.58/1)Konu dışı
Türkiye'deki taşınmazTürk hukuku zaten uygulanır (m.20/1) — pay ayrışması sorun çıkarabilirTürk hukukuna göre kurulur
Belge yüküm.53 listesi: onanmış asıl/örnek + kesinleşme yazısı + tercümelerSoybağını gösteren yabancı belgeler, apostil ve tercümeler

Türkiye'de yalnızca bir taşınmaz varsa ve yabancı ilam farklı bir pay dağılımı gösteriyorsa, doğrudan Türk mahkemesinden belge istemek çoğu zaman daha az sürtünmeli olur; çünkü taşınmaza uygulanacak hukuk zaten Türk hukukudur. Buna karşılık Türkiye'deki banka hesapları ve taşınırlar ağırlıktaysa ve yabancı ilam ölenin millî hukukuna göre verilmişse, tanıma yolu dosyayı bir bütün olarak işler hâle getirebilir. Karar, terekenin Türkiye'deki bileşimine bakılarak verilir.

Mavi Kartlı mirasçı yabancı sayılır mı?

Türkiye kaynaklı mirasların önemli bir kısmında mirasçılar, doğumla Türk vatandaşı olup sonradan çıkma izniyle vatandaşlıktan ayrılmış kişilerdir. 5901 sayılı Türk Vatandaşlığı Kanunu m.28/1, bu kişileri ve üçüncü dereceye kadar altsoylarını, maddede sayılan istisnalar dışında "Türk vatandaşlarına tanınan haklardan aynen yararlanmaya devam" ettirir. m.28/2'deki istisnalar sınırlıdır: seçme ve seçilme, muafen araç veya ev eşyası ithali ve askerlik yükümlülüğü. Taşınmaz edinimi bu istisnalar arasında yer almaz.

Bu okumayı kanunun kendisi de teyit eder: Tapu Kanunu m.36, yabancı sermayeli şirketlere ilişkin rejimi düzenlerken "5901 sayılı Türk Vatandaşlığı Kanununun 28 inci maddesi kapsamındaki kişiler hariç olmak üzere" ifadesiyle bu kişileri yabancı gerçek kişi rejiminin dışında tutar. Sonuç olarak Mavi Kartlı mirasçı, taşınmaz edinimi bakımından m.35'teki yabancı sınırlamalarına tabi değildir.

Buna karşılık dikkat edilmesi gereken bir usul ayrıntısı vardır. Mavi Kartlı kişiler nüfus kütüğünde değil, ayrı tutulan Mavi Kartlılar Kütüğü'nde kayıtlıdır ve kendilerine T.C. kimlik numarası yerine ayrı bir kimlik numarası verilir (5901 m.28/7, m.28/8, m.28/9). Mirasçılık belgesi noter yolunda nüfus kayıtları üzerinden kurulduğundan, kayıt yapısı bu dosyalarda belirleyici olabilir. Kanun, Mavi Kartlının noter yolundan yararlanıp yararlanamayacağını açık bir hükümle çözmemiştir; bu nedenle uygulamada sonuç dosya bazında ortaya çıkar ve noterin belge veremediği hâllerde sulh hukuk mahkemesi yolu her hâlükârda açıktır.

Tapuda intikal: yabancı mirasçının edinme sınırı ve tasfiye kuralı

Miras, ölümle birlikte kanun gereği kazanılır (TMK m.599); tapudaki intikal bu kazanımın tescil ayağıdır. Ancak yabancı gerçek kişiler bakımından Tapu Kanunu m.35 iki katmanlı bir sınır getirir:

  • Taşınmaz ve sınırlı ayni hak edinimi, Cumhurbaşkanı tarafından belirlenen ülkelerin vatandaşları bakımından mümkündür. Ülke listesi idari bir düzenlemeyle belirlenir ve değişebilir; bu nedenle burada ülke adı sayılmamaktadır — güncel durum Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü'nden teyit edilmelidir.
  • Edinilen taşınmaz ve bağımsız-sürekli nitelikteki sınırlı ayni hakların toplam alanı, özel mülkiyete konu ilçe yüzölçümünün yüzde onunu ve kişi başına ülke genelinde otuz hektarı geçemez. Cumhurbaşkanı, kişi başına ülke genelinde edinilebilecek miktarı iki katına kadar artırmaya yetkilidir; yüzde onluk ilçe sınırı bu yetkinin kapsamında değildir.

Miras yoluyla edinim bu sınırların dışına taştığında ne olur? m.35'in son fıkrası mekanizmayı açıkça kurar: birinci fıkradaki sınırlamalar dışında miras yoluyla edinilen taşınmazlar ve sınırlı ayni haklar, Maliye Bakanlığınca verilecek bir yılı geçmeyen süre içinde maliki tarafından tasfiye edilmezse, tasfiye edilerek bedele çevrilir ve bedeli hak sahibine ödenir. Yani mirasçı hakkını kaybetmez; hak, taşınmaz olmaktan çıkıp bedele dönüşür. Sürenin kaçırılması, tasfiyenin kendi elinizle yapılması imkânını ortadan kaldırır — bu yüzden yabancı mirasçının tapu adımını süreye bağlı bir iş olarak planlaması gerekir.

Tapudaki intikal adımının kendisini — belgeler, elbirliği mülkiyetinden paylı mülkiyete geçiş, paylaşım — yabancı varislerin taşınmaz devri sayfamızda ve tapuda miras intikali rehberimizde ayrıca ele alıyoruz.

Süreler yurt dışında da işler: üç aylık ret süresi

Yabancılık unsuru taşıyan dosyalarda en çok kaçırılan süre, terekenin reddine ilişkin olandır. TMK m.606'ya göre miras üç ay içinde reddolunabilir. Sürenin başlangıcı, yasal mirasçılar bakımından ölümün öğrenildiği tarihtir; mirasçı olduklarını daha sonra öğrendiklerini ispat ederlerse başlangıç o tarihe kayar. Koruma önlemi olarak terekenin yazımı yapılmışsa süre, yazımın sona erdiğinin sulh hâkimince bildirilmesiyle başlar (m.607).

Yurt dışında yaşayan mirasçı için buradaki ayrım pratikte belirleyicidir: süre ölüm tarihinden değil, öğrenme tarihinden işler ve öğrenme tarihi ispata elverişli bir olgudur. Terekenin borca batık olabileceği dosyalarda tanıma ya da belge adımına girmeden önce bu sürenin durumunu tespit etmek gerekir; ret usulünün ayrıntısı reddi miras sayfamızdadır.

Vergi tarafı: nereye kadar Türkiye'nin?

7338 sayılı Veraset ve İntikal Vergisi Kanunu m.1, verginin kapsamını uyruğa değil malın yerine ve kişinin tabiiyetine bağlar. Türkiye Cumhuriyeti tabiiyetindeki şahıslara ait mallar ile Türkiye'de bulunan malların veraset yoluyla intikali vergiye tabidir. Buna göre yabancı bir mirasçının Türkiye'deki taşınmazı miras yoluyla edinmesi, mirasçının uyruğundan bağımsız olarak beyan yükümlülüğü doğurur.

Maddenin üçüncü fıkrası ise ters yöndeki hâli kapatır: Türk vatandaşının Türkiye sınırları dışında bulunan malını miras yoluyla edinen ve Türkiye'de ikametgâhı olmayan yabancı şahıs bu vergiyle mükellef tutulmaz.

2026 tarifesi, istisna tutarları, beyanname süreleri ve taksit düzeninin tamamını künyeleriyle veraset ve intikal vergisi sayfamızda bulabilirsiniz; burada tekrarlamıyoruz.

Yabancılık unsuru taşıyan bir tereke dosyasında sıra çoğu zaman şudur: uygulanacak hukukun tespiti, belgenin hangi yoldan kurulacağına karar verilmesi, tapu ve banka adımlarının süreye bağlanması, vergi beyanının takvime oturtulması. Bu adımların hangi sırayla yürüyeceğini dosyanızın yapısına göre değerlendirmek için miras ve tereke hukuku ekibimizle iletişime geçebilirsiniz.

Sıkça Sorulan Sorular

Almanya'dan aldığım Erbschein Türkiye'de geçerli mi?

Yabancı mahkemeden alınmış bir mirasçılık belgesi Türkiye'de kendiliğinden hüküm doğurmaz. Kesin delil veya kesin hüküm olarak kabul edilebilmesi, Türk mahkemesinin tanıma kararına bağlıdır (MÖHUK m.58/1) ve bu belgeye dayanılarak tapuda idari işlem yapılması da aynı usule tabidir (m.58/3). Belge mahkeme yerine noter veya idari makamca düzenlenmişse yol farklılaşır; bu durumda çoğu zaman Türkiye'den yeni belge istenir.

Tanıma için o ülkeyle karşılıklılık anlaşması olması gerekir mi?

Hayır. MÖHUK m.58/1, tanımada m.54/1-(a) bendinin — yani karşılıklılık şartının — uygulanmayacağını açıkça düzenler. Münhasır yetki, kamu düzeni ve savunma hakkına ilişkin diğer şartlar tanımada da aranır.

Yabancı mirasçı için hangi mahkeme yetkili?

İki ayrı kural vardır. Mirasa ilişkin davalarda ölenin Türkiye'deki son yerleşim yeri, yoksa terekeye dâhil malların bulunduğu yer mahkemesi yetkilidir (MÖHUK m.43). Tanıma isteminde ise görevli mahkeme asliye mahkemesidir; karşı tarafın Türkiye'de yerleşim yeri veya sâkin olduğu yer yoksa Ankara, İstanbul veya İzmir mahkemelerinden biri seçilebilir (m.51).

Türkiye'deki daire için hangi ülkenin miras hukuku uygulanır?

Türk hukuku. MÖHUK m.20/1 genel kural olarak ölenin millî hukukunu yetkili kılar, ancak aynı fıkranın ikinci cümlesi Türkiye'de bulunan taşınmazlar hakkında Türk hukukunun uygulanacağını söyler. Bu nedenle aynı terekenin taşınır ve taşınmaz kısımları farklı hukuklara tabi olabilir.

Yabancı belgeye apostil şerhi yeterli mi?

MÖHUK m.53, ilamın o ülke makamlarınca usulen onanmış aslını veya onanmış örneğini, ilamın kesinleştiğini gösteren onanmış belgeyi ve her ikisinin onanmış tercümesini arar. Onamanın apostil şerhiyle mi yoksa konsolosluk tasdikiyle mi yapılacağı, ilgili devletin taraf olduğu sözleşmelere göre değişir ve dosya bazında belirlenir.

Mavi Kartlıyım, taşınmaz edinimi sınırlarına tabi miyim?

5901 sayılı Kanun m.28/1, çıkma izniyle Türk vatandaşlığını kaybedenleri ve üçüncü dereceye kadar altsoylarını, maddede sayılan istisnalar dışında Türk vatandaşlarına tanınan haklardan yararlandırır; m.28/2'deki istisnalar arasında taşınmaz edinimi yoktur. Tapu Kanunu m.36 da bu kişileri yabancı gerçek kişi rejiminin dışında tutar.

Miras yoluyla edindiğim taşınmaz yabancılara açık sınırı aşarsa ne olur?

Tapu Kanunu m.35'in son fıkrasına göre, birinci fıkradaki sınırlamalar dışında miras yoluyla edinilen taşınmazlar, Maliye Bakanlığınca verilecek bir yılı geçmeyen süre içinde malik tarafından tasfiye edilmezse tasfiye edilerek bedele çevrilir ve bedeli hak sahibine ödenir. Hak ortadan kalkmaz, bedele dönüşür.

Yabancı mirasçı Türkiye'de veraset ve intikal vergisi öder mi?

Türkiye'de bulunan malların veraset yoluyla intikali, 7338 sayılı Kanun m.1 uyarınca vergiye tabidir; mirasçının uyruğu bu kapsamı değiştirmez. Buna karşılık Türk vatandaşının Türkiye dışındaki malını edinen ve Türkiye'de ikametgâhı bulunmayan yabancı şahıs bu vergiyle mükellef tutulmaz (m.1/3).

Yabancı ilam tanınırsa hangi tarihten itibaren sonuç doğurur?

MÖHUK m.59'a göre yabancı ilamın kesin hüküm veya kesin delil etkisi, yabancı mahkeme kararının kesinleştiği andan itibaren hüküm ifade eder; tanıma kararının tarihinden değil.