Yurt dışında kurulmuş bir vakıf, dernek ya da kâr amacı gütmeyen kuruluşun Türkiye'de bir ofis açması, bir projede yerel bir dernekle işbirliği yapması veya Türkiye'den üye kabul etmesi — bu üç işlemin de tek bir ortak koşulu vardır ve bu koşul sağlanmadığında yaptırım yalnız yabancı kuruluşa değil, onunla işbirliği yapan tarafa da uygular. Kaynak, 4/11/2004 tarihli ve 5253 sayılı Dernekler Kanunu'dur.
Aşağıdaki çerçeve 6 Eylül 2026 tarihinde mevzuat.gov.tr üzerindeki güncel 5253 sayılı Kanun metninden doğrulanmıştır.
Çifte izin: Dışişleri görüşü, İçişleri kararı
Kanun'un 5 inci maddesi iki yönü ayrı ayrı düzenler.
Türk dernekleri için serbesti esastır: dernekler, tüzüklerinde gösterilen amaçları gerçekleştirmek üzere "uluslararası faaliyette veya işbirliğinde bulunabilir, yurt dışında temsilcilik veya şube açabilir, yurt dışında dernek veya üst kuruluş kurabilir veya yurt dışında kurulmuş dernek veya kuruluşlara katılabilirler." Bu fıkrada bir izin şartı yoktur.
Yabancı dernekler için ise ikinci fıkra bir kapı kurar:
"Yabancı dernekler, Dışişleri Bakanlığının görüşü alınmak suretiyle İçişleri Bakanlığının izniyle Türkiye'de faaliyette veya işbirliğinde bulunabilir, temsilcilik veya şube açabilir, dernek veya üst kuruluş kurabilir veya kurulmuş dernek veya üst kuruluşlara katılabilirler."
Dört unsura dikkat etmek gerekir. Birincisi, izin veren makam İçişleri Bakanlığı, görüşü alınan makam Dışişleri Bakanlığıdır; yani karar tek merciden çıkar ama önünde zorunlu bir görüş aşaması vardır. İkincisi, iznin kapsamı yalnız şube ve temsilcilik açmakla sınırlı değildir — "faaliyette veya işbirliğinde bulunmak" da izne tâbidir. Üçüncüsü, mevcut bir Türk derneğine veya üst kuruluşuna katılmak da aynı izne bağlanmıştır. Dördüncüsü, hüküm ofis açmayı değil, faaliyeti esas alır; fiziksel bir yapı kurulmasa da izin gerekebilir.
Yaptırım karşı tarafa da uygulanır
30 uncu maddenin (g) bendi, iznin yaptırımını düzenler ve muhatap listesi geniştir:
"Yetkili mercilerin izni olmaksızın yabancı dernekler ve merkezi yurt dışında bulunan kâr amacı gütmeyen kuruluşların Türkiye'de temsilciliklerini veya şubelerini açanlar, faaliyetlerini yürütenler, bunlarla işbirliğinde bulunanlar veya bunları üye kabul edenlere bin Türk Lirası idarî para cezası verilir ve izinsiz açılan şube veya temsilciliğin de kapatılmasına karar verilir."
Bendin kapsamı iki noktada genişletilmiştir. Birincisi, yalnız "yabancı dernek" değil, "merkezi yurt dışında bulunan kâr amacı gütmeyen kuruluşlar" da sayılmıştır; bu ifade, kendi ülkesinde dernek dışında bir hukukî biçim taşıyan vakıf, foundation veya benzeri yapıları da kapsayacak genişliktedir. İkincisi, muhatap yalnız izinsiz açan taraf değildir: işbirliğinde bulunanlar ve üye kabul edenler de aynı yaptırıma tabidir.
Bunun pratik sonucu, uyum tarafında sıkça gözden kaçar: Türkiye'deki bir dernek veya kuruluş, yurt dışı merkezli bir kâr amacı gütmeyen kuruluşla ortak proje yürütmeden önce, karşı tarafın 5 inci madde iznini alıp almadığını doğrulamalıdır. İzin yoksa risk iki taraflıdır.
Bent metnindeki "bin Türk Lirası" ibaresi Kanun'un kendi nominal rakamıdır. İdarî para cezaları 30/3/2005 tarihli ve 5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun 17 nci maddesi uyarınca her yıl yeniden değerleme oranında artırıldığından, uygulanacak tutar ilgili yıl için ilan edilen güncel tutardır. Asıl ağır sonuç zaten para cezası değil, kapatma kararıdır.
| İşlem | İzin gerekir mi | Dayanak |
|---|---|---|
| Türk derneğinin yurt dışında şube/temsilcilik açması | Hayır | m.5/1 |
| Yabancı derneğin Türkiye'de şube/temsilcilik açması | Evet (Dışişleri görüşü + İçişleri izni) | m.5/2 |
| Yabancı derneğin Türkiye'de faaliyet veya işbirliği | Evet | m.5/2 |
| Yabancı derneğin Türk üst kuruluşuna katılması | Evet | m.5/2 |
| İzinsiz kuruluşla işbirliği veya onu üye kabul etme | Yaptırım muhatabı | m.30/1-g |
Yurt dışı yardımlar: iki yönlü bildirim
21 inci maddenin başlığı, 27/12/2020 tarihli ve 7262 sayılı Kanun'un 14 üncü maddesiyle "Yurt dışı yardımlar" olarak değiştirilmiştir ve madde bugün her iki yönü de kapsar.
Gelen yardım için kural şudur: "Dernekler mülkî idare amirliğine önceden bildirimde bulunmak şartıyla yurt dışındaki kişi, kurum ve kuruluşlardan aynî ve nakdî yardım alabilirler." İki ek şart vardır: bildirimin şekli ve içeriği yönetmelikte düzenlenir ve "nakdî yardımların bankalar aracılığıyla alınması zorunludur."
Giden yardım için ise 7262 sayılı Kanun'la eklenen fıkra simetriyi kurar: "Yurt dışına yapılacak yardımlar ise, yardım yapılmadan önce dernekler tarafından mülki idare amirliğine bildirilir."
Her iki yönde de bildirim önceden yapılır; sonradan bildirim, hükmün lafzına uymaz. Yabancı fon alan veya yurt dışında proje finanse eden yapılarda bu, ödeme takviminin bildirim takvimine bağlanması demektir.
Organlarda görev yasağı: 2020 paketi
3 üncü maddeye 7262 sayılı Kanun'un 12 nci maddesiyle eklenen fıkra, dernek organlarına bir engel rejimi getirir:
"26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 53 üncü maddesinde belirtilen süreler geçmiş veya affa uğramış olsa bile; 7/2/2013 tarihli ve 6415 sayılı Terörizmin Finansmanının Önlenmesi Hakkında Kanun kapsamında yer alan suçlar ile Türk Ceza Kanununda yer alan uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti veya suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama suçlarından mahkûm olanlar derneklerin genel kurul dışındaki organlarında görev alamazlar."
Fıkra iki yönlü işler: seçildikten sonra bu suçlardan mahkûm olanların görevi sona erer; buna karşılık "yasaklanmış hakların geri verilmesi kararı verildiği takdirde bu fıkra hükümleri uygulanmaz."
Kapsamın sınırı da önemlidir: yasak genel kurul dışındaki organlar içindir; üyelik ve genel kurulda oy kullanma bu fıkranın dışındadır.
Denetim rejimi ve 2024 tarihli iptaller
19 uncu madde iki ayrı yükümlülük içerir. Birincisi beyannamedir: dernekler yıl sonu itibarıyla faaliyetlerini ve gelir-gider işlemlerinin sonuçlarını düzenleyecekleri beyanname ile her yıl Nisan ayı sonuna kadar mülkî idare amirliğine vermekle yükümlüdür.
İkincisi denetimdir. Gerekli görülen hâllerde derneklerin amaçları doğrultusunda faaliyet gösterip göstermedikleri ile defter ve kayıtlarını mevzuata uygun tutup tutmadıkları, İçişleri Bakanı veya mülkî idare amiri tarafından kamu görevlilerine denetletilebilir. 7262 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesiyle eklenen cümleler bu denetime çerçeve çizer:
- Denetimlerin, yapılacak risk değerlendirmelerine göre üç yılı geçmeyecek şekilde her yıl yapılması esastır.
- Bu denetimlerde kolluk kuvveti mensupları görevlendirilemez.
- Denetimler mesai saatleri içerisinde yapılır.
- Denetimler en az yirmi dört saat önce derneklere bildirilir.
Aynı maddede 7262 sayılı Kanun'la getirilen bazı hükümler ise yürürlükte değildir: ikinci fıkranın altıncı cümlesi ile maddeye eklenen dördüncü ve beşinci fıkralar, Anayasa Mahkemesinin 18/1/2024 tarihli ve E: 2021/28, K: 2024/11 sayılı kararı ile iptal edilmiştir. 2020 paketini anlatan ikincil kaynaklar bu iptalleri çoğu zaman yansıtmaz; metin okunurken iptal edilmiş hükümlerin hâlâ yürürlükteymiş gibi aktarılması sık rastlanan bir hatadır.
Yürürlükte kalan bir yetki, bilirkişi görevlendirmesidir: uzmanlık veya teknik bilgi gerektiren durumlarda İçişleri Bakanlığı, valilikler ve kaymakamlıklar tarafından bilirkişi görevlendirilebilir; ücret İçişleri Bakanlığı ile Hazine ve Maliye Bakanlığınca birlikte tespit edilir ve İçişleri Bakanlığı bütçesinden karşılanır. Denetim sırasında suç teşkil eden fiil tespit edilirse mülkî idare amiri durumu derhal Cumhuriyet savcılığına ve derneğe bildirir.
Kolluğun yetkisi: hâkim kararı, 24 saat, 48 saat
20 nci madde, denetimden ayrı bir rejim kurar ve süreleri kanunla sabitler:
"Kamu düzeninin korunması veya suç işlenmesinin önlenmesi nedenlerinden birine bağlı olarak usulüne göre verilmiş hâkim kararı olmadıkça, yine bu nedenlere bağlı olarak gecikmesinde sakınca bulunan durumlarda mülkî idare amirinin yazılı emri bulunmadıkça, kolluk kuvvetleri, dernek ve eklentilerine giremez, arama yapamaz ve buradaki eşyaya el koyamaz."
Süreler ardışıktır: mülkî idare amirinin kararı yirmi dört saat içinde görevli hâkimin onayına sunulur; hâkim kararını el koymadan itibaren kırk sekiz saat içinde açıklar; "aksi hâlde, el koyma kendiliğinden kalkar." Hâkim kararı, mülkî idare amiri tarafından dernek yöneticilerine yazıyla duyurulur.
| Yükümlülük | Süre / eşik | Dayanak |
|---|---|---|
| Beyanname | Her yıl Nisan ayı sonuna kadar | m.19/1 |
| Denetim bildirimi | En az 24 saat önce | m.19/2 |
| Denetim sıklığı | Risk değerlendirmesine göre, üç yılı geçmeyecek şekilde her yıl | m.19/2 |
| Taşınmaz edinimi bildirimi | Tapuya tescilden itibaren bir ay | m.22 |
| Organ ve üyelik bildirimi | Genel kurulu izleyen otuz gün | m.23 |
| El koymanın hâkim onayı | 24 saat içinde sunulur, 48 saat içinde karar | m.20 |
Taşınmaz, ortak proje ve bildirim takvimi
22 nci maddeye göre dernekler, genel kurullarının yetki vermesi üzerine yönetim kurulu kararıyla taşınmaz satın alabilir veya taşınmazlarını satabilir; edinilen taşınmazlar tapuya tescilinden itibaren bir ay içinde mülkî idare amirliğine bildirilir. İki aşamalı yetki yapısı, tek başına yönetim kurulu kararıyla yapılan alımları tartışmalı hâle getirir.
23 üncü madde ise organ ve üyelik bildirimini düzenler: dernekler, genel kurulu izleyen otuz gün içinde, yönetim ve denetim kurulu ile diğer organlara seçilen asıl ve yedek üyeleri, üyeliğe kabul edilenler ile üyeliği sona erenlerin kimlik bilgilerini idareye bildirir.
Kamu ile ortak proje yapısı 10 uncu maddededir: 5072 sayılı Dernek ve Vakıfların Kamu Kurum ve Kuruluşları ile İlişkilerine Dair Kanun hükümleri saklı kalmak üzere dernekler, kamu kurum ve kuruluşları ile görev alanlarına giren konularda ortak projeler yürütebilir; bu projelerde kamu kurum ve kuruluşları proje maliyetlerinin en fazla yüzde ellisi oranında aynî veya nakdî katkı sağlayabilir. 18/2/2009 tarihli ve 5838 sayılı Kanun'un 7 nci maddesiyle eklenen cümle uyarınca, 4857 sayılı İş Kanunu'nun 30 uncu maddesi çerçevesindeki engelli ve eski hükümlü projelerinde bu oran aranmaz.
Sonuç
Yurt dışı merkezli bir kâr amacı gütmeyen kuruluşun Türkiye ayağını kurarken sıralama şudur: önce 5 inci madde izni (Dışişleri görüşü + İçişleri izni), sonra faaliyet biçiminin izin kapsamına uygunluğu, ardından yurt dışı yardım akışlarının önceden bildirimi ve nakdî yardımların banka kanalı.
Türkiye tarafındaki muhataplar için ise tek cümlelik bir kural çıkar: izinsiz bir yabancı kuruluşla işbirliği yapmak veya onu üye kabul etmek, 30 uncu maddenin (g) bendi bakımından kendi başına yaptırım sebebidir. Karşı tarafın iznini doğrulamak, sözleşme öncesi kontrol listesinin ilk maddesi olmalıdır.
Yurt dışından gelen fonun banka kanalı ve döviz tarafı için yabancı sermaye transferi ve DAB yazımıza, şube ve temsilcilik izninin başka bir sektördeki karşılığı için bankacılıkta kuruluş, şube ve pay devri izni yazımıza, mali suç ve izin rejimi kesişimi için kripto varlık hizmet sağlayıcı yazımıza bakılabilir.
Bu çerçeve genel bilgilendirme amaçlıdır; izin başvurusunun kapsamı ve bildirim usulleri ilgili yönetmelikten ayrıca doğrulanmalıdır.




