6284 sayılı Kanun, koruma kararını ispat şartına değil, hızlı karara bağlar:
"Koruyucu tedbir kararı verilebilmesi için, şiddetin uygulandığı hususunda delil veya belge aranmaz. Önleyici tedbir kararı, geciktirilmeksizin verilir. Bu kararın verilmesi, bu Kanunun amacını gerçekleştirmeyi tehlikeye sokabilecek şekilde geciktirilemez." (m.8/3)
Ve başvurunun önündeki mali engel de kanun tarafından kaldırılmıştır:
"Bu Kanun kapsamındaki başvurular ile verilen kararların icra ve infazı için yapılan işlemlerden yargılama giderleri, harç, posta gideri ve benzeri hiçbir ad altında masraf alınmaz." (m.20/1)
⚠ Kanun ayrıca nereye başvurulacağını da geniş tutar: m.8/1'e göre tedbir kararları "en çabuk ve en kolay ulaşılabilecek yer hâkiminden, mülkî amirden ya da kolluk biriminden" talep edilebilir.
Kim, hangi tedbire karar verir
Kanun tedbirleri karar merciine göre ayırır.
m.3/1 — mülkî amir tarafından verilecek koruyucu tedbirler:
- (a) Kendisine ve gerekiyorsa beraberindeki çocuklara, bulunduğu yerde veya başka bir yerde uygun barınma yeri sağlanması,
- (b) Diğer kanunlar kapsamındaki yardımlar saklı kalmak üzere geçici maddi yardım yapılması,
- (c) Psikolojik, meslekî, hukukî ve sosyal bakımdan rehberlik ve danışmanlık hizmeti verilmesi,
- (ç) Hayatî tehlikesinin bulunması hâlinde, talep üzerine veya resen geçici koruma altına alınması,
- (d) Korunan kişinin çocukları varsa çalışma yaşamına katılımını desteklemek üzere, maddede belirtilen süre ve tutar sınırları içinde kreş imkânının sağlanması.
🔑 m.3/2 — kolluğun acil yetkisi: gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde (a) ve (ç) bentlerindeki tedbirler ilgili kolluk amirlerince de alınabilir. Kolluk amiri evrakı, kararın alındığı tarihi takip eden ilk iş günü içinde mülkî amirin onayına sunar; "Mülkî amir tarafından kırk sekiz saat içinde onaylanmayan tedbirler kendiliğinden kalkar."
m.4/1 — hâkim tarafından verilecek koruyucu tedbirler: işyerinin değiştirilmesi; evli olma hâlinde müşterek yerleşim yerinden ayrı yerleşim yeri belirlenmesi; Medeni Kanundaki şartların varlığı ve korunan kişinin talebi üzerine tapu kütüğüne aile konutu şerhi konulması; ve hayatî tehlikenin diğer tedbirlerle önlenemeyeceğinin anlaşılması hâlinde, ilgilinin aydınlatılmış rızasına dayalı olarak 5726 sayılı Tanık Koruma Kanunu hükümlerine göre kimlik ve ilgili bilgi ve belgelerin değiştirilmesi.
🔴 Önleyici tedbirler: uzaklaştırmanın kendisi
m.5/1, hâkim tarafından şiddet uygulayan hakkında verilebilecek önleyici tedbirleri sayar:
- (a) Şiddet mağduruna yönelik şiddet tehdidi, hakaret, aşağılama veya küçük düşürmeyi içeren söz ve davranışlarda bulunmaması,
- (b) Müşterek konuttan veya bulunduğu yerden derhâl uzaklaştırılması ve müşterek konutun korunan kişiye tahsis edilmesi,
- (c) Korunan kişilere, bu kişilerin bulundukları konuta, okula ve işyerine yaklaşmaması,
- (ç) Çocuklarla ilgili daha önce verilmiş bir kişisel ilişki kurma kararı varsa, kişisel ilişkinin refakatçi eşliğinde yapılması, sınırlanması ya da tümüyle kaldırılması,
- (d) Gerekli görülmesi hâlinde, korunan kişinin — şiddete uğramamış olsa bile — yakınlarına, tanıklarına ve (kişisel ilişki hâlleri saklı kalmak üzere) çocuklarına yaklaşmaması,
- (e) Korunan kişinin şahsi eşyalarına ve ev eşyalarına zarar vermemesi,
- (f) Korunan kişiyi iletişim araçlarıyla veya sair surette rahatsız etmemesi,
- (g) Bulundurulması veya taşınmasına kanunen izin verilen silahları kolluğa teslim etmesi,
- (ğ) Silah taşıması zorunlu bir kamu görevi ifa etse bile, bu görev nedeniyle zimmetindeki silahı kurumuna teslim etmesi,
- (h) Korunan kişilerin bulundukları yerlerde alkol ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanmaması ya da bu maddelerin etkisindeyken yaklaşmaması; bağımlılığı varsa hastaneye yatmak dâhil muayene ve tedavisinin sağlanması,
- (ı) Bir sağlık kuruluşuna muayene veya tedavi için başvurması ve tedavisinin sağlanması.
🔑 m.5/2 — kolluk amirinin acil yetkisi: gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde (a), (b), (c) ve (d) bentlerindeki tedbirler ilgili kolluk amirlerince de alınabilir. Kolluk amiri evrakı en geç kararın alındığı tarihi takip eden ilk iş günü içinde hâkimin onayına sunar; "Hâkim tarafından yirmi dört saat içinde onaylanmayan tedbirler kendiliğinden kalkar."
⚠ İki onay rejimi karıştırılmamalıdır: mülkî amir onayı kırk sekiz saat (m.3/2), hâkim onayı yirmi dört saattir (m.5/2).
m.5/3: hâkim, bu tedbirlerle birlikte 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunundaki koruyucu ve destekleyici tedbirler ile Medeni Kanun hükümlerine göre velayet, kayyım, nafaka ve kişisel ilişki kurulması hususlarında karar vermeye yetkilidir.
🔑 m.5/4 — talep edilmese dahi nafaka: şiddet uygulayan aynı zamanda ailenin geçimini sağlayan yahut katkıda bulunan kişi ise, Medeni Kanuna göre nafakaya hükmedilmemiş olması kaydıyla hâkim, şiddet mağdurunun yaşam düzeyini göz önünde bulundurarak "talep edilmese dahi tedbir nafakasına hükmedebilir."
⏱ Süre, uzatma ve tebliğ
m.8/2: "Tedbir kararı ilk defasında en çok altı ay için verilebilir." Ancak şiddet veya şiddet uygulanma tehlikesinin devam edeceğinin anlaşıldığı hâllerde; resen, korunan kişinin ya da Bakanlık veya kolluk görevlilerinin talebi üzerine sürenin veya şeklinin değiştirilmesine, kaldırılmasına veya aynen devam etmesine karar verilebilir.
m.8/4 — tebliğ: tedbir kararı korunan kişiye ve şiddet uygulayana tefhim veya tebliğ edilir. Talebin reddine ilişkin karar ise sadece korunan kişiye tebliğ edilir. Gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde kolluk birimince verilen karar, şiddet uygulayana bir tutanakla derhâl tebliğ edilir.
🔑 m.8/5: tefhim ve tebliğ işlemlerinde, "tedbir kararına aykırılık hâlinde şiddet uygulayan hakkında zorlama hapsinin uygulanacağı ihtarı yapılır."
m.8/6 — gizlilik: gerekli bulunması hâlinde korunan kişi ve diğer aile bireylerinin kimlik bilgileri, kimliği ortaya çıkarabilecek bilgiler ve adresleri ile korumanın etkinliği bakımından önem taşıyan diğer bilgiler tüm resmî kayıtlarda gizli tutulur; tebligat için ayrı bir adres tespit edilir. Bu bilgileri hukuka aykırı olarak başkasına veren, ifşa eden veya açıklayan kişi hakkında Türk Ceza Kanununun ilgili hükümleri uygulanır.
m.8/7: talep hâlinde ilgililere kişisel eşya ve belgelerinin kolluk marifetiyle teslimi sağlanır.
🔑 m.10/5 — önemli bir ayrıntı: "Tedbir kararının ilgililere tefhim veya tebliğ edilmemesi, kararın uygulanmasına engel teşkil etmez."
🔴 İtiraz: iki hafta, bir hafta, kesin
m.9/1: bu Kanun hükümlerine göre verilen kararlara karşı, tefhim veya tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde ilgililer tarafından aile mahkemesine itiraz edilebilir.
m.9/2 — dosya nereye gider: hâkim tarafından verilen tedbir kararlarına itiraz üzerine dosya; o yerde aile mahkemesinin birden fazla dairesi varsa numara olarak kendisini izleyen daireye, son numaralı daire için birinci daireye, tek daire varsa asliye hukuk mahkemesine, aile mahkemesi hâkimi ile asliye hukuk mahkemesi hâkiminin aynı hâkim olması hâlinde en yakın asliye hukuk mahkemesine gecikmeksizin gönderilir.
m.9/3: "İtiraz mercii kararını bir hafta içinde verir. İtiraz üzerine verilen kararlar kesindir."
| Konu | Süre / Kural |
|---|---|
| Tedbir kararı süresi | İlk defasında en çok 6 ay (m.8/2) |
| Kolluk kararı → hâkim onayı | 24 saat; onaylanmazsa kendiliğinden kalkar (m.5/2) |
| Kolluk kararı → mülkî amir onayı | 48 saat; onaylanmazsa kendiliğinden kalkar (m.3/2) |
| İtiraz | Tefhim/tebliğden 2 hafta, aile mahkemesine (m.9/1) |
| İtiraz mercii | 1 hafta içinde karar; karar kesin (m.9/3) |
| Karara aykırılık | 3-10 gün zorlama hapsi (m.13/1) |
| Her tekrarında | 15-30 gün; toplam 6 ayı geçemez (m.13/2) |
| Masraf | Hiçbir ad altında alınmaz (m.20/1) |
Kararın uygulanması
m.10/1: alınan tedbir kararları, Bakanlığın ilgili il ve ilçe müdürlükleri ile kararın niteliğine göre Cumhuriyet başsavcılığına veya kolluğa en seri vasıtalarla bildirilir.
m.10/3: geçici koruma altına alma kararı ile şiddet uygulayan hakkındaki önleyici tedbir kararlarının yerine getirilmesinden; hakkında karar verilen kişilerin yerleşim yeri, bulunduğu yer ya da tedbirin uygulanacağı yer kolluk birimi görevli ve yetkilidir.
m.10/4: tedbir kararı kolluk amirince verilip uygulandığı veya korunan kişinin kollukta bulunduğu hâllerde, kişi Bakanlığın ilgili müdürlüklerine ivedilikle ulaştırılır; mümkün olmazsa giderleri Bakanlık bütçesinden karşılanmak üzere kendisine ve beraberindekilere geçici barınma imkânı sağlanır.
m.12: tedbir kararlarının uygulanmasında hâkim kararı ile teknik araç ve yöntemler kullanılabilir.
🔴 Karara aykırılık: zorlama hapsi
m.13/1: hakkında tedbir kararı verilen şiddet uygulayan, kararın gereklerine aykırı hareket ederse — "fiili bir suç oluştursa bile" — ihlal edilen tedbirin niteliğine ve aykırılığın ağırlığına göre hâkim kararıyla üç günden on güne kadar zorlama hapsine tabi tutulur.
m.13/2: aykırılığın her tekrarında, aynı ölçütlere göre zorlama hapsinin süresi on beş günden otuz güne kadardır. "Ancak zorlama hapsinin toplam süresi altı ayı geçemez."
m.13/3: zorlama hapsine ilişkin kararlar Cumhuriyet başsavcılığınca yerine getirilir ve Bakanlığın ilgili müdürlüklerine bildirilir.
⚠ "Fiili bir suç oluştursa bile" ifadesi, zorlama hapsinin ayrı bir yaptırım olduğunu gösterir: ceza soruşturmasının varlığı, tedbire aykırılıktan doğan bu sonucu ortadan kaldırmaz.
m.7: şiddet veya şiddet uygulanma tehlikesinin varlığı hâlinde herkes bu durumu resmî makam veya mercilere ihbar edebilir.
m.20/2: Bakanlık, gerekli görmesi hâlinde şiddet veya şiddet tehlikesi dolayısıyla açılan idarî, cezaî, hukukî her tür davaya ve çekişmesiz yargıya katılabilir.
Çocuklarla kişisel ilişki ve velayet boyutu için velayetin değiştirilmesi ve kişisel ilişki yazımıza bakınız. Boşanma sürecindeki nafaka düzenlemesi için anlaşmalı boşanma protokolü yazımız ilgilidir. Nafaka kararına uyulmamasının icra tarafındaki karşılığı için nafakada tazyik hapsi yazımıza bakınız.
Bu dosyayı nasıl açıyoruz
⚠ Öncelikle: acil bir tehlike varsa beklenecek bir şey yoktur. m.8/1, tedbir kararının en çabuk ve en kolay ulaşılabilecek yer hâkiminden, mülkî amirden ya da kolluk biriminden talep edilebileceğini; m.20/1 ise bu başvurulardan hiçbir ad altında masraf alınmayacağını düzenler. m.3/1(c) uyarınca hukukî rehberlik ve danışmanlık da mülkî amir tarafından karar verilebilecek koruyucu tedbirler arasındadır. Bunlar kanunun kendi öngördüğü yollardır.
Vekil sıfatıyla üstlendiğimiz dosyalarda ilk çıktımız bir görüşme değil, yazılı bir hukuki değerlendirmedir. Bize şunları gönderirsiniz: tedbir kararının tam metni ve tefhim veya tebliğ tarihi, kararı veren merci (hâkim, mülkî amir, kolluk amiri), kolluk kararıysa onaya sunulma tarihi, kararda hangi bentlerin uygulandığı, ihlal iddiası varsa ihlal tarihleri ve kayıtları, ve varsa devam eden boşanma, velayet veya nafaka dosyalarının bilgileri.
Karşılığında kapsamı önceden belirlenmiş bir çalışma alırsınız: kararın m.3, m.4 veya m.5'in hangi bendine dayandığı ve kapsamının genişletilme ya da daraltılma imkânı, kolluk kararında m.5/2'deki yirmi dört saatlik (veya m.3/2'deki kırk sekiz saatlik) onay şartının yerine getirilip getirilmediği, m.9/1'deki iki haftalık itiraz süresinin durumu ve itirazın hangi mahkemeye gideceği, m.8/2 uyarınca sürenin uzatılması veya şeklinin değiştirilmesi talebinin kurgulanması, m.5/4 uyarınca talep edilmemiş olsa dahi tedbir nafakasına hükmedilebilirliği, ve ihlal hâlinde m.13'teki zorlama hapsi basamaklarının işletilmesi.
Ücretsiz danışma vermiyoruz. Bu dosya türünde ilk saat satış değil kararın dayanağının ve onay zincirinin okunmasıdır; kolluk tarafından alınan bir tedbir, süresinde onaylanmazsa kendiliğinden kalkar.
Sınırımızı açıkça yazalım: sonucu önceden taahhüt etmiyoruz. Kanun, itiraz üzerine verilen kararların kesin olduğunu açıkça yazmaktadır.




