Anlaşmalı boşanmada taraflar genellikle işin zor kısmını bitirdiklerini düşünerek duruşmaya gelir: protokol imzalanmış, kalemler paylaşılmış, tarih alınmıştır. Oysa Türk Medeni Kanunu bu metne, hâkim onaylayana kadar hiçbir hüküm tanımaz.
m.184/5: "Boşanma veya ayrılığın fer'î sonuçlarına ilişkin anlaşmalar, hâkim tarafından onaylanmadıkça geçerli olmaz."
Ve m.166/3 hâkime bundan fazlasını verir: metni değiştirme yetkisi. Bu iki hüküm birlikte okunduğunda, anlaşmalı boşanmada asıl risk anlaşamamak değil, anlaşılan metnin ayakta kalmamasıdır.
Anlaşmalı boşanmanın dört şartı
m.166/3 şartları tek fıkrada sayar:
"Evlilik en az bir yıl sürmüş ise, eşlerin birlikte başvurması ya da bir eşin diğerinin davasını kabul etmesi hâlinde, evlilik birliği temelinden sarsılmış sayılır. Bu hâlde boşanma kararı verilebilmesi için, hâkimin tarafları bizzat dinleyerek iradelerinin serbestçe açıklandığına kanaat getirmesi ve boşanmanın malî sonuçları ile çocukların durumu hususunda taraflarca kabul edilecek düzenlemeyi uygun bulması şarttır."
Dört unsur birlikte aranır:
| Şart | İçerik |
|---|---|
| Süre | Evlilik en az bir yıl sürmüş olmalı |
| İrade | Birlikte başvuru ya da birinin diğerinin davasını kabulü |
| Dinleme | Hâkim tarafları bizzat dinleyerek iradenin serbestçe açıklandığına kanaat getirmeli |
| Onay | Malî sonuçlar ve çocukların durumu hakkındaki düzenlemeyi uygun bulmalı |
⚠ "Bizzat dinleme" şartı, tarafların duruşmaya kendilerinin katılmasını gerektirir; bu, yurt dışında yaşayan eşler için planlanması gereken bir noktadır.
Hâkim protokolü değiştirebilir
Aynı fıkranın devamı, uygulamada en çok sürpriz yaratan cümledir:
"Hâkim, tarafların ve çocukların menfaatlerini göz önünde tutarak bu anlaşmada gerekli gördüğü değişiklikleri yapabilir. Bu değişikliklerin taraflarca da kabulü hâlinde boşanmaya hükmolunur."
Mekanizma şudur: hâkim değişiklik önerir; taraflar kabul ederse boşanmaya hükmolunur, kabul etmezse anlaşmalı boşanma yolu o duruşmada işlemez ve dosya çekişmeli boşanma mecrasına döner.
🔑 Bu yüzden protokol yazılırken hâkimin müdahale edebileceği kalemler — özellikle çocukla kişisel ilişki, iştirak nafakası ve çocuğun menfaatini ilgilendiren her düzenleme — baştan savunulabilir biçimde kurulmalıdır.
Fıkranın son cümlesi ayrıca genel ispat kuralına istisna getirir: "Bu hâlde tarafların ikrarlarının hâkimi bağlamayacağı hükmü uygulanmaz."
Boşanmada yargılamanın kendi kuralları
m.184, boşanma yargılamasını genel usulden ayıran altı kural sayar:
- Hâkim, davanın dayandığı olguların varlığına vicdanen kanaat getirmedikçe bunları ispatlanmış sayamaz.
- Hâkim, bu olgular hakkında gerek re'sen gerek istem üzerine taraflara yemin öneremez.
- Tarafların bu konudaki her türlü ikrarları hâkimi bağlamaz.
- Hâkim, kanıtları serbestçe takdir eder.
- Fer'î sonuçlara ilişkin anlaşmalar, hâkim tarafından onaylanmadıkça geçerli olmaz.
- Hâkim, taraflardan birinin istemi üzerine duruşmanın gizli yapılmasına karar verebilir.
Üçüncü kural anlaşmalı boşanmada m.166/3 ile bertaraf edilir; diğerleri çekişmeli boşanmada geçerliliğini korur. Altıncı kural, kamuya açık olmasını istemediği bir uyuşmazlığı olan taraflar için talep edilebilir bir imkândır.
Reddedilen davadan sonra: bir yıl
m.166/4, ortak hayatın fiilen kurulamamış olmasına dayanan ayrı bir boşanma sebebidir ve 14/11/2024 tarihli 7532 sayılı Kanun'un 13. maddesiyle değiştirilmiştir (Resmî Gazete 27/11/2024). Yürürlükteki hâli şöyledir:
"Boşanma sebeplerinden herhangi biriyle açılmış bulunan davanın reddine karar verilmesi ve bu kararın kesinleştiği tarihten başlayarak bir yıl geçmesi hâlinde, her ne sebeple olursa olsun ortak hayat yeniden kurulamamışsa evlilik birliği temelden sarsılmış sayılır ve eşlerden birinin istemi üzerine boşanmaya karar verilir."
⚠ Fıkra 2024 sonunda bütünüyle yeniden yazıldığı için, bu tarihten önce hazırlanmış kaynaklardaki süre ve koşul anlatımları güncel metinle karşılaştırılmalıdır. Yürürlükteki metnin aradığı üç unsur: ret kararının kesinleşmesi, bir yıl geçmesi, ve ortak hayatın yeniden kurulamamış olması.
Dikkat edilecek nokta, sürenin dava tarihinden değil ret kararının kesinleşmesinden işlemesidir.
Tazminat ve nafaka: iki ayrı kusur ölçütü
m.174/1 — maddî tazminat: "Mevcut veya beklenen menfaatleri boşanma yüzünden zedelenen kusursuz veya daha az kusurlu taraf, kusurlu taraftan uygun bir maddî tazminat isteyebilir."
m.174/2 — manevî tazminat: boşanmaya sebep olan olaylar yüzünden kişilik hakkı saldırıya uğrayan taraf, kusurlu olan diğer taraftan manevî tazminat isteyebilir.
m.175 — yoksulluk nafakası: "Boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek taraf, kusuru daha ağır olmamak koşuluyla geçimi için diğer taraftan malî gücü oranında süresiz olarak nafaka isteyebilir."
🔑 Ve maddenin ikinci fıkrası, sık karıştırılan noktayı çözer: "Nafaka yükümlüsünün kusuru aranmaz."
Yani yoksulluk nafakasında kusur yalnızca isteyen taraf bakımından ölçülür (kusuru daha ağır olmamalı); ödeyecek tarafın kusurlu olması gerekmez. Tazminatta ise durum tersidir: karşı tarafın kusurlu olması aranır.
| Kusur şartı — isteyen | Kusur şartı — ödeyen | |
|---|---|---|
| Maddî tazminat (m.174/1) | Kusursuz veya daha az kusurlu | Kusurlu olmalı |
| Manevî tazminat (m.174/2) | Kişilik hakkı saldırıya uğramış | Kusurlu olmalı |
| Yoksulluk nafakası (m.175) | Kusuru daha ağır olmamalı | Kusuru aranmaz |
Ödeme biçimi ve sonradan değişmesi
m.176/1-2: maddî tazminat ve yoksulluk nafakasının toptan veya durumun gereklerine göre irat biçiminde ödenmesine karar verilebilir. ⚠ Manevî tazminatın irat biçiminde ödenmesine karar verilemez.
m.176/3 — kendiliğinden kalkma ve kaldırılma: irat biçiminde ödenmesine karar verilen maddî tazminat veya nafaka;
- alacaklı tarafın yeniden evlenmesi ya da taraflardan birinin ölümü hâlinde kendiliğinden kalkar;
- alacaklı tarafın evlenme olmaksızın fiilen evliymiş gibi yaşaması, yoksulluğunun ortadan kalkması ya da haysiyetsiz hayat sürmesi hâlinde mahkeme kararıyla kaldırılır.
Ayrım önemlidir: ilk grup kendiliğinden sonuç doğurur, ikinci grup dava açılmasını gerektirir.
m.176/4: tarafların malî durumlarının değişmesi veya hakkaniyetin gerektirdiği hâllerde iradın artırılmasına veya azaltılmasına karar verilebilir.
m.176/5: hâkim, istem hâlinde, irat biçiminde ödenecek maddî tazminat veya nafakanın gelecek yıllarda tarafların sosyal ve ekonomik durumlarına göre ne miktarda ödeneceğini karara bağlayabilir.
m.177 — yetki: boşanmadan sonra açılacak nafaka davalarında, nafaka alacaklısının yerleşim yeri mahkemesi yetkilidir.
🔴 Bir yıllık zamanaşımı
m.178: "Evliliğin boşanma sebebiyle sona ermesinden doğan dava hakları, boşanma hükmünün kesinleşmesinin üzerinden bir yıl geçmekle zamanaşımına uğrar."
Bu hüküm, boşanma kararı kesinleştikten sonra "sonra hallederiz" denilerek bırakılan kalemleri sessizce eritir. Süre kesinleşmeden işler — karar tarihinden değil.
Protokolde düzenlenmemiş bir talep varsa, boşanma kesinleştikten sonra bunun ne zamana kadar ileri sürülebileceği bu madde çerçevesinde değerlendirilir.
⚠ Buna karşılık mal rejiminin tasfiyesinden doğan katılma alacağı ayrı bir kurumdur ve kendi rejimine tabidir; anlaşmalı boşanma protokolünde bu kalem düzenlenmemişse ayrıca ele alınması gerekir. Ayrıntısı için katılma alacağı ve mal rejimi tasfiyesi yazımıza bakınız.
Velayet ve kişisel ilişki
m.182/1: mahkeme, boşanma veya ayrılığa karar verirken olanak bulundukça ana ve babayı dinledikten ve çocuk vesayet altındaysa vasinin ve vesayet makamının düşüncesini aldıktan sonra, ana ve babanın haklarını ve çocukla kişisel ilişkilerini düzenler.
🔑 m.182/2 (24/11/2021 tarihli 7343 sayılı Kanun'la eklenmiştir): "Mahkeme, kararında kişisel ilişki düzenlemesinin gereklerinin yerine getirilmemesi hâlinde, çocuğun menfaatine aykırı olmamak kaydıyla velayetin değiştirilebileceğini ihtar eder."
Bu ihtar, kişisel ilişkiyi engelleyen tarafa yönelik doğrudan bir yaptırım uyarısıdır ve kararın içinde yer alır.
m.182/3: velâyetin kullanılması kendisine verilmeyen eşin çocukla kişisel ilişkisinin düzenlenmesinde çocuğun özellikle sağlık, eğitim ve ahlâk bakımından yararları esas tutulur. Bu eş, çocuğun bakım ve eğitim giderlerine gücü oranında katılmak zorundadır.
m.182/4: hâkim, istem hâlinde bu giderlerin gelecek yıllarda ne miktarda ödeneceğini karara bağlayabilir.
m.169 — geçici önlemler: boşanma veya ayrılık davası açılınca hâkim, davanın devamı süresince gerekli olan önlemleri alır. Barınma, geçim ve çocukların bakımına ilişkin geçici düzenlemeler bu madde kapsamında istenir.
Eşlerden biri veya çocukların yabancı unsurlu bir aile ilişkisi içinde olduğu dosyalarda tanıma ve uygulanacak hukuk ayrı bir katman oluşturur; sınır ötesi boyut için Karadağ'da boşanma, velayet ve miras yazımız ilgilidir.
Bu dosyayı nasıl açıyoruz
İlk çıktımız bir görüşme değil, yazılı bir hukuki değerlendirmedir. Bize şunları gönderirsiniz: evlenme tarihi, varsa hazırlanmış protokol taslağı, tarafların gelir ve malvarlığı durumuna ilişkin bilgi, çocuk varsa yaşları ve mevcut fiilî düzen, daha önce açılıp reddedilmiş bir boşanma davası varsa kararın kesinleşme tarihi, ve boşanma kesinleşmişse kesinleşme tarihi.
Karşılığında kapsamı önceden belirlenmiş bir çalışma alırsınız: bir yıllık evlilik şartının sağlanıp sağlanmadığı, protokoldeki kalemlerden hangilerinin m.166/3 uyarınca hâkim müdahalesine açık olduğu ve nasıl kurulmaları gerektiği, yoksulluk nafakası ile maddî ve manevî tazminatın farklı kusur ölçütlerine göre bu dosyada nasıl konumlandığı, irat biçiminde ödeme kararlaştırılacaksa m.176/3'teki kendiliğinden kalkma ile mahkeme kararıyla kaldırılma hâllerinin protokole yansıtılması, mal rejimi tasfiyesinin protokolde düzenlenip düzenlenmediği, ve boşanma kesinleşmişse m.178'deki bir yıllık sürenin hangi tarihte dolduğu.
Ücretsiz danışma vermiyoruz. Bu dosya türünde ilk saat satış değil protokolün hâkim önünde ayakta kalıp kalmayacağının değerlendirilmesidir; onaylanmayan bir metin hiçbir hüküm doğurmaz.
Sınırımızı açıkça yazalım: sonucu önceden taahhüt etmiyoruz. Kanun, fer'î sonuçlara ilişkin anlaşmaların hâkim onaylamadıkça geçerli olmayacağını (m.184/5) ve hâkimin anlaşmada gerekli gördüğü değişiklikleri yapabileceğini (m.166/3) açıkça yazmaktadır.




