Türkiye'de petrol arama ve üretim tarafı, akaryakıt dağıtımından tamamen ayrı bir kanuna tabidir. Dağıtım, depolama ve bayilik 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu'nda düzenlenirken; arama, sondaj ve üretim 30/5/2013 tarihli ve 6491 sayılı Türk Petrol Kanunu'na tabidir. İki kanun aynı ürünü konu alsa da mantıkları farklıdır: biri piyasa lisansı, diğeri kaynak üzerindeki hak rejimidir.
Aşağıdaki çerçeve 6 Eylül 2026 tarihinde mevzuat.gov.tr üzerindeki güncel 6491 sayılı Kanun metninden doğrulanmıştır.
Kaynak Devletin, hak ruhsatla doğar
3 üncü madde temel ilkeyi koyar: Türkiye'deki petrol kaynakları Devletin hüküm ve tasarrufu altındadır. Bu nedenle petrol üzerindeki hak, mülkiyetten değil, idarî bir işlemden — araştırma izni, arama ruhsatı veya işletme ruhsatından — doğar.
22 nci madde bu ilkeyi üç cümleyle pekiştirir: "Bu Kanuna göre araştırma izni, arama ruhsatı ve işletme ruhsatı alınmadan hiçbir petrol işlemi yapılamaz"; "Başka bir kanuna göre alınmış herhangi bir hak, bu hakkın sahibine bir petrol işlemi yapma hakkını vermez"; ve "Bu Kanuna göre verilmiş bir hak, başka bir kanuna göre girilmesi veya bulunulması yasak olan bir yere girme veya o yerde bulunma hakkını vermez."
Yani ruhsatlar tek yönlü çalışır: petrol hakkı başka izinlerin yerine geçmez, başka izinler de petrol hakkının yerine geçmez. 17 nci madde bunu usule bağlar: Genel Müdürlüğe yapılan başvuru başka bir kamu kurumunun yetki alanına giriyorsa, karar alınmadan önce o kurumun izni alınır ve ilgili kurum talebi otuz gün içinde sonuçlandırır.
Ruhsat süreleri: beş, sekiz ve tavanlar
6 ncı madde arama ruhsatının süresini ikiye ayırır: "Arama ruhsatının süresi, karalarda beş, denizlerde sekiz yıldır."
Uzatmalar iş programına ve teminata bağlanmıştır. İş programını yerine getiren ruhsat sahibinin, en az bir sondaj yapılmasını da içeren iş ve yatırım programı ile buna karşılık gelen yüzde 2 teminatı vermesi kaydıyla süre karalarda iki, denizlerde üç yıla kadar uzatılabilir. Birinci uzatım içinde sondaj programını yerine getiren hak sahibi, yeni bir sondaj ve yatırım programı ile yine yüzde 2 teminat vererek aynı sürelerde ikinci bir uzatım alabilir.
Tavan ise sekizinci fıkradadır: arama ruhsatının süresi, uzatmalar dahil, "karalarda dokuz, karasuları içi denizlerde on dört yıldan fazla olamaz." İki istisna vardır: süre sonunda petrol keşfi yapılan alanlarda ticari değerlendirme için iki yıla kadar ilave süre verilebilir; ve açılmakta olan bir arama kuyusunun bitirilmesi veya üretim testlerinin tamamlanması için hak sahibinin talebiyle altı aya kadar ek süre tanınabilir.
Alan ölçüleri de kanunla sabitlenmiştir. Kara sınırları ve karasuları içi denizlerde ruhsat 1/50.000 ölçekli pafta esasına göre yapılır; en büyük ruhsat alanı bir tam pafta, en küçüğü aynı pafta içinde kalmak kaydıyla 1/25.000 ölçekli bir tam paftadır. Münhasır ekonomik bölge sınırları içinde ise ruhsatlandırma birer tam derecelik enlem ve boylam çizgileri arasındaki alan esasına göre yapılır; en küçük alan 1/100.000 ölçekli bir tam paftadır.
Bir de rekabetçi yol vardır: Genel Müdürlükçe belirlenen ve aramaya açık olan alanlar, olağan başvuru usulüne kapatılarak açık artırmaya çıkarılabilir; bu alanlara Genel Müdürlük tekrar açmadan başvuru yapılamaz ve açık artırmanın şartları önceden şartnamede belirtilir.
| Konu | Kara | Deniz |
|---|---|---|
| Arama ruhsatı süresi | 5 yıl | 8 yıl |
| Her uzatım | 2 yıla kadar | 3 yıla kadar |
| Uzatmalar dahil tavan | 9 yıl | 14 yıl (karasuları içi) |
| Keşif sonrası ticari değerlendirme | 2 yıla kadar ilave | 2 yıla kadar ilave |
| Kuyu bitirme / üretim testi | 6 aya kadar ek | 6 aya kadar ek |
| Uzatım teminatı | Yatırım programının %2'si | Yatırım programının %2'si |
Devlet hissesi: sekizde bir ve bir takvim
9 uncu madde tek cümlelik bir oran koyar: "Bir arayıcı veya işletmeci ürettiği petrolün sekizde birini Devlet hissesi olarak ödemekle yükümlüdür." Petrol işlemlerinde kullanılan petrolden Devlet hissesi alınmaz.
Hesaplama tabanı, 5015 sayılı Kanun'a bağlanmıştır: ham petrolde varil başına 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu'nun 10 uncu maddesinde düzenlenen yerli ham petrolün piyasa fiyatı; doğal gazda ise dağıtım şirketlerine veya serbest tüketicilere yapılan satış fiyatı üzerinden hesaplanır. İki kanun burada birleşir: yukarı akıştaki pay, aşağı akıştaki fiyat mekanizmasına dayanır.
Takvim de kanunla sabitlenmiştir: Devlet hissesi, "üretimin yapıldığı ayı takip eden ayın yirminci günü akşamına kadar Genel Müdürlüğe beyan edilerek tahakkuk ettirilir ve ayın sonuna kadar ilgilinin gelir veya kurumlar vergisi yönünden bağlı olduğu vergi dairesine ödenir."
Aynı madde yer altı depolamasını da düzenler: yer altı deposu olarak kullanılacak petrol rezervuarları, fiilen veya hesaben boşaltılmadan ve Genel Müdürlüğün uygun görüşü alınmadan depo olarak kullanılamaz; saha bir işletmecinin uhdesindeyse o işletmeciye öncelik tanınır. Depolama için gerekli olduğu belirlenen sahada üretilmeyecek petrolden Devlet hissesi alınmaz; bu petrol ancak Genel Müdürlüğün izniyle ve Devlet hissesi ödenerek üretilebilir.
Yabancı yatırımcı: ruhsat, yerleşiklik ve adres
22 nci maddenin beşinci fıkrası kapıyı açık tutar: "Bu Kanundaki esaslara uygun olmak şartıyla, sermaye şirketlerine veya yabancı devletler mevzuatına göre sermaye şirketi niteliğinde bulunan özel hukuk tüzel kişilerine araştırma izni, arama ruhsatı ve işletme ruhsatı verilir."
Onuncu fıkra ise iki sonuç doğurur. Birincisi, petrol hakkı sahibi olacak özel hukuk tüzel kişileri 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu hükümlerine tabidir. İkincisi ve sınır ötesi planlama bakımından belirleyici olanı şudur:
"Türkiye'de petrol hakkı sahibi olacak ve yabancı devletler mevzuatına göre sermaye şirketi niteliğinde bulunan özel hukuk tüzel kişileri, Türk parasının kıymetini koruma hakkındaki mevzuata göre Türkiye'deki faaliyetleri bakımından Türkiye'de yerleşik sayılırlar."
Aynı nitelendirme 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu'nun 3 üncü maddesinde de yer alır; enerji mevzuatı, yabancı sermaye şirketini kambiyo bakımından yerleşik saymayı iki ayrı kanunda tekrarlar. Döviz, kredi ve transfer kurgusu bu nitelendirme üzerinden yapılmalıdır.
18 inci madde ise usulî bir ön şart getirir ve ruhsatın verilmesini buna bağlar: "Bu Kanuna göre hak talep eden kişiler, Türkiye'de adres göstermeye mecburdur. Adres göstermeyenlere araştırma izni, arama ve işletme ruhsatı verilmez."
Devamı bir temsil rejimidir: araştırıcı, arayıcı ve işletmeci; hakkı elde ettiği tarihten itibaren otuz gün içinde Türkiye'de yerleşik bir temsilci veya müşterek temsilciyi ve yerleşim yerlerini; değişiklikleri de otuz gün içinde Genel Müdürlüğe bildirmek zorundadır. Bu hususlar petrol siciline tescil edilir ve "petrol siciline tescil edilmiş adreste yerleşik temsilciye ve/veya müşterek temsilciye yapılan tebligat petrol hakkı sahibine yapılmış sayılır." Tebligatlar 7201 sayılı Tebligat Kanunu'na göre yapılır.
Sonuç olarak yurt dışı merkezli bir şirket ruhsat sahibi olabilir; ancak tebligat riski, sicile tescilli Türkiye temsilcisine bağlanmıştır.
Yabancı personel: altı aylık pencere ve bayat bir gönderme
15 inci madde, sektöre özgü bir kolaylık tanır. Petrol hakkı sahibi, petrol işlemi için gereken yabancı personeli, Bakanlığın uygun görüşüne istinaden İçişleri Bakanlığınca düzenlenecek çalışma amaçlı ikamet tezkeresi ile, özel kanunlardaki hükümler saklı kalmak ve tarafların diğer kanunlardan doğan yükümlülüklerini yerine getirmeleri kaydıyla, "27/2/2003 tarihli ve 4817 sayılı Yabancıların Çalışma İzinleri Hakkında Kanun hükümlerine bağlı olmaksızın en fazla altı ay süre ile çalıştırabilir." Çalışma süresi altı ayı aşarsa genel rejime göre izin alınır.
Burada bir künye ayrıntısı vardır: 4817 sayılı Kanun yürürlükte değildir; 28/7/2016 tarihli ve 6735 sayılı Uluslararası İşgücü Kanunu ile yürürlükten kaldırılmıştır. 6491 sayılı Kanun metnindeki gönderme güncellenmemiştir ve bugün yürürlükteki uluslararası işgücü mevzuatına yapılmış sayılır. Hükmün işlevi değişmemiştir: altı aya kadar özel bir pencere, sonrasında genel izin rejimi.
Teminat, çevre ve zarar sorumluluğu
22 nci maddenin sekizinci fıkrası teminatı oranlarla belirler: "Petrol hakkı alınmasından önce, petrol işlemleri esnasında doğabilecek zarar ve ziyanı karşılamak üzere teminat verilmesi zorunludur. Teminat miktarları hektar başına; araştırma izinleri için araştırma izin harcının on binde 5'i, arama ruhsatları için arama ruhsat harcının binde 1'i, işletme ruhsatları için işletme ruhsat harcının binde 5'idir." Bu oranı yüzde 50 oranında artırmaya veya eksiltmeye Cumhurbaşkanı yetkilidir ve hak sahibi teminatını yeni tutarlara iki ay içinde tamamlar.
Sorumluluk tarafında üç ayrı yükümlülük vardır. Petrol işlemi sona ermiş hak sahibi araziyi eski hâline getirmekle yükümlüdür (m.22/3). Hak sahibi, üzerinde işlem yaptığı arazinin maliki veya zilyedine, araziye ve tesislere verdiği zararı; ayrıca bu kişinin mahrum kaldığı ürün bedelini veya işletme kazancını ödemekle mükelleftir (m.22/4). Ve hak sahibi, "doğrudan veya dolaylı olarak tehlikeli fiil oluşturamaz, oluşmasına izin veremez"; tesis ve ekipmanı, yöre halkının yaşamını zora sokmayacak ve doğaya zarar vermeyecek şekilde kurar (m.22/7).
Bir petrol işlemini tehdit eden şartlar oluştuğunda hak sahibi, Genel Müdürlüğü ve etkilenebilecek diğer hak sahiplerini derhâl haberdar eder; Genel Müdürlük tedbirleri yetersiz görürse ilave tedbir isteyebilir (m.22/9).
Mücbir sebepler ise 16 ncı maddede sayılmıştır (21/3/2018 tarihli ve 7103 sayılı Kanun'un 86 ncı maddesiyle değişik): doğal afetler, savaş hâli, kısmi veya genel seferberlik hâli, genel salgın hastalık ve yükümlünün kendisi dışındaki nedenlerden kaynaklanan benzeri hâller. Sonuç orantılıdır: mücbir sebep hâlleri, "petrol işlemine etkileri oranında petrol hakkı sahibinin hak ve yükümlülüklerini eşit sürede erteler."
İhraç payları ve iptal edilen cümle
22 nci maddenin on ikinci fıkrası, üretimin nereye gideceğini paylaştırır:
"Petrol hakkı sahipleri, 1 Ocak 1980 tarihinden sonra keşfettikleri petrol sahalarında ürettikleri ham petrol ve doğal gazın tamamı üzerinden, kara sahalarında yüzde 35'ini ve deniz sahalarında yüzde 45'ini ham veya mahsul olarak ihraç etmek hakkına sahiptirler; geri kalan kısım ile 1 Ocak 1980 tarihinden önce bulunmuş sahalardan üretilen ham petrol ve doğal gazın tamamı ve bunlardan elde edilen petrol mahsulleri memleket ihtiyacına ayrılır."
Fıkranın son cümlesi ise Anayasa Mahkemesinin 3/7/2014 tarihli ve E: 2013/96, K: 2014/118 sayılı kararı ile iptal edilmiştir. Kanun'un 2013 tarihli ilk metnini esas alan ikincil kaynaklarda bu iptal çoğu zaman görünmez; metin okunurken iptal edilmiş cümlenin yürürlükteymiş gibi aktarılmamasına dikkat edilmelidir.
| Konu | Oran / süre | Dayanak |
|---|---|---|
| Devlet hissesi | Üretilen petrolün 1/8'i | m.9/1 |
| Devlet hissesi beyanı | Takip eden ayın 20'si, ödeme ay sonu | m.9/7 |
| Kara sahalarında ihraç hakkı | %35 | m.22/12 |
| Deniz sahalarında ihraç hakkı | %45 | m.22/12 |
| Araştırma izni teminatı | Harcın on binde 5'i (hektar başına) | m.22/8 |
| Arama ruhsatı teminatı | Harcın binde 1'i | m.22/8 |
| İşletme ruhsatı teminatı | Harcın binde 5'i | m.22/8 |
Kabotaja açılan kapı ve diğer kanunlarda yapılan değişiklikler
27 nci madde, 6491 sayılı Kanun'un yürürlüğe girmesiyle birlikte beş ayrı kanunda değişiklik yapmıştır ve bunlardan ikisi sınır ötesi yatırımcı bakımından doğrudan sonuç doğurur.
Birincisi kabotajdır. 19/4/1926 tarihli ve 815 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin birinci fıkrasına şu cümle eklenmiştir: "Ancak, petrol hakkı sahibi yabancılar da Türk kara suları dâhilinde petrol arama ve üretim faaliyetlerini icra edebilirler." Aynı Kanun'un 4 üncü maddesine de "petrol arama ve üretim faaliyetlerinde kullanılan deniz vasıtalarının" ibaresi eklenmiştir. Kabotaj tekeli, petrol arama ve üretimi bakımından açıkça esnetilmiştir.
İkincisi doğal gaz pazarlamasıdır. 4646 sayılı Doğal Gaz Piyasası Kanunu'nun 4 üncü maddesine eklenen paragrafla, doğal gaz üretimi yapan petrol hakkı sahibi yerli ve yabancı şirketler ile yabancı şirketlerin Türkiye'deki şubelerine, ürettikleri doğal gazı toptan satış şirketlerine, ihracatçı şirketlere, dağıtım şirketlerine veya serbest tüketicilere pazarlamak ve ihraç etmek üzere, "depolama koşulu aranmaksızın" toptan satış lisansı verilir.
Aynı madde ayrıca 6326 sayılı eski Petrol Kanunu'nu yürürlükten kaldırmış (diğer mevzuattaki atıflar bu Kanuna yapılmış sayılır), 488 sayılı Damga Vergisi Kanunu'na ekli (2) sayılı Tabloya petrol arama ve üretim sözleşmeleri için istisna eklemiş ve 4760 sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanunu'nda münhasıran petrol arama faaliyetinde kullanılacak bazı araçların ilk iktisabına istisna getirmiştir.
Sonuç
Yukarı akış tarafında yatırım kararı üç sayıya bakar: ruhsat süresi tavanı (karada dokuz, karasuları içi denizde on dört yıl), Devlet hissesi (sekizde bir) ve ihraç payı (karada %35, denizde %45). Bunların üzerine iki usulî zorunluluk gelir: Türkiye'de adres göstermek — yoksa ruhsat verilmez — ve otuz gün içinde Türkiye'de yerleşik temsilci bildirmek.
Aşağı akış tarafındaki lisans rejimiyle karışmaması gereken nokta ise şudur: 6491 sayılı Kanun'a göre alınan bir petrol hakkı, dağıtım veya bayilik faaliyeti için 5015 sayılı Kanun kapsamında ayrıca lisans alınmasını gerektirir; hiçbir hak diğerinin yerine geçmez.
Aşağı akıştaki lisans eşikleri için petrol piyasası lisansı yazımıza, madencilikteki paralel Devlet hakkı rejimi için maden ruhsatı ve Devlet hakkı yazımıza, enerji yatırımında ortaklık değişikliğinin lisansa etkisi için elektrik önlisansında hisse devri yazımıza bakılabilir.
Bu çerçeve genel bilgilendirme amaçlıdır; ruhsat alanı, teminat tutarları ve yönetmelikle belirlenen usuller somut projeye göre doğrulanmalıdır.




