Trafik kazası dosyalarında en pahalı hatalar usulde yapılır. Talep haklıdır, zarar gerçektir, ama dava ya erken açılmıştır ya yanlış yerde açılmıştır ya da süre kaçırılmıştır.
Bu yazı üç şeyi ayırıyor: davadan önce yapılması zorunlu olan başvuru, zamanaşımının gerçekte nasıl işlediği, ve davanın nerede açılabileceği. Üçü de 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nda yazılıdır ve üçü de genel hükümlerden ayrılır.
Önce sigortacıya başvurmadan dava açılamaz
Kanun'un 97. maddesi (14/4/2016 tarihli 6704 sayılı Kanun'la değiştirilmiştir) net bir sıra kurar:
"Zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir. Sigorta kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması hâlinde, zarar gören dava açabilir veya 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurabilir."
Üç ayrıntı önemlidir:
- Başvuru yazılı olmalıdır. Telefonla yapılan ihbar veya sadece hasar dosyası açılması bu şartı karşılamaz.
- Sürenin işlemesi beklenir. Sigortacı 15 gün içinde cevap vermezse veya verdiği cevap talebi karşılamıyorsa yol açılır. Başvurudan hemen sonra açılan dava, şart yerine getirilmeden açılmış olur.
- İki yol açılır, biri değil. Şart yerine getirildiğinde zarar gören ya mahkemeye gider ya da Sigortacılık Kanunu çerçevesinde Sigorta Tahkim Komisyonu'na başvurur. Bu bir tercih hakkıdır ve dosyanın niteliğine göre değerlendirilir.
Bu şart, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içindeki talepler için geçerlidir. Araç değer kaybı, hasar bedeli ve tedavi giderleri gibi maddi kalemler tipik olarak bu çerçevededir.
Zamanaşımı: iki yıl, ama tek cümle değil
Kanun'un 109. maddesi dört ayrı kural içerir ve her biri ayrı dosya kurtarır.
Ana kural: motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yıl ve her hâlde kaza gününden başlayarak on yıl içinde zamanaşımına uğrar.
Ceza zamanaşımı istisnası: "Dava, cezayı gerektiren bir fiilden doğar ve ceza kanunu bu fiil için daha uzun bir zaman aşımı süresi öngörmüş bulunursa, bu süre, maddi tazminat talepleri için de geçerlidir."
Bu ikinci fıkra pratikte çok sayıda dosyayı ayakta tutar: taksirle yaralama veya ölüme sebebiyet gibi bir suç söz konusuysa ve ceza zamanaşımı iki yıldan uzunsa, maddi tazminat talebi de o uzun süreye tâbi olur.
Kesilmenin karşılıklı etkisi: "Zamanaşımı, tazminat yükümlüsüne karşı kesilirse, sigortacıya karşı da kesilmiş olur. Sigortacı bakımından kesilen zamanaşımı, tazminat yükümlüsü bakımından da kesilmiş sayılır." Yani sürücüye veya işletene karşı yapılan bir işlem, sigortacıya karşı da sonuç doğurur.
Rücu: tazminat yükümlülerinin birbirlerine karşı rücu hakları, kendi yükümlülüklerini tam olarak yerine getirdikleri ve rücu edilecek kimseyi öğrendikleri günden başlayarak iki yılda zamanaşımına uğrar.
Nerede dava açılır
110. madde (11/1/2011 tarihli 6099 sayılı Kanun'la değiştirilmiştir) iki ayrı soruyu cevaplar.
Görev: işleteni veya sahibi Devlet ve diğer kamu kuruluşları olan araçların sebebiyet verdiği zararlara ilişkin olanlar dâhil, bu Kanundan doğan sorumluluk davaları adli yargıda görülür. Madde ayrıca ekler: "Zarar görenin kamu görevlisi olması, bu fıkra hükmünün uygulanmasını önlemez." Hemzemin geçitte meydana gelen tren-trafik kazalarında da bu Kanun hükümleri uygulanır.
Yani karşı taraf belediye, karayolları veya bir kamu kurumu olsa bile dosya idari yargıya gitmez.
Yetki: davalar, sigortacının şubesinin veya sigorta sözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer mahkemelerinden birinde açılabileceği gibi, kazanın vuku bulduğu yer mahkemesinde de açılabilir.
Bu seçenekli yetki, davacı için pratik bir avantajdır: kaza uzak bir ilde olmuşsa, sigortacının şubesinin bulunduğu yerde dava açmak mümkündür.
| Soru | Kural | Dayanak |
|---|---|---|
| Dava öncesi zorunlu adım | Sigorta kuruluşuna yazılı başvuru, 15 gün | KTK m.97 |
| Şart yerine gelince | Mahkeme veya Sigorta Tahkim Komisyonu | KTK m.97 + 5684 s. Kanun |
| Zamanaşımı (maddi zarar) | 2 yıl öğrenme / 10 yıl kaza günü | KTK m.109/1 |
| Suç varsa | Ceza zamanaşımı daha uzunsa o geçerli | KTK m.109/2 |
| Kesilme | Yükümlüye karşı kesilme sigortacıya da işler | KTK m.109/3 |
| Rücu | 2 yıl, tam ödeme + kişiyi öğrenmeden itibaren | KTK m.109/4 |
| Görev | Adli yargı — kamu aracı olsa dahi | KTK m.110/1 |
| Yetki | Sigortacı şubesi / acente yeri veya kaza yeri | KTK m.110/2 |
Kim sorumlu: işleten ve teşebbüs
Kanun'un 85. maddesi, sorumluluğu tek kişiye bağlamaz. Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne, yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa; araç bir teşebbüsün unvanı ya da işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletiliyorsa, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olur.
Aynı madde bir de koruma tedbiri öngörür: motorlu araç ölüme veya yaralanmaya sebebiyet vermişse, kazaya karışan aracın başkalarına devir ve temlikini veya üzerinde hak tesisini önlemek amacıyla, olaya el koyan Cumhuriyet savcılıklarınca aracın tescilli olduğu tescil kuruluşuna trafik kaydı üzerine şerh düşülmesi için talimat verilir.
Bu şerh, ağır kazalarda aracın el değiştirerek takipten çıkarılmasını engeller ve dosyada erken kontrol edilmesi gereken bir kalemdir.
Tazminatın ölçüsü ve 2022'de iptal edilen düzenleme
Kanun'un 90. maddesi (6704 sayılı Kanun'la değiştirilmiştir), zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamındaki tazminatların bu Kanunda öngörülen usul ve esaslara tâbi olduğunu; söz konusu tazminatlar ve manevi tazminata ilişkin olarak bu Kanunda düzenlenmeyen hususlarda 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun haksız fiillere ilişkin hükümlerinin uygulanacağını belirtir.
⚠ Maddenin geçmişi burada önemlidir. 9/6/2021 tarihli 7327 sayılı Kanun'la eklenen bir cümle ve bir fıkra, Anayasa Mahkemesi'nin 29/12/2022 tarihli ve E.2021/82, K.2022/167 sayılı kararıyla iptal edilmiştir. Bu nedenle 2021–2022 döneminde yazılmış kaynaklara dayanan bir hesap, artık yürürlükte olmayan bir düzenlemeyi esas alıyor olabilir.
Bedensel zarar ve destekten yoksun kalma hesabında ise 2026'da yapılan bir değişiklik doğrudan etkilidir: Türk Borçlar Kanunu'nun 55. maddesine 16/7/2026 tarihli 7589 sayılı Kanun'la eklenen fıkralarla faizin başlangıcı ikiye bölünmüş ve dava öncesi ödemelerin oransal mahsubu kurala bağlanmıştır. Bu yapının ayrıntısı, aynı hesabın uygulandığı iş kazası tazminat davası yazımızdadır.
Araç değer kaybı özelinde
Araç değer kaybı, kazadan sonra onarılmış olsa bile aracın piyasa değerinde meydana gelen düşüştür ve maddi zarar kalemi olarak talep edilir. Bu nedenle yukarıdaki üç kural doğrudan uygulanır: önce sigorta kuruluşuna yazılı başvuru ve 15 günlük bekleme (m.97), iki yıllık zamanaşımı (m.109), ve seçenekli yetki (m.110).
Uygulamada dosyanın gücünü belirleyen üç kayıt vardır: kaza tespit tutanağı ve kusur durumu; onarım öncesi ve sonrası fotoğraf ile fatura kayıtları; ve aracın kaza öncesi durumunu gösteren belgeler (kilometre, bakım geçmişi, varsa ekspertiz). Değer kaybı hesabı bilirkişi incelemesine dayandığı için, bu kayıtların eksikliği doğrudan tutara yansır.
Tazminat taleplerinin genel çerçevesi için tazminat davaları, hükmün tahsil aşaması için icra ve iflas hukuku sayfaları ilgilidir.
Bu dosyayı nasıl açıyoruz
İlk çıktımız bir görüşme değil, yazılı bir hukuki değerlendirmedir. Bize şunları gönderirsiniz: kaza tespit tutanağı, sigorta poliçeleri ve hasar dosya numarası, sigorta kuruluşuna yapılmış yazılı başvurunun tarihi ve varsa cevabı, onarım faturaları ve fotoğraflar, yaralanma varsa sağlık kayıtları, ve varsa ceza soruşturması dosya numarası.
Karşılığında kapsamı önceden belirlenmiş bir çalışma alırsınız: m.97'deki başvuru şartının yerine gelip gelmediği, zamanaşımının hangi süre üzerinden işlediği (ceza zamanaşımı devrede mi), mahkeme ile Sigorta Tahkim Komisyonu arasındaki tercihin dosyanız için ne anlama geldiği, ve hangi yer mahkemesinin sizin lehinize olduğu.
Ücretsiz danışma vermiyoruz. Bu dosya türünde ilk saat satış değil usul denetimidir: başvuru şartı yerine getirilmeden açılan bir dava, esasa hiç girilmeden geri döner.
Sınırımızı açıkça yazalım: tazminat miktarını veya sonucu önceden taahhüt etmiyoruz. Değer kaybı ve bedensel zarar hesapları bilirkişi incelemesine ve kusur dağılımına bağlıdır.




