Vergi ve diğer kamu alacaklarında en çok karıştırılan nokta, sürenin ne zaman başladığıdır:
"Amme alacağı, vadesinin rasladığı takvim yılını takip eden takvim yılı başından itibaren 5 yıl içinde tahsil edilmezse zamanaşımına uğrar. Para cezalarına ait hususi kanunlarındaki zamanaşımı hükümleri mahfuzdur." (6183 m.102/1)
🔑 Yani Aralık ayında vadesi gelen bir borçta beş yıl, o Aralık'tan değil, ertesi yılın 1 Ocak gününden işlemeye başlar.
⚠ İkinci cümle bir saklı tutma kuralıdır: para cezalarında kendi özel kanunundaki zamanaşımı uygulanır.
🔑 m.102/2: "Zamanaşımından sonra mükellefin rızaen yapacağı ödemeler kabul olunur." Zamanaşımı borcu kendiliğinden yok etmez; tahsil edilebilirliğini ortadan kaldırır, gönüllü ödeme geçerli kalır.
🔴 m.103: on bir kesme sebebi
Tahsil zamanaşımı şu hâllerde kesilir:
| # | Kesme sebebi |
|---|---|
| 1 | Ödeme |
| 2 | Haciz tatbiki |
| 3 | Cebren tahsil ve takip muameleleri sonucunda yapılan her çeşit tahsilat |
| 4 | Ödeme emri tebliği |
| 5 | Mal bildirimi, mal edinme ve mal artmalarının bildirilmesi |
| 6 | Yukarıdaki beş işlemden birinin kefile veya yabancı şahıs ve kurumlar mümessillerine tatbiki ya da bunlar tarafından yapılması |
| 7 | İhtilaflı alacaklarda kaza mercilerince bozma kararı verilmesi |
| 8 | Amme alacağının teminata bağlanması |
| 9 | Kaza mercilerince icranın tehirine karar verilmesi |
| 10 | İki amme idaresi arasındaki borç için alacaklı idarenin borçlu idareye yazı ile müracaat etmesi |
| 11 | (Ek: 2003) Alacağın özel kanunlara göre ödenmek üzere müracaatta bulunulması ve/veya ödeme planına bağlanması |
⚠ 6. sıra pratikte gözden kaçar: kefile veya yabancı kurum temsilcisine yapılan bir işlem de asıl borçlu bakımından zamanaşımını keser. Kanunî temsilci ve ortak sorumluluğunun kapsamı için vergi borcunda kanuni temsilci ve limited ortak sorumluluğu yazımıza bakınız.
🔑 11. sıra, yapılandırma ve taksitlendirme başvurularının zamanaşımını kestiğini gösterir — başvurunun kendisi bile yeterlidir.
Kesilmeden sonra süre nereden başlar
m.103/son üç ayrı başlangıç kuralı koyar:
- Kural: "Kesilmenin rasladığı takvim yılını takip eden takvim yılı başından itibaren zamanaşımı yeniden işlemeye başlar."
- Bozma kararıyla kesilme: başlangıç, "yeni vade gününün rasladığı" takvim yılını takip eden yılın ilk günüdür.
- Teminata bağlanma veya icranın durdurulması: başlangıç, "teminatın kalktığı ve durma süresinin sona erdiği tarihin rasladığı" takvim yılını takip eden yılın ilk günüdür.
⚠ Her kesmede süre sıfırdan ve yılbaşından başlar; bu, uzun süren ihtilaflarda toplam süreyi ciddi biçimde uzatır. Özel hukuktaki zamanaşımı rejimiyle karşılaştırma için zamanaşımı: kesilme, durma ve def'i yazımıza bakabilirsiniz.
Zamanaşımının hiç işlemediği hâller
🔴 6183 m.104/1: "Borçlunun yabancı memlekette bulunması, hileli iflas etmesi veya terekesinin tasfiyesi dolayısıyla hakkında takibat yapılmasına imkân yoksa bu hallerin devamı müddetince zamanaşımı işlemez."
m.104/2: "Zamanaşımı, işlememesi sebeplerinin kalktığı günün bitmesinden itibaren başlar veya durmasından evvel başlamış olan cereyanına devam eder."
🔑 Bu bir durma hâlidir, kesme değil: engel kalkınca süre sıfırlanmaz, kaldığı yerden devam eder.
⚠ "Yabancı memlekette bulunma" ölçütü, yurt dışında yaşayan veya uzun süre yurt dışında kalan borçlular bakımından doğrudan sonuç doğurur.
Terkin: iki ayrı yol
m.105 — tabii afetler sebebiyle terkin: "Yangın, yer sarsıntısı, yer kayması, su basması, kuraklık, don, zararlı hayvan ve haşarat istilası ve bunlara benziyen afetler yüzünden zarara maruz kalan varlıklarının ve mahsullerinin en az üçte birini kaybedenler adına tahakkuk ettirilmiş ve afetlerin zarar verdiği gelir kaynakları ile ilgili amme alacakları Cumhurbaşkanı kararıyla kısmen veya tamamen terkin olunur."
🔴 m.105/2 — süre: "Bu madde hükmünden faydalanmak için afetin vukuu tarihinden itibaren 6 ay içinde ilgili amme idaresine yazı ile müracaat edilmesi şarttır."
m.105/3: zararın mevcut olup olmadığı "mahalli il veya ilçe idare kurullarınca", zararın derecesi ise belirlenecek esaslar dâhilinde ilgili amme idarelerince tespit olunur. Vergi Usul Kanunu kapsamındaki alacaklar hakkında ise "mezkûr kanunun 105 inci maddesi hükümleri tatbik olunur."
m.106 — tahsil imkânsızlığı sebebiyle terkin: takip sonunda "tahsili imkânsız" olduğu veya "tahsili için yapılacak giderlerin alacaktan fazla bulunduğu" anlaşılan küçük tutarlı alacaklar, terkin yetkisini haiz olanlar tarafından "tahsil zamanaşımı süresi beklenilmeksizin terkin olunabilir." Kanun 213 sayılı Kanun kapsamındaki alacaklar ile diğerleri için ayrı tutarlar öngörür ve Cumhurbaşkanı'na bu tutarları "topluca veya ayrı ayrı on katına kadar artırma" yetkisi verir. Terkin yetkisini haiz olanlar "bu selahiyetlerin tamamını veya bir kısmını mahalli makamlara bırakabilirler."
⚠ m.106'daki tutarlar Cumhurbaşkanı kararıyla artırılabildiğinden bu yazıda rakam verilmemiştir; dosyanızda uygulanacak tutar, işlemin yapıldığı dönemde yürürlükte olan karara göre belirlenir.
Takip görevlilerine getirilen iki yasak
🔴 m.108 — artırmaya katılma yasağı: kanunun tatbikinde vazifeli bulunanlar, paraya çevrilecek malların artırmasına "ne kendi adlarına, ne de diğer kimseler ad ve hesabına" katılamaz ve bu artırmalardan mal satın alamaz; ayrıca bu malları "üçüncü şahıslar vasıtasıyla veya üçüncü şahıslara satın aldırıp onlardan beş sene müddetle teferruğ suretiyle dahi" satın alamazlar.
🔑 Yasak kişiyle sınırlı değildir: "Bu memnuiyet, bunların eşlerine ve üçüncü dereceye kadar (bu derece dahil) kan ve sıhri hısımlarına da şamildir."
⚠ İki ayrı sonuç doğar: "Bu memnuiyet hilafına yapılan ihalelerin 99 uncu maddeye göre feshi istenebilir" ve aykırı hareket edenler üç aydan üç yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılır.
m.107 — sırrın ifşası: kanunun tatbikinde vazifeli bulunanlar, borçlunun ve ilgili kimselerin "şahıslarına, mesleklerine, işlerine, muamele ve hesap durumlarına" ait öğrendikleri sırları ifşa ederlerse TCK m.239'a göre cezalandırılır.
🔑 Aynı maddenin 2003 tarihli ek fıkrası bir istisna getirir: m.41'e göre tahsil yetkisi verilen kuruluşlara tahsile yönelik bilgilerin ve m.22/A kapsamında borcu yoktur belgesi arama zorunluluğu bulunan kurum ve kuruluşlara "ödeme ve işleme taraf olanlara ilişkin borç bilgilerinin verilmesi sırrın ifşaı sayılmaz" — ancak bu kuruluşlardaki görevliler edindikleri bilgileri ifşa ederse aynı hükme göre cezalandırılır.
Ödeme emrine itiraz ve tecil rejimi ayrıdır; bunun için ödeme emrine itiraz: 15 gün ve üç sebep yazımıza bakabilirsiniz.
Bu dosyayı nasıl açıyoruz
İlk çıktımız bir görüşme değil, yazılı bir hukuki değerlendirmedir. Bize şunları gönderirsiniz: alacağın türü ve vade tarihi, tahakkuk ve ödeme emri evrakı ile tebliğ tarihleri, dosyada yapılmış haciz, tahsilat, mal bildirimi işlemlerine ait tutanaklar, kefil veya yabancı kurum mümessili varsa onlara yapılan işlemler, açılmış davada verilmiş bozma ya da yürütmeyi durdurma / icranın tehiri kararları ve tarihleri, alacak teminata bağlanmışsa teminatın verildiği ve kalktığı tarihler, yapılandırma veya taksitlendirme başvuruları, borçlunun yurt dışında bulunduğu dönemlere ilişkin kayıtlar, ve afet iddiası varsa hasar tespit belgeleri ile idareye yapılan başvurunun tarihi.
Karşılığında kapsamı önceden belirlenmiş bir çalışma alırsınız: beş yıllık sürenin m.102 uyarınca hangi takvim yılı başından işlemeye başladığı; dosyadaki hangi işlemlerin m.103'teki on bir sebepten birine girdiği ve her kesmeden sonra sürenin hangi yılbaşından yeniden işlediği; bozma kararı, teminata bağlama veya icranın tehiri varsa m.103/son uyarınca farklı başlangıç kurallarının uygulanması; borçlunun yurt dışında bulunması, hileli iflas veya terekenin tasfiyesi hâllerinde m.104 uyarınca sürenin durup durmadığı ve durmanın kesme ile farkı; zamanaşımı dolmuşsa m.102/2 uyarınca yapılacak ödemenin sonucu; afet iddiasında altı aylık başvuru süresi ile üçte bir kayıp ölçütünün karşılanıp karşılanmadığı; ve satış işlemlerinde m.108 yasağına aykırılık varsa m.99 uyarınca ihalenin feshi imkânı.
Ücretsiz danışma vermiyoruz. Bu dosya türünde ilk saat satış değil kesme işlemlerinin tarih tarih dizilmesidir; beş yılın dolup dolmadığı bu kronolojiyle belirlenir.
Sınırımızı açıkça yazalım: sonucu önceden taahhüt etmiyoruz. Her kesme sebebi süreyi yeniden başlattığından, uzun süren dosyalarda zamanaşımı çoğu zaman dolmamış olur.




