Kadastro tespitine karşı gidilebilecek yolların hepsi aynı süreye tabi değildir. Ölçü ve hesaplamadan doğan düzeltmeler ayrı bir rejimdedir ve maddenin son cümlesi bunu açıkça yazar:
"Bu maddenin uygulanmasında, 12 nci maddede belirtilen hak düşürücü süre aranmaz." (3402 m.41)
🔴 Bu madde 7/5/2026 tarihli ve 7579 sayılı Kanunla yeniden yazılmıştır. Değişiklik, uygulamada yıllardır tartışılan bir kavramı ilk kez kanun metnine taşımıştır: yanılma sınırı (tecviz).
m.41'in 2026 hâli: yanılma sınırı, fark ve hata
Birinci fıkra (Değişik: 7/5/2026-7579/16 md.): kadastro sırasında veya sonrasında yapılan işlemlerle geometrik durumları kesinleşmiş taşınmazlarda ölçü, sınırlandırma, tersimat ve hesaplamalardan doğan düzeltme, taşınmaz malikleri ile diğer hak sahiplerine tebliğ olunur. "Tebliğ tarihinden başlayan otuz gün içinde düzeltmenin kaldırılması yolunda sulh hukuk mahkemesinde dava açılmadığı takdirde, yapılan düzeltme kesinleşir."
🔑 Aynı Kanunla eklenen üç fıkra kavramları tanımlar:
- Yanılma sınırı (tecviz): "Tapu planının üretim yöntemi ve ölçeğine göre hesaplanan taşınmazın zemindeki sınırları ile ölçü ve yüzölçümü değerleri arasındaki, ölçü ve hesaplama tekniğine göre bilimsel olarak kabul edilebilir fark."
- Fark: "Fark, yanılma sınırı içinde veya dışında olabilir."
- 🔴 Hata: "Hata, farkın yanılma sınırını aştığı durumlardır."
Değişik fıkra (7579/2026): yanılma sınırı dışındaki farklar "ilgilinin müracaatı veya kadastro müdürlüğünce re'sen düzeltilir." Yanılma sınırının içindeki farklar da aynı usulle düzeltilebilir. "Yapılacak düzeltme işlemlerinde farkın tamamı düzeltmeye konu edilir."
⚠ Ayrım pratikte belirleyicidir: farkın yanılma sınırını aşıp aşmadığı, işlemin zorunlu bir düzeltme mi yoksa takdire bağlı bir düzeltme mi olduğunu belirler.
Askı ilanı: otuz gün ve şahsen tebliğ sayılma
3402 m.11/1: kadastro müdürü, tutanaklara göre yapılan tespitlere dayanarak askı cetvellerini düzenler; bu cetvelleri ve pafta örneklerini müdüriyette ve ayrıca muhtarın çalışma yerinde 30 gün süre ile ilan ettirir ve "itirazı olanların ilan süresi içinde kadastro mahkemesinde dava açabileceklerini" belirtir. İlanda kadastro harçları da gösterilir.
m.11/2: müdür bu işlemleri, kadastro ekibinin çalışma alanındaki işini bitirdiği tarihten itibaren en geç üç ay içinde yapmak zorundadır.
🔴 m.11/4 — en kritik cümle: "Bu Kanun gereğince yapılan ilanlar, ilgili gerçek kişilere, kamu ve özel hukuk tüzelkişilerine şahsen tebliğ edilmiş sayılır."
⚠ Yani size ayrıca bir tebligat gelmez. Askı ilanının başladığı gün, süre işlemeye başlar; "haberim olmadı" savunmasının kanun metninde karşılığı yoktur.
m.11/3: müdür, Genel Müdürlüğün iznini alarak, kadastrosu henüz tamamlanmayan çalışma alanlarında bir ada veya mevkiden daha küçük olmamak üzere kısmi ilan yapabilir.
Kesinleşme ve on yıllık hak düşürücü süre
3402 m.12/1: "30 günlük ilan süresi geçtikten sonra, dava açılmayan kadastro tutanaklarına ait sınırlandırma ve tespitler kesinleşir."
m.12/2: kadastro müdürü tarafından onaylanarak kesinleşen tutanaklar ile kadastro mahkemesinin kesinleşmiş kararları, kesinleşme tarihleri tescil tarihi olarak gösterilmek suretiyle en geç 3 ay içinde tapu kütüklerine kaydedilir.
🔴 m.12/3 — on yıllık hak düşürücü süre: "Bu tutanaklarda belirtilen haklara, sınırlandırma ve tespitlere ait tutanakların kesinleştiği tarihten itibaren on yıl geçtikten sonra, kadastrodan önceki hukuki sebeplere dayanarak itiraz olunamaz ve dava açılamaz."
🔑 Sürenin kapsamı sınırlıdır: kapanan yol, yalnız kadastrodan önceki hukuki sebeplere dayanan iddialardır. Kadastrodan sonraki sebeplere dayanan talepler bu fıkranın konusu değildir.
Not: bu fıkraya 25/2/2009 tarihli ve 5841 sayılı Kanunla eklenen cümle, Anayasa Mahkemesinin 12/5/2011 tarihli ve E.2009/31, K.2011/77 sayılı kararıyla iptal edilmiştir. İptal edilen cümlenin içeriğine dayanan bir değerlendirme yapmıyoruz.
| Aşama | Süre | Merci | Dayanak |
|---|---|---|---|
| Askı ilanı | 30 gün | Müdüriyet + muhtarlık | m.11/1 |
| İlana karşı dava | İlan süresi içinde | Kadastro mahkemesi | m.11/1 |
| İlanın yapılma süresi | En geç 3 ay | Kadastro müdürü | m.11/2 |
| Tapuya kayıt | En geç 3 ay | Tapu kütüğü | m.12/2 |
| Kadastro öncesi sebeplere dayalı dava | 10 yıl hak düşürücü | — | m.12/3 |
| Ölçü-hesap düzeltmesine itiraz | Tebliğden 30 gün | Sulh hukuk mahkemesi | m.41 |
| Düzeltmede on yıllık süre | Aranmaz | — | m.41 son fıkra |
Eski tapu kayıtları ve tapuya itimat
m.12/4: kadastrosu tamamlanan çalışma alanı içinde kalan eski tapu kayıtları, işleme tabi kayıt niteliğini kaybederler. "Bu kayıtlara dayanılarak kadastro ve tapu sicil müdürlüklerinde işlem yapılamaz."
🔑 m.12/5 — kesinleşmemiş tutanak tescil edilmişse: iddia ve taşınmazın niteliğine bakılmaksızın, taşınmazı tescil tarihinden itibaren 20 yıl müddetle malik sıfatıyla zilyetliğinde bulunduranlar ile bunların akdi ve kanuni halefleri, açılmış ve açılacak davalarda "medeni kanunun tapuya itimat prensibinden yararlanırlar."
Tapu sicilinin tutulmasından doğan zararlarda Devletin sorumluluğu ve yolsuz tescil için tapu sicili: Devletin sorumluluğu ve yolsuz tescil yazımıza bakınız.
Tespitin esası: tapulu ve tapusuz taşınmazlar
m.13 tapuda kayıtlı taşınmazların tespit esaslarını düzenler.
m.14/1 tapusuz taşınmazlarda zilyetliğe dayalı tespiti kurar: "Tapuda kayıtlı olmayan ve aynı çalışma alanı içinde bulunan ve toplam yüzölçümü sulu toprakta 40, kuru toprakta 100 dönüme kadar olan (40 ve 100 dönüm dahil) bir veya birden fazla taşınmaz mal, çekişmesiz ve aralıksız en az yirmi yıldan beri malik sıfatıyla zilyetliğini belgelerle veya bilirkişi veyahut tanık beyanlarıyla ispat eden zilyedi adına tespit edilir."
⚠ Üç sınır birlikte işler: yüzölçümü tavanı, yirmi yıllık çekişmesiz ve aralıksız zilyetlik, ve zilyetliğin malik sıfatıyla sürdürülmüş olması.
Zilyetlikle mülkiyet kazanmanın Medeni Kanundaki karşılığı ve iki ayrı süre rejimi için kazandırıcı zamanaşımı: on yıl, yirmi yıl ve tescil yazımıza bakınız.
İtirazın idari aşaması: kadastro komisyonu
m.10/1: komisyon, kendisine intikal eden işlerle itirazlı tutanakları, intikal tarihinden itibaren en geç bir ay içinde veya gerekçe gösterilmek suretiyle kadastro ekibinin çalışma alanındaki faaliyetleri sona erinceye kadar incelemek zorundadır.
m.10/2: inceleme sonucunda eski tutanağın yerine kaim olmak üzere hak sahibini belirleyici yeni bir tutanak düzenlenir.
🔑 m.10/3 — ispat kuralı: "Belgeye karşı şahit dinlenmez." Komisyon tam üye sayısı ile toplanır, oy çokluğu ile tespit yapar ve sonucu askı ilanı ile duyurur.
m.10/4: aynı kuvvet ve mahiyetteki belgelerin uygulanmasında sonuca varılamayan veya çözümü kanunlarla mahkemelerin takdirine bırakılan konular, gerekçe gösterilerek tutanak ve ekleriyle birlikte kadastro mahkemesine devredilir.
Bu dosyayı nasıl açıyoruz
İlk çıktımız bir görüşme değil, yazılı bir hukuki değerlendirmedir. Bize şunları gönderirsiniz: kadastro tutanağı ve varsa komisyon kararı, askı ilanının başlangıç ve bitiş tarihleri, tutanağın kesinleşme tarihi ve tapuya tescil tarihi, taşınmaza ilişkin eski tapu kaydı veya zilyetlik belgeleri (vergi kaydı, ekim-dikim, sınır komşusu beyanları), ölçü uyuşmazlığı varsa pafta, ölçü krokisi ve yüzölçümü verileri ile kadastro müdürlüğünün düzeltme yazısı ve tebliğ tarihi, ve varsa açılmış kadastro veya sulh hukuk dava dosyası.
Karşılığında kapsamı önceden belirlenmiş bir çalışma alırsınız: uyuşmazlığın tespit mi yoksa ölçü-hesap düzeltmesi mi olduğu ve buna göre m.11-12 rejiminin mi m.41 rejiminin mi uygulanacağı, m.12/3'teki on yıllık hak düşürücü sürenin dolup dolmadığı ve iddianızın kadastrodan önceki bir hukuki sebebe dayanıp dayanmadığı, düzeltme dosyalarında m.41 uyarınca on yıllık sürenin aranmayacağı ve tebliğden itibaren otuz günlük dava süresinin durumu, 2026 değişikliğiyle tanımlanan yanılma sınırı karşısında farkın hata sayılıp sayılmayacağı, tapusuz taşınmazda m.14'teki yüzölçümü tavanı ve yirmi yıllık zilyetlik koşullarının karşılanıp karşılanmadığı, tutanak kesinleşmeden tescil yapılmışsa m.12/5'teki yirmi yıllık korumanın kime yarayacağı, ve idari aşamada m.10 uyarınca komisyona başvurunun uygun olup olmadığı.
Ücretsiz danışma vermiyoruz. Bu dosya türünde ilk saat satış değil askı ilanının hangi gün başladığının tespitidir; kanun bu ilanı size şahsen tebliğ edilmiş sayar.
Sınırımızı açıkça yazalım: sonucu önceden taahhüt etmiyoruz. Hak düşürücü süreler, geçtikten sonra hâkim tarafından re'sen gözetilir.




