"Yirmi yıl kullandım, benim olur" cümlesi kanunda tek bir kurala karşılık gelmez. Türk Medeni Kanunu iki ayrı zamanaşımı düzenler ve ikisinin çıkış noktası birbirinden tamamen farklıdır:
"Geçerli bir hukukî sebep olmaksızın tapu kütüğüne malik olarak yazılan kişi, taşınmaz üzerindeki zilyetliğini davasız ve aralıksız olarak on yıl süreyle ve iyiniyetle sürdürürse, onun bu yolla kazanmış olduğu mülkiyet hakkına itiraz edilemez." (TMK m.712 — olağan zamanaşımı)
"Tapu kütüğünde kayıtlı olmayan bir taşınmazı davasız ve aralıksız olarak yirmi yıl süreyle ve malik sıfatıyla zilyetliğinde bulunduran kişi, … mülkiyet hakkının tapu kütüğüne tesciline karar verilmesini isteyebilir." (m.713/1 — olağanüstü zamanaşımı)
⚠ Fark özettir: olağan zamanaşımında kişi zaten tapuda maliktir, ancak tescili geçerli bir sebebe dayanmaz; olağanüstü zamanaşımında ise taşınmaz tapuda kayıtlı değildir ve kişi tescil davası açmak zorundadır.
Olağan zamanaşımı: on yıl ve iyiniyet
m.712 dört unsuru birlikte arar:
- Kişinin geçerli bir hukukî sebep olmaksızın tapu kütüğüne malik olarak yazılmış olması,
- Zilyetliğin davasız sürmesi,
- Zilyetliğin aralıksız sürmesi,
- Bunun on yıl boyunca ve iyiniyetle sürdürülmesi.
🔑 Sonuç, tescil talebi değil bir savunmadır: bu koşullar gerçekleşmişse "kazanmış olduğu mülkiyet hakkına itiraz edilemez."
⚠ İyiniyet burada belirleyicidir. Tescilin yolsuz olduğunu bilen veya bilmesi gereken kişi bu korumadan yararlanamaz. Yolsuz tescil ve iyiniyet ölçütü için tapu sicilinin tutulmasından devletin sorumluluğu ve yolsuz tescil yazımıza bakınız.
🔴 Olağanüstü zamanaşımı: yirmi yıl ve üç ayrı hâl
m.713/1 — tapuda kayıtlı olmayan taşınmaz: davasız ve aralıksız yirmi yıl süreyle ve malik sıfatıyla zilyetliğinde bulunduran kişi; taşınmazın tamamı, bir parçası veya bir payı üzerindeki mülkiyet hakkının tapuya tescilini isteyebilir.
m.713/2 — iki hâl daha: aynı koşullar altında;
- Maliki tapu kütüğünden anlaşılamayan, veya
- Yirmi yıl önce hakkında gaiplik kararı verilmiş bir kimse adına kayıtlı
bulunan taşınmazın tamamının veya bölünmesinde sakınca olmayan bir parçasının zilyedi de aynı talebi ileri sürebilir.
🔑 Davalı kim olur (m.713/3): "Tescil davası, Hazineye ve ilgili kamu tüzel kişilerine veya varsa tapuda malik gözüken kişinin mirasçılarına karşı açılır."
| Olağan (m.712) | Olağanüstü (m.713) | |
|---|---|---|
| Çıkış noktası | Kişi tapuda malik yazılı, sebep geçersiz | Taşınmaz tapuda kayıtlı değil (veya m.713/2 hâlleri) |
| Süre | 10 yıl | 20 yıl |
| Ek şart | İyiniyet | Malik sıfatıyla zilyetlik |
| Ortak şart | Davasız ve aralıksız | Davasız ve aralıksız |
| Sonuç | Hakka itiraz edilemez | Tescil davası açılır |
İlan ve üç aylık itiraz
🔑 m.713/4 — ilan (13/10/2022 tarihli ve 7418 sayılı Kanunla değiştirilmiştir): "Davanın konusu, mahkemece bir gazete ve bir internet haber sitesinde ve ayrıca taşınmazın bulunduğu yerde uygun araç ve aralıklarla en az üç defa ilân olunur."
⚠ 2022 değişikliğinden önce hüküm "gazeteyle bir defa" ilanı öngörüyordu. Bugün ilan üç ayrı kanaldan ve en az üç defa yapılmaktadır.
🔴 m.713/5 — üç aylık itiraz penceresi: "Son ilândan başlayarak üç ay içinde yukarıdaki koşulların gerçekleşmediğini ileri sürerek itiraz eden bulunmaz ya da itiraz yerinde görülmez ve davacının iddiası ispatlanmış olursa, hâkim tescile karar verir."
🔑 Aynı fıkranın son cümlesi kazanma anını belirler: "Mülkiyet, birinci fıkrada öngörülen koşulların gerçekleştiği anda kazanılmış olur."
⚠ Yani tescil kararı kurucu değil, açıklayıcıdır: mülkiyet, mahkeme kararının verildiği gün değil, yirmi yıllık koşulun tamamlandığı anda kazanılmış sayılır.
m.713/6: "Davalılar ve itiraz edenler, aynı davada kendi adlarına tescile karar verilmesini isteyebilirler."
m.713/7 — kararın içeriği: kararda tescili istenilen taşınmazın niteliği, yeri, sınırları ve yüzölçümü belirtilir ve karara uzmanlarca düzenlenen teknik bilgileri içeren krokisi de eklenir.
m.713/8: "Özel kanun hükümleri saklıdır."
⚠ Son fıkra pratikte belirleyicidir: orman, mera, kıyı ve benzeri özel rejimlere tabi yerler bakımından ayrı kanunlar uygulanır ve bu yazı o özel rejimleri kapsamamaktadır.
Sürenin hesabı, kesilmesi ve durması
m.714: "Kazandırıcı zamanaşımı sürelerinin hesaplanmasında, kesilmesinde ve durmasında, Borçlar Kanununun zamanaşımına ilişkin hükümleri kıyas yoluyla uygulanır."
🔑 Bu atıf, "davasız ve aralıksız" şartının nasıl bozulacağını da belirler: zamanaşımını kesen veya durduran bir sebep varsa süre etkilenir. Kesilme ve durma sebepleri için zamanaşımı: kesilme, durma ve def'i yazımıza bakınız.
⚠ Zilyetliğe yönelik bir dava açılması "davasız" şartını doğrudan etkiler. Taşınmaza el atılması hâlinde açılabilecek davalar ve süreleri için el atmanın önlenmesi ve zilyetlik davaları yazımıza bakınız.
Kazanılamayacak yerler
m.715/1: "Sahipsiz yerler ile yararı kamuya ait mallar, Devletin hüküm ve tasarrufu altındadır."
m.715/2: aksi ispatlanmadıkça, yararı kamuya ait sular ile kayalar, tepeler, dağlar, buzullar gibi tarıma elverişli olmayan yerler ve bunlardan çıkan kaynaklar "kimsenin mülkiyetinde değildir ve hiçbir şekilde özel mülkiyete konu olamaz."
⚠ Bu madde, zilyetlik ne kadar uzun sürerse sürsün kazanmanın mümkün olmadığı bir alan tanımlar.
Tescilin kurucu olduğu kural ve istisnaları
m.705/1: "Taşınmaz mülkiyetinin kazanılması, tescille olur."
m.705/2 — tescilden önce kazanılan hâller: miras, mahkeme kararı, cebrî icra, işgal, kamulaştırma ve kanunda öngörülen diğer hâllerde mülkiyet tescilden önce kazanılır. Ancak bu hâllerde "malikin tasarruf işlemleri yapabilmesi, mülkiyetin tapu kütüğüne tescil edilmiş olmasına bağlıdır."
🔑 m.713/5'teki "koşulların gerçekleştiği anda kazanılır" cümlesi ile m.705/2 birlikte okunur: mülkiyet önce doğar, tasarruf için tescil gerekir.
Taşınırlarda süre beş yıldır
m.777/1: başkasının taşınır bir malını davasız ve aralıksız beş yıl iyiniyetle ve malik sıfatıyla zilyetliğinde bulunduran kimse, zamanaşımı yoluyla o taşınırın maliki olur.
🔑 m.777/2: zilyetliğin irade dışı kaybedilmesi hâlinde zilyet, bir yıl içinde eşyayı ele geçirir veya açacağı bir dava yoluyla yeniden elde ederse kazandırıcı zamanaşımı kesilmiş olmaz.
m.777/3: taşınırlarda da sürenin hesaplanması, kesilmesi ve durmasında Borçlar Kanununun zamanaşımına ilişkin hükümleri kıyasen uygulanır.
Bu dosyayı nasıl açıyoruz
İlk çıktımız bir görüşme değil, yazılı bir hukuki değerlendirmedir. Bize şunları gönderirsiniz: taşınmazın tapu kaydı (kayıtlı değilse kadastro durumu), zilyetliğin başlangıç tarihi ve nasıl başladığı, zilyetliği belgeleyen kayıtlar (vergi kayıtları, tarımsal destek kayıtları, elektrik-su abonelikleri, komşu beyanları, hava fotoğrafları), taşınmazın niteliği (orman, mera, kıyı gibi özel rejim iddiası olup olmadığı), varsa tapuda görünen malik ve mirasçı bilgileri, ve zilyetlik süresince açılmış herhangi bir dava veya icra takibi.
Karşılığında kapsamı önceden belirlenmiş bir çalışma alırsınız: dosyanın m.712 mi m.713 mü kapsamına girdiği, on yıl veya yirmi yıllık sürenin başlangıcının belirlenmesi, "davasız ve aralıksız" şartını bozan bir olay bulunup bulunmadığı ve m.714 üzerinden BK'nın kesilme-durma hükümlerinin etkisi, olağan zamanaşımında iyiniyet unsurunun kurulabilirliği, m.713/3 uyarınca davanın kime karşı açılacağı, ilan ve üç aylık itiraz takviminin planlanması, m.715 kapsamında kazanılamayacak bir yer söz konusu olup olmadığı, ve m.713/8'deki özel kanun hükümlerinin dosyaya etkisi.
Ücretsiz danışma vermiyoruz. Bu dosya türünde ilk saat satış değil zilyetliğin başlangıç tarihinin belgelenmesidir; süre, iddia edilerek değil kayıtla ispatlanır.
Sınırımızı açıkça yazalım: sonucu önceden taahhüt etmiyoruz. Kanun, sahipsiz yerler ile yararı kamuya ait malların hiçbir şekilde özel mülkiyete konu olamayacağını açıkça yazmaktadır.




