İş ilişkisinin sonunda imzalanan ibranameler, imza atılmış olması nedeniyle geçerli sayılmaz. Kanun dört şartı birlikte arar ve eksikliğin sonucunu doğrudan yazar:
"İşçinin işverenden alacağına ilişkin ibra sözleşmesinin yazılı olması, ibra tarihi itibarıyla sözleşmenin sona ermesinden başlayarak en az bir aylık sürenin geçmiş bulunması, ibra konusu alacağın türünün ve miktarının açıkça belirtilmesi, ödemenin hak tutarına nazaran noksansız ve banka aracılığıyla yapılması şarttır. Bu unsurları taşımayan ibra sözleşmeleri veya ibranameler kesin olarak hükümsüzdür." (TBK m.420/2)
🔑 Dört şart kümülatiftir; biri eksikse sonuç kesin hükümsüzlüktür — düzeltilebilir bir eksiklik değildir.
| Şart | İçerik |
|---|---|
| Şekil | İbra sözleşmesi yazılı olmalı |
| Zaman | İbra tarihi, sözleşmenin sona ermesinden en az bir ay sonra olmalı |
| İçerik | Alacağın türü ve miktarı açıkça belirtilmeli |
| Ödeme | Noksansız ve banka aracılığıyla yapılmalı |
| Eksiklik | Kesin hükümsüzlük |
⚠ İkinci şart, işten çıkış günü imzalatılan ibranameleri doğrudan kapsam dışına çıkarır: ibra tarihi ile sözleşmenin sona erdiği tarih arasında en az bir ay bulunmalıdır.
Eksik ibraname yine de bir şey ifade eder: makbuz
🔴 TBK m.420/3: "Hakkın gerçek tutarda ödendiğini ihtiva etmeyen ibra sözleşmeleri veya ibra beyanını muhtevi diğer ödeme belgeleri, içerdikleri miktarla sınırlı olarak makbuz hükmündedir. Bu hâlde dahi, ödemelerin banka aracılığıyla yapılmış olması zorunludur."
🔑 İki sonuç birlikte doğar:
- Geçersiz ibraname alacağı sona erdirmez, ancak ödenen tutar kadar makbuz sayılır ve o tutar mahsup edilir.
- Bu makbuz etkisinin doğması için bile banka aracılığıyla ödeme zorunludur; elden yapılan ödeme bu fıkranın kapsamı dışındadır.
⚠ Uygulamada en pahalı hata budur: ödeme elden yapılmış ve imzalı bir ibraname alınmışsa, hem ibra geçersiz olur hem de ödeme makbuz olarak dahi dikkate alınmayabilir.
Kapsam: yalnız ücret alacakları değil
TBK m.420/4: ikinci ve üçüncü fıkra hükümleri, "destekten yoksun kalanlar ile işçinin diğer yakınlarının isteyebilecekleri dâhil, hizmet sözleşmesinden doğan bütün tazminat alacaklarına da uygulanır."
🔑 Bu fıkra ibra rejimini tazminat alacaklarına genişletir: iş kazası sonrası ölen işçinin yakınlarından alınan ibra beyanları da aynı dört şarta tabidir.
Ceza koşulu: "sadece" kelimesi belirleyici
🔴 TBK m.420/1: "Hizmet sözleşmelerine sadece işçi aleyhine konulan ceza koşulu geçersizdir."
⚠ Fıkranın anahtarı "sadece"dir. Kanun, iş sözleşmesindeki her ceza koşulunu yasaklamaz; yasakladığı, yükümlülüğü tek taraflı olarak işçiye yükleyen kayıttır. Karşılıklı olarak her iki tarafı da bağlayan bir düzenleme bu fıkranın lafzı dışındadır.
🔑 Genel hükümlerdeki rejimden farkı önemlidir: TBK m.182/3'te hâkim aşırı ceza koşulunu kendiliğinden indirirken, m.420/1'de kanun bir indirim değil doğrudan geçersizlik sonucu bağlamıştır. Yani tek taraflı kayıtta tartışma "ceza çok mu yüksek" değil, "kayıt geçerli mi" sorusudur.
Sözleşmenin süreli olmasından doğan ve tazminat rejimi bakımından ayrı sonuçlar için belirli süreli iş sözleşmesi yazımıza bakınız.
İbraname hangi alacakları kapsar
İbranamenin geçerli olduğu hâllerde bile kapsamı, m.420/2'deki içerik şartıyla sınırlıdır: alacağın türü ve miktarı açıkça belirtilmelidir. "Tüm haklarımı aldım, hiçbir alacağım kalmamıştır" biçimindeki genel ifadeler, tür ve miktar göstermediği için bu şartı karşılamaz.
Bu nedenle bir ibranamede şu üç sorunun cevabı aranır:
- Hangi alacak kalemleri sayılmış? (kıdem, ihbar, yıllık izin, fazla çalışma, ulusal bayram ve genel tatil ücreti, prim)
- Her kalem için hangi tutar yazılmış?
- Bu tutarlar banka kanalıyla ve noksansız ödenmiş mi?
Fazla çalışma alacağının hesabı ve serbest zaman seçeneği için fazla çalışma: 270 saat, yüzde 50 ve serbest zaman hakkı; alacakların hangi zamanaşımına tabi olduğu ve arabuluculuk şartı için işçilik alacaklarında zamanaşımı ve arabuluculuk yazımıza bakabilirsiniz.
İşveren tarafında ne anlama gelir
İbranamenin geçersizliği yalnız işçi lehine bir sonuç değildir; işveren bakımından da öngörülebilirlik meselesidir. Dört şarta uyulmadan alınan bir ibraname, ödeme yapılmış olsa bile ihtilafı kapatmaz ve dosyada yalnız makbuz değeri taşır. Bu nedenle işveren tarafında pratik sıra şudur:
- Sözleşmenin sona erme tarihi kayda geçirilir ve bir aylık süre beklenir,
- Ödenecek kalemler tür ve tutar olarak tek tek yazılır,
- Ödeme eksiksiz ve banka üzerinden yapılır,
- İbraname bu ödemeden sonra ve yazılı olarak düzenlenir.
⚠ Sözleşmeye tek taraflı bir ceza koşulu konulmuşsa, m.420/1 karşısında bu kaydın geçersiz sayılacağı baştan hesaba katılmalıdır.
Bu dosyayı nasıl açıyoruz
İlk çıktımız bir görüşme değil, yazılı bir hukuki değerlendirmedir. Bize şunları gönderirsiniz: iş sözleşmesi ve varsa ceza koşulu içeren madde, iş sözleşmesinin sona erme tarihi ve fesih bildirimi, imzalanmışsa ibranamenin tam metni ve imza tarihi, ibranamede sayılan kalemler ve tutarlar, ödemelere ilişkin banka dekontları ve ödeme tarihleri, bordrolar ve varsa prim-ikramiye kayıtları, ölüm veya iş kazası hâlinde yakınlardan alınmış ibra beyanları, ve varsa açılmış dava veya arabuluculuk son tutanağı.
Karşılığında kapsamı önceden belirlenmiş bir çalışma alırsınız: ibranamenin m.420/2'deki dört şartı (yazılı şekil, bir aylık süre, tür ve miktarın açıkça belirtilmesi, noksansız ve banka aracılığıyla ödeme) taşıyıp taşımadığı ve eksiklik varsa kesin hükümsüzlük sonucunun doğup doğmadığı, hükümsüz bir ibranamenin m.420/3 uyarınca içerdiği miktarla sınırlı makbuz sayılıp sayılamayacağı ve bunun için banka ödemesi koşulunun karşılanıp karşılanmadığı, ibranın kapsamına giren ve girmeyen alacak kalemlerinin ayrıştırılması, m.420/4 uyarınca tazminat alacakları ile yakınların talepleri bakımından aynı rejimin uygulanması, ve sözleşmedeki ceza koşulunun m.420/1 anlamında sadece işçi aleyhine olup olmadığı.
Ücretsiz danışma vermiyoruz. Bu dosya türünde ilk saat satış değil sözleşmenin sona erme tarihi ile ibra tarihi arasındaki sürenin tespitidir; bir aylık süre dolmadan imzalanan ibraname bu şartı karşılamaz.
Sınırımızı açıkça yazalım: sonucu önceden taahhüt etmiyoruz. Kanun, dört şartı birlikte aramakta ve eksikliğe kesin hükümsüzlük sonucunu bağlamaktadır.




