Alacaklının borçlulardan biriyle anlaşıp onu ibra etmesi, kalan borçlulara karşı hakkını olduğu gibi bırakmaz:
"Alacaklının borçlulardan biriyle yaptığı ibra sözleşmesi, diğer borçluları da ibra edilen borçlunun iç ilişkideki borca katılma payı oranında borçtan kurtarır." (TBK m.166/3)
🔑 Yani alacaklı, bir borçluyla sulh olurken yalnız o borçludan vazgeçmiş olmaz; o borçlunun iç ilişkideki payı kadar alacağını da kaybeder. Bu nedenle çok borçlu dosyalarda sulh, kalan borçlulara karşı talebin matematiğini doğrudan değiştirir.
Teselsül kendiliğinden doğmaz
TBK m.162/1: "Birden çok borçludan her biri, alacaklıya karşı borcun tamamından sorumlu olmayı kabul ettiğini bildirirse, müteselsil borçluluk doğar."
🔴 m.162/2: "Böyle bir bildirim yoksa, müteselsil borçluluk ancak kanunda öngörülen hâllerde doğar."
⚠ İki kaynak vardır ve üçüncüsü yoktur: borçlunun bildirimi ya da kanun. Sözleşmede birden çok borçlunun yan yana imza atmış olması, tek başına teselsül doğurmaz; borcun tamamından sorumluluk iradesinin ortaya konması aranır.
🔑 Bu, ticari sözleşmelerdeki "müşterek borçlu ve müteselsil kefil" kayıtlarında neden özenli bir metin kullanıldığını açıklar: kayıt, hangi sıfatın üstlenildiğini ve tamamından sorumluluğu açıkça göstermelidir. Kefaletin kendi şekil ve geçerlilik rejimi için kefalette şekil, eşin rızası ve on yıllık sınır yazımıza bakınız.
Dış ilişki: alacaklı kimi isterse ona gider
TBK m.163/1: alacaklı, borcun tamamının veya bir kısmının ifasını, "dilerse borçluların hepsinden, dilerse yalnız birinden" isteyebilir.
m.163/2: "Borçluların sorumluluğu, borcun tamamı ödeninceye kadar devam eder."
⚠ Alacaklı sıralama yapmak zorunda değildir; ödeme gücü en yüksek borçluya doğrudan yönelebilir.
m.165: kanun veya sözleşme ile aksi belirlenmedikçe, "borçlulardan biri kendi davranışıyla diğer borçluların durumunu ağırlaştıramaz."
Savunmalar: hangi def'i kime ait
TBK m.164/1: müteselsil borçlulardan biri, alacaklıya karşı ancak;
- onunla kendi arasındaki kişisel ilişkilerden, veya
- müteselsil borcun sebep ya da konusundan
doğan def'i ve itirazları ileri sürebilir.
🔴 m.164/2 — sorumluluk doğuran ihmal: "Müteselsil borçlulardan biri ortak def'i ve itirazları ileri sürmezse, diğerlerine karşı sorumlu olur."
🔑 Bu fıkra, takibe veya davaya muhatap olan borçluya bir yük yükler: zamanaşımı, ifa, ödeme gibi ortak savunmaları ileri sürmeyen borçlu, sonradan diğer borçlulara karşı sorumlu hâle gelir. Bu nedenle çok borçlu dosyalarda savunma, yalnız kendi durumuna göre değil ortak savunmalar gözetilerek kurulmalıdır.
| Konu | Kural | Madde |
|---|---|---|
| Doğuş | Bildirim veya kanun | m.162 |
| Alacaklının seçimi | Dilediğinden tamamını isteyebilir | m.163/1 |
| Sorumluluğun sonu | Borcun tamamı ödeninceye kadar | m.163/2 |
| Savunmalar | Kişisel ilişki + borcun sebep veya konusu | m.164/1 |
| Ortak def'iyi ileri sürmemek | Diğerlerine karşı sorumluluk | m.164/2 |
| İfa veya takas | O oranda diğerlerini de kurtarır | m.166/1 |
| İbra | Diğerlerini iç ilişkideki pay oranında kurtarır | m.166/3 |
| İç paylaşım | Aksi yoksa eşit | m.167/1 |
| Rücu | Her borçluya ancak payı oranında | m.167/2 |
| Tahsil edilemeyen pay | Diğerleri eşit olarak üstlenir | m.167/3 |
| Halefiyet | Ödediği miktar oranında | m.168/1 |
Borcun sona ermesi
TBK m.166/1: borçlulardan biri ifa veya takasla borcun tamamını veya bir kısmını sona erdirmişse, "bu oranda diğer borçluları da borçtan kurtarmış olur."
m.166/2: borçlulardan biri alacaklıya ifada bulunmaksızın borçtan kurtulmuşsa, diğer borçlular bundan "ancak durumun veya borcun niteliğinin elverdiği ölçüde yararlanabilirler."
⚠ Üç fıkra üç farklı sonuç doğurur: ifa oranında herkesi kurtarır, ifasız kurtulma ancak niteliği elveriyorsa yayılır, ibra ise iç ilişkideki pay kadar yayılır.
İç ilişki: eşit pay, orantılı rücu
TBK m.167/1: aksi kararlaştırılmadıkça veya borçlular arasındaki hukuki ilişkinin niteliğinden anlaşılmadıkça, borçlulardan her biri alacaklıya yapılan ifadan birbirlerine karşı eşit paylarla sorumludur.
🔑 m.167/2 — rücuun sınırı: kendisine düşen paydan fazla ifada bulunan borçlunun, ödediği fazla miktarı diğerlerinden isteme hakkı vardır. "Bu durumda borçlu, her bir borçluya ancak payı oranında rücu edebilir."
⚠ Fazla ödeyen borçlu, diğer borçlulardan birine tüm fazlayı yükleyemez; rücu bölünmüş bir taleptir.
m.167/3 — tahsil edilemeyen pay: "Borçlulardan birinden alınamayan miktarı, diğer borçlular eşit olarak üstlenmekle yükümlüdürler."
TBK m.168/1 — halefiyet: diğerlerine rücu hakkına sahip borçlulardan her biri, ifa ettiği miktar oranında alacaklının haklarına halef olur.
🔴 m.168/2: "Alacaklı diğerlerinin zararına olarak borçlulardan birinin durumunu iyileştirirse, bunun sonuçlarına katlanır."
🔑 Bu fıkra m.166/3 ile birlikte okunmalıdır: alacaklının bir borçluya tanıdığı ayrıcalık — ibra, teminatın serbest bırakılması, süre tanınması — diğer borçluların rücu ve halefiyet haklarını zayıflatıyorsa, sonucuna alacaklı katlanır.
Alacağın üçüncü kişiye devri hâlinde bu ilişkilerin nasıl taşındığı için alacağın devri: yazılı şekil, bildirim ve garanti yazımıza bakınız.
Bu dosyayı nasıl açıyoruz
İlk çıktımız bir görüşme değil, yazılı bir hukuki değerlendirmedir. Bize şunları gönderirsiniz: sözleşmenin tam metni ve borçluların sıfatlarını gösteren imza bölümü, teselsüle ilişkin kayıt veya beyanlar, borçlular arasındaki iç ilişkiyi gösteren belgeler (ortaklık, iş bölümü, pay oranı), yapılmış ödemeler ve hangi borçlu tarafından yapıldığı, alacaklıyla imzalanmış ibra, sulh veya protokol metinleri, alacaklının bir borçluya tanıdığı süre, indirim veya teminat serbestisi varsa buna ilişkin yazışmalar, açılmış takip veya dava dosyaları ve ileri sürülen savunmalar.
Karşılığında kapsamı önceden belirlenmiş bir çalışma alırsınız: teselsülün m.162 uyarınca bildirimle mi kanunla mı doğduğu ve gerçekten doğup doğmadığı, alacaklının m.163 kapsamındaki seçim hakkının sınırları, ileri sürülebilecek savunmaların m.164/1'deki iki kategoriden hangisine girdiği ve m.164/2 uyarınca ortak def'ilerin ileri sürülmemesinin doğuracağı iç sorumluluk, yapılmış bir ibranın m.166/3 uyarınca diğer borçluları hangi oranda kurtardığı, ifa veya takasın m.166/1 kapsamındaki yayılma etkisi, iç ilişkide payların m.167/1 uyarınca eşit sayılıp sayılmayacağı, payı aşan ödemede m.167/2'deki orantılı rücu ve m.167/3'teki tahsil edilemeyen payın paylaşımı, ve alacaklının bir borçlunun durumunu iyileştirmesi hâlinde m.168/2'nin sonucu.
Ücretsiz danışma vermiyoruz. Bu dosya türünde ilk saat satış değil teselsülün gerçekten doğup doğmadığının tespitidir; doğmamışsa alacaklının seçim hakkı da rücu mekanizması da işlemez.
Sınırımızı açıkça yazalım: sonucu önceden taahhüt etmiyoruz. İç ilişkideki payların eşitliği kanunda bir karine olarak düzenlenmiştir ve aksi, taraflar arasındaki ilişkinin niteliğinden anlaşılabilir.




