Strateji

Alacağın Devri: Yazılı Şekil, Bildirim ve Garanti

Devir için borçlunun rızası aranmıyor ama yazılı şekil geçerlilik şartı. Bildirim yapılmazsa borçlu eski alacaklıya ödeyerek borcundan kurtuluyor.

Rohat Kahraman· 6 Eylül 2026Güncelleme · 6 Eylül 2026
Alacağın Devri: Yazılı Şekil, Bildirim ve Garanti

Bir alacağın üçüncü kişiye devri — uygulamadaki adıyla temlik — Türk Borçlar Kanununda borçlunun rızasına bağlı değildir. Buna karşılık kanun üç noktada sert davranır: yazılı şekil bir geçerlilik şartıdır, bildirim yapılmazsa borçlu eski alacaklıya ödeyerek borcundan kurtulur ve devralan, devraldığı alacağı borçlunun elindeki savunmalarla birlikte alır.

Devralan açısından dördüncü bir soru daha vardır ve çoğu zaman en pahalısıdır: devraldığım alacağın ömrü ne kadar kaldı? Aşağıdaki değerlendirme 6098 sayılı Kanunun mevzuat.gov.tr'deki resmî güncel metnine dayanıyor (5 Eylül 2026'da okundu).

Kural: borçlunun rızası aranmaz

183 üncü madde çerçeveyi kurar: kanun, sözleşme veya işin niteliği engel olmadıkça alacaklı, borçlunun rızasını aramaksızın alacağını üçüncü bir kişiye devredebilir.

Üç engel sayılmıştır: kanun, sözleşme ve işin niteliği. Sözleşmeye konulan devir yasağı bu nedenle geçerlidir — ama mutlak değildir.

Devir yasağının üçüncü kişiye karşı sınırı. Maddenin ikinci fıkrası şunu söyler: borçlu, devir yasağı içermeyen yazılı bir borç tanımasına güvenerek alacağı devralmış olan üçüncü kişiye karşı, alacağın devredilemeyeceğinin kararlaştırılmış bulunduğu savunmasını ileri süremez.

Yani borçlu, kendi imzaladığı ve devir yasağı içermeyen bir yazılı borç tanıması varsa, ayrı bir sözleşmedeki devir yasağını iyiniyetli devralana karşı ileri süremez. Alacak finansmanı işlemlerinde belge düzeni bu cümle etrafında kurulur.

Şekil: devir yazılı, devir vaadi değil

184 üncü madde iki cümledir ve ikisi de sonuç doğurur:

  • Alacağın devrinin geçerliliği, yazılı şekilde yapılmış olmasına bağlıdır.
  • Alacağın devri sözü verme, şekle bağlı değildir.

Ayrım pratiktir: devir işleminin kendisi yazılı olmalıdır, ancak "ileride devredeceğim" taahhüdü şekle tabi değildir. Sözlü bir devir vaadi geçerli bir borç doğurur; devrin kendisi ise yazılı yapılmadıkça hüküm ifade etmez.

Kanunî ve yargısal devir. 185 inci maddeye göre devir kanun veya mahkeme kararı gereğince gerçekleşmişse, bu devir özel bir şekle ve önceki alacaklının rızasını açıklamasına gerek olmaksızın üçüncü kişilere karşı ileri sürülebilir.

Bildirim yapılmazsa: borçlu eskiye öder ve kurtulur

186 ncı madde, devrin borçluya karşı ne zaman sonuç doğuracağını düzenler: borçlu, alacağın devredildiği, devreden veya devralan tarafından kendisine bildirilmemişse, önceki alacaklıya — alacak birkaç kez devredilmişse, son devralan yerine önceki devralanlardan birine — iyiniyetle ifada bulunarak borcundan kurtulur.

Bu, devralan için doğrudan bir tahsil riskidir. Devir sözleşmesi yapılmış olması yetmez; bildirim yapılmadıkça borçlunun eski alacaklıya yaptığı ödeme geçerlidir ve devralan bedelini ödediği alacağı kaybeder. Bildirimi hem devreden hem devralan yapabilir.

Çekişmeli alacak. 187 nci madde borçluya bir çıkış tanır: kime ait olduğu çekişmeli bulunan bir alacağın borçlusu ifadan kaçınabilir ve alacağın konusunu hâkim tarafından belirlenen yere tevdi etmekle borçtan kurtulur. Alacağın çekişmeli olduğunu bildiği hâlde ifada bulunan borçlu, bundan doğacak sonuçlardan sorumlu olur. Çekişme mahkemece henüz sonuca bağlanmamış ve borç muaccelse, taraflardan her biri borçluyu edimi tevdi etmeye zorlayabilir.

Devralan, alacağı savunmalarıyla birlikte alır

188 inci madde devralanın en büyük risk kalemini tanımlar: borçlu, devri öğrendiği sırada devredene karşı sahip olduğu savunmaları, devralana karşı da ileri sürebilir.

Ödeme, ibra, ayıp def'i, zamanaşımı — devri öğrenme anında borçlunun elinde ne varsa devralana karşı da geçerlidir.

Takas bakımından özel kural. Aynı madde takası ayrı düzenler: borçlu, devri öğrendiği anda muaccel olmayan alacağını, devredilen alacaktan önce veya onunla aynı anda muaccel olması koşuluyla borcu ile takas edebilir. Yani takas imkânı, devrin öğrenilmesiyle tamamen kapanmaz; muacceliyet sırasına bağlanmıştır.

Devralan tarafından bakıldığında bu iki fıkra tek bir sonuca çıkar: devir öncesinde borçlu ile devreden arasındaki ilişkinin incelenmesi, devir sözleşmesinden daha belirleyicidir.

Devirle birlikte ne geçer

189 uncu madde kapsamı belirler: alacağın devri ile devredenin kişiliğine özgü olanlar dışındaki öncelik hakları ve bağlı haklar da devralana geçer. Ayrıca asıl alacakla birlikte işlemiş faizler de devredilmiş sayılır.

"Kişiliğe özgü" istisnası önemlidir: devredene özgü nitelikteki haklar geçmez.

Belge ve bilgi teslimi. 190 ıncı maddeye göre devreden, devralana alacak senedi ile elinde bulunan ispatla ilgili diğer belgeleri teslim etmek ve alacağını ileri sürebilmesi için gerekli bilgileri vermekle yükümlüdür. Bu, devir sözleşmesine yazılması gereken bir teslim listesini fiilen zorunlu kılar.

Garanti: ivazlı devirde devreden ödeme gücünü de garanti eder

191 inci madde, devredenin sorumluluğunu ivazın varlığına bağlar.

Bir edim karşılığında devredilmişse devreden, devir sırasında alacağın varlığını ve borçlunun ödeme gücüne sahip olduğunu garanti etmiş olur.

Bir edim karşılığı olmaksızın devredilmiş ya da kanun gereğince başkasına geçmişse, devreden veya önceki alacaklı, alacağın varlığından ve borçlunun ödeme gücünden sorumlu değildir.

Bu, bedelli alacak devirlerinde devredenin taşıdığı yükün sanılandan geniş olduğu anlamına gelir: yalnızca alacağın var olduğu değil, borçlunun ödeme gücü de garanti kapsamındadır.

İfaya yönelik devir. 192 nci maddeye göre alacaklı, alacağını borcu ifaya yönelik olarak devretmekle birlikte borca mahsup edilecek miktarı belirlememişse devralan, ancak borçludan aldığı veya gereken özeni gösterseydi alabilecek olduğu miktarı kendi alacağına mahsup etmek zorundadır.

Garanti kapsamındaki istemler. 193 üncü madde, devralanın garanti yükümlüsü devredenden isteyebileceklerini sayar: ifa ettiği karşı edimin faiziyle birlikte geri verilmesi, devrin sebep olduğu giderler, borçluya karşı devraldığı alacağı elde etmek için yaptığı ve sonuçsuz kalan girişimlerin giderleri, ve devreden kusursuzluğunu ispat etmedikçe uğradığı diğer zararları.

194 üncü madde ise bazı hakların devrine özgü olarak kanunla konulmuş hükümleri saklı tutar. Kıymetli evraka bağlanmış alacaklar, taşınmaz rehniyle güvenceye alınmış alacaklar veya özel kanunlarla düzenlenmiş devir rejimleri bu saklı tutma kapsamında ayrıca değerlendirilir; genel hükümlerin uygulanacağı varsayımıyla hareket etmek, bu alacak türlerinde hatalı sonuç verir.

Devralınan alacağın ömrü: zamanaşımı

Devir, alacağın süresini yeniden başlatmaz. Bu nedenle devralanın ikinci incelemesi zamanaşımıdır.

Genel süre. 146 ncı madde tek cümledir: kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, her alacak on yıllık zamanaşımına tabidir.

Beş yıllık alacaklar. 147 nci madde altı grubu sayar: kira bedelleri, anapara faizleri ve ücret gibi diğer dönemsel edimler; otel, motel, pansiyon ve tatil köyü gibi yerlerdeki konaklama bedelleri ile lokanta ve benzeri yerlerdeki yeme içme bedelleri; küçük sanat işlerinden ve küçük çapta perakende satışlardan doğan alacaklar; bir ortaklıkta ortaklık sözleşmesinden doğan ve ortaklar ile ortaklık, müdürler, temsilciler ve denetçiler arasındaki alacaklar; vekâlet, komisyon ve acentelik sözleşmelerinden ve ticari simsarlık ücreti alacağı dışında simsarlık sözleşmesinden doğan alacaklar; ve yüklenicinin yükümlülüklerini ağır kusuruyla hiç ya da gereği gibi ifa etmemesi dışında eser sözleşmesinden doğan alacaklar.

Süreler sözleşmeyle değiştirilemez. 148 inci madde bunu açıkça yazar. Devir sözleşmesine yazılacak bir süre uzatması bu nedenle sonuç doğurmaz.

Başlangıç. 149 uncu maddeye göre zamanaşımı alacağın muaccel olmasıyla işlemeye başlar; muacceliyetin bir bildirime bağlı olduğu hâllerde bu bildirimin yapılabileceği günden işler.

Kesilme sebepleri. 154 üncü madde ikiye ayırır: borçlu borcu ikrar etmişse — özellikle faiz ödemiş, kısmen ifada bulunmuş, rehin vermiş veya kefil göstermişse — ve alacaklı dava veya def'i yoluyla mahkemeye ya da hakeme başvurmuşsa, icra takibinde bulunmuşsa veya iflas masasına başvurmuşsa.

Kesilmenin kefil ve müteselsil borçlulara etkisi. 155 inci madde tek yönlü bir kural içerir: zamanaşımı müteselsil borçlulardan birine karşı kesilince diğerlerine karşı da kesilmiş olur; asıl borçluya karşı kesilince kefile karşı da kesilmiş olur; ancak kefile karşı kesilince asıl borçluya karşı kesilmiş olmaz.

Yeni süre. 156 ncı maddeye göre kesilmeyle yeni bir süre işlemeye başlar ve borç bir senetle ikrar edilmiş veya bir mahkeme ya da hakem kararına bağlanmışsa yeni süre her zaman on yıldır.

Usulden ret hâlinde ek süre. 158 inci madde bir emniyet subabı kurar: dava veya def'i; mahkemenin yetkili veya görevli olmaması, düzeltilebilecek bir yanlışlık yapılması yahut vaktinden önce açılmış olması nedeniyle reddedilmiş ve o arada zamanaşımı veya hak düşürücü süre dolmuşsa, alacaklı altmış günlük ek süre içinde haklarını kullanabilir.

Sürenin durduğu hâller. 153 üncü madde, zamanaşımının işlemeye başlamadığı veya durduğu yedi hâli sayar. Ticari dosyalar bakımından en çok anılanı altıncı benttir: alacağı Türk mahkemelerinde ileri sürme imkânının bulunmadığı sürece zamanaşımı durur. Diğerleri aile ve vesayet ilişkileri, ev hizmetlileri, borçlunun alacak üzerinde intifa hakkına sahip olması ve alacaklı–borçlu sıfatının aynı kişide birleşmesiyle ilgilidir. Durduran sebeplerin ortadan kalktığı günün bitiminde zamanaşımı işlemeye başlar veya durmadan önce başlamış olan işlemesini sürdürür.

Sürelerin hesaplanması. 151 inci maddeye göre süreler hesaplanırken zamanaşımının başladığı gün sayılmaz ve zamanaşımı ancak sürenin son günü de hak kullanılmaksızın geçince gerçekleşir.

Rehinle güvenceye bağlı alacak. 159 uncu madde bir ayrım yapar: alacağın bir taşınır rehniyle güvenceye bağlanmış olması, bu alacak için zamanaşımının işlemesine engel olmaz; bununla birlikte alacaklının hakkını rehinden alma yetkisi devam eder. Teminatlı bir alacağın devralınmasında bu, alacağın kendisi ile teminatın akıbetinin ayrı değerlendirilmesi gerektiği anlamına gelir.

Feragat ve hâkimin rolü. 160 ıncı madde: zamanaşımından önceden feragat edilemez. 161 inci madde ise usulün en bilinen kuralıdır: zamanaşımı ileri sürülmedikçe, hâkim bunu kendiliğinden göz önüne alamaz.

Bu son cümle devralan için iyi haberdir: zamanaşımına uğramış bir alacak kendiliğinden yok olmaz; borçlu def'i olarak ileri sürmedikçe mahkeme bunu dikkate almaz. Ancak bir tahsil planı bu ihtimale dayandırılmaz.

Tek tabloda

KonuKuralDayanak
Borçlunun rızasıAranmaz (kanun, sözleşme veya işin niteliği engel değilse)TBK m.183/1
Sözleşmesel devir yasağıYazılı borç tanımasına güvenen devralana karşı ileri sürülemezTBK m.183/2
ŞekilDevir yazılı; devir vaadi şekle bağlı değilTBK m.184
Kanunî/yargısal devirÖzel şekil ve rıza aranmazTBK m.185
Bildirim yapılmazsaBorçlu eski alacaklıya iyiniyetle ödeyerek kurtulurTBK m.186
Çekişmeli alacakBorçlu ifadan kaçınıp tevdi ile kurtulurTBK m.187
Borçlunun savunmalarıDevri öğrendiği sıradaki savunmalar devralana karşı da geçerliTBK m.188/1
TakasMuacceliyet sırasına bağlı olarak mümkünTBK m.188/2
Geçen haklarBağlı haklar + işlemiş faizlerTBK m.189
Belge teslimiSenet, ispat belgeleri ve gerekli bilgilerTBK m.190
Garanti (ivazlı devir)Alacağın varlığı ve borçlunun ödeme gücüTBK m.191/1
Garanti (ivazsız/kanunî)Sorumluluk yokTBK m.191/2
Garanti istemleriKarşı edim + faiz · giderler · sonuçsuz girişim giderleri · diğer zararlarTBK m.193
Genel zamanaşımıOn yılTBK m.146
Beş yıllık alacaklarDönemsel edimler · konaklama-yeme içme · küçük perakende · ortaklık · vekâlet-komisyon-acentelik · eserTBK m.147
Sürelerin değiştirilmesiSözleşmeyle değiştirilemezTBK m.148
BaşlangıçMuacceliyet; bildirime bağlıysa bildirimin yapılabileceği günTBK m.149
Kesilmeİkrar (faiz, kısmi ifa, rehin, kefil) · dava/def'i · icra · iflas masasıTBK m.154
Kefile etkisiAsıl borçluya kesilince kefile de; tersi değilTBK m.155
Yeni süreSenetle ikrar veya karara bağlanmışsa her zaman on yılTBK m.156
Usulden retAltmış günlük ek süreTBK m.158
DurmaYedi hâl; Türk mahkemelerinde ileri sürülememe dâhilTBK m.153
HesaplamaBaşlangıç günü sayılmaz; son gün de geçmeliTBK m.151
Taşınır rehniZamanaşımı işler; rehinden alma yetkisi sürerTBK m.159
FeragatÖnceden feragat edilemezTBK m.160
Hâkimin rolüİleri sürülmedikçe kendiliğinden göz önüne alınamazTBK m.161

Ne yapılmalı

Devri yazılı yapın, vaadi ile karıştırmayın. Devrin geçerliliği yazılı şekle bağlıdır; devir sözü vermek değildir.

Bildirimi devir ile aynı gün planlayın. Bildirim yapılmadıkça borçlunun eski alacaklıya yaptığı iyiniyetli ödeme geçerlidir.

Devir öncesinde borçlu–devreden ilişkisini inceleyin. Borçlunun devri öğrendiği sıradaki bütün savunmaları devralana karşı da ileri sürülebilir.

Devir yasağı kaydı varsa yazılı borç tanımasını kontrol edin. Devir yasağı içermeyen bir yazılı borç tanımasına güvenen devralana karşı bu savunma ileri sürülemez.

Bedelli devirde garanti kapsamını sözleşmede netleştirin. Kanun, ivazlı devirde devredene alacağın varlığı ve borçlunun ödeme gücü garantisini yükler.

Belge teslim listesini sözleşmeye ekleyin. Devredenin senet ve ispat belgelerini teslim yükümlülüğü kanunda düzenlenmiştir; listelenmemesi ispat sorununa dönüşür.

Zamanaşımı takvimini devirden değil muacceliyetten sayın. Devir süreyi yeniden başlatmaz ve süreler sözleşmeyle değiştirilemez.

Devraldığınız alacak bir senede veya karara bağlıysa süreyi yeniden hesaplayın. Kesilmenin ardından borç senetle ikrar edilmiş ya da mahkeme veya hakem kararına bağlanmışsa yeni süre her zaman on yıldır.

Alacak özel bir rejime tabiyse genel hükümlerle yetinmeyin. 194 üncü madde, bazı hakların devrine özgü kanun hükümlerini saklı tutmuştur.

Alacak devirlerinde ödenen bedelin karşılığı, çoğu zaman devir sözleşmesinde değil borçlunun elindeki savunmalarda ve kalan zamanaşımı süresinde saklıdır. İcra ve iflas hukuku alanındaki çalışmalarımız bu iki kalemin devirden önce ölçülmesini kapsar. Borç tarafındaki karşılığı — borcun üstlenilmesi ve işletme devrinde sorumluluk — işletme devrinde borçlardan sorumluluk yazımızda ele alınmıştır.

Sıkça Sorulan Sorular

Alacağı devretmek için borçlunun rızası gerekir mi?

Gerekmez. TBK m.183 uyarınca kanun, sözleşme veya işin niteliği engel olmadıkça alacaklı, borçlunun rızasını aramaksızın alacağını üçüncü kişiye devredebilir. Ancak devrin geçerliliği m.184 uyarınca yazılı şekle bağlıdır.

Devir borçluya bildirilmezse ne olur?

TBK m.186'ya göre borçlu, devir kendisine bildirilmemişse önceki alacaklıya iyiniyetle ifada bulunarak borcundan kurtulur; alacak birkaç kez devredilmişse son devralan yerine önceki devralanlardan birine yapılan ifa da aynı sonucu doğurur. Bildirimi devreden veya devralan yapabilir.

Devraldığım alacağa karşı borçlu hangi savunmaları ileri sürebilir?

TBK m.188'e göre borçlu, devri öğrendiği sırada devredene karşı sahip olduğu savunmaları devralana karşı da ileri sürebilir. Takas bakımından ise borçlu, devri öğrendiği anda muaccel olmayan alacağını, devredilen alacaktan önce veya onunla aynı anda muaccel olması koşuluyla takas edebilir.

Alacaklarda zamanaşımı kaç yıldır?

Kanunda aksine hüküm yoksa her alacak on yıllık zamanaşımına tabidir (m.146). Kira bedelleri, anapara faizleri ve ücret gibi dönemsel edimler ile vekâlet, komisyon ve acentelik sözleşmelerinden doğan alacaklar gibi m.147'de sayılan alacaklarda süre beş yıldır. Bu süreler sözleşmeyle değiştirilemez (m.148) ve zamanaşımı ileri sürülmedikçe hâkim kendiliğinden göz önüne alamaz (m.161).