Strateji

Ticari İşlerde Faiz ve Fatura: Sekiz Günlük Kural

Kanuni faiz 16 Temmuz 2026'da sabit orandan reeskont formülüne geçti. Faturaya sekiz gün içinde itiraz edilmezse içeriği kabul edilmiş sayılıyor.

Rohat Kahraman· 6 Eylül 2026Güncelleme · 6 Eylül 2026
Ticari İşlerde Faiz ve Fatura: Sekiz Günlük Kural

Ticari alacak takibinde iki tarih ve bir formül belirleyicidir: faizin hangi günden işlemeye başladığı, faturaya kaç gün içinde itiraz edilebildiği ve kanuni faizin nasıl hesaplandığı.

Üçüncüsü 2026'da değişti. 16/7/2026 tarihli 7589 sayılı Kanunun 10 uncu maddesiyle 3095 sayılı Kanunun 1 inci maddesi yeniden yazıldı ve kanuni faiz, sabit bir orandan Merkez Bankası reeskont oranına bağlı bir formüle geçti. Aşağıdaki değerlendirme 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu ile 3095 sayılı Kanunun mevzuat.gov.tr'deki resmî güncel metinlerine dayanıyor (5 Eylül 2026'da okundu).

⛔ Bu yazıda sayısal faiz oranı verilmemiştir. Kanun oranı bir formüle bağlamıştır ve formülün girdisi Merkez Bankasının kendi duyurduğu orandır; her dosyada ilgili tarihteki oranın kaynağından okunması gerekir.

Ticari işlerde oran serbest, ama bileşik faiz sınırlı

Türk Ticaret Kanununun 8 inci maddesi serbestiyle başlar: ticari işlerde faiz oranı serbestçe belirlenir.

Sınır bileşik faizdedir. Üç aydan aşağı olmamak üzere, faizin anaparaya eklenerek birlikte tekrar faiz yürütülmesi şartı, yalnız cari hesaplarla her iki taraf bakımından da ticari iş niteliğinde olan ödünç sözleşmelerinde geçerlidir. Ve bir kayıt daha: bu fıkra, sözleşenleri tacir olmayanlara uygulanmaz.

Yaptırım serttir: bu maddenin ikinci ve üçüncü fıkralarına aykırı olarak işletilen faiz yok hükmündedir. Yok hükmünde olmak, indirilebilir olmaktan farklıdır; hiç doğmamış sayılır.

Tüketicinin korunmasına ilişkin hükümler ayrıca saklıdır.

Faizin başladığı gün

10 uncu madde iki hâli ayırır: aksine sözleşme yoksa, ticari bir borcun faizi, vadenin bitiminden ve belli bir vade yoksa ihtar gününden itibaren işlemeye başlar.

Vade kararlaştırılmış bir faturada faiz kendiliğinden işler; vade yoksa ihtar çekilmeden faiz başlamaz. Bu, tahsil dosyalarında ihtarın tarihini kritik hâle getirir.

Tacirin avans ve giderleri. 20 nci maddeye göre, tacir olan veya olmayan bir kişiye ticari işletmesiyle ilgili bir iş veya hizmet görmüş olan tacir uygun bir ücret isteyebilir; ayrıca verdiği avanslar ve yaptığı giderler için ödeme tarihinden itibaren faize hak kazanır. Burada başlangıç ihtar değil ödeme tarihidir.

Kanuni faiz 2026'da formüle bağlandı

3095 sayılı Kanunun 1 inci maddesi, 16/7/2026 tarihli ve 7589 sayılı Kanunun 10 uncu maddesiyle değiştirildi. Bugünkü hâliyle kural şudur:

Türk Borçlar Kanunu ile Türk Ticaret Kanununa göre faiz ödenmesi gereken hâllerde, miktarı sözleşme ile tespit edilmemişse, bu ödeme yıllık olarak Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının önceki yılın 31 Aralık günü kısa vadeli kredi işlemlerinde uyguladığı reeskont oranının yüzde sekseni üzerinden yapılır.

Ve bir ara düzeltme mekanizması vardır: söz konusu reeskont oranı, 30 Haziran günü önceki yılın 31 Aralık günü uygulanan reeskont oranından beş puan veya daha çok farklı ise, yılın ikinci yarısında 30 Haziran günü belirlenen oranın yüzde sekseni geçerli olur.

Bunun pratik sonucu, oranın artık yıl içinde değişebilmesidir. Uzun süreli bir alacakta faiz hesabı, tek bir orana değil dönemlere bölünerek yapılmalıdır.

Ticari işlerde temerrüt faizi: avans oranı seçeneği

3095 sayılı Kanunun 2 nci maddesi önce genel kuralı koyar: bir miktar paranın ödenmesinde temerrüde düşen borçlu, sözleşme ile aksi kararlaştırılmadıkça, geçmiş günler için 1 inci maddede belirlenen orana göre temerrüt faizi ödemeye mecburdur.

Ticari işlere özgü kural ikinci fıkradadır: Merkez Bankasının önceki yılın 31 Aralık günü kısa vadeli avanslar için uyguladığı faiz oranı, yukarıda açıklanan miktardan fazla ise, arada sözleşme olmasa bile ticari işlerde temerrüt faizi bu oran üzerinden istenebilir. Aynı beş puan kuralı burada da işler: avans faiz oranı 30 Haziran günü, önceki yılın 31 Aralık günü uygulanan orandan beş puan veya daha çok farklıysa, yılın ikinci yarısında bu oran geçerli olur.

Yani ticari bir alacakta, sözleşmede hiçbir faiz kaydı bulunmasa dahi alacaklı iki orandan yüksek olanını talep edebilecek konumdadır — kanunun kendisi bu seçeneği tanımıştır.

Akdi faiz tabanı. Üçüncü fıkra bir alt sınır getirir: temerrüt faizi miktarının sözleşmede kararlaştırılmamış olduğu hâllerde, akdi faiz miktarı yukarıdaki fıkralarda öngörülen miktarın üstünde ise, temerrüt faizi akdi faiz miktarından az olamaz.

Sözleşmede yüksek bir akdi faiz varken temerrüt faizi düzenlenmemişse, temerrüt faizi otomatik olarak kanuni orana düşmez.

Bileşik faiz yasağı ve diğer kanunlar

3095 sayılı Kanunun 3 üncü maddesi tek cümledir: kanuni faiz ve temerrüt faizi hesaplanırken mürekkep faiz yürütülemez. Ardından bir saklı tutma gelir: bu konuya ilişkin Türk Ticaret Kanunu hükümleri saklıdır — yani yukarıda anılan TTK m.8/2'deki dar istisna.

İki hüküm birlikte okunduğunda tablo nettir: bileşik faiz kural olarak yasaktır; istisnası cari hesaplar ve her iki taraf için ticari iş niteliğindeki ödünç sözleşmeleridir ve orada da üç aydan kısa dönemlerle işletilemez.

4 üncü madde ise diğer kanunların, bu Kanunda öngörülen orandan fazla temerrüt faizi ödenmesine ilişkin hükümlerini saklı tutar. Kamu alacakları gibi özel rejimlerde oran bu Kanuna göre değil kendi kanununa göre belirlenir.

Yabancı para borcunda faiz

Sınır ötesi sözleşmelerde sıkça karşılaşılan hâl 4/a maddesindedir: sözleşmede daha yüksek akdi veya gecikme faizi kararlaştırılmadığı hâllerde, yabancı para borcunun faizinde Devlet Bankalarının o yabancı para ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı uygulanır.

Bu hüküm iki şey söyler: döviz borcunda faiz kendiliğinden Türk lirası oranlarına bağlanmaz, ve sözleşmeye yazılacak bir akdi veya gecikme faizi kaydı bu ölçütün üzerine çıkabilir. Döviz cinsinden kurulan uzun vadeli sözleşmelerde faiz kaydının yazılıp yazılmaması doğrudan sonuç doğurur.

Temerrüdün kendisi: nasıl düşülür, ne doğurur

Faiz hesabından önce gelen soru, borçlunun ne zaman temerrüde düştüğüdür.

Temerrüde düşme (TBK m.117). Muaccel bir borcun borçlusu, alacaklının ihtarıyla temerrüde düşer. Buna karşılık borcun ifa edileceği gün birlikte belirlenmişse veya sözleşmede saklı tutulan bir hakka dayanarak taraflardan biri usulüne uygun bir bildirimle belirlemişse, bu günün geçmesiyle temerrüt doğar. Haksız fiilde fiilin işlendiği, sebepsiz zenginleşmede zenginleşmenin gerçekleştiği tarihte borçlu temerrüde düşmüş olur; ancak sebepsiz zenginleşenin iyiniyetli olduğu hâllerde temerrüt için bildirim şarttır.

Gecikme tazminatı (m.118). Temerrüde düşen borçlu, temerrüde düşmekte kusuru olmadığını ispat etmedikçe, borcun geç ifasından dolayı alacaklının uğradığı zararı gidermekle yükümlüdür. Ayrıca m.119 uyarınca beklenmedik hâl sebebiyle doğacak zarardan da sorumludur; bundan ancak kusursuzluğunu veya borcu zamanında ifa etmiş olsaydı da zararın doğacağını ispat ederek kurtulabilir.

Sözleşmeyle kararlaştırılan temerrüt faizinin tavanı (m.120). Uygulanacak yıllık temerrüt faizi oranı sözleşmede kararlaştırılmamışsa, faiz borcunun doğduğu tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümlerine göre belirlenir. Ve bir üst sınır konmuştur: sözleşme ile kararlaştırılacak yıllık temerrüt faizi oranı, birinci fıkra uyarınca belirlenen yıllık faiz oranının yüzde yüz fazlasını aşamaz. Akdî faiz kararlaştırılmış ama temerrüt faizi kararlaştırılmamışsa ve yıllık akdî faiz oranı mevzuattaki orandan fazlaysa, temerrüt faizi oranı hakkında akdî faiz oranı geçerli olur.

Bu tavan ile Türk Ticaret Kanununun 8 inci maddesindeki "ticari işlerde faiz oranı serbestçe belirlenir" kuralının nasıl bir arada uygulanacağı, somut sözleşmenin niteliğine göre değerlendirilir; bu yazıda her iki hüküm kendi lafzıyla aktarılmıştır.

Faiz ve irat borcunda (m.121). Faiz veya irat borcunu ya da bağışladığı bir miktar parayı ödemekte temerrüde düşen borçlu, icra takibine girişildiği veya dava açıldığı günden başlayarak temerrüt faizi ödemekle yükümlüdür; buna aykırı anlaşmalar ceza koşulu hükümlerine tabi olur.

Karşılıklı borç yükleyen sözleşmelerde (m.123-125). Taraflardan biri temerrüde düşerse diğeri, ifa için uygun bir süre verebilir veya uygun bir sürenin hâkim tarafından verilmesini isteyebilir. Üç hâlde süre vermeye gerek yoktur: borçlunun durumundan veya tutumundan sürenin etkisiz olacağı anlaşılıyorsa; temerrüt sonucunda ifa alacaklı için yararsız kalmışsa; ya da belirli bir zamanda gerçekleşmemesi üzerine ifanın artık kabul edilmeyeceği sözleşmeden anlaşılıyorsa.

Bu durumda alacaklı her zaman borcun ifasını ve gecikme tazminatını isteyebilir. Ayrıca ifadan ve gecikme tazminatından vazgeçtiğini hemen bildirerek ifa edilmemesinden doğan zararın giderilmesini isteyebilir ya da sözleşmeden dönebilir. Dönme hâlinde taraflar karşılıklı olarak ifa yükümlülüğünden kurtulur ve verdiklerini geri isteyebilirler; borçlu kusursuzluğunu ispat edemezse alacaklı sözleşmenin hükümsüz kalması sebebiyle uğradığı zararı da isteyebilir.

Fatura ve teyit mektubunda sekiz gün

Ticari uyuşmazlıkların önemli bir kısmı 21 inci maddede düğümlenir.

Fatura isteme hakkı. Ticari işletmesi bağlamında bir mal satmış, üretmiş, bir iş görmüş veya bir menfaat sağlamış olan tacirden, diğer taraf kendisine bir fatura verilmesini ve bedeli ödenmişse bunun da faturada gösterilmesini isteyebilir.

Sekiz günlük itiraz. İkinci fıkra kısadır ve sonucu ağırdır: bir fatura alan kişi, aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır.

Teyit mektubu. Üçüncü fıkra aynı süreyi sözleşme teyitlerine taşır: telefonla, telgrafla, herhangi bir iletişim veya bilişim aracıyla ya da sözlü olarak kurulan sözleşmelerle yapılan açıklamaların içeriğini doğrulayan bir yazıyı alan kişi, bunu aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde itirazda bulunmamışsa, teyit mektubunun yapılan sözleşmeye veya açıklamalara uygun olduğunu kabul etmiş sayılır.

E-posta ile gönderilen bir sipariş teyidi bu fıkranın kapsamına girebileceğinden, gelen kutusunun sekiz günlük bir gözden geçirme disiplinine bağlanması teknik değil hukuki bir tedbirdir.

Tacir borçlunun indirim isteyememesi

Genel hükümlerde hâkim, aşırı gördüğü ceza koşulunu kendiliğinden indirir. Ticari işlerde bu tablo değişir.

22 nci madde şöyledir: tacir sıfatını haiz borçlu, Türk Borçlar Kanununun 121 inci maddesinin ikinci fıkrasıyla 182 nci maddesinin üçüncü fıkrasında ve 525 inci maddesinde yazılı hâllerde, aşırı ücret veya ceza kararlaştırılmış olduğu iddiasıyla ücret veya sözleşme cezasının indirilmesini mahkemeden isteyemez.

Bu, sözleşmede hâkimin müdahalesini ele aldığımız yazıdaki genel kuralın ticari işlere özgü istisnasıdır: TBK m.182/3'ün "hâkim aşırı gördüğü ceza koşulunu kendiliğinden indirir" kuralı, tacir borçlu bakımından bu madde ile sınırlanmıştır. Cezai şartın tacirler arası bir sözleşmede yazılması ile tüketici veya tacir olmayan bir tarafla yazılması aynı sonucu vermez.

Tek tabloda

KonuKuralDayanak
Ticari işlerde oranSerbestçe belirlenirTTK m.8/1
Bileşik faizYalnız cari hesap ve iki taraflı ticari ödünçte, üç aydan aşağı olmamak üzereTTK m.8/2
Tacir olmayanlarBileşik faiz fıkrası uygulanmazTTK m.8/2
Aykırı faizYok hükmündeTTK m.8/4
Faizin başlangıcıVadenin bitiminden; vade yoksa ihtar günündenTTK m.10
Tacirin avans ve giderleriÖdeme tarihinden itibaren faizTTK m.20
Kanuni faizÖnceki yıl 31 Aralık reeskont oranının %80'i3095 m.1 (7589, 16/7/2026)
Ara düzeltme30 Haziran'da 5 puan fark varsa yeni oranın %80'i3095 m.1
Ticari temerrüt faiziKısa vadeli avans oranı yüksekse, sözleşme olmasa da istenebilir3095 m.2/2
Akdi faiz tabanıTemerrüt faizi akdi faizden az olamaz3095 m.2/3
Mürekkep faizKanuni ve temerrüt faizinde yürütülemez3095 m.3
Diğer kanunlarDaha yüksek temerrüt faizi hükümleri saklı3095 m.4
Yabancı para borcuDevlet Bankalarının bir yıl vadeli mevduata ödediği en yüksek oran3095 m.4/a
Temerrüde düşmeİhtarla; belirlenmiş günde kendiliğindenTBK m.117
Gecikme tazminatıBorçlu kusursuzluğunu ispat etmedikçeTBK m.118
Sözleşmesel temerrüt faizi tavanıMevzuat oranının yüzde yüz fazlasını aşamazTBK m.120/2
Faiz/irat borcundaFaiz takip veya dava gününden işlerTBK m.121
Süre verilmesiKural; üç hâlde gerekmezTBK m.123-124
Seçimlik haklarİfa + gecikme tazminatı · müspet zarar · dönmeTBK m.125
Faturaya itirazSekiz gün; itiraz edilmezse içerik kabul edilmiş sayılırTTK m.21/2
Teyit mektubuSekiz gün; itiraz edilmezse uygun sayılırTTK m.21/3
Tacir borçluAşırı ücret veya ceza iddiasıyla indirim isteyemezTTK m.22

Ne yapılmalı

Faize hangi günden başlayacağınızı sözleşmede belirleyin. Vade yoksa faiz ancak ihtar gününden işler; vade koymak ihtar ihtiyacını ortadan kaldırır.

Faiz hesabını dönemlere bölün. Kanuni faiz artık sabit değildir ve 30 Haziran ara düzeltmesi nedeniyle yıl içinde değişebilir.

Sözleşmede temerrüt faizi kaydı yoksa iki oranı da hesaplatın. Ticari işlerde avans faiz oranı daha yüksekse, sözleşme olmasa bile bu oran üzerinden talep mümkündür.

Akdi faiz yazdıysanız temerrüt faizini de yazın. Aksi hâlde temerrüt faizi akdi faizin altına inemez, ama hesap tartışmalı hâle gelir.

Bileşik faizi yalnızca kanunun izin verdiği iki yapıda işletin. Aykırı işletilen faiz indirilmez; yok hükmündedir.

Sözleşmeye yazacağınız temerrüt faizi oranında tavanı kontrol edin. TBK m.120/2, kararlaştırılacak yıllık temerrüt faizini mevzuat oranının yüzde yüz fazlasıyla sınırlamıştır.

Süre verme adımını atlamayın veya atlamanızın sebebini belgeleyin. Süre vermeyi gereksiz kılan üç hâl kanunda sayılıdır.

Gelen faturalar için sekiz günlük bir iç prosedür kurun. İtiraz edilmeyen faturanın içeriği kabul edilmiş sayılır; aynı süre teyit mektupları için de işler.

Döviz borçlarında faiz kaydını atlamayın. Sözleşmede daha yüksek bir akdi veya gecikme faizi yoksa kanun, devlet bankalarının bir yıl vadeli mevduat oranını ölçüt alır.

Tacir borçluysanız cezai şartta indirim beklemeyin. TTK m.22, tacir sıfatını haiz borçlunun indirim istemesini kapatmıştır.

Ticari alacakta uyuşmazlık çoğu zaman anaparada değil, faizin başladığı gün ile faturaya itiraz edilip edilmediği noktasında çıkar. İcra ve iflas hukuku alanındaki çalışmalarımız bu iki kalemin takip öncesinde sabitlenmesini kapsar.

Sıkça Sorulan Sorular

Faturaya itiraz süresi kaç gündür?

TTK m.21/2 uyarınca bir fatura alan kişi, aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde faturanın içeriği hakkında itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır. Aynı sekiz günlük süre, m.21/3 uyarınca sözleşme ve açıklamaların içeriğini doğrulayan teyit mektupları için de geçerlidir.

Sözleşmede temerrüt faizi yazmıyorsa ne uygulanır?

3095 sayılı Kanunun 2 nci maddesine göre borçlu, sözleşme ile aksi kararlaştırılmadıkça 1 inci maddede belirlenen orana göre temerrüt faizi öder. Ticari işlerde ise Merkez Bankasının önceki yılın 31 Aralık günü kısa vadeli avanslar için uyguladığı oran daha yüksekse, arada sözleşme olmasa bile temerrüt faizi bu oran üzerinden istenebilir. Ayrıca akdi faiz bu miktarın üstündeyse temerrüt faizi akdi faizden az olamaz.

Kanuni faiz oranı nasıl belirleniyor?

16/7/2026 tarihli ve 7589 sayılı Kanunla değişen 3095 sayılı Kanunun 1 inci maddesine göre, miktarı sözleşme ile tespit edilmemişse ödeme, Merkez Bankasının önceki yılın 31 Aralık günü kısa vadeli kredi işlemlerinde uyguladığı reeskont oranının yüzde sekseni üzerinden yapılır. Bu oran 30 Haziran günü, önceki yılın 31 Aralık oranından beş puan veya daha çok farklı ise, yılın ikinci yarısında 30 Haziran oranının yüzde sekseni geçerli olur. Oran sabit olmadığından her dosyada ilgili tarihteki değerin kaynağından okunması gerekir.

Ticari sözleşmede bileşik faiz işletilebilir mi?

Sınırlı olarak. TTK m.8/2'ye göre faizin anaparaya eklenerek tekrar faiz yürütülmesi şartı yalnız cari hesaplarla, her iki taraf bakımından da ticari iş niteliğinde olan ödünç sözleşmelerinde ve üç aydan aşağı olmamak üzere geçerlidir; sözleşenleri tacir olmayanlara uygulanmaz. Bu fıkraya aykırı olarak işletilen faiz yok hükmündedir.