Strateji

Sözleşmede Hâkim Nereye Müdahale Eder?

Genel işlem koşulları yazılmamış sayılabiliyor, aşırı ceza hâkim tarafından kendiliğinden indiriliyor, aşırı ifa güçlüğünde uyarlama isteniyor.

Rohat Kahraman· 5 Eylül 2026Güncelleme · 5 Eylül 2026
Sözleşmede Hâkim Nereye Müdahale Eder?

Sözleşme özgürlüğü Türk hukukunda mutlak değildir. 26 ncı madde bunu zaten kayıtlı biçimde tanır: taraflar bir sözleşmenin içeriğini "kanunda öngörülen sınırlar içinde" özgürce belirleyebilirler.

Türk Borçlar Kanunu, tarafların yazdığı metne hâkimin müdahale edebileceği birkaç ayrı alan tanımlar. Uygulamada en sık karşılaşılanlar şunlardır: sözleşmenin nasıl yorumlanacağı, kesin hükümsüzlük ve kısmi hükümsüzlük, aşırı yararlanma, genel işlem koşullarının denetimi, ceza koşulunun indirilmesi ve aşırı ifa güçlüğünde uyarlama.

Üçünün ortak yanı, sözleşmede "böyle yazdık, bağlayıcıdır" savunmasının tek başına yeterli olmamasıdır. Aşağıdaki değerlendirme 6098 sayılı Kanunun mevzuat.gov.tr'deki resmî güncel metnine dayanıyor (5 Eylül 2026'da okundu).

Başlangıç noktası: lafza değil gerçek iradeye bakılır

Her denetimin önünde bir yorum kuralı vardır. 19 uncu maddeye göre bir sözleşmenin türünün ve içeriğinin belirlenmesinde ve yorumlanmasında, tarafların yanlışlıkla veya gerçek amaçlarını gizlemek için kullandıkları sözcüklere bakılmaksızın, gerçek ve ortak iradeleri esas alınır.

Bu, sözleşmeye verilen başlığın belirleyici olmadığı anlamına gelir: "danışmanlık sözleşmesi" başlıklı bir metin, içeriği itibarıyla başka bir ilişkiyi kuruyorsa o ilişkinin hükümlerine tabi olur.

Maddenin ikinci fıkrası üçüncü kişiyi korur: borçlu, yazılı bir borç tanımasına güvenerek alacağı kazanmış olan üçüncü kişiye karşı, bu işlemin muvazaalı olduğu savunmasında bulunamaz.

Kesin hükümsüzlük ve kısmi hükümsüzlük

27 nci madde sınırı çizer: kanunun emredici hükümlerine, ahlaka, kamu düzenine, kişilik haklarına aykırı veya konusu imkânsız olan sözleşmeler kesin olarak hükümsüzdür.

İkinci fıkra ise kurtarma kuralıdır: sözleşmenin içerdiği hükümlerden bir kısmının hükümsüz olması diğerlerinin geçerliliğini etkilemez. Ancak bu hükümler olmaksızın sözleşmenin yapılmayacağı açıkça anlaşılırsa, sözleşmenin tamamı kesin olarak hükümsüz olur.

Bu ikinci cümle, genel işlem koşullarındaki 22 nci madde kuralıyla karşılaştırıldığında bir fark ortaya çıkarır: genel işlem koşullarında düzenleyen "bu koşullar olmasaydı sözleşmeyi yapmazdım" savunmasını hiç ileri süremezken, kısmi hükümsüzlükte bu değerlendirme yapılabilir.

Aşırı yararlanma: bir yıl ve beş yıl

28 inci madde, edimler arasındaki dengesizliği belirli bir istismarla birlikte ele alır. Bir sözleşmede karşılıklı edimler arasında açık bir oransızlık varsa ve bu oransızlık, zarar görenin zor durumda kalmasından veya düşüncesizliğinden ya da deneyimsizliğinden yararlanılmak suretiyle gerçekleştirilmişse, zarar gören durumun özelliğine göre iki yoldan birini seçebilir:

  • sözleşme ile bağlı olmadığını diğer tarafa bildirerek ediminin geri verilmesini istemek, ya da
  • sözleşmeye bağlı kalarak edimler arasındaki oransızlığın giderilmesini istemek.

Süre iki katmanlıdır: zarar gören bu hakkını, düşüncesizlik veya deneyimsizliğini öğrendiği; zor durumda kalmada ise bu durumun ortadan kalktığı tarihten başlayarak bir yıl ve her hâlde sözleşmenin kurulduğu tarihten başlayarak beş yıl içinde kullanabilir.

İki koşulun birlikte aranması önemlidir: tek başına dengesiz bir fiyat bu maddeyi işletmez; oransızlığın sayılan üç durumdan birinden yararlanılarak doğmuş olması gerekir.

İrade bozukluğunda bir yıllık onama süresi

Aşırı yararlanmanın yanında, sözleşmenin kuruluşundaki iradeye ilişkin bir denetim daha vardır ve süresi kısadır.

39 uncu maddeye göre yanılma veya aldatma sebebiyle ya da korkutulma sonucunda sözleşme yapan taraf, yanılma veya aldatmayı öğrendiği ya da korkutmanın etkisinin ortadan kalktığı andan başlayarak bir yıl içinde sözleşme ile bağlı olmadığını bildirmez veya verdiği şeyi geri istemezse, sözleşmeyi onamış sayılır.

Sessiz kalmak burada bir tercih değil, sonuç doğuran bir davranıştır. Buna karşılık maddenin ikinci fıkrası bir hakkı saklı tutar: aldatma veya korkutmadan dolayı bağlayıcılığı olmayan bir sözleşmenin onanmış sayılması, tazminat hakkını ortadan kaldırmaz.

Bir not da önsözleşmeye ilişkindir: 29 uncu maddeye göre bir sözleşmenin ileride kurulmasına ilişkin sözleşmeler geçerlidir ve önsözleşmenin geçerliliği, ileride kurulacak sözleşmenin şekline bağlıdır. Resmî şekle tabi bir sözleşmenin önsözleşmesi de aynı şekle tabidir.

Genel işlem koşulları

Ne sayılır, ne sayılmaz

20 nci maddenin tanımı geniştir: genel işlem koşulları, bir sözleşme yapılırken düzenleyenin, ileride çok sayıdaki benzer sözleşmede kullanmak amacıyla, önceden, tek başına hazırlayarak karşı tarafa sunduğu sözleşme hükümleridir.

Madde, kaçış yollarını da tek tek kapatır:

  • Bu koşulların sözleşme metninde veya ekinde yer alması, kapsamı, yazı türü ve şekli nitelendirmede önem taşımaz.
  • Aynı amaçla düzenlenen sözleşme metinlerinin özdeş olmaması, hükümlerin genel işlem koşulu sayılmasını engellemez.
  • "Bu koşulların her biri tartışılarak kabul edilmiştir" türünden kayıtlar, tek başına onları genel işlem koşulu olmaktan çıkarmaz.
  • Hükümler, sundukları hizmetleri kanun veya yetkili makamlar tarafından verilen izinle yürüten kişi ve kuruluşların hazırladıkları sözleşmelere de niteliklerine bakılmaksızın uygulanır.

Üçüncü madde işareti, uygulamada en çok kullanılan standart kaydı doğrudan hedef alır. Sözleşmeye "müzakere edilmiştir" cümlesi eklemek, denetimi bertaraf etmez.

Sözleşmeye girmeyen koşullar

21 inci madde, karşı tarafın menfaatine aykırı genel işlem koşullarının sözleşme kapsamına girmesini üç şarta bağlar: düzenleyenin, sözleşmenin yapılması sırasında karşı tarafa bu koşulların varlığı hakkında açıkça bilgi vermesi, içeriğini öğrenme imkânı sağlaması ve karşı tarafın bu koşulları kabul etmesi. Aksi takdirde genel işlem koşulları yazılmamış sayılır.

İkinci fıkra ayrı bir eleme getirir: sözleşmenin niteliğine ve işin özelliğine yabancı olan genel işlem koşulları da yazılmamış sayılır. Bir tedarik sözleşmesinin içine yerleştirilen, konuyla ilgisi kurulamayan bir kayıt bu hükümle karşılanır.

Sonuç ne olur. 22 nci madde nettir: sözleşmenin, yazılmamış sayılan koşullar dışındaki hükümleri geçerliliğini korur. Ve düzenleyen, "yazılmamış sayılan koşullar olmasaydı diğer hükümlerle sözleşmeyi yapmayacak olduğunu ileri süremez."

Bu cümle sözleşmeyi tümüyle çökertme savunmasını kapatır: ayıklanan koşul gider, sözleşme kalır.

Yorum, değiştirme yasağı ve içerik denetimi

Yorum (m.23). Genel işlem koşullarında yer alan bir hüküm açık ve anlaşılır değilse veya birden çok anlama geliyorsa, düzenleyenin aleyhine ve karşı tarafın lehine yorumlanır.

Değiştirme yasağı (m.24). Düzenleyene tek yanlı olarak karşı taraf aleyhine sözleşmenin bir hükmünü değiştirme ya da yeni düzenleme getirme yetkisi veren kayıtlar yazılmamış sayılır. Bu, uzun süreli tedarik, abonelik ve hizmet sözleşmelerinde sıkça kullanılan "tarifeleri tek taraflı değiştirme hakkı" tipi kayıtları doğrudan ilgilendirir.

İçerik denetimi (m.25). Genel işlem koşullarına, dürüstlük kurallarına aykırı olarak, karşı tarafın aleyhine veya onun durumunu ağırlaştırıcı nitelikte hükümler konulamaz.

Bu dört madde birlikte bir sıra oluşturur: önce koşulun sözleşmeye girip girmediği (m.21), sonra ne anlama geldiği (m.23), sonra içeriğinin denetimi (m.25).

Ceza koşulu

Alacaklının seçim hakkı

179 uncu madde üç ayrı durumu ayırır.

İfa edilmeme için kararlaştırılan ceza. Bir sözleşmenin hiç veya gereği gibi ifa edilmemesi durumu için ceza kararlaştırılmışsa, aksi sözleşmeden anlaşılmadıkça alacaklı ya borcun ya da cezanın ifasını isteyebilir. Yani kural olarak ikisini birden değil.

Zamanında veya yerinde ifa edilmeme için kararlaştırılan ceza. Ceza, borcun belirlenen zaman veya yerde ifa edilmemesi durumu için kararlaştırılmışsa, alacaklı hakkından açıkça feragat etmiş veya ifayı çekincesiz olarak kabul etmiş olmadıkça, asıl borçla birlikte cezanın ifasını da isteyebilir.

Bu ikinci hâlde "çekincesiz kabul" kaydı belirleyicidir: geç yapılan bir teslimatı çekince koymadan kabul etmek, ceza talebini ortadan kaldırabilir.

Borçlunun dönme yetkisi. Maddenin son fıkrası, borçlunun kararlaştırılan cezayı ifa ederek sözleşmeyi dönme veya fesih suretiyle sona erdirmeye yetkili olduğunu ispat etme hakkını saklı tutar.

Zararla ilişkisi

180 inci madde iki yönlü çalışır. Bir yandan alacaklıyı korur: alacaklı hiçbir zarara uğramamış olsa bile, kararlaştırılan cezanın ifası gerekir. Öte yandan sınır koyar: alacaklının uğradığı zarar ceza tutarını aşıyorsa, alacaklı borçlunun kusuru bulunduğunu ispat etmedikçe aşan miktarı isteyemez.

181 inci madde ise hükümlerin kapsamını genişletir: ceza koşuluna ilişkin hükümler, dönme durumunda ifa edilmiş olan kısmın alacaklıya kalacağını öngören sözleşmelere de uygulanır. Taksitle satışa ilişkin hükümler saklıdır.

Miktar serbest, ama hâkim indirir

182 nci madde önce serbestiyi tanır: taraflar cezanın miktarını serbestçe belirleyebilirler.

Ardından iki sınır gelir. Birincisi bağlılık kuralıdır: asıl borç herhangi bir sebeple geçersizse veya aksi kararlaştırılmadıkça sonradan borçlunun sorumlu tutulamayacağı bir sebeple imkânsız hâle gelmişse, cezanın ifası istenemez. Buna karşılık ceza koşulunun geçersizliği ya da imkânsızlaşması asıl borcun geçerliliğini etkilemez — bağlılık tek yönlüdür.

İkincisi, maddenin son cümlesidir: hâkim, aşırı gördüğü ceza koşulunu kendiliğinden indirir.

"Kendiliğinden" ifadesi burada teknik bir anlam taşır: indirim için borçlunun ayrıca talepte bulunması aranmamıştır. Cezai şartın yüksek tutulması, o tutarın tahsil edileceği anlamına gelmez.

Aşırı ifa güçlüğü ve uyarlama

138 inci madde, sözleşme kurulduktan sonra dengenin bozulması hâlini düzenler ve koşullarını birlikte arar:

  • sözleşmenin yapıldığı sırada taraflarca öngörülmeyen ve öngörülmesi de beklenmeyen olağanüstü bir durum,
  • borçludan kaynaklanmayan bir sebeple ortaya çıkmalı,
  • sözleşmenin yapıldığı sıradaki olguları, kendisinden ifanın istenmesini dürüstlük kurallarına aykırı düşecek derecede borçlu aleyhine değiştirmeli,
  • ve borçlu borcunu henüz ifa etmemiş ya da ifanın aşırı ölçüde güçleşmesinden doğan haklarını saklı tutarak ifa etmiş olmalıdır.

Bu koşullar gerçekleşirse borçlu, hâkimden sözleşmenin yeni koşullara uyarlanmasını isteme, bu mümkün olmadığı takdirde sözleşmeden dönme hakkına sahiptir. Sürekli edimli sözleşmelerde borçlu, kural olarak dönme hakkının yerine fesih hakkını kullanır.

Dördüncü koşul uygulamada belirleyicidir: borcu çekincesiz ifa eden borçlu bu maddeye dayanamaz. Ödeme yapılırken hakların saklı tutulduğunun yazılı olarak belirtilmesi, sonradan uyarlama talep edebilmenin ön şartıdır.

Yabancı para borçları. Maddenin son cümlesi ayrıca yazılmıştır: "Bu madde hükmü yabancı para borçlarında da uygulanır." Döviz cinsinden kurulmuş uzun vadeli sözleşmelerde bu cümle, uyarlama tartışmasının dayanağıdır. Sınır ötesi sözleşmelerde uygulanacak hukuku ele aldığımız yazıda görüldüğü gibi, sözleşmeye hangi hukukun uygulanacağı bu imkânın varlığını da belirler.

Tek tabloda

KonuKuralDayanak
Yorum ölçütüSözcüklere değil gerçek ve ortak iradeye bakılırTBK m.19
Kesin hükümsüzlükEmredici hüküm, ahlak, kamu düzeni, kişilik hakları, imkânsızlıkTBK m.27/1
Kısmi hükümsüzlükKalan hükümler geçerli; aksi açıkça anlaşılırsa tamamı hükümsüzTBK m.27/2
Aşırı yararlanmaAçık oransızlık + zor durum/düşüncesizlik/deneyimsizlikten yararlanmaTBK m.28/1
Aşırı yararlanmada süre1 yıl, her hâlde kuruluştan 5 yılTBK m.28/2
İrade bozukluğuBir yıl içinde bildirilmezse onanmış sayılırTBK m.39/1
Onanma ve tazminatOnanmış sayılma tazminat hakkını kaldırmazTBK m.39/2
ÖnsözleşmeGeçerli; şekli ileride kurulacak sözleşmeye bağlıTBK m.29
Genel işlem koşulu tanımıÖnceden, tek başına, çok sayıda sözleşme için hazırlanmış hükümlerTBK m.20
"Müzakere edilmiştir" kaydıTek başına genel işlem koşulu olmaktan çıkarmazTBK m.20
Sözleşmeye girme şartıAçık bilgi + öğrenme imkânı + kabulTBK m.21
GirmezseYazılmamış sayılırTBK m.21
Niteliğe yabancı koşulYazılmamış sayılırTBK m.21/2
Sözleşmenin akıbetiDiğer hükümler geçerli; düzenleyen aksini ileri süremezTBK m.22
YorumAçık değilse düzenleyen aleyhineTBK m.23
Tek yanlı değiştirme yetkisiYazılmamış sayılırTBK m.24
İçerik denetimiDürüstlüğe aykırı, aleyhe veya ağırlaştırıcı hüküm konulamazTBK m.25
Ceza – ifa ilişkisiKural: ya borç ya ceza; zaman/yer cezasında ikisi birlikteTBK m.179
Çekincesiz kabulZaman/yer cezası talebini düşürebilirTBK m.179/2
Zarar şartıZarar olmasa da ceza ödenirTBK m.180/1
Zararın cezayı aşmasıAşan kısım için kusur ispatı gerekirTBK m.180/2
Ceza miktarıSerbestTBK m.182/1
Asıl borç geçersizseCeza istenemez; tersi asıl borcu etkilemezTBK m.182/2
Aşırı cezaHâkim kendiliğinden indirirTBK m.182/3
Aşırı ifa güçlüğüUyarlama, mümkün değilse dönme; sürekli edimde fesihTBK m.138
Çekincesiz ifaUyarlama imkânını kapatırTBK m.138
Yabancı para borçlarıMadde bunlara da uygulanırTBK m.138

Ne yapılmalı

Sözleşmenin başlığına değil kurduğu ilişkiye bakın. Nitelendirmede gerçek ve ortak irade esas alınır; yanlış başlık koruma sağlamaz.

Standart sözleşmelerinizi 21 inci maddeye göre sunun. Koşulların varlığı hakkında açık bilgi verildiğini ve içeriği öğrenme imkânı sağlandığını belgeleyin; aksi hâlde koşullar yazılmamış sayılır.

"Müzakere edilmiştir" kaydına güvenmeyin. Kanun bu kaydın tek başına yeterli olmadığını açıkça yazmıştır.

Tek yanlı değiştirme yetkisi kayıtlarını gözden geçirin. Karşı taraf aleyhine tek yanlı değiştirme ya da yeni düzenleme getirme yetkisi veren kayıtlar yazılmamış sayılır.

Belirsiz ifadeleri temizleyin. Genel işlem koşullarında açık olmayan veya birden çok anlama gelen hüküm, düzenleyenin aleyhine yorumlanır.

Cezai şartı caydırıcılık için değil, gerçekçi bir zarar tahmini üzerinden kurgulayın. Hâkim aşırı gördüğü cezayı kendiliğinden indirir.

Gecikmeli ifayı kabul ederken çekince koyun. Çekincesiz kabul, zaman veya yer cezasına ilişkin talebi düşürebilir.

Zorlaşan bir borcu ifa ederken haklarınızı yazılı olarak saklı tutun. 138 inci madde, çekincesiz ifa eden borçluya uyarlama imkânı tanımaz.

Bu üç alan, sözleşmenin lafzına değil kurulma ve ifa biçimine bakar. Belgeleme pratiği bu nedenle sözleşme metninden daha belirleyici olabilir. Şirketler hukuku ve kurumsal danışmanlık alanındaki çalışmalarımız bu pratiğin kurulmasını kapsar.

Sıkça Sorulan Sorular

Sözleşmeye "bu maddeler müzakere edilmiştir" yazmak genel işlem koşulu denetimini engeller mi?

Engellemez. 20 nci madde açıkça şunu söyler: genel işlem koşullarının her birinin tartışılarak kabul edildiğine ilişkin kayıtlar, tek başına, onları genel işlem koşulu olmaktan çıkarmaz. Ayrıca koşulların metinde veya ekte yer alması, kapsamı, yazı türü ve şekli nitelendirmede önem taşımaz.

Cezai şart yüksek belirlenirse ne olur?

Taraflar cezanın miktarını serbestçe belirleyebilir; ancak 182 nci maddenin son cümlesi uyarınca hâkim, aşırı gördüğü ceza koşulunu kendiliğinden indirir. İndirim için borçlunun ayrıca talepte bulunması aranmamıştır.

Ceza ile asıl borcu birlikte isteyebilir miyim?

Ceza, sözleşmenin hiç veya gereği gibi ifa edilmemesi için kararlaştırılmışsa kural olarak alacaklı ya borcun ya da cezanın ifasını isteyebilir. Ceza, borcun belirlenen zaman veya yerde ifa edilmemesi için kararlaştırılmışsa, alacaklı hakkından açıkça feragat etmemiş veya ifayı çekincesiz olarak kabul etmemişse asıl borçla birlikte cezayı da isteyebilir.

Kur artışı nedeniyle sözleşmenin uyarlanmasını isteyebilir miyim?

138 inci madde, öngörülmeyen ve öngörülmesi beklenmeyen olağanüstü bir durumun borçludan kaynaklanmayan bir sebeple ortaya çıkması ve ifanın istenmesini dürüstlük kurallarına aykırı düşecek derecede borçlu aleyhine değiştirmesi hâlinde uyarlama, mümkün değilse dönme hakkı tanır; sürekli edimli sözleşmelerde dönme yerine fesih kullanılır. Maddenin son cümlesi bu hükmün yabancı para borçlarında da uygulanacağını belirtir. Borcun henüz ifa edilmemiş olması ya da hakların saklı tutularak ifa edilmiş olması şarttır.