Strateji

Rekabet Yasağı: Sözleşmeye Yazmak Yetmiyor

İki geçerlilik koşulu birlikte aranıyor, süre kural olarak iki yılı aşamıyor ve haksız fesih yasağı kendiliğinden sona erdiriyor.

Rohat Kahraman· 5 Eylül 2026Güncelleme · 5 Eylül 2026
Rekabet Yasağı: Sözleşmeye Yazmak Yetmiyor

Rekabet yasağı kaydı, iş sözleşmelerine en sık eklenen ama geçerliliği en sık tartışılan hükümlerden biridir. Türk Borçlar Kanunu bu kaydı serbest bırakmaz: geçerliliğini iki koşula bağlar, süresine ve kapsamına sınır koyar, hâkime daraltma yetkisi verir ve belirli fesihlerde kendiliğinden sona erdirir.

Sözleşme metnine "rekabet etmeyecektir" cümlesini yazmak, bu dört filtrenin hepsinden geçmek anlamına gelmez. Aşağıdaki değerlendirme 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun mevzuat.gov.tr'deki resmî güncel metinlerine dayanıyor (5 Eylül 2026'da okundu).

İlişki sürerken: kanunda zaten var

Sözleşme sona ermeden önceki dönem için ayrıca bir kayda ihtiyaç yoktur. 396 ncı madde sadakat borcunu düzenlerken bunu doğrudan yazar:

  • İşçi, yüklendiği işi özenle yapmak ve işverenin haklı menfaatinin korunmasında sadakatle davranmak zorundadır.
  • İşçi, hizmet ilişkisi devam ettiği sürece, sadakat borcuna aykırı olarak bir ücret karşılığında üçüncü kişiye hizmette bulunamaz ve özellikle kendi işvereni ile rekabete girişemez.
  • İşçi, iş gördüğü sırada öğrendiği, özellikle üretim ve iş sırları gibi bilgileri, hizmet ilişkisinin devamı süresince kendi yararına kullanamaz veya başkalarına açıklayamaz.

Ve maddenin en çok gözden kaçan cümlesi sona ermeden sonrasına uzanır: "İşverenin haklı menfaatinin korunması için gerekli olduğu ölçüde işçi, hizmet ilişkisinin sona ermesinden sonra da sır saklamakla yükümlüdür."

Yani sır saklama yükümlülüğü, ayrıca bir rekabet yasağı kaydı bulunmasa bile ve süre sınırına bağlı olmaksızın, kanunun çizdiği ölçüde devam eder. Rekabet yasağı ile sır saklama iki ayrı yükümlülüktür ve aynı kurallara tabi değildir.

Sona erdikten sonra: iki geçerlilik koşulu

444 üncü madde, rekabet yasağını sözleşmenin sona ermesinden sonraki dönem için düzenler.

Şekil ve ehliyet. Fiil ehliyetine sahip olan işçi, işverene karşı, sözleşmenin sona ermesinden sonra herhangi bir biçimde onunla rekabet etmekten — özellikle kendi hesabına rakip bir işletme açmaktan, başka bir rakip işletmede çalışmaktan veya bunların dışında rakip işletmeyle başka türden bir menfaat ilişkisine girişmekten — kaçınmayı yazılı olarak üstlenebilir.

Geçerlilik koşulları. Maddenin ikinci fıkrası, kaydın geçerliliğini iki şartın birlikte gerçekleşmesine bağlar:

  1. hizmet ilişkisi işçiye müşteri çevresi veya üretim sırları ya da işverenin yaptığı işler hakkında bilgi edinme imkânı sağlamalı, ve
  2. aynı zamanda bu bilgilerin kullanılması, işverenin önemli bir zararına sebep olacak nitelikte olmalıdır.

Bu iki koşul, kaydın kime konulabileceğini fiilen belirler. Müşteri çevresine veya üretim sırlarına erişimi olmayan bir pozisyonda rekabet yasağı kaydı, metinde bulunsa da bu fıkranın aradığı zemine oturmaz.

Sınırlar: yer, zaman, işin türü ve iki yıl

445 inci madde üç boyutta sınır çizer ve bir de süre tavanı koyar.

Rekabet yasağı, işçinin ekonomik geleceğini hakkaniyete aykırı olarak tehlikeye düşürecek biçimde yer, zaman ve işlerin türü bakımından uygun olmayan sınırlamalar içeremez ve süresi, özel durum ve koşullar dışında iki yılı aşamaz.

İki yıl bir üst sınırdır; "özel durum ve koşullar dışında" kaydı, aşılmasını istisnaya bağlar. Sözleşmeye üç veya beş yıl yazmak, o sürenin geçerli olacağı anlamına gelmez.

Hâkimin daraltma yetkisi. İkinci fıkra doğrudan müdahaleye izin verir: hâkim, aşırı nitelikteki rekabet yasağını, bütün durum ve koşulları serbestçe değerlendirmek ve işverenin üstlenmiş olabileceği karşı edimi de hakkaniyete uygun biçimde göz önünde tutmak suretiyle, kapsamı veya süresi bakımından sınırlayabilir.

"İşverenin üstlenmiş olabileceği karşı edim" ifadesi önemlidir: yasağın karşılığında işçiye bir ödeme yapılıp yapılmadığı, hâkimin değerlendirmesinde açıkça anılan bir unsurdur. Karşı edim öngörülmemiş bir yasak ile öngörülmüş bir yasak aynı ölçekte değerlendirilmez.

Aykırılığın sonuçları ve men talebinin şartı

446 ncı madde üç ayrı sonuç sıralar.

Tazminat. Rekabet yasağına aykırı davranan işçi, bunun sonucu olarak işverenin uğradığı bütün zararları gidermekle yükümlüdür.

Ceza koşulu ve kurtulma imkânı. Yasağa aykırı davranış bir ceza koşuluna bağlanmışsa ve sözleşmede aksine bir hüküm de yoksa, işçi öngörülen miktarı ödeyerek rekabet yasağına ilişkin borcundan kurtulabilir; ancak bu miktarı aşan zararı gidermek zorundadır.

Bu, cezai şartın çift yönlü çalıştığı anlamına gelir: işveren için bir teminat, işçi için ise bir çıkış bedeli. İşveren bu çıkışı kapatmak istiyorsa sözleşmeye aksine bir hüküm koymalıdır.

Men talebi ancak açık kayıtla. Üçüncü fıkra en çok atlanan şarttır: işveren, ceza koşulu ve doğabilecek ek zararlarının ödenmesi dışında, sözleşmede yazılı olarak açıkça saklı tutması koşuluyla ve kendisinin ihlal veya tehdit edilen menfaatlerinin önemi ile işçinin davranışı haklı gösteriyorsa, yasağa aykırı davranışa son verilmesini de isteyebilir.

Yani fiilî rekabetin durdurulmasını istemek, sözleşmede bu hakkın açıkça saklı tutulmuş olmasına bağlıdır. Bu kayıt yoksa işverenin elinde kural olarak yalnızca parasal talepler kalır. Şirketler hukuku ve kurumsal danışmanlık tarafında bu tek cümlenin varlığı, ihtilafın seyrini baştan değiştirir.

Yasağı kendiliğinden bitiren iki hâl

447 nci madde iki sona erme sebebi düzenler ve ikisi de işverenin aleyhinedir.

Gerçek yarar kalmamışsa. Rekabet yasağı, işverenin bu yasağın sürdürülmesinde gerçek bir yararının olmadığı belirlenmişse sona erer. Faaliyetin durması, o iş kolundan çıkılması veya korunan bilginin değerini yitirmesi bu değerlendirmenin içindedir.

Fesih işverenden kaynaklanıyorsa. İkinci fıkra doğrudandır: sözleşme, haklı bir sebep olmaksızın işveren tarafından veya işverene yüklenebilen bir nedenle işçi tarafından feshedilirse, rekabet yasağı sona erer.

Bu fıkra, uygulamada rekabet yasağı davalarının önemli bir kısmını fesih tartışmasına çevirir: yasağın ayakta kalması, feshin kim tarafından ve hangi sebeple yapıldığına bağlanmıştır.

Şirketler arası boyut: haksız rekabet

Aynı olay, işçi ile işveren arasındaki ilişkinin yanında rakip şirketler arasında da sonuç doğurabilir. Türk Ticaret Kanununun 55 inci maddesi, dürüstlüğe aykırı davranışları sayarken şu hâlleri de kapsar:

  • üçüncü kişilerin işçilerine, vekillerine ve diğer yardımcı kişilerine, hak etmedikleri ve onları işlerinin ifasında yükümlülüklerine aykırı davranmaya yöneltebilecek yararlar sağlayarak veya önererek çıkar sağlamaya çalışmak,
  • işçileri, vekilleri veya diğer yardımcı kişileri, işverenlerinin veya müvekkillerinin üretim ve iş sırlarını ifşa etmeye veya ele geçirmeye yöneltmek,
  • kendisine emanet edilmiş veya üçüncü kişilere ait teklif, hesap veya plan gibi bir iş ürününden yetkisiz yararlanmak,
  • üretim ve iş sırlarını hukuka aykırı olarak ifşa etmek; özellikle gizlice ve izinsiz olarak ele geçirdiği veya başkaca hukuka aykırı bir şekilde öğrendiği bilgileri ve üretenin iş sırlarını değerlendiren veya başkalarına bildiren dürüstlüğe aykırı davranmış olur.

Açılabilecek davalar (m.56). Haksız rekabet sebebiyle müşterileri, kredisi, meslekî itibarı, ticari faaliyetleri veya diğer ekonomik menfaatleri zarar gören veya böyle bir tehlikeyle karşılaşabilecek olan kimse; fiilin haksız olup olmadığının tespitini, haksız rekabetin men'ini, maddi durumun ortadan kaldırılmasını (yanlış veya yanıltıcı beyanların düzeltilmesi ve kaçınılmazsa araç ve malların imhası dâhil), kusur varsa zarar ve ziyanın tazminini ve şartları varsa manevi tazminatı isteyebilir.

Kanun tazminatın ölçüsünde bir imkân daha tanır: hâkim, davacı lehine, haksız rekabet sonucunda davalının elde etmesi mümkün görülen menfaatin karşılığına da karar verebilir.

Çalıştıranın sorumluluğu (m.57). Haksız rekabet fiili, hizmetlerini veya işlerini gördükleri sırada çalışanlar veya işçiler tarafından işlenmişse, tespit, men ve maddi durumun ortadan kaldırılması davaları çalıştıranlara karşı da açılabilir. Yeni işveren bu nedenle olayın dışında değildir.

Zamanaşımı (m.60). 56 ncı maddede yazılı davalar, davaya hakkı olan tarafın bu hakların doğumunu öğrendiği günden itibaren bir yıl ve her hâlde bunların doğumundan itibaren üç yıl geçmekle zamanaşımına uğrar. Fiil aynı zamanda daha uzun dava zamanaşımına tabi bir suç niteliğindeyse, o süre hukuk davaları için de geçerli olur.

İhtiyati tedbir ve cezai sorumluluk

Haksız rekabet iddiasında zamanlama, çoğu zaman esas davadan önce belirlenir.

İhtiyati tedbir (m.61). Dava açma hakkını haiz kimsenin talebi üzerine mahkeme; mevcut durumun olduğu gibi korunmasına, haksız rekabet sonucu oluşan maddi durumun ortadan kaldırılmasına, haksız rekabetin önlenmesine ve yanlış veya yanıltıcı beyanların düzeltilmesine ve diğer tedbirlere, ihtiyati tedbir hükümlerine göre karar verebilir.

Sınır ötesi boyut için ayrı bir imkân da vardır: hak sahibinin yetkilerine tecavüz oluşturması hâlinde cezayı gerektiren haksız rekabet konusu mallara, ithalat veya ihracat sırasında hak sahibinin talebi üzerine gümrük idareleri tarafından ihtiyati tedbir niteliğinde el konulabilir. Ancak takvim dardır: gümrük idarelerindeki tedbir veya el koyma kararının tebliğinden itibaren on gün içinde esas hakkında dava açılmaz veya mahkemeden tedbir niteliğinde karar alınmazsa, idarenin el koyma kararı ortadan kalkar.

Cezai sorumluluk (m.62). Kanun belirli fiilleri şikâyete bağlı suç olarak düzenler. Bunlar arasında 55 inci maddedeki haksız rekabet fiillerinden birini kasten işleyenler ile şu iki hâl özellikle işçi–işveren bağlamında öne çıkar:

  • çalışanları, vekilleri veya diğer yardımcı kimseleri, çalıştıranın veya müvekkillerinin üretim veya ticaret sırlarını ele geçirmelerini sağlamak için aldatanlar,
  • çalıştıranlar veya müvekkillerden, işçilerinin veya çalışanlarının ya da vekillerinin, işlerini gördükleri sırada cezayı gerektiren bir haksız rekabet fiilini işlediklerini öğrenip de bu fiili önlemeyenler veya gerçeğe aykırı beyanları düzeltmeyenler.

Fiil daha ağır cezayı gerektiren başka bir suç oluşturmadığı takdirde, 56 ncı madde gereğince hukuk davası açma hakkını haiz bulunanlardan birinin şikâyeti üzerine, her bir bent kapsamına giren fiiller dolayısıyla iki yıla kadar hapis veya adli para cezası öngörülmüştür.

Son bent, yeni işveren açısından pasif kalmanın da bir riski olduğunu gösterir: çalışanının fiilini öğrenip önlememek ayrıca sayılmıştır.

Cezai şart burada da hâkim denetimine tabi

Rekabet yasağına bağlanan ceza koşulu, genel hükümlerin dışında değildir. Sözleşmede hâkimin müdahalesini ele aldığımız yazıda görüldüğü üzere, Türk Borçlar Kanununun 182 nci maddesi uyarınca hâkim, aşırı gördüğü ceza koşulunu kendiliğinden indirir.

Bu, rekabet yasağı kayıtlarında iki katmanlı bir denetim doğurur: yasağın kendisi 445 inci maddeye göre kapsam ve süre bakımından sınırlanabilir, yasağa bağlanan ceza ise 182 nci maddeye göre ayrıca indirilebilir. Yüksek bir cezai şart yazmak, bu iki filtrenin hiçbirini geçmiş sayılmaz.

Tek tabloda

KonuKuralDayanak
İlişki sürerken rekabetKanunen yasak; ayrıca kayıt gerekmezTBK m.396/3
Sır saklamaSona ermeden sonra da, haklı menfaat ölçüsündeTBK m.396/4
ŞekilYazılı; işçi fiil ehliyetine sahip olmalıTBK m.444/1
Geçerlilik koşulu 1Müşteri çevresi / üretim sırrı / işler hakkında bilgi edinme imkânıTBK m.444/2
Geçerlilik koşulu 2Bu bilgilerin kullanılması önemli zarar verecek nitelikteTBK m.444/2
Kapsam sınırıYer, zaman ve işlerin türü bakımından uygun olmalıTBK m.445/1
SüreÖzel durum ve koşullar dışında iki yılı aşamazTBK m.445/1
Hâkimin yetkisiAşırı yasağı kapsam veya süre bakımından sınırlarTBK m.445/2
Karşı edimHâkimin değerlendirmesinde açıkça anılan unsurTBK m.445/2
AykırılıkBütün zararlarTBK m.446/1
Ceza koşuluAksine hüküm yoksa işçi ödeyerek kurtulabilir; aşan zarar ayrıTBK m.446/2
Men talebiAncak sözleşmede yazılı ve açıkça saklı tutulmuşsaTBK m.446/3
Gerçek yarar yoksaYasak sona ererTBK m.447/1
Haksız fesihİşveren haksız feshederse veya kusuru nedeniyle işçi feshederse sona ererTBK m.447/2
Rakibin işçiyi yönlendirmesiHaksız rekabetTTK m.55/1-b
İş sırrının ifşasıHaksız rekabetTTK m.55/1-d
Açılabilecek davalarTespit · men · maddi durumun kaldırılması · tazminat · manevi tazminatTTK m.56
Yeni işverenin durumuTespit, men ve kaldırma davaları çalıştırana karşı da açılabilirTTK m.57
Zamanaşımı1 yıl / her hâlde 3 yılTTK m.60
İhtiyati tedbirDurumun korunması, önleme, düzeltmeTTK m.61/1
Gümrükte el koymaTebliğden 10 gün içinde dava veya tedbir şartTTK m.61/4
Cezai sorumlulukŞikâyete bağlı; 2 yıla kadar hapis veya adli para cezasıTTK m.62
Cezai şartın indirimiHâkim aşırı cezayı kendiliğinden indirirTBK m.182/3

Ne yapılmalı

Kaydı yalnızca 444 üncü maddenin zeminine oturan pozisyonlara koyun. Müşteri çevresi veya üretim sırlarına erişimi olmayan bir görevde kayıt, kanunun aradığı iki koşulu karşılamaz.

Süreyi iki yılın içinde kurgulayın. Aşan süre, "özel durum ve koşullar" gerekçesi olmaksızın ayakta kalmaz ve hâkim kapsamı veya süreyi sınırlayabilir.

Yer ve işin türü sınırlarını somut yazın. "Türkiye genelinde ve her türlü işte" biçimindeki bir kayıt, 445 inci maddenin uygun olmayan sınırlama ölçütüne doğrudan aday olur.

Men hakkını sözleşmede açıkça saklı tutun. Bu kayıt yoksa aykırı davranışa son verilmesi kural olarak istenemez.

Cezai şartın "çıkış bedeli" etkisini bilerek kurgulayın. Aksine hüküm konulmazsa işçi, öngörülen miktarı ödeyerek yasaktan kurtulabilir.

Feshin biçimini ve sebebini belgeleyin. Haklı sebep olmaksızın işverence yapılan veya işverene yüklenebilen bir nedenle işçi tarafından yapılan fesih, yasağı kendiliğinden sona erdirir.

Sır saklamayı rekabet yasağından ayrı düzenleyin. 396 ncı madde uyarınca sır saklama, ilişki sona erdikten sonra da haklı menfaat ölçüsünde devam eder ve iki yıllık süreye bağlı değildir.

Rekabet yasağı, tek bir cümlenin değil bir dizi koşulun ürünüdür; sözleşmedeki ifade ile kanunun aradığı zeminin örtüşmesi gerekir.

Sıkça Sorulan Sorular

Rekabet yasağı kaydı hangi şartlarda geçerlidir?

444 üncü maddeye göre kaydın yazılı olması ve işçinin fiil ehliyetine sahip olması gerekir. Ayrıca iki koşul birlikte aranır: hizmet ilişkisinin işçiye müşteri çevresi veya üretim sırları ya da işverenin yaptığı işler hakkında bilgi edinme imkânı sağlaması ve bu bilgilerin kullanılmasının işverenin önemli bir zararına sebep olacak nitelikte olması.

Rekabet yasağı en fazla kaç yıl olabilir?

445 inci maddeye göre yasağın süresi, özel durum ve koşullar dışında iki yılı aşamaz. Ayrıca yasak, işçinin ekonomik geleceğini hakkaniyete aykırı olarak tehlikeye düşürecek biçimde yer, zaman ve işlerin türü bakımından uygun olmayan sınırlamalar içeremez. Hâkim, aşırı nitelikteki yasağı kapsamı veya süresi bakımından sınırlayabilir.

İşçi cezai şartı ödeyerek rekabet yasağından kurtulabilir mi?

446 ncı maddenin ikinci fıkrasına göre, yasağa aykırı davranış bir ceza koşuluna bağlanmışsa ve sözleşmede aksine bir hüküm de yoksa, işçi öngörülen miktarı ödeyerek rekabet yasağına ilişkin borcundan kurtulabilir; ancak bu miktarı aşan zararı gidermek zorundadır.

İşveren işçiyi haksız yere işten çıkarırsa rekabet yasağı devam eder mi?

Etmez. 447 nci maddenin ikinci fıkrası açıktır: sözleşme, haklı bir sebep olmaksızın işveren tarafından veya işverene yüklenebilen bir nedenle işçi tarafından feshedilirse, rekabet yasağı sona erer. Ayrıca işverenin yasağın sürdürülmesinde gerçek bir yararı olmadığı belirlenirse de yasak sona erer.