Strateji

Kefalette Şekil, Eşin Rızası ve On Yıllık Sınır

Azami miktar ve tarih kefilin el yazısıyla yazılmazsa sözleşme geçerli olmaz. Gerçek kişinin verdiği kefalet ise on yılda kendiliğinden kalkar.

Rohat Kahraman· 5 Eylül 2026Güncelleme · 5 Eylül 2026
Kefalette Şekil, Eşin Rızası ve On Yıllık Sınır

Kefalet, Türk Borçlar Kanununda şekil şartları en ağır sözleşmelerden biridir. Bunun sebebi açıktır: kefil, kendi borcu olmayan bir borcun sonuçlarından kişisel olarak sorumlu olmayı üstlenir. Kanun bu nedenle hem sözleşmenin nasıl yazılacağını hem de kimin rızasının alınacağını ayrıntılı biçimde düzenlemiş, üstelik gerçek kişiler bakımından on yıllık bir üst sınır koymuştur.

Aşağıdaki değerlendirme 6098 sayılı Kanunun mevzuat.gov.tr'deki resmî güncel metnine dayanıyor (5 Eylül 2026'da okundu).

Tanım ve asıl borç

581 inci maddeye göre kefalet sözleşmesi, kefilin alacaklıya karşı, borçlunun borcunu ifa etmemesinin sonuçlarından kişisel olarak sorumlu olmayı üstlendiği sözleşmedir.

582 nci madde asıl borcu bağlar: kefalet, mevcut ve geçerli bir borç için yapılabilir. Ancak gelecekte doğacak veya koşula bağlı bir borç için de, bu borç doğduğunda veya koşul gerçekleştiğinde hüküm ifade etmek üzere kefalet kurulabilir.

Madde iki özel hâli de düzenler. Yanılma veya ehliyetsizlik sebebiyle borçlunun sorumlu olmadığı bir borç için kişisel güvence veren kişi, yükümlülük altına girdiği sırada sözleşmeyi sakatlayan eksikliği biliyorsa kefaletle ilgili hükümlere göre sorumlu olur; aynı kural, borçlu yönünden zamanaşımına uğramış bir borca kefil olan kişi hakkında da uygulanır.

Ve maddenin son cümlesi, bütün bölümün mantığını verir: kanundan aksi anlaşılmadıkça kefil, bu bölümde kendisine tanınan haklardan önceden feragat edemez.

Şekil: el yazısı şartı

583 üncü madde geçerlilik şartlarını sayar. Kefalet sözleşmesi:

  • yazılı şekilde yapılmadıkça,
  • kefilin sorumlu olacağı azamî miktar belirtilmedikçe,
  • ve kefalet tarihi belirtilmedikçe

geçerli olmaz.

Bunun üzerine bir şart daha gelir: kefilin, sorumlu olduğu azamî miktarı, kefalet tarihini ve müteselsil kefil olması durumunda bu sıfatla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girdiğini kefalet sözleşmesinde kendi el yazısıyla belirtmesi şarttır.

Matbu bir formda bu üç unsurun önceden basılmış olması yeterli değildir; kefilin el yazısı aranır.

Kapsam. Kendi adına kefil olma konusunda özel yetki verilmesi ve diğer tarafa ya da bir üçüncü kişiye kefil olma vaadinde bulunulması da aynı şekil koşullarına bağlıdır. Taraflar, yazılı şekle uyarak kefilin sorumluluğunu borcun belirli bir miktarıyla sınırlandırmayı kararlaştırabilirler.

Sonraki değişiklikler. Kefalet sözleşmesinde sonradan yapılan ve kefilin sorumluluğunu artıran değişiklikler, kefalet için öngörülen şekle uyulmadıkça hüküm doğurmaz. Kredi limitinin yükseltilmesi gibi bir değişiklik, kefil bakımından kendiliğinden sonuç doğurmaz.

Eşin rızası ve ticari istisna

584 üncü madde ayrı bir geçerlilik katmanı ekler: eşlerden biri, mahkemece verilmiş bir ayrılık kararı olmadıkça veya yasal olarak ayrı yaşama hakkı doğmadıkça, ancak diğerinin yazılı rızasıyla kefil olabilir. Kanun zamanı da bağlar: bu rızanın sözleşmenin kurulmasından önce ya da en geç kurulması anında verilmiş olması şarttır. Sonradan alınan rıza, maddenin aradığı rıza değildir.

Rıza gerekmeyen değişiklikler. Kefalet sözleşmesinde sonradan yapılan ve kefilin sorumlu olacağı miktarın artmasına, adi kefaletin müteselsil kefalete dönüşmesine ya da kefil yararına olan güvencelerin önemli ölçüde azalmasına sebep olmayan değişiklikler için eşin rızası gerekmez.

Ticari istisna. 28/3/2013 tarihli ve 6455 sayılı Kanunla eklenen fıkra, geniş bir alanı rıza şartından çıkarır. Eşin rızası aranmayan kefaletler:

  • ticaret siciline kayıtlı ticari işletmenin sahibi veya ticaret şirketinin ortağı ya da yöneticisi tarafından işletme veya şirketle ilgili olarak verilecek kefaletler,
  • meslekî faaliyetleriyle ilgili olarak esnaf ve sanatkârlar siciline kayıtlı esnaf veya sanatkârlar tarafından verilecek kefaletler,
  • 5570 sayılı Kanun kapsamında kullanılacak kredilerde verilecek kefaletler,
  • tarım kredi, tarım satış ve esnaf ve sanatkârlar kredi ve kefalet kooperatifleri ile kamu kurum ve kuruluşlarınca kooperatif ortaklarına kullandırılacak kredilerde verilecek kefaletler.

Bu istisna, şirket ortağı veya yöneticisinin şirket kredisine verdiği kefaleti doğrudan kapsar. Buna karşılık kefaletin işletme veya şirketle ilgili olması aranır; kişisel bir borca verilen kefalet bu fıkranın dışındadır.

Adi kefalet mi, müteselsil kefalet mi

Fark, alacaklının kime ve ne zaman gidebileceğindedir.

Adi kefalette (m.585) alacaklı, borçluya başvurmadıkça kefili takip edemez; kanun yalnızca saydığı hâllerde doğrudan kefile başvurmaya izin verir. Ayrıca alacaklının önce asıl borçluya başvurmak zorunda olduğu kararlaştırılabilir.

Müteselsil kefalette (m.586) kefil, bu sıfatla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girmeyi kabul etmişse alacaklı, borçluyu takip etmeden veya taşınmaz rehnini paraya çevirmeden kefili takip edebilir. Ancak bunun için kanun iki alternatif şart arar: borçlunun ifada gecikmesi ve ihtarın sonuçsuz kalması veya borçlunun açıkça ödeme güçsüzlüğü içinde olması.

Bir sınır daha vardır: alacak teslime bağlı taşınır rehni veya alacak rehni ile güvenceye alınmışsa, rehnin paraya çevrilmesinden önce kefile başvurulamaz. Bu kuralın istisnaları, alacağın rehnin paraya çevrilmesiyle tamamen karşılanamayacağının önceden hâkim tarafından belirlenmesi, borçlunun iflası veya konkordato mehli verilmesi hâlleridir.

Birlikte kefalet (m.587). Birden çok kişi aynı borca birlikte kefil olduğunda her biri kendi payı için adi kefil gibi, diğerlerinin payı için de kefile kefil gibi sorumlu olur. Borçluyla birlikte veya kendi aralarında müteselsil kefil olarak yükümlülük altına girenlerden her biri ise borcun tamamından sorumludur.

Kefil neyin altına imza atmış olur

589 uncu madde, sorumluluğun kapsamını azamî miktara sabitler ve içeriğini sayar. Kefil, her durumda kefalet sözleşmesinde belirtilen azamî miktara kadar sorumludur.

Aksi sözleşmede kararlaştırılmamışsa kefil, bu azamî miktarla sınırlı olmak üzere şunlardan sorumludur:

  • asıl borç ile borçlunun kusur veya temerrüdünün yasal sonuçları,
  • alacaklının, kefile, borcu ödeyerek bunları önleyebileceği uygun bir zaman önce bildirmesi koşuluyla, borçluya karşı yönelttiği takip ve davaların masrafları ile gerektiğinde rehinlerin kefile tesliminin ve rehin haklarının devrinin sebep olduğu masraflar,
  • işlemiş bir yıllık ve işlemekte olan yıla ait akdî faizler.

Faiz kaleminin bu şekilde sınırlanmış olması pratikte önemlidir: kefilin faiz sorumluluğu, kanun metninde sınırsız bir birikim olarak kurgulanmamıştır.

İki kayıt daha vardır. Sözleşmede açıkça kararlaştırılmamışsa kefil, borçlunun sadece kefalet sözleşmesinin kurulmasından sonraki borçlarından sorumludur. Ve son fıkra bir kesin hükümsüzlük hâli getirir: kefilin, asıl borç ilişkisinin hükümsüz hâle gelmesinin sebep olduğu zarardan ve ceza koşulundan sorumlu olacağına ilişkin anlaşmalar kesin olarak hükümsüzdür.

Alacaklının bildirim yükümlülüğü

594 üncü madde alacaklıya aktif ödevler yükler ve yerine getirilmemesini yaptırıma bağlar.

Gecikme bildirimi. Asıl borçlu; anaparanın veya yarım yıllık döneme ait faizin ödenmesinde ya da yıldan yıla yapılması öngörülen anapara ödemelerinde altı ay gecikirse, alacaklının durumu kefile bildirmesi gerekir. Ayrıca istek hâlinde alacaklı, her zaman asıl borcun kapsamı hakkında kefile bilgi vermek zorundadır.

İflas ve konkordato. Asıl borçlunun iflasına karar verilmiş veya borçlu konkordato istemişse alacaklı, alacağını kaydettirmek ve haklarının korunması için gerekeni yapmak zorundadır; iflası veya konkordato mehli verildiğini öğrendiği anda durumu kefile bildirmesi gerekir.

Yaptırım. Maddenin son fıkrası nettir: alacaklı bu gereklerden birini yerine getirmezse, bundan dolayı kefilin uğradığı zarar miktarınca ona karşı haklarını kaybeder.

Süreli ve süresiz kefalette çıkış yolları

Süreli kefalet (m.600). Kural tek cümledir: süreli kefalette kefil, sürenin sonunda borcundan kurtulur.

Süresiz kefalet (m.601). Kefil pasif kalmak zorunda değildir. Asıl borç muaccel olunca kefil — adi kefalette her zaman, müteselsil kefalette kanunun öngördüğü hâllerde — alacaklıdan, bir ay içinde borçluya karşı dava ve takip haklarını kullanmasını, varsa rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takibe geçmesini ve ara vermeden takibe devam etmesini isteyebilir.

Borç, alacaklının borçluya yapacağı bildirimle muaccel olacaksa kefil, kefalet sözleşmesinin kurulduğu tarihten bir yıl sonra alacaklıdan bu bildirimi yapmasını isteyebilir.

Ve sonuç: alacaklı, kefilin bu istemlerini yerine getirmezse kefil borcundan kurtulur.

Çalışanlara kefalet (m.602). Çalışanlara süreli olmayan kefalette kefil, her üç yılda bir, ertesi yılın sonunda geçerli olmak üzere sözleşmeyi feshettiğini bildirebilir.

On yıllık üst sınır

598 inci madde önce bağlılığı teyit eder: hangi sebeple olursa olsun, asıl borç sona erince kefil de borcundan kurtulur.

Ardından uygulamada en az bilinen kural gelir: bir gerçek kişi tarafından verilmiş olan her türlü kefalet, buna ilişkin sözleşmenin kurulmasından başlayarak on yılın geçmesiyle kendiliğinden ortadan kalkar.

Madde bu sınırı sözleşmeyle aşmayı da kapatır: kefalet, on yıldan fazla bir süre için verilmiş olsa bile, uzatılmış veya yeni bir kefalet verilmiş olmadıkça kefil, ancak on yıllık süre doluncaya kadar takip edilebilir.

Uzatma mümkün, ama şekli ve zamanı bağlı. Kefalet süresi, en erken kefaletin sona ermesinden bir yıl önce yapılmak kaydıyla, kefilin kefalet sözleşmesinin şekline uygun yazılı açıklamasıyla, azamî on yıllık yeni bir dönem için uzatılabilir.

Yani uzatma ne erken yapılabilir ne de sessizce: hem zaman penceresi hem şekil şartı vardır.

Gelecekteki borca kefalette dönme hakkı

599 uncu madde, henüz doğmamış bir borca kefil olanlara bir çıkış tanır. Gelecekte doğacak bir borca kefalette, borçlunun borcun doğumundan önceki malî durumu, kefalet sözleşmesinin yapılmasından sonra önemli ölçüde bozulmuşsa veya malî durumunun kefalet sırasında kefilin iyiniyetle varsaydığından çok daha kötü olduğu ortaya çıkmışsa, kefil alacaklıya yazılı bir bildirimde bulunarak, borç doğmadığı sürece her zaman kefalet sözleşmesinden dönebilir.

Bu hakkın kullanılabileceği pencere borcun doğumuyla kapanır; bu nedenle borçlunun malî durumunun izlenmesi kefil açısından pasif bir mesele değildir.

Adı ne olursa olsun: 603 üncü madde

Uygulamada kefalet hükümlerinden kaçınmak için sözleşmeye başka bir ad verildiği görülür. 603 üncü madde bunu karşılar: kefaletin şekline, kefil olma ehliyetine ve eşin rızasına ilişkin hükümler, gerçek kişilerce, kişisel güvence verilmesine ilişkin olarak başka ad altında yapılan diğer sözleşmelere de uygulanır.

Bir gerçek kişinin verdiği kişisel güvence, sözleşmede hangi başlıkla anılırsa anılsın, şekil ve eşin rızası bakımından aynı denetime tabidir.

Bu, işletme devrinde borçların üstlenilmesine ilişkin yazımızda ele aldığımız kuralla birlikte okunmalıdır: borcun üstlenilmesi hâlinde kefilin sorumluluğu, ancak yazılı rıza göstermesi hâlinde devam eder.

Tek tabloda

KonuKuralDayanak
TanımBorçlunun ifa etmemesinin sonuçlarından kişisel sorumlulukTBK m.581
Asıl borçMevcut ve geçerli; gelecekteki veya koşullu borç da olurTBK m.582
Haklardan feragatKefil önceden feragat edemezTBK m.582
ŞekilYazılı + azamî miktar + kefalet tarihiTBK m.583
El yazısıAzamî miktar, tarih ve müteselsil sıfat kefilin el yazısıylaTBK m.583
Sorumluluğu artıran değişiklikAynı şekle uyulmadıkça hüküm doğurmazTBK m.583
Eşin rızasıYazılı, kuruluştan önce veya en geç kuruluş anındaTBK m.584/1
Rıza gerekmeyen değişiklikMiktarı artırmayan, adi→müteselsil yapmayan, güvenceyi azaltmayanTBK m.584/2
Ticari istisnaİşletme sahibi, şirket ortağı/yöneticisi; esnaf; kooperatif kredileriTBK m.584 (6455)
Adi kefaletBorçluya başvurmadan kefil takip edilemezTBK m.585
Müteselsil kefaletGecikme + sonuçsuz ihtar veya açık ödeme güçsüzlüğü şartTBK m.586
Taşınır/alacak rehniRehin paraya çevrilmeden kefile gidilemez (istisnalar saklı)TBK m.586/2
Birlikte kefaletKendi payında adi, diğer paylarda kefile kefilTBK m.587
Sorumluluğun tavanıSözleşmedeki azamî miktarTBK m.589/1
Faizİşlemiş bir yıllık ve işlemekte olan yıla ait akdî faizlerTBK m.589/2
Kuruluş öncesi borçlarAçıkça kararlaştırılmadıkça kapsam dışıTBK m.589/3
Hükümsüzlük zararı ve ceza koşuluBunlara ilişkin anlaşmalar kesin hükümsüzTBK m.589/4
Alacaklının bildirimi6 ay gecikme · iflas · konkordatoTBK m.594
Bildirim yapılmazsaAlacaklı, kefilin zararı miktarınca hak kaybederTBK m.594/3
Süreli kefaletKefil sürenin sonunda kurtulurTBK m.600
Süresiz kefaletKefil, alacaklıdan 1 ay içinde takip isteyebilir; yapılmazsa kurtulurTBK m.601
Çalışanlara kefaletHer üç yılda bir fesih bildirimiTBK m.602
Asıl borcun sona ermesiKefil de kurtulurTBK m.598/1
On yıllık sınırGerçek kişinin kefaleti 10 yılda kendiliğinden kalkarTBK m.598/3
UzatmaEn erken sona ermeden 1 yıl önce, şekle uygun yazılı açıklamaTBK m.598/5
Gelecekteki borçta dönmeMalî durum bozulursa, borç doğmadığı sürece yazılı bildirimleTBK m.599
Başka ad altında güvenceŞekil, ehliyet ve eşin rızası hükümleri uygulanırTBK m.603

Ne yapılmalı

Azamî miktarı ve tarihi kefilin el yazısıyla yazdırın. Matbu formda basılı olmaları geçerlilik şartını karşılamaz.

Müteselsil kefalet ifadesini de el yazısına dâhil edin. Kanun bu sıfatı ayrıca el yazısı şartına bağlamıştır.

Eşin rızasını sözleşme kurulmadan önce veya kurulma anında alın. Sonradan alınan rıza maddenin aradığı rıza değildir.

Ticari istisnayı doğru kurgulayın. Rıza aranmaması için kefaletin ticari işletme sahibi ya da şirket ortağı veya yöneticisi tarafından işletme veya şirketle ilgili olarak verilmiş olması gerekir.

Limit artışlarını yeni bir kefalet gibi ele alın. Kefilin sorumluluğunu artıran değişiklikler, kefalet şekline uyulmadıkça hüküm doğurmaz ve çoğu hâlde eşin rızasını da gerektirir.

On yıllık takvimi kayda geçirin. Gerçek kişinin verdiği kefalet on yılda kendiliğinden kalkar; uzatma ancak sona ermeden en erken bir yıl önce ve şekle uygun yazılı açıklamayla yapılabilir.

Süresiz kefaletteyseniz 601 inci maddedeki istem hakkını kullanın. Alacaklı bir ay içinde takip ve dava haklarını kullanmaz ve ara vermeden devam etmezse kefil borcundan kurtulur.

Güvencenin adına değil içeriğine bakın. Gerçek kişilerce başka ad altında verilen kişisel güvencelere de şekil, ehliyet ve eşin rızası hükümleri uygulanır.

Kefalet, geçerliliği tek bir imzaya değil bir dizi biçim şartına bağlanmış sözleşmedir. İcra ve iflas hukuku alanındaki çalışmalarımız bu şartların takip aşamasından önce denetlenmesini kapsar.

Sıkça Sorulan Sorular

Kefalet sözleşmesi neden geçersiz sayılabilir?

583 üncü maddeye göre kefalet sözleşmesi yazılı şekilde yapılmadıkça ve kefilin sorumlu olacağı azamî miktar ile kefalet tarihi belirtilmedikçe geçerli olmaz. Ayrıca kefilin, azamî miktarı, kefalet tarihini ve müteselsil kefil olması hâlinde bu sıfatı kendi el yazısıyla belirtmesi şarttır.

Eşin rızası her kefalette gerekir mi?

Kural olarak evet: eşlerden biri ancak diğerinin yazılı rızasıyla kefil olabilir ve rızanın sözleşmenin kurulmasından önce ya da en geç kurulması anında verilmesi gerekir. Ancak 6455 sayılı Kanunla eklenen fıkra uyarınca, ticaret siciline kayıtlı ticari işletmenin sahibi veya ticaret şirketinin ortağı ya da yöneticisi tarafından işletme veya şirketle ilgili verilecek kefaletler ile maddede sayılan diğer hâllerde eşin rızası aranmaz.

Kefaletin bir süre sınırı var mı?

Var. 598 inci maddeye göre bir gerçek kişi tarafından verilmiş her türlü kefalet, sözleşmenin kurulmasından başlayarak on yılın geçmesiyle kendiliğinden ortadan kalkar. Kefalet on yıldan uzun süre için verilmiş olsa bile, uzatılmadıkça kefil ancak on yıllık süre doluncaya kadar takip edilebilir. Uzatma, en erken sona ermeden bir yıl önce, kefalet şekline uygun yazılı açıklamayla ve azamî on yıllık yeni bir dönem için yapılabilir.

Sözleşmeye "garanti" veya başka bir ad verilirse kefalet hükümleri uygulanmaz mı?

603 üncü madde bu noktayı düzenler: kefaletin şekline, kefil olma ehliyetine ve eşin rızasına ilişkin hükümler, gerçek kişilerce kişisel güvence verilmesine ilişkin olarak başka ad altında yapılan diğer sözleşmelere de uygulanır. Sözleşmeye verilen ad, bu üç başlıktaki denetimi ortadan kaldırmaz.