Strateji

Ticari Satımda Ayıp İhbarı: İki Gün, Sekiz Gün

Tacirler arasında açık ayıp iki gün, gizli ayıp sekiz gün içinde ihbar edilmeli. Süre kaçarsa mal kabul edilmiş sayılıyor ve seçimlik haklar düşüyor.

Rohat Kahraman· 6 Eylül 2026Güncelleme · 6 Eylül 2026
Ticari Satımda Ayıp İhbarı: İki Gün, Sekiz Gün

Tacirler arasındaki bir teslimatta çıkan ayıp, çoğu zaman esastan değil süreden kaybedilir. Türk Ticaret Kanununun 23 üncü maddesi, tüketici satışlarından çok daha kısa iki süre koyar: açık ayıpta iki gün, gizli ayıpta sekiz gün. Bu süreler kaçırıldığında mal kabul edilmiş sayılır ve Türk Borçlar Kanununun tanıdığı dört seçimlik hak birlikte düşer.

Aşağıdaki değerlendirme 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu ile 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun mevzuat.gov.tr'deki resmî güncel metinlerine dayanıyor (5 Eylül 2026'da okundu).

Önce çerçeve: hangi hükümler uygulanır

23 üncü maddenin birinci cümlesi kurgunun tamamını verir: bu maddedeki özel hükümler saklı kalmak şartıyla, tacirler arasındaki satış ve mal değişimlerinde de Türk Borçlar Kanununun satış sözleşmesi ile mal değişim sözleşmesine ilişkin hükümleri uygulanır.

Yani ticari satım, ayrı bir rejim değildir: Borçlar Kanununun satış hükümleri işler, TTK m.23 ise bunların üzerine özel kurallar ekler. Süreler bu özel kuralların en önemlisidir.

İki gün ve sekiz gün

Maddenin (c) bendi iki ayrı hâli ayırır:

Açık ayıp — iki gün. Malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcı iki gün içinde durumu satıcıya ihbar etmelidir.

Gizli ayıp — sekiz gün. Açıkça belli değilse alıcı, malı teslim aldıktan sonra sekiz gün içinde incelemek veya incelettirmekle ve bu inceleme sonucunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa, haklarını korumak için durumu bu süre içinde satıcıya ihbarla yükümlüdür.

Sekiz günlük süre iki ödevi birden taşır: inceleme ve ihbar. İkisi de aynı sekiz gün içine sığmalıdır; inceleme sekizinci günde yapılıp ihbar dokuzuncu günde çekilirse süre karşılanmış olmaz.

Üçüncü hâl. Maddenin son cümlesi diğer durumları genel hükme yollar: "Diğer durumlarda, Türk Borçlar Kanununun 223 üncü maddesinin ikinci fıkrası uygulanır." Yani olağan bir gözden geçirmeyle ortaya çıkarılamayacak nitelikteki ayıplar bakımından iki ve sekiz günlük süreler değil, aşağıdaki genel kural işler.

Genel kural: gözden geçirme ve "hemen" bildirme

Türk Borçlar Kanununun 223 üncü maddesi, ihbar rejiminin temelini kurar.

Birinci fıkra. Alıcı, devraldığı satılanın durumunu işlerin olağan akışına göre imkân bulunur bulunmaz gözden geçirmek ve satıcının sorumluluğunu gerektiren bir ayıp görürse uygun bir süre içinde ona bildirmek zorundadır.

İkinci fıkra — kabul edilmiş sayılma. Alıcı gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal ederse, satılanı kabul etmiş sayılır. Ancak satılanda olağan bir gözden geçirmeyle ortaya çıkarılamayacak bir ayıp bulunması hâlinde bu hüküm uygulanmaz; böyle bir ayıbın bulunduğu sonradan anlaşılırsa hemen satıcıya bildirilmelidir, bildirilmezse satılan bu ayıpla birlikte kabul edilmiş sayılır.

Buradaki "hemen" kelimesi, gizli ayıplarda takvimin ayıbın ortaya çıktığı andan işlediğini gösterir. Gizli ayıp, süresiz bir güvence değildir; yalnızca başlangıç anı farklıdır.

Satıcı neyden sorumlu

219 uncu madde sorumluluğun kapsamını geniş çizer: satıcı, alıcıya karşı herhangi bir surette bildirdiği niteliklerin satılanda bulunmaması sebebiyle sorumlu olduğu gibi; nitelik veya niteliği etkileyen niceliğine aykırı olan, kullanım amacı bakımından değerini ve alıcının ondan beklediği faydaları ortadan kaldıran veya önemli ölçüde azaltan maddi, hukuki ya da ekonomik ayıpların bulunmasından da sorumlu olur.

Ve kusurdan bağımsızdır: satıcı, bu ayıpların varlığını bilmese bile onlardan sorumludur.

Ekonomik ve hukuki ayıp ifadesi ayrıca not edilmelidir: ayıp yalnızca fiziksel bir kusur değildir; malın hukuken kullanılamaz olması ya da beklenen ekonomik verimi sağlamaması da bu tanıma girer.

Sorumsuzluk kaydının sınırı

221 inci madde tek cümledir ve serttir: satıcı satılanı ayıplı olarak devretmekte ağır kusurlu ise, ayıptan sorumluluğunu kaldıran veya sınırlayan her anlaşma kesin olarak hükümsüzdür.

Sözleşmeye konulan geniş sorumsuzluk kayıtları, ağır kusur hâlinde ayakta kalmaz. Standart sözleşme metinlerinde bu tür kayıtlar ayrıca genel işlem koşulu denetimine de takılabilir; sözleşmede hâkimin müdahalesini ele aldığımız yazıda bu denetimin nasıl işlediğini ayrıntılandırdık.

Buna karşılık 222 nci madde alıcı tarafında bir sınır çizer: satıcı, sözleşmenin kurulduğu sırada alıcı tarafından bilinen ayıplardan sorumlu değildir. Ayrıca alıcının satılanı yeterince gözden geçirmekle görebileceği ayıplardan da, ancak böyle bir ayıbın bulunmadığını ayrıca üstlenmişse sorumlu olur.

Bu iki madde birlikte okunduğunda, muayene ve garanti kayıtlarının sözleşmede nasıl yazıldığı doğrudan sonuç doğurur.

Sürenin işlemediği hâl: ağır kusur ve mesleki bilgi

İki ve sekiz günlük süreler mutlak değildir. 225 inci madde iki hâlde bu savunmayı kapatır:

Ağır kusurlu satıcı, satılandaki ayıbın kendisine süresinde bildirilmemiş olduğunu ileri sürerek sorumluluktan kısmen de olsa kurtulamaz.

Ve ikinci fıkra, ticari satımlar açısından en az bunun kadar önemlidir: satıcılığı meslek edinmiş kişilerin bilmesi gereken ayıplar bakımından da aynı hüküm geçerlidir.

Yani tacir satıcı, kendi mesleğinin gerektirdiği bilgiyle bilmesi gereken bir ayıpta, alıcının ihbar süresini kaçırdığı savunmasına dayanamaz. Bu, süre tartışmasını çoğu dosyada satıcının bilmesi gerekip gerekmediği sorusuna çevirir.

Başka yerden gönderilen malda ek yükümlülükler

Uzak mesafeli ve sınır ötesi teslimatlarda 226 ncı madde ayrı bir prosedür kurar.

Koruma yükümlülüğü. Başka yerden gönderilen satılanın ayıplı olduğunu ileri süren alıcı, bulunduğu yerde satıcının temsilcisi yoksa, satılanın korunması için gerekli önlemleri geçici olarak almakla yükümlüdür. Ve kanun bir yasak koyar: alıcı, ayıplı olduğunu ileri sürdüğü satılanı, korunması için gerekli önlemleri almaksızın satıcıya geri gönderemez.

Tespit ettirme ve ispat yükü. Alıcı, satılanın durumunu gecikmeksizin usulüne göre tespit ettirmekle yükümlüdür. Bunu yaptırmazsa, ileri sürdüğü ayıbın satılanın kendisine ulaştığı zamanda var olduğunu ispat yükü alıcıya düşer.

Bu, uygulamada dosyanın kaderini belirleyen cümledir: tespit yaptırılmamışsa alıcı, ayıbın yolda değil teslimde var olduğunu kendisi ispatlamak zorunda kalır.

Bozulma tehlikesi. Satılanın kısa zamanda bozulma tehlikesi varsa, alıcı onu bulunduğu yerdeki mahkeme aracılığıyla sattırmaya yetkili, hatta satıcının yararı gerektiriyorsa sattırmakla yükümlüdür. Alıcı, durumu satıcıya en kısa zamanda bildirmezse bundan doğan zarardan sorumlu olur.

Süresinde ihbar edilirse: dört seçimlik hak

227 nci madde, alıcının kullanabileceği hakları sayar:

  1. satılanı geri vermeye hazır olduğunu bildirerek sözleşmeden dönme,
  2. satılanı alıkoyup ayıp oranında satış bedelinde indirim isteme,
  3. aşırı bir masrafı gerektirmediği takdirde, bütün masrafları satıcıya ait olmak üzere satılanın ücretsiz onarılmasını isteme,
  4. imkân varsa, satılanın ayıpsız bir benzeri ile değiştirilmesini isteme.

Bunların yanında alıcının genel hükümlere göre tazminat isteme hakkı saklıdır.

Satıcının önleme imkânı. Madde satıcıya bir çıkış tanır: satıcı, alıcıya aynı malın ayıpsız bir benzerini hemen vererek ve uğradığı zararın tamamını gidererek seçimlik hakların kullanılmasını önleyebilir.

Hâkimin dönmeyi dönüştürmesi. Alıcının dönme hakkını kullanması hâlinde, durum bunu haklı göstermiyorsa hâkim, satılanın onarılmasına veya satış bedelinin indirilmesine karar verebilir. Yani dönme talebi otomatik sonuç doğurmaz.

Seçimin daraldığı hâl. Satılanın değerindeki eksiklik satış bedeline çok yakınsa, alıcı ancak dönme veya ayıpsız benzeriyle değiştirme haklarından birini kullanabilir.

Mal yok olmuşsa. 228 inci maddeye göre ayıplı olarak devredilmiş satılanın ayıptan, beklenmedik hâlden veya mücbir sebepten yok olması veya ağır zarara uğraması, alıcının dönme hakkını kullanmasını engellemez; alıcı elinde ne kalmışsa onu geri vermekle yükümlüdür. Buna karşılık satılan alıcıya yüklenebilen bir sebeple yok olmuşsa, alıcı onu başkasına devretmişse ya da biçimini değiştirmişse, yalnızca değerindeki eksikliğin bedelden indirilmesini isteyebilir.

Dönmenin sonuçları ve birden çok mal

Dönme hâlinde karşılıklı istemler (m.229). Sözleşmeden dönen alıcı, satılanı ondan elde ettiği yararları ile birlikte satıcıya geri vermekle yükümlüdür. Buna karşılık alıcı satıcıdan şunları isteyebilir: ödediği satış bedelinin faiziyle birlikte geri verilmesi; yargılama giderleri ile satılan için yaptığı giderlerin ödenmesi; ve ayıplı maldan doğan doğrudan zararının giderilmesi.

Diğer zararlar için ispat yükü yer değiştirir: satıcı, kendisine hiçbir kusur yüklenemeyeceğini ispat etmedikçe, alıcının diğer zararlarını da gidermekle yükümlüdür.

Partiden bazısı ayıplıysa (m.230). Birden çok mal veya birden çok parçadan oluşan bir mal birlikte satılmış olup bunlardan bazıları ayıplı çıkarsa, dönme hakkı ancak ayıplı çıkanlar için kullanılabilir. Ancak alıcıya veya satıcıya önemli bir zarar vermeksizin ayıplı parçanın diğerinden ayrılmasına imkân yoksa, dönmenin satılanın tamamını kapsaması zorunludur.

Eklentiler bakımından ise yön tek taraflıdır: satılanın aslı için satıştan dönülmesi, ayrı satış bedeli gösterilerek satılmış olsalar bile eklentileri de kapsar; fakat eklentiler için dönme, satılanın aslını kapsamaz.

İki yıllık zamanaşımı ve def'i hakkı

231 inci madde üç kuralı birden taşır.

Kural. Satıcı daha uzun bir süre için üstlenmiş olmadıkça, satılanın ayıbından doğan sorumluluğa ilişkin her türlü dava, satılandaki ayıp daha sonra ortaya çıksa bile, satılanın alıcıya devrinden başlayarak iki yıl geçmekle zamanaşımına uğrar.

Def'i hakkı sürer. Alıcının, satılanın kendisine devrinden başlayarak iki yıl içinde bildirdiği ayıptan doğan def'i hakkı, bu sürenin geçmiş olmasıyla ortadan kalkmaz. Yani süresinde ihbar edilmiş bir ayıp, bedel talebine karşı savunma olarak ileri sürülmeye devam edebilir.

Ağır kusurda zamanaşımı yok. Üçüncü kural nettir: satıcı, satılanı ayıplı olarak devretmekte ağır kusurlu ise, iki yıllık zamanaşımı süresinden yararlanamaz.

Kısmi teslim ve alıcının temerrüdü

TTK m.23 iki hâli daha düzenler.

Kısmi teslim (bent a). Sözleşmenin niteliğine, tarafların amacına ve malın cinsine göre satışın kısım kısım yerine getirilmesi mümkünse — veya bu şartlar bulunmamasına rağmen alıcı çekince ileri sürmeksizin kısmi teslimi kabul etmişse — sözleşmenin bir kısmının yerine getirilmemesi durumunda alıcı haklarını sadece teslim edilmemiş kısım hakkında kullanabilir. Ancak o kısmın teslim edilmemesi dolayısıyla sözleşmeden beklenen yararın elde edilmesi imkânı ortadan kalkıyor veya zayıflıyorsa, ya da kalan kısmın tam veya gereği gibi yerine getirilemeyeceği anlaşılıyorsa, alıcı sözleşmeyi feshedebilir.

Buradaki "çekince ileri sürmeksizin kabul" kaydı, eksik teslimatların tutanağa nasıl geçirildiğini kritik hâle getirir.

Alıcının temerrüdü (bent b). Alıcı mütemerrit olursa satıcı, malın satışına izin verilmesini mahkemeden isteyebilir. Mahkeme satışın açık artırma yoluyla veya yetkilendirilen bir kişi aracılığıyla yapılmasına karar verir; satıcı isterse yetkilendirilen kişi malın niteliklerini bir uzmana tespit ettirir. Satış giderleri düşüldükten sonra artan para, satıcının takas hakkı saklı kalmak üzere alıcı adına bir bankaya, banka yoksa notere bırakılır ve durum hemen alıcıya ihbar edilir.

Tek tabloda

KonuKuralDayanak
Uygulanacak hükümlerTBK satış hükümleri + TTK m.23 özel kurallarıTTK m.23/1
Açık ayıpİki gün içinde ihbarTTK m.23/1-c
Gizli ayıpSekiz gün içinde inceleme ve ihbarTTK m.23/1-c
Diğer durumlarTBK m.223/2 uygulanırTTK m.23/1-c
Olağan gözden geçirmeyle bulunamayan ayıpOrtaya çıkınca hemen bildirilmeliTBK m.223/2
İhbar edilmezseSatılan kabul edilmiş sayılırTBK m.223/2
Sorumluluğun kapsamıBildirilen nitelikler + maddi, hukuki ve ekonomik ayıplarTBK m.219/1
KusurSatıcı ayıbı bilmese bile sorumluTBK m.219/2
Sorumsuzluk kaydıAğır kusurda kesin hükümsüzTBK m.221
Alıcının bildiği ayıpSatıcı sorumlu değilTBK m.222/1
Gözden geçirmekle görülebilecek ayıpAncak ayrıca üstlenilmişse sorumlulukTBK m.222/2
Seçimlik haklarDönme · indirim · ücretsiz onarım · ayıpsız benzeriyle değiştirmeTBK m.227/1
TazminatGenel hükümlere göre saklıTBK m.227/2
Satıcının önlemesiAyıpsız benzerini hemen verip zararı gidermekTBK m.227/3
Dönme talebiHaklı görülmezse hâkim onarım veya indirime karar verebilirTBK m.227/4
Ağır kusurlu satıcıSüresinde bildirilmediği savunmasına dayanamazTBK m.225/1
Meslekten satıcıBilmesi gereken ayıplarda aynı kuralTBK m.225/2
Uzaktan gönderilen malKoruma önlemi almadan geri gönderilemezTBK m.226/1
Tespit yaptırılmazsaAyıbın teslimde var olduğunu alıcı ispatlarTBK m.226/2
Bozulma tehlikesiMahkeme aracılığıyla sattırma yetkisi/yükümlülüğüTBK m.226/3
Dönme hâlindeBedel faiziyle + giderler + doğrudan zararTBK m.229
Diğer zararlarSatıcı kusursuzluğunu ispat etmedikçe sorumluTBK m.229
Partiden bazısı ayıplıDönme yalnız ayıplılar için; ayrılamıyorsa tamamıTBK m.230/1
ZamanaşımıDevirden itibaren iki yılTBK m.231/1
Def'i hakkıİki yıl içinde bildirilen ayıpta süreyle düşmezTBK m.231/1
Ağır kusurSatıcı iki yıllık zamanaşımından yararlanamazTBK m.231/2
Kısmi teslimÇekincesiz kabul, hakları teslim edilmeyen kısma daraltırTTK m.23/1-a
Alıcının temerrüdüMahkeme izniyle satış; bedel bankaya/notereTTK m.23/1-b

Ne yapılmalı

Teslim tutanağını ayıbın türünü belirleyecek şekilde tutun. Açık ayıp için iki gün, gizli ayıp için sekiz gün işler; hangi sürenin uygulanacağı teslim anındaki görünürlüğe bağlıdır.

Sekiz günlük süreye hem incelemeyi hem ihbarı sığdırın. Kanun ikisini de aynı süre içine koymuştur.

İhbarı ispatlanabilir biçimde yapın. Kanun şekil aramaz; ancak süreye uyulduğunun ispatı ihbarı yapan taraftadır.

Kısmi teslimi çekince koymadan kabul etmeyin. Çekincesiz kabul, hakları yalnızca teslim edilmemiş kısımla sınırlandırabilir.

Sorumsuzluk kayıtlarına güvenmeyin, ama muayene kaydını da atlamayın. Ağır kusurda sorumsuzluk anlaşması kesin hükümsüzdür; buna karşılık alıcının gözden geçirmekle görebileceği ayıplarda sorumluluk ancak ayrıca üstlenilmişse doğar.

Uzaktan gelen malda tespit yaptırın. Tespit yaptırılmazsa ayıbın teslim anında var olduğunu ispat yükü alıcıya geçer; ayrıca koruma önlemi almadan mal geri gönderilemez.

Satıcı tarafındaysanız "süre kaçtı" savunmasına tek başına güvenmeyin. Ağır kusur ve satıcılığı meslek edinmiş kişinin bilmesi gereken ayıplar bu savunmayı kapatır.

İki yıllık zamanaşımını devir tarihinden sayın. Ayıp daha sonra ortaya çıksa bile süre devirden işler; süresinde bildirilen ayıpta def'i hakkı ise devam eder.

Süresinde ihbar edilmiş bir ayıp, bedelin tahsili aşamasında da işe yarar: def'i hakkı iki yıllık sürenin geçmesiyle düşmez ve icra ve iflas hukuku tarafındaki takibe karşı savunma olarak ileri sürülebilir.

Ticari satımda dosyanın kaderi çoğu zaman ilk sekiz günde belirlenir; teslim alma sürecinin yazılı bir prosedüre bağlanması bu nedenle sözleşmeden önce gelen bir adımdır. Şirketler hukuku ve kurumsal danışmanlık alanındaki çalışmalarımız bu prosedürün kurulmasını kapsar.

Sıkça Sorulan Sorular

Tacirler arasında ayıp ihbarı süresi kaç gündür?

TTK m.23/1-c iki süre öngörür: malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise iki gün içinde satıcıya ihbar edilmelidir. Açıkça belli değilse, alıcı malı teslim aldıktan sonra sekiz gün içinde incelemek veya incelettirmekle ve ayıp ortaya çıkarsa bu süre içinde ihbar etmekle yükümlüdür. Diğer durumlarda TBK m.223/2 uygulanır.

Süresinde ihbar etmezsem ne olur?

TBK m.223/2 uyarınca alıcı gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal ederse satılanı kabul etmiş sayılır. Olağan bir gözden geçirmeyle ortaya çıkarılamayacak bir ayıp varsa bu hüküm uygulanmaz; ancak böyle bir ayıp sonradan anlaşılırsa hemen bildirilmelidir, bildirilmezse satılan bu ayıpla birlikte kabul edilmiş sayılır.

Süresinde ihbar ettiysem hangi haklarım var?

TBK m.227 dört seçimlik hak tanır: sözleşmeden dönme, ayıp oranında bedelde indirim, ücretsiz onarım (aşırı masraf gerektirmiyorsa) ve ayıpsız benzeriyle değiştirme (imkân varsa). Genel hükümlere göre tazminat hakkı saklıdır. Satıcı, aynı malın ayıpsız benzerini hemen verip zararı tamamen gidererek bu hakların kullanılmasını önleyebilir.

Ayıp davasında zamanaşımı ne kadar?

TBK m.231'e göre satıcı daha uzun bir süre üstlenmemişse, ayıptan doğan her türlü dava satılanın alıcıya devrinden başlayarak iki yıl geçmekle zamanaşımına uğrar; ayıp daha sonra ortaya çıksa bile süre devirden işler. Alıcının iki yıl içinde bildirdiği ayıptan doğan def'i hakkı bu sürenin geçmesiyle ortadan kalkmaz. Satıcı ayıplı devirde ağır kusurlu ise iki yıllık zamanaşımından yararlanamaz.