Türkiye'de bir tekne, yat ya da küçük filo işleten yatırımcının ilk sorduğu soru genellikle yanlış sorudur: "personelime İş Kanunu mu uygulanır?" Doğru soru şudur: gemi hangi kanunun kapsamına giriyor? Çünkü Türk bayraklı gemilerde çalışanların önemli bir kısmı 4857 sayılı İş Kanunu'na değil, 20/4/1967 tarihli ve 854 sayılı Deniz İş Kanunu'na tabidir; ve iki kanun haftalık çalışma süresinden fazla mesai zammına, deneme süresinden yıllık izne kadar birbirinden ayrışır.
Aşağıdaki değerlendirme Kanun'un mevzuat.gov.tr'deki güncel metnine dayanır ve 7 Eylül 2026 itibarıyla yürürlükteki hâli esas alır. Metnin en son esaslı müdahalesi bir kanun değişikliği değil, Anayasa Mahkemesi'nin 1/2/2024 tarihli iptal kararıdır; yıllık izin bölümünde ayrıca ele alıyoruz.
Kapsam tek eşik değil, üç ayrı kapıdır
854 m.1'in en çok yanlış bilinen tarafı, kapsamın yalnız gemi büyüklüğüne bağlı olduğu sanılmasıdır. Metin üç ayrı kapı açar; birine girmek yeterlidir:
| Kapı | Ölçüt |
|---|---|
| 1 | Türk Bayrağı taşıyan ve 100 ve daha yukarı grostonilatoluk gemide hizmet akdiyle çalışmak |
| 2 | Aynı işverene ait gemilerin grostonilato toplamının 100 veya daha fazla olması |
| 3 | İşverenin çalıştırdığı gemiadamı sayısının 5 veya daha fazla olması |
Bu, birden çok küçük tekne işleten operatör için belirleyicidir. Tek başına hiçbiri 100 grostonu bulmayan beş teknelik bir filo, toplam tonaj eşiğini aşıyorsa ya da beş gemiadamı çalıştırıyorsa 854'ün kapsamına girer. Kanun ayrıca kapsamı genişletir: uygulamada sandal, mavna, şat, salapurya gibi olanlar da "gemi" sayılır.
Kanun deniz ile de sınırlı değildir; m.1 "denizlerde, göllerde ve akarsularda" Türk Bayrağı taşıyan gemileri sayar. Cumhurbaşkanı, ekonomik ve sosyal gerekler bakımından Kanun hükümlerini kapsam dışı gemilere kısmen veya tamamen teşmile yetkilidir. Kapsama alınmaya karşı yapılacak itirazlar Bakanlıkça incelenir ve itiraz Kanun'un uygulanmasını durdurmaz — yani tartışma sürerken yükümlülükler işlemeye devam eder.
Yabancı gemiadamı: karşılıklılık şartı
Yabancı uyruklu gemiadamı çalıştıran işveren için m.4 kritiktir:
"Bu kanun hükümleri, mütekabiliyet esaslarına göre Türk gemiadamlarına aynı mahiyette haklar tanıyan devletlerin uyruğunda olup bu kanun kapsamına giren gemilerde çalışan gemiadamlarına ... uygulanır."
Yani yabancı gemiadamının 854 korumasından yararlanması, uyruğunda bulunduğu devletin Türk gemiadamlarına aynı mahiyette haklar tanımasına bağlanmıştır. Bu, Türk mevzuatında tekrar eden bir kalıptır; aynı mantığı yabancı avukatlık ortaklığında mütekabiliyet ve konu sınırı yazımızda da görmüştük. Uygulamada karşılıklılığın hangi devletler bakımından gerçekleştiği ayrı bir tespit meselesidir; sözleşme kurulmadan önce netleştirilmesi gerekir.
Ayrıca m.3, TTK'nın deniz ticaretine ilişkin dördüncü kitabındaki kaptan ile işveren arasındaki ilişkilere ait hükümleri saklı tutar. Kaptan bakımından iki metin birlikte okunur.
Sözleşme: yazılı, iki nüsha, harçsız
Hizmet akdi işveren veya işveren vekiliyle gemiadamı arasında yazılı olarak iki nüsha yapılır ve taraflardan her birine birer nüsha verilir (m.5). Sözleşmede bulunması gereken hususlar m.6'da sayılıdır. Sözleşmeler her türlü resim ve harçtan muaftır (m.9).
Sözleşme belirli bir süre için, belirli bir sefer için ya da süresiz yapılabilir (m.7). Belirli süreli akit süre bitiminde sona erer; ancak gemi seyir hâlindeyse akit, geminin ilk limana varmasına ve güvenlik altına alınmasına kadar devam eder. Sefer üzerine yapılan akit, seferin sonunda geminin vardığı limanda yükünü boşaltmasıyla biter. Her iki türde de gemiadamı işverenin muvafakatiyle işe devam ederse akit aynı süre veya yeni sefer için uzatılmış sayılır (m.8) — zımni yenileme, sözleşme metninde ayrıca kararlaştırılmasa da işler.
Deneme süresi süresiz akitlerde en çok bir aydır (m.10). Bu süre içinde taraflar bildirimsiz ve tazminatsız fesih yapabilir; gemiadamının çalıştığı günlerin ücreti saklıdır.
854 ile 4857 nerede ayrışıyor
| Konu | 854 sayılı Deniz İş Kanunu | 4857 sayılı İş Kanunu |
|---|---|---|
| Deneme süresi | En çok 1 ay (m.10) | En çok 2 ay, toplu iş sözleşmesiyle 4 aya kadar |
| Haftalık çalışma süresi | 48 saat, günde 8 saat (m.26) | 45 saat |
| Fazla çalışma zammı | Saat ücretinin en az %25 fazlası (m.28) | Saat ücretinin %50 fazlası |
| Fazla çalışma kaydı | Noter tasdikli ayrı defter zorunlu (m.28) | Özel defter şartı yok |
| Yıllık ücretli izne hak kazanma | 6 ay çalışma (m.40) | 1 yıl çalışma |
| Yıllık izin süresi | 6 ay–1 yıl arası 15 gün; 1 yıl ve fazlası en az 1 ay (m.40) | Kıdeme göre 14/20/26 gün |
| Süresiz akitte fesih yasağı | İşe alınmadan itibaren 6 ay geçmedikçe bozulamaz (m.16/A) | Böyle bir süre yok |
| Haklı nedenle fesih öneli | 6 iş günü ve her hâlde 1 yıl (m.15) | 6 iş günü ve 1 yıl; işçinin maddi çıkar sağladığı hâlde 1 yıllık süre uygulanmaz (m.26) |
Tablo, yaygın bir hatayı da görünür kılar: 854 kapsamındaki bir gemide fazla mesaiyi %50 zamla hesaplamak Kanun'un öngördüğünden fazla, haftalık süreyi 45 saat kabul etmek ise az ödeme üretir. Sözleşme her iki yönde de düzeltilebilir — çünkü m.48, gemiadamına daha elverişli hak ve menfaat sağlayan sözleşme hükümlerini saklı tutar.
Fazla çalışma sayılmayan üç hâl ayrıca sayılmıştır (m.28): geminin, gemideki kişilerin veya yükün selameti için kaptanın zaruri gördüğü işler; gümrük, karantina ve sıhhi formaliteler nedeniyle zorunlu ilave işler; yangın, gemiyi terk, denizde çatışma, denizden adam kurtarma ve savunma talimleri.
Fesih: dört grup sebep, altı aylık taban
m.14 fesih sebeplerini dört grupta toplar. I grubu işverenin derhal fesih sebeplerini (gemiye dönmeme, tutukluluk veya çalışmaktan menedilme, kanuna/akde aykırı hareket, denizcilik teamüllerine veya ahlaka aykırılık); II grubu gemiadamının derhal fesih sebeplerini (ücretin ödenmemesi, işverenin kanuna/akde aykırı hareketi, teamül ve ahlaka aykırılık); III grubu her iki tarafın kullanabileceği sebepleri (geminin 30 günden fazla seferden kaldırılması, gemiadamının sürekli çalışmasına engel hastalık veya engellilik) sayar. IV grubu ise fesih değil, kendiliğinden bozulma hâlleridir.
Bu haklar süreye bağlıdır: fesih yetkisi, karşı tarafın davranışını öğrenen tarafça 6 iş günü içinde ve her hâlde fiilin gerçekleşmesinden itibaren bir yıl içinde kullanılır (m.15).
Süresiz akitlerde iki katmanlı bir koruma vardır. Önce m.16/A: akit, m.14'teki durumlar dışında gemiadamının işe alınmasından itibaren altı ay geçmedikçe bozulamaz. Altı ay dolduktan sonra bildirim önelleri devreye girer:
| Hizmet süresi | Önel |
|---|---|
| 6 ay sürmüş | 2 hafta |
| 6 ay – 1,5 yıl | 4 hafta |
| 1,5 – 3 yıl | 6 hafta |
| 3 yıldan fazla | 8 hafta |
Öneller asgaridir; sözleşme veya toplu iş sözleşmesiyle artırılabilir. Önele uymayan taraf önel süresine karşılık gelen ücret tutarında tazminat öder. Gemiadamının sendikaya üye olması, şikâyete başvurması gibi sebeplerle çıkarılması ve genel olarak fesih hakkının kötüye kullanıldığı hâllerde bu tazminat üç kat uygulanır; tarafların ayrıca tazminat isteme hakkı saklıdır (m.16/D).
İki usul kuralı da atlanmamalıdır: fesih gemi seyir hâlindeyse, hüküm kararlaştırılmış limanda — liman değiştirilmişse ilk uğranacak limanda — geminin emniyet altına alınmasına kadar uzatılmış sayılır (m.17); ve işverenin feshi sebepleriyle birlikte yazılı olarak bildirilmek zorundadır, bildirim imkânı yoksa durum tutanakla tespit edilir (m.18).
Malik değişirse akit sürer, bayrak değişirse biter
Gemi alım satımı ya da filo devri planlayan yatırımcı için Kanun'un en keskin iki hükmü karşı karşıya durur.
m.19: "Geminin Türk Bayrağını taşıma hakkı bulunduğu sürece mülkiyetin kısmen veya tamamen herhangi bir şahsa geçmesi hizmet aktinin feshini gerektirmez." Yani pay devri ya da geminin satışı, tek başına iş ilişkisini sona erdirmez.
Buna karşılık m.14/IV: geminin kayba uğraması, terk edilmesi, harp ganimeti ilan edilmesi veyahut Türk Bayrağından ayrılması hâllerinde hizmet akdi kendiliğinden bozulur.
Ayrım nettir: malik değişir — akit sürer; bayrak değişir — akit kendiliğinden sona erer. Bayrak değişikliği içeren bir yapılandırmada gemiadamı sözleşmelerinin akıbeti işlemin ayrı bir kalemidir. Bayrak tarafındaki vergi ve tescil boyutunu Türk Uluslararası Gemi Sicili: vergi istisnası ve şartlar yazımızda ele almıştık.
Kıdem tazminatı ve devirde ikili sorumluluk
Kıdem tazminatı her tam yıl için 30 günlük ücret tutarındadır; bir yıldan artan süreler için de aynı oran üzerinden ödeme yapılır (m.20). Kıdem, akdin kesintisiz sürmüş ya da fasılalarla yenilenmiş olmasına bakılmaksızın aynı işverenin bir veya değişik gemilerinde geçen sürelerin toplamı üzerinden hesaplanır.
Devirde sorumluluk paylaşılır: geminin devri veya herhangi bir suretle el değiştirmesi hâlinde, 12/7/1975 tarihinden itibaren işlemiş kıdem tazminatlarından her iki işveren sorumludur. Devreden işverenin sorumluluğu, gemiadamını çalıştırdığı süre ve devir esnasındaki ücret seviyesiyle sınırlıdır. Bu tarihten önce el değiştirmiş işyerlerinde, devir sözleşmesinde aksi yoksa işlemiş kıdemden yeni işveren sorumludur.
Sorumluluğun tavanı da vardır ve ihlali ağır sonuç doğurur: m.51'in son fıkrasına göre kıdem tazminatının öngörülen esaslar dışında veya saptanan miktar ya da tavan aşılarak ödenmesi için emir veya talimat veren yönetim kurulu üyeleri, genel müdür, müessese müdürü ve muhasebe müdürü gibi yetkili sorumlular hakkında — fiil daha ağır cezayı gerektiren bir suç oluşturmuyorsa — altı aydan iki seneye kadar hapis ve adlî para cezasına hükmolunur; fazla ödenen miktar ayrıca Hazine lehine re'sen tahsil edilir.
Yurda iade: yabancı gemiadamında ayrı bir maliyet kalemi
854, iş sözleşmesinin sonunda bir iade (repatriation) yükümlülüğü kurar ve bu, yabancı personel çalıştıran işletmede bütçelenmesi gereken bir kalemdir.
| Hüküm | Kural |
|---|---|
| m.22 | Yabancı gemiadamıyla yapılan akitte ayrı hüküm yoksa işveren, gemiadamını ikametgâhının bulunduğu mahal limanına iade etmek zorundadır |
| m.23 | Akit herhangi bir Türk limanında feshedilirse, akitte başka hüküm yoksa gemiadamı bağlama limanına iade edilir; m.14/I'e göre fesihte bu uygulanmaz |
| m.24 | İade zorunluluğuna uyulmazsa gemiadamı yol, iaşe ve sair masraflarını ve ayrıca 15 günlük ücreti tutarında tazminatı isteyebilir |
| m.25 | Gemiadamı yabancı ülkede başka bir işverenle akit yaparsa iade yükümü kalkar; ayrıca gemiadamı bir hafta içinde iade istemezse işveren iade ile zorunlu tutulamaz |
m.25'in son fıkrası bir istisna getirir: engel gemiadamına yüklenemeyecek sebeplerden doğmuşsa veya hastalık gibi zorunlu sebepler varsa, bir haftalık süre engellerin kalktığı günden başlar.
Yıllık izin ve 2024 iptal kararı
Yıllık ücretli izin 854'te İş Kanunu'ndan daha erken doğar ve daha uzundur: aynı işveren emrinde veya aynı gemide bir takvim yılı içinde bir veya birkaç akde dayanarak en az altı ay çalışmış gemiadamı hak kazanır; süre altı ay–bir yıl arası 15 günden, bir yıl ve fazlası için yılda bir aydan az olamaz (m.40). Bu haktan feragat edilemez. Bir aylık izin tarafların rızasıyla aynı yıl içinde ikiye bölünebilir. Gemiadamı iznini yabancı bir memleket limanında veya akdin yapıldığı yerden başka bir yerde kullanmaya zorlanamaz ve dilerse 7 güne kadar ücretsiz yol izni isteyebilir.
Maddenin yedinci fıkrası ise artık yürürlükte değildir. Anayasa Mahkemesi'nin 1/2/2024 tarihli ve E.2022/154, K.2024/33 sayılı kararıyla bu fıkra iptal edilmiş, iptal kararı yayımından altı ay sonra — 14/9/2024'te — yürürlüğe girmiştir. İptal edilen fıkra, kullanılmamış yıllık izin ücretinin ödenmesini yalnızca m.14'ün II, III ve IV numaralı bentlerine göre yapılan fesihlerle sınırlıyordu; yani işveren akdi kendisi feshettiğinde ya da önelli fesih yapıldığında gemiadamı kullanmadığı iznin karşılığını alamıyordu.
Pratik sonuç şudur: 854 metninde bugün, kullanılmamış yıllık izin ücretinin hangi fesih türlerinde ödeneceğini sınırlayan bir hüküm yoktur. Sınırlama kalktığına göre sözleşme ve toplu iş sözleşmesi hükümleri ile m.48'in "daha elverişli hükümler saklıdır" kuralı daha belirleyici hâle gelmiştir. 14/9/2024 öncesine ait uygulamaları anlatan ikincil kaynaklar bu noktada güncelliğini yitirmiştir.
Ceza tarafı ve donmuş rakamlar
İdari para cezaları m.50 ve m.51'de düzenlenmiştir ve tutarlar 2003–2008 arasındaki değişikliklerden kalmadır: yazılı akit yapmayan ya da çalışma belgesi vermeyen işverene beş işçiye kadar 1.500 TL, daha fazlasında 3.000 TL; kıdem tazminatını, fazla çalışma ücretini veya ücreti ödemeyen işverene her gemiadamı için ödenmeyen meblağın iki katı ve her hâlde 1.000 TL'den az olmamak üzere ceza; iade zorunluluğuna veya iş sürelerine uymayana 1.000 TL. Bu rakamlar kanun metnindeki tabanlardır; uygulanacak tutar 5326 sayılı Kabahatler Kanunu uyarınca her yıl yeniden değerleme oranıyla güncellenir. Kanun metnindeki rakama bakarak bütçe yapmak yanıltıcıdır.
Bir hüküm ise özellikle dikkat çeker: "Birinci fıkradaki fiiller yurt dışında işlendiği takdirde verilecek cezalar iki kat olarak uygulanır." Yani ücret, kıdem, fazla mesai ve iaşe yükümlülüklerinin ihlali yabancı bir limanda gerçekleşirse ceza ikiye katlanır.
Kanun'un zaman içinde donup kalmış bir rakamı da vardır. m.32, gemiadamının ücretinin "ayda 240 lirası" haczedilemez, devir ve temlik olunamaz der. 1967'de anlamlı olan bu tutar bugün pratik bir koruma sağlamaz; hüküm hiçbir endekslemeye bağlanmamıştır. Nafaka alacaklılarının hakları bu kayıtlamadan etkilenmez. Gemi üzerindeki alacak ve rehin ilişkilerinin nasıl kurulduğunu gemi ipoteği ve gemi alacaklısı hakkı yazımızda incelemiştik.
Son olarak, Kanun'un yürütme maddesi (m.57) hâlâ "Bakanlar Kurulu" der; 2018'deki hükûmet sistemi değişikliğinden sonra bu yetki Cumhurbaşkanındadır. Metinde bu tür donmuş ifadeler bulunması hükmün uygulanmadığı anlamına gelmez; yalnız metni lafzıyla okumanın yetmediğini gösterir.




