Şirketler Hukuku

Denize elverişlilik: seferden alıkoyma ve GT'ye göre ceza

4922 sayılı Kanun 2023 ve 2024'te değişti: liman çıkış izni, GT'ye göre yedi kademeli ceza, otuz günde satış ve yabancı donatana ayrı tahsil rejimi.

Rohat Kahraman· 7 Eylül 2026Güncelleme · 7 Eylül 2026
Denize elverişlilik: seferden alıkoyma ve GT'ye göre ceza

Türkiye'de ticari amaçla tekne, yat ya da gemi işleten bir yatırımcının en somut operasyonel riski, geminin limandan çıkamamasıdır. Bu riskin hukuki çerçevesi 10/6/1946 tarihli ve 4922 sayılı Denizde Can ve Mal Koruma Hakkında Kanun'da düzenlenmiştir.

Kanun son iki yılda iki kez değişti: 27/12/2023 tarihli ve 7491 sayılı Kanun yaptırım maddelerini (m.20 ve m.21) yeniden yazdı ve bu değişiklikler 1/1/2024'te yürürlüğe girdi; 4/7/2024 tarihli ve 7519 sayılı Kanun ise denetim usulünü değiştirdi. Aşağıdaki değerlendirme metnin mevzuat.gov.tr'deki güncel hâline dayanır ve 7 Eylül 2026 itibarıyla yürürlükteki durumu esas alır.

Kapsam: "gemi" tanımı beklenenden geniş

Kanun m.1'in tanımları, kapsamı çoğu kişinin varsaydığından geniş tutar:

TerimTanım (m.1)
Gemi"Adı, tonilatosu ve kullanma amacı ne olursa olsun, denizde kürekten başka aletle yola çıkabilen her araç"
Ticaret gemisiMenfaat sağlamak kastıyla denizde kullanılan her gemi
Küçük deniz aracıYolcu gemileri hariç, tam boyu 24 metreden küçük olan her türlü ticaret gemisi
Denize elverişlilikTekne, makine, genel donanım, can kurtarma, yangından korunma ve söndürme, seyir teçhizatı ve haberleşme sistemi, sağlık koşulları, yük ve yolcu taşıma kapasiteleri, deniz kirliliğini önleme donanımları ve diğer seyir emniyeti konuları bakımından, tahsis olundukları hizmetin normal deniz tehlikelerine karşı koyabilecek durumda olma hâli

İki eşik dikkat çeker. Birincisi, ticaret gemisi olmanın ölçütü büyüklük değil menfaat sağlama kastıdır; kiraya verilen bir tekne bu tanıma girebilir. İkincisi, 24 metre sınırı gemiyi kapsam dışına çıkarmaz, yalnızca "küçük deniz aracı" kategorisine sokar. Bu, deniz iş hukukundaki eşiklerden farklıdır; orada belirleyici olan tonaj ve gemiadamı sayısıdır ve bunu gemiadamı sözleşmesinde 100 groston eşiği ve bayrak kuralı yazımızda ele almıştık.

Denize elverişlilik tanımının içine deniz kirliliğini önleme donanımlarının da girmesi, çevresel uygunsuzluğun doğrudan bir sefer engeline dönüşebileceği anlamına gelir; kirlilik tarafındaki sorumluluk ve süre rejimini deniz kirliliğinde sorumluluk yazımızda incelemiştik.

Liman çıkış belgesi ve 2024'te değişen denetim

m.2'ye göre liman idari sınırlarını geçerek sefer yapacak her ticaret gemisinin limandan ayrılışı liman başkanlığının iznine tabidir ve bu izin liman çıkış belgesi ile verilir. Belge, talep üzerine ve denize elverişli olan gemilerin üç hususta belgelerinin uygunluğu ile diğer zorunlu belgelerinin geçerliğinin liman başkanlığınca tespiti hâlinde düzenlenir:

  • Gemi adamları ile donatımı,
  • Yolcu sayısı ve yükün cinsi,
  • Yükleme durumu.

4/7/2024 tarihli ve 7519 sayılı Kanun'un 5. maddesiyle maddeye iki cümle eklendi: denetimin usul ve esasları İdare tarafından yönetmelikle belirlenir ve "bu denetim, İdare tarafından oluşturulan, liman giriş ve çıkış işlemlerinin takip edildiği sistem üzerinden sunulan belgeler üzerinden de yapılabilir". Yani fiziki denetimin yanına belge üzerinden elektronik denetim seçeneği eklenmiştir.

Maddenin son cümlesi ise geniş bir takdir alanı bırakır:

"Geminin denize elverişli olmadığının herhangi bir şekilde anlaşılması veya limandan ayrılmasını engelleyecek başkaca bir bilginin liman başkanlığına ulaşması hâlinde liman çıkış izni verilmez."

Burada ne belirli bir bilgi kaynağı ne de bir usul öngörülmüştür; "başkaca bir bilgi" ifadesi, çıkış izninin idari bir tespite dayanmadan da reddedilebilmesine imkân verir.

Denize elverişlilik belgesi: iptal, süre bitimi ve onarım limanı

m.4'e göre denetleme sonunda durumu yönetmeliğe uygun bulunan ticaret gemisine süreli bir denize elverişlilik belgesi verilir. Belgesi olmayan veya süresi bitmiş gemiye çıkış izni verilmez; tekne, makine ve genel donanım gibi esas kısımları bakımından nitelikleri kaybeden geminin belgesi İdare tarafından iptal edilir.

Kanun burada işletmeci lehine bir esneklik de tanır: "Esas kısımlar ve 3 üncü maddede belirtilen diğer araç ve teçhizattan kısa sürede tamamlanabilecek veya onarılabilecek olanlarının eksikliği gemiyi denize elverişsiz hâle getirmez."

Yolculuk sırasında ortaya çıkan iki durum ayrı ayrı düzenlenmiştir:

DurumSonuç (m.4)
Belgenin süresi yolculuk sırasında biterse ve yolculuk bir Türk limanında bitiyorsaGemi, yolculuğu bitirdikten sonra denetleneceği limana dönmek ödevindedir; o limana kadar denize elverişlilik belgesi varmış gibi ticari işlem yapabilir
Belge süresi içinde gemi yönetmeliğe uygun durumunu kaybederseTicari işleminin tamamlanacağı limana kadar yolculuğuna devam edebilir; sonra hiçbir ticari işlemde bulunmaksızın onarılabileceği en yakın limana gidebilir

Klas kuruluşları için ayrı bir kolaylık vardır: milli ve milletlerarası tanınmış tasnif kurumlarından verilen ve hükmü olan bir belgeyi haiz gemilere, belgesinde yazılı süre ve görev için ayrıca denetleme yapılmadan denize elverişlilik belgesi verilir; ancak bu kurumların kendi kurallarınca denetim dışı bıraktığı kısımların denetimi 4922'ye göre yapılır (m.5).

2024'ten beri işleyen ceza tarifesi: GT'ye göre yedi kademe

m.20, 7491 sayılı Kanun'la yeniden yazılmış ve 1/1/2024'te yürürlüğe girmiştir. Dört hâlde gemi derhal seferden alıkonularak en yakın elverişli limana veya deniz alanına çekilir ve bütün masraflar donatan tarafından karşılanır:

  • Yolculuğuna izin verilmemiş olması,
  • Denize elverişlilik belgesi almamış olması,
  • Belgenin İdare tarafından iptal edilmiş olması,
  • Belgenin süresinin geçmiş veya İdarece uzatılmamış olması.

Aynı sonuç, ulusal veya uluslararası mevzuat gereğince mecburi belgelere sahip olmayan ticaret gemileri için de geçerlidir. Buna ek olarak donatana gros tonaja göre idari para cezası verilir:

Geminin büyüklüğüİdari para cezası (m.20)
18 GT'ye kadar2.000 – 6.000 TL
18 GT – 50 GT6.000 – 12.000 TL
50 GT – 150 GT12.000 – 20.000 TL
150 GT – 500 GT30.000 – 60.000 TL
500 GT – 3.000 GT60.000 – 150.000 TL
3.000 GT – 10.000 GT150.000 – 300.000 TL
10.000 GT'den büyük300.000 – 1.500.000 TL

Ceza yalnız donatanla sınırlı değildir: "Gemiyi sevk ve idare eden kaptana bu cezaların onda biri ayrıca verilir."

Bu tutarlar kanun metnindeki hâlleridir; idari para cezaları 5326 sayılı Kabahatler Kanunu uyarınca her yıl yeniden değerleme oranıyla güncellendiğinden, güncel tutar için ilgili yılın oranı kontrol edilmelidir.

Gemi nasıl serbest kalır — ve otuz gün sonra ne olur

Serbest bırakma şartı m.20'nin ikinci fıkrasındadır: geminin limana çekilmesi, limanda tutulması, barınması, yük ve yolcuların gidecekleri yere götürülmesi dolayısıyla oluşan bütün masraflar ile idari para cezaları eksiksiz ödendiğinde veya idari para cezası tutarı kadar süresiz ve şartsız teminat gösterildiğinde gemi, m.4 hükümleri çerçevesinde serbest bırakılır.

Ödeme yapılmazsa süreç satışa gider:

"Geminin alıkonulduğu tarihten itibaren otuz gün geçmesine rağmen kaptan veya donatanın bu madde hükümlerine göre yükümlülüklerini yerine getirmemesi hâlinde gemi, limanın bulunduğu yerin mülkî amiri başkanlığında, ilgili liman başkanı ve deniz ticaret odasının temsilcisinin bulunduğu bir komisyon tarafından ihale mevzuatı hükümlerine bağlı olmaksızın satılır."

Satıştan elde edilen gelirden masraflar karşılanıp para cezası tahsil edildikten sonra bakiye kalırsa, donatanın veya yasal temsilcisinin başvurusu üzerine kendisine ödenir. Satış gerçekleşmezse ya da bedel masrafları ve cezayı karşılamazsa fark, 6183 sayılı Kanun hükümlerine göre donatandan tahsil edilir.

Yabancı yatırımcı için asıl önemli hüküm son fıkradadır:

"Donatanın yabancı gerçek veya tüzel kişi olması veya kaptanın Türk vatandaşı olmaması hâlinde bu masraflar aylık yüzde beş gecikme zammıyla birlikte genel hükümlere göre tahsil olunur."

Yani yabancı donatan bakımından tahsil rejimi 6183'ten çıkıp genel hükümlere geçer ve aylık yüzde beş oranında bir gecikme zammı işler. Alıkoymanın maliyeti bu durumda ayda ciddi biçimde büyür; teminat göstererek gemiyi erken serbest bırakma seçeneğinin ekonomik değeri de buradan doğar.

Fazla yolcu ve yük: üç kademeli artırım

m.21 de 7491 sayılı Kanun'la yeniden yazılmıştır ve tekerrürü ağır biçimde cezalandırır. Kapsamı iki fiildir: yolcu taşımasına izin verilmemesine rağmen yolcu taşımak ve sertifikalarda veya denize elverişlilik belgesinde belirtilen taşıma haddinden fazla yolcu ve yükle yolculuk yapmak.

KademeSonuç (m.21)
İlk ihlalGemi derhal seferden alıkonulur; donatana m.20'deki hadlerin iki katı idari para cezası
Bir yıl içinde tekrarDenize elverişlilik belgesine ve İdarece düzenlenen belge ve ruhsatnamelere el konulur; gemi bir ay seferden alıkonulur; üç katı ceza
Aynı süre içinde üçüncü ihlalGeminin belgeleri iptal edilir; gemi bir yıl seferden alıkonulur; dört katı ceza

Kaptan bakımından ise ince bir adalet kuralı vardır: donatana uygulanan cezaların onda biri kaptana da uygulanır; ancak artırımlı ceza söz konusuysa ve kaptan önceki ihlalleri gerçekleştiren kaptanla aynı değilse, kaptana uygulanacak ceza artırımsız miktarlar üzerinden hesaplanır. Yani tekerrür donatanı takip eder, kaptanı otomatik olarak değil.

Bu madde uyarınca alıkonulan gemi, mülki idare amirliği koordinesinde belirlenen en yakın elverişli limana çekilir ve limana çekme, tutma, barınma, yük ve yolcuların gidecekleri yere götürülmesi ile fazla yükün boşaltılması dolayısıyla oluşan bütün masraflar donatan tarafından karşılanır.

Yola çıkış öncesi denetim, muafiyetler ve kusur karinesi

Liman çıkış belgesinin yanında bir de yola çıkış öncesi denetim vardır. m.6'ya göre ticaret gemileri yola çıkmadan önce can kurtarma, yangından korunma, yangın söndürme ve seyir donanımları, gemi adamları, kumanya ve yakıtı, yolcu sayısı, yükünün cinsi, istifi ve miktarı ile yükleme markası bakımından yönetmelikle belirlenen usule göre denetlenebilir; uygun olmayan gemilerin yola çıkmasına izin verilmez.

Aynı madde işletmeciler için önemli bir esneklik kapısı açar: İdare, m.6 ve m.2'deki denetimler bakımından küçük deniz araçları ve balıkçı gemileri ile liman sefer bölgesi, bitişik iki liman veya Marmara Denizi içindeki tüm limanlar arasında sürekli ya da düzenli sefer yapan gemiler ve acil durumlarda kullanılacak gemiler için basitleştirilmiş uygulamalar getirebilir, istisna veya muafiyetler tanıyabilir. Kısa mesafeli düzenli hat işleten bir operatör için bu, denetim yükünün farklılaşabileceği anlamına gelir.

Yükleme markası ayrı bir engeldir: bordalarına yükleme (fribord) markası konmamış veya sertifikalarında ve denize elverişlilik belgesinde belirtilen taşıma haddinden fazla yolcu ve yük taşıyan gemilerin yolculuğuna izin verilmez; ancak 150 gros tonilatodan ufak ticaret gemileri, çalışacakları deniz bölgelerine ve yapacakları işlere göre bu madde hükümlerinin dışında bırakılabilir (m.11).

Sorumluluk tarafında Kanun bir kusur karinesi kurar ve bu, kaza sonrası uyuşmazlıklarda ispat yükünü doğrudan etkiler:

"Yönetmeliğe riayet edilmemek yüzünden can veya mal zararına sebebiyet verilen hallerde, durumun hâl ve şartları, yönetmelikten ayrılmayı kati olarak gerekli kıldığı mahkemede sabit olmadıkça, hadise sırasında köprü üstünde vardiyada bulunan kaptan veya mevzuata göre yetkili güverte zabiti kusurlu sayılır" (m.9).

Yabancı bayraklı gemiler bakımından da bir kural vardır: Türk gemileriyle Türk liman ve karasularında yolculuk eden yabancı gemilerin taşıyacakları fener ve alametler, sis ve manevra işaretleri, seyir ve idare kuralları ile imdat işaretleri Cumhurbaşkanınca çıkarılan yönetmelikle belirlenir; bu yönetmelikten bir nüsha her Türk gemisinde bulunur ve geminin esas belgelerinden sayılır (m.8).

Tehlikeli eşyada ise yaptırım iki katmanlıdır: m.12'de sayılan tehlikeli eşyayı yönetmeliğe aykırı yükleyen veya taşıyan donatan ve kaptana m.20'deki hadlerin iki katı idari para cezası verilir; bunu aşan bir durumda ise "tehlikeli eşyayı kişilerin hayatı veya sağlığı açısından tehlikeli olabilecek şekilde taşıyan kişi iki yıldan beş yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılır" (m.22). Yardım isteme işaretlerini yerinde ve gereği gibi kullanmayan kaptana ise ayrıca idari para cezası öngörülmüştür (m.23).

Metindeki kurum adı tuzağı

Kanun'un tanım maddesi bugün var olmayan bir kurumu işaret eder: m.1/A "İdare: Denizcilik Müsteşarlığını" der. Denizcilik Müsteşarlığı kaldırılmış, görevleri ulaştırma alanındaki bakanlık teşkilatına geçmiştir. Metinde her geçen "İdare" ifadesi bu yeni teşkilat yapısına göre okunmalıdır; hükmün uygulanmadığı sonucuna varmak yanlış olur. Kanun'un yürütme maddesi (m.30) de hâlâ "Bakanlar Kurulu"nu gösterir.

Gemi üzerindeki alacak ve teminat ilişkileri ise ayrı bir eksende işler; bu tarafı gemi ipoteği ve gemi alacaklısı hakkı yazımızda incelemiştik.

Bu yazıdaki ceza tutarları kanun metnindeki tabanlardır; uygulanacak miktar yeniden değerleme oranıyla güncellenir ve somut bir olayda geminin gros tonajı ile ihlalin niteliğine göre belirlenir.

Dayanak mevzuat

  • 4922 sayılı Denizde Can ve Mal Koruma Hakkında Kanunm.1, 2, 3, 4, 5, 20, 21Gemi ve denize elverişlilik tanımları, liman çıkış belgesi, seferden alıkoyma ve ceza tarifesiResmî metin
  • 7491 sayılı Kanunm.2, 34922 m.20 ve m.21'i yeniden yazan 27/12/2023 tarihli düzenleme, yürürlük 1/1/2024Resmî metin

Sıkça Sorulan Sorular

Denize elverişlilik belgesi olmadan sefere çıkmanın yaptırımı nedir?

Gemi derhal seferden alıkonularak en yakın elverişli limana veya deniz alanına çekilir ve bütün masraflar donatan tarafından karşılanır. Ayrıca donatana geminin gros tonajına göre yedi kademeli bir idari para cezası verilir: 18 GT'ye kadar 2.000–6.000 TL'den başlayıp 10.000 GT'den büyük gemilerde 300.000–1.500.000 TL'ye kadar çıkar. Gemiyi sevk ve idare eden kaptana bu cezaların onda biri ayrıca uygulanır (m.20, 7491 sayılı Kanunla değişik, yürürlük 1/1/2024).

Alıkonulan gemi nasıl serbest bırakılır?

İki yol vardır: limana çekme, tutma, barınma ve yük ile yolcuların gidecekleri yere götürülmesinden doğan bütün masrafların ve idari para cezalarının eksiksiz ödenmesi, ya da idari para cezası tutarı kadar süresiz ve şartsız teminat gösterilmesi. Bunlardan biri gerçekleşirse gemi m.4 hükümleri çerçevesinde serbest bırakılır. Alıkoymadan itibaren otuz gün içinde yükümlülükler yerine getirilmezse gemi, mülkî amir başkanlığındaki bir komisyonca ihale mevzuatına bağlı olmaksızın satılır.

Yabancı donatan için farklı bir tahsil rejimi var mı?

Evet. m.20'nin son fıkrasına göre donatanın yabancı gerçek veya tüzel kişi olması veya kaptanın Türk vatandaşı olmaması hâlinde masraflar, aylık yüzde beş gecikme zammıyla birlikte genel hükümlere göre tahsil olunur. Türk donatan bakımından uygulanan 6183 sayılı Kanun rejiminden ayrılan bu düzenleme, alıkoyma süresinin uzamasını yabancı işletmeci için belirgin biçimde daha maliyetli hâle getirir.

Taşıma haddinin aşılması hâlinde ceza nasıl artıyor?

m.21 üç kademelidir. İlk ihlalde gemi derhal seferden alıkonulur ve donatana m.20'deki hadlerin iki katı ceza verilir. İlk yaptırım tarihinden itibaren bir yıl içinde aynı ihlal tekrarlanırsa denize elverişlilik belgesine ve diğer belgelere el konulur, gemi bir ay seferden alıkonulur ve ceza üç katına çıkar. Aynı süre içindeki üçüncü ihlalde belgeler iptal edilir, gemi bir yıl seferden alıkonulur ve ceza dört kat uygulanır. Kaptan, önceki ihlalleri yapan kaptanla aynı değilse artırımsız tutar üzerinden cezalandırılır.