Şirketler Hukuku

Üretim izni ve sözleşmeli üretim: 2023'ün tarım rejimi

5488 sayılı Tarım Kanunu 2023'te değişti: belirlenen ürünlerde üretim öncesi izin, sözleşmede zorunlu ceza koşulu ve iki haftalık zorunlu arabuluculuk.

Rohat Kahraman· 7 Eylül 2026Güncelleme · 7 Eylül 2026
Üretim izni ve sözleşmeli üretim: 2023'ün tarım rejimi

Türkiye'de tarımsal üretime yatırım yapan bir şirketin planlaması, 2023'ten sonra iki yeni sorunun cevabına bağlı hâle geldi: üreteceğim ürün için Bakanlıktan izin gerekiyor mu, ve bu ürün sözleşmeli üretim kapsamına alındı mı. Her ikisinin de dayanağı 18/4/2006 tarihli ve 5488 sayılı Tarım Kanunudur; ancak asıl kurallar Kanun'un ilk hâlinde değil, 23/3/2023 tarihli ve 7442 sayılı Kanun'la yeniden yazılan m.7 ve m.13'tedir.

Aşağıdaki değerlendirme Kanun'un mevzuat.gov.tr'deki güncel metnine dayanır ve 7 Eylül 2026 itibarıyla yürürlükteki hâli esas alır.

Üretime başlamadan önce izin

7442 sayılı Kanun'un 2. maddesiyle değiştirilen m.7'nin ikinci fıkrası, Türk tarım hukukunda bir eşik değişikliğidir:

"Tarımsal üretimin planlanması, gıda güvencesi ve güvenliğinin temin edilmesi, verimliliğin artırılması, çevrenin korunması ve sürdürülebilirliğin tesis edilmesi için Bakanlıkça belirlenen ürün veya ürün gruplarının üretimine başlanmadan önce Bakanlıktan izin alınır."

Bakanlık, arz ve talep miktarı ile yeterlilik derecesini dikkate alarak hangi ürün veya ürün gruplarının üretileceğini belirler; ayrıca tarım havzası veya işletme bazında asgari ve azami üretim miktarlarını tespit eder. Yani planlama yalnız "hangi ürün" sorusuyla sınırlı değildir; işletme düzeyinde üst sınır da konulabilir.

İzin rejimi tüm ürünleri kapsamaz: yalnız Bakanlıkça belirlenen ürün veya ürün grupları için işler. Bu nedenle bir yatırım kararı alınmadan önce ilgili ürünün listede olup olmadığı ve varsa havza bazındaki miktar sınırları kontrol edilmelidir.

Aykırılığın dört kademeli yaptırımı

m.7 aykırılığı doğrudan cezalandırmaz; önce uyarır, sonra destekten çıkarır, en son para cezası uygular.

KademeKoşulSonuç
aAykırı faaliyet ilk kez tespit edilirBakanlık tarafından yazılı uyarı
bUyarı tarihinden itibaren 12 ay içinde uygun faaliyete geçilmezUyarı tarihinden itibaren beş yıl süreyle hiçbir destekleme programından yararlandırılmama
c(a) ve (b) uygulanmış olmasına rağmen bir sonraki takvim yılında da aykırı faaliyet sürerBu faaliyetten elde edilecek yıllık brüt hasılanın %1–%5'i oranında idari para cezası
çÇok yıllık üretim faaliyetlerinde uyarı ve destekten men işlemlerine rağmen üretime devam edilirAykırı bulunan her yıl için yıllık brüt hasılanın %1–%5'i oranında idari para cezası

Cezanın matrahı da metinde tanımlıdır: idari para cezasına esas brüt hasıla, bir önceki takvim yılında Türkiye İstatistik Kurumu tarafından yayımlanan, üretimin yapıldığı il genelinin ortalama verim değeri ile rayiç fiyat dikkate alınarak hesaplanır. TÜİK'in verim değeri yayımlamadığı ürünlerde ortalama verim değerini Bakanlık İl Müdürlüğü belirler.

Yaptırımı uygulayan merci de dikkat çekicidir: "Bu maddede yer alan idari yaptırımlar mahalli mülki amir tarafından uygulanır." Yani ceza kararı Bakanlık taşra teşkilatından değil, kaymakam veya validen çıkar; bu kararların rejimi ve itiraz yolları için valilik kararına aykırılıkta idari para cezası ve hapis ayrımı yazımıza bakılabilir.

Kademelendirmenin pratik anlamı şudur: ilk aykırılık para cezası doğurmaz ama destek musluğunu beş yıl için kapatır. Destek kaybı, çoğu işletme için para cezasından ağırdır ve bu sonuç uyarıdan itibaren yalnızca on iki aylık bir düzeltme penceresine bağlıdır.

Sözleşmeli üretim: serbestlik esas, ama istisnası var

m.13, 7442 sayılı Kanun'un 3. maddesiyle yeniden yazılmıştır. Başlangıç noktası serbestliktir: "Sözleşmeli üretimde irade serbestisi esastır." Ancak devamındaki cümle bu serbestliği koşullu hâle getirir:

"Ancak salgın hastalıklar, tarım ürünleri ticaretinde yaşanan gelişmeler karşısında arz güvenliğinin sağlanması, tarımsal üretimin iç veya dış talebe uygun olarak ayarlanması veya bitki ve hayvan sağlığının korunması amacıyla, ihtiyaç hâlinde Bakanlık tarafından belirlenen ürün veya ürün grupları bu madde kapsamında sözleşmeli olarak üretilir."

Yani belirli ürünlerde sözleşmeli üretim bir tercih değil, bir zorunluluk hâline gelebilir. Sözleşmeli üretim yapan üreticilere ayrıca, Kanun'daki desteklerin verilmesinde öncelik tanınır.

Sözleşmenin içeriği de tamamen taraflara bırakılmamıştır. Tarafların vasıfları, ürünün teslim ve tesellüm koşulları, fiyat ve miktardaki değişim oranları, ayni ve nakdi avansın sınırları ve kapsamı gibi hususları içeren sözleşme genel şartları, tarımsal faaliyet alanlarına göre Bakanlık yönetmeliğiyle belirlenir. Bakanlık ayrıca sözleşmenin taraflarını ve kapsamını içeren kayıt sistemleri oluşturur ve sözleşmeler bu kayıt sistemleri kullanılmak suretiyle de düzenlenebilir.

Zorunlu sigorta ve zorunlu ceza koşulu

İki hüküm sözleşmenin maliyetini doğrudan etkiler.

Birincisi sigortadır: "Tarımsal üretim sözleşmesine tabi ürünlere veya üretim varlıklarına sigorta yaptırılması zorunludur." Bakanlık, sözleşmenin tarafı olan kişiler için ilave sigortaların yaptırılması şartını da getirebilir (m.13/ç). Tarım sigortasının havuz yapısı ve devlet prim desteği ayrı bir eksendir; tarım sigortaları havuzu ve prim desteği yazımızda incelemiştik.

İkincisi ceza koşuludur ve alt-üst sınırı kanunla çizilmiştir:

UnsurKural (m.13/d)
Ceza koşulu konulmasıSözleşmede belirtilen mücbir sebepler haricinde zorunludur
Alt sınırAlım veya satımından kaçınılan ürün miktarının sözleşmedeki bedelinin %20'sinden az olamaz
Üst sınırAynı bedelin %50'sinden fazla olamaz
İstisnaEt ve Süt Kurumu'nun taraf olduğu sözleşmelerde üretici için ceza koşulu alt sınırdan daha az belirlenebilir veya hiç konulmayabilir

Bu, sözleşme serbestisine getirilen somut bir sınırdır: taraflar ceza koşulunu tamamen kaldıramaz ve oranı bu bandın dışında kararlaştıramaz. Tedarik sözleşmesi kurgulayan alıcı için bu, standart şablonun Türkiye'de doğrudan kullanılamayacağı anlamına gelir.

Uyuşmazlıkta iki haftalık arabuluculuk ve gider muafiyeti

m.13'ün (e) ve (f) bentleri, tarımsal üretim sözleşmelerine kendi usul rejimini kurar.

Arabuluculuk dava şartıdır. Tarımsal üretim sözleşmesinden doğan davalarda arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak aranır. Uyuşmazlıklarda öncelikle sözleşmeli üretim konusunda uzmanlık eğitimi almış arabulucular görevlendirilir; bu eğitimi alanların bulunmaması hâlinde diğer arabulucular görev alır.

Süre, Türk hukukundaki en kısa arabuluculuk takvimlerinden biridir: arabulucu, başvuruyu görevlendirildiği tarihten itibaren iki hafta içinde sonuçlandırır; bu süre zorunlu hâllerde en fazla bir hafta uzatılabilir. Uygulama esasları, Tarım ve Orman Bakanlığının görüşü alınarak Adalet Bakanlığınca çıkarılan yönetmelikle belirlenir.

Yargılamada üretici lehine bir asimetri vardır. Bu sözleşmelerden doğan davalarda basit yargılama usulü uygulanır ve davalar ivedi olarak görülür. Devamındaki hüküm ise alışılmadıktır:

"Bu sözleşmeden doğan davalar ile icra takiplerinde üretici, yapılacak tüm yargılama ve icra takip giderlerinden geçici olarak muaf tutulur. Dava ve icra takibi sırasında yapılması gereken tüm giderler Devlet tarafından avans olarak ödenir. Ertelenen tüm giderler ile Devletçe ödenen avanslar dava ve takip sonunda haksız çıkan taraftan tahsil olunur."

Muafiyet yalnız üretici içindir; alıcı veya sanayici taraf bu kolaylıktan yararlanmaz. Sonuçta, ihtilafa girmenin peşin maliyeti üretici için sıfıra yaklaşır. Tedarik zinciri kurgulayan alıcının uyuşmazlık riskini fiyatlarken bu asimetriyi hesaba katması gerekir.

Destekleme araçları ve metinde kalan "Kurul"

m.19, destekleme araçlarını yedi başlıkta sayar. Yatırım planlaması yaparken hangi aracın hangi mantıkla çalıştığını ayırt etmek gerekir:

AraçMantığı (m.19)
Doğrudan gelir desteğiTarımsal üretim amacıyla işlenen araziler için, Cumhurbaşkanınca belirlenen birim ödeme miktarı üzerinden doğrudan ödeme; çevre koruma koşullarına uyumu kolaylaştırmak üzere farklı düzeylerde belirlenebilir
Fark ödemesiÜretim maliyetleri ile iç ve dış fiyatlar dikkate alınarak yapılır; öncelikle arz açığı olan ürünleri kapsar; üretim ve satış belgeleri istenebilir
Telafi edici ödemelerArz fazlası ürünlerin üretiminden vazgeçip alternatif ürüne yönelen üreticinin gelir kaybını karşılar; ödeme = alternatif ürüne ayrılan arazi × birim ödeme miktarı; işleme ve pazarlama yatırımları için ek ödeme yapılabilir
Hayvancılık destekleriIrk ıslahı, kaba yem, verimlilik, ihtisaslaşma, hijyen, hayvan sağlığı ve refahı, hayvan kimlik sistemi, hayvansal ürünlerin işlenmesi ve pazarlanması ile su ürünleri; bölge ve il bazında farklılaştırılabilir
Kırsal kalkınma desteklerim.15'teki kırsal kalkınma program ve projeleri çerçevesinde
Çevre amaçlı tarım arazilerini koruma programı destekleriÇevre koruma amaçlı arazi kullanımı
Diğer destekleme ödemeleriYukarıdakiler dışında kalanlar

Bu maddeyi okurken bir tuzağa dikkat etmek gerekir. Doğrudan gelir desteği uygulama tebliğlerinin "Kurulun tavsiyesi ile" çıkarılacağı, fark ödemesi kapsamına alınacak ürünler ile ödeme miktarlarının "Kurul tarafından belirleneceği" yazılıdır. Buradaki Kurul, Kanun'un 16. maddesiyle kurulan Tarımsal Destekleme ve Yönlendirme Kuruludur; ancak m.16, 2/7/2018 tarihli ve 703 sayılı KHK'nin 202. maddesiyle yürürlükten kaldırılmıştır. Yani metin, artık var olmayan bir organa gönderme yapmaya devam etmektedir. Uygulamada belirleme yetkisi Bakanlık ve Cumhurbaşkanı düzeyinde işler; metnin lafzına bakarak "Kurul kararı" aramak sonuçsuz kalır.

Uygulama takvimi bakımından da bir ayrıntı vardır: doğrudan gelir desteğine ilişkin uygulama tebliğleri ilgili yılın ilk iki ayı içerisinde yayımlanır ve Bakanlık gerektiğinde ek tebliğler çıkarabilir. Yıllık planlama bu takvime göre yapılmalıdır.

Üretimin coğrafi çerçevesi ise tarım havzalarıdır: tarımsal üretimin kendi ekolojisine uygun alanlarda yoğunlaşması, desteklenmesi, örgütlenmesi ve ihtisaslaşması için tarım havzaları Cumhurbaşkanınca belirlenir; faaliyet ve işleyiş esasları Bakanlık yönetmeliğiyle düzenlenir (m.14). m.7'deki asgari ve azami üretim miktarlarının "tarım havzası bazında" belirlenebilmesi, bu iki maddeyi birbirine bağlar.

Destekleme tarafı: tavan, kontrol ve beş yıllık men

Destekleme araçları m.19'da, uyulması gereken esaslar m.20'de düzenlenmiştir. Yatırımcı açısından öne çıkan dört kural şudur:

  • Destekleme ödemeleri bölge, işletme, arazi, ürün, tarım sistemi, sözleşmeli üretim, ıslah ve çevre gibi önceliklere göre farklı miktarlarda yapılabilir (m.20/a).
  • Bir tarımsal işletmenin alabileceği azami toplam destekleme miktarı yıllık olarak belirlenebilir (m.20/b) — yani destek, üretim ölçeğiyle doğrusal artmayabilir.
  • Destekler üretici örgütleri aracılığıyla da ödenebilir (m.20/c) ve her türlü ödemede entegre idare ve kontrol sistemi kullanılır (m.20/ç-d).
  • Çiftlik muhasebe veri ağı kayıtları kontrol ve istatistik amacıyla kullanılabilir ancak ifşa edilemez; aykırılıkta genel hükümlere göre cezai işlem yapılır (m.20/e).

Finansman tarafında Kanun bir taban koyar: tarımsal destekleme programlarının finansmanı bütçe ve dış kaynaklardan sağlanır ve "bütçeden ayrılacak kaynak, gayrisafi millî hasılanın yüzde birinden az olamaz" (m.21).

Haksız ödemelerin sonucu ise m.23'te iki katmanlıdır. Haksız yere yapılan destekleme ödemeleri, ödeme tarihinden itibaren 6183 sayılı Kanun'un 51. maddesindeki gecikme zammı oranları dikkate alınarak hesaplanan kanuni faiziyle birlikte, yine 6183 hükümlerine göre geri alınır. Ve sorumluluk yalnız üreticide değildir:

"Haksız ödemenin yapılmasında ödemeyi sağlayan, belge veya belgeleri düzenleyen gerçek ve tüzel kişiler, geri alınacak tutarların tahsilinde müştereken sorumlu tutulurlar."

İkinci katman hak mahrumiyetidir: idari hata sonucu düzenlenen belgelerle yapılan ödemeler hariç, haksız yere yararlandığı tespit edilen üreticiler beş yıl süreyle hiçbir destekleme programından yararlandırılmaz. Böylece m.7'deki üretim izni ihlali ile m.23'teki haksız ödeme, aynı beş yıllık men sonucunda buluşur.

Salgın ve bulaşıcı hastalık riskinde ise yetki merkezîdir: riskli alanlarda tarımsal faaliyetlerle ilgili gerekli önlemler Cumhurbaşkanı onayı ile alınır (m.22).

Arazi tarafındaki kısıtlar bu rejimin dışındadır ve ayrıca kontrol edilmelidir; tarım arazisinin bölünmezliği ve amaç dışı kullanım izni için tarım arazisinde yatırım yazımıza bakılabilir.

Bu yazıdaki oran ve süreler kanun metnindeki hâlleriyle aktarılmıştır; hangi ürünlerin izin ve sözleşmeli üretim kapsamına alındığı Bakanlık düzenlemeleriyle belirlendiğinden, somut bir yatırımda güncel liste ayrıca teyit edilmelidir.

Dayanak mevzuat

  • 5488 sayılı Tarım Kanunum.7, 13, 19, 20, 21, 22, 23Üretim izni, sözleşmeli üretim, destekleme esasları, finansman tabanı ve haksız ödemelerin geri alınmasıResmî metin
  • 7442 sayılı Kanunm.2, 35488 m.7 ve m.13'ü yeniden yazan 23/3/2023 tarihli düzenlemeResmî metin

Sıkça Sorulan Sorular

Hangi ürünler için üretim öncesi izin gerekiyor?

5488 m.7'nin 7442 sayılı Kanun'la değişik ikinci fıkrası, izin şartını "Bakanlıkça belirlenen ürün veya ürün grupları" ile sınırlar; tüm tarımsal üretim izne tabi değildir. Bakanlık, arz ve talep miktarı ile yeterlilik derecesini dikkate alarak hangi ürünlerin üretileceğini ve tarım havzası veya işletme bazında asgari ve azami üretim miktarlarını belirler. Bu nedenle yatırım kararından önce ürünün kapsamda olup olmadığı ve havza bazındaki miktar sınırları kontrol edilmelidir.

Üretim iznine aykırı davranmanın cezası nedir?

Yaptırım dört kademelidir. İlk tespitte Bakanlık yazılı uyarı yapar. Uyarıdan itibaren 12 ay içinde uygun faaliyete geçilmezse, uyarı tarihinden itibaren beş yıl süreyle hiçbir destekleme programından yararlanılamaz. Bu işlemlere rağmen bir sonraki takvim yılında da aykırı faaliyet sürerse yıllık brüt hasılanın %1 ilâ %5'i oranında idari para cezası uygulanır; çok yıllık üretimlerde bu ceza her yıl için ayrıca verilir. Cezayı mahalli mülki amir uygular.

Sözleşmeli üretimde ceza koşulu zorunlu mu?

Evet. m.13/d, sözleşmede belirtilen mücbir sebepler haricinde ceza koşulu belirlenmesini öngörür ve oranını sınırlar: ceza koşulu, alımından ya da satımından kaçınılan ürün miktarının sözleşmedeki bedelinin %20'sinden az ve %50'sinden fazla olamaz. Tek istisna Et ve Süt Kurumu'nun taraf olduğu sözleşmelerdir; orada üretici için ceza koşulu alt sınırın altında belirlenebilir veya hiç konulmayabilir. Ayrıca sözleşmeye tabi ürünlere veya üretim varlıklarına sigorta yaptırılması zorunludur.

Tarımsal üretim sözleşmesinden doğan uyuşmazlık nasıl çözülür?

Önce arabuluculuk: bu sözleşmelerden doğan davalarda arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır ve arabulucu başvuruyu görevlendirildiği tarihten itibaren iki hafta içinde sonuçlandırır; süre zorunlu hâllerde en fazla bir hafta uzatılabilir. Dava aşamasında basit yargılama usulü uygulanır ve davalar ivedi görülür. Ayrıca üretici, yargılama ve icra takip giderlerinden geçici olarak muaf tutulur; giderler Devletçe avans olarak ödenir ve sonunda haksız çıkan taraftan tahsil edilir.