Şirketler Hukuku

Tarım arazisinde yatırım: bölünmezlik ve amaç dışı izin

5403 sayılı Kanun: iki hektar bölünmezlik eşiği, yeter gelirli arazi şerhi, amaç dışı kullanım istisnaları ve zeytinlikte üç kilometre kuralı.

Rohat Kahraman· 7 Eylül 2026Güncelleme · 7 Eylül 2026
Tarım arazisinde yatırım: bölünmezlik ve amaç dışı izin

Bir enerji, madencilik ya da sera yatırımı için seçilen parsel tarım arazisiyse, önce iki soru cevaplanmalıdır: bölünebilir mi ve tarım dışında kullanılabilir mi. İkisinin de cevabı 3/7/2005 tarihli ve 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu'ndadır; parselde zeytin ağacı varsa üçüncü bir kanun daha devreye girer.

Aşağıdaki çerçeve 7 Eylül 2026 tarihinde mevzuat.gov.tr üzerindeki güncel 5403 ve 3573 sayılı Kanun metinlerinden doğrulanmıştır.

Dört sınıf ve "bölünemez eşya" niteliği

8 inci madde (31/1/2007 tarihli ve 5578 sayılı Kanun'la değişik) tarım arazilerini dört sınıfa ayırır: mutlak tarım arazileri, özel ürün arazileri, dikili tarım arazileri ve marjinal tarım arazileri. Bakanlık ayrıca korunma, geliştirme ve kullanım bakımından farklı sınıflandırmalar yapabilir.

30/4/2014 tarihli ve 6537 sayılı Kanun'un 4 üncü maddesiyle değiştirilen fıkra, bir mülkiyet niteliği doğurur: asgari tarımsal arazi büyüklüğü bölge ve yörelerin toplumsal, ekonomik, ekolojik ve teknik özellikleri gözetilerek Bakanlıkça belirlenir ve "belirlenen asgari büyüklüğe erişmiş tarımsal araziler, bölünemez eşya niteliği kazanmış olur."

Taban değerler ise kanunla sabitlenmiştir:

"Asgari tarımsal arazi büyüklüğü; mutlak tarım arazileri, marjinal tarım arazileri ve özel ürün arazilerinde 2 hektar, dikili tarım arazilerinde 0,5 hektar, örtü altı tarımı yapılan arazilerde 0,3 hektardan küçük belirlenemez."

Sonuç üç yasakla pekiştirilmiştir: tarım arazileri bu büyüklüklerin altında "ifraz edilemez, hisselendirilemez, Hazine taşınmazlarının satış işlemleri hariç olmak üzere pay ve paydaş adedi artırılamaz." Yani parselin bölünmesi kadar, pay satışıyla paydaş sayısının artırılması da kapalıdır.

İki istisna vardır. Birincisi ürün temellidir: tarım dışı kullanım izni verilen alanlar veya çay, fındık, zeytin gibi özel iklim ve toprak ihtiyaçları olan bitkilerin yetiştiği alanlarda, arazi özellikleri nedeniyle daha küçük parsel oluşması gerekliyse Bakanlığın uygun görüşüyle daha küçük parseller oluşturulabilir. İkincisi kamu yatırımlarına ilişkindir: 19/4/2018 tarihli ve 7139 sayılı Kanun'la eklenen cümle uyarınca "yatırım programında yer alan kamu yatırımı projeleri muhtevasında yapılan zorunlu ifraz işlemlerinde Bakanlık onayı aranmaz."

Kooperatiflere 2026'da gelen edinim yasağı

8 inci maddeye 11/6/2026 tarihli ve 7584 sayılı Kanun'un 23 üncü maddesiyle eklenen fıkra, taze ve keskin bir kısıt getirir:

"24/4/1969 tarihli ve 1163 sayılı Kooperatifler Kanununa tabi kooperatifler, 1/5000 ve 1/1000 ölçekli imar planlarındaki tarımsal niteliği korunacak alanlar ile bu planlar dışında kalan ve bu Kanuna tabi alanlarda yer alan taşınmazlar üzerinde mülkiyet ve sınırlı ayni hak edinemezler."

Yasak yalnız mülkiyeti değil, sınırlı aynî hakları da kapsar; yani intifa veya irtifak kurgusuyla aşılması öngörülmemiştir. Tek kapı fıkranın son cümlesindedir: "Ancak tarımsal amaçlı faaliyet gösteren kooperatiflerin mezkûr alanlardaki taşınmazlar üzerinde mülkiyet ve sınırlı ayni hak edinimi Bakanlığın iznine tabidir."

Kooperatif yapısı üzerinden tarım arazisi toplayan modeller bakımından bu fıkra, 2026 itibarıyla belirleyicidir ve faaliyet konusunun tarımsal olup olmadığını doğrudan bir izin şartına dönüştürür.

Yeter gelirli arazi ve tapudaki şerh

8/A maddesi (30/4/2014 tarihli ve 6537 sayılı Kanun'la eklenmiştir), asgari büyüklüğün üzerine ikinci bir eşik koyar: il ve ilçelerin yeter gelirli tarımsal arazi büyüklükleri, bölge farklılıkları gözetilerek Kanun'a ekli (1) sayılı listede belirlenmiştir. "Tarımsal araziler bu ... büyüklüklerin altında ifraz edilemez, bölünemez."

Bu nitelik tapuya yansır: "Tarımsal arazilerin bu niteliği şerh konulmak üzere Bakanlık tarafından ilgili tapu müdürlüğüne bildirilir." Alım öncesi incelemede bu şerh, imar durumundan bağımsız olarak kontrol edilmelidir.

Hesaplama yöntemi de dikkat çekicidir: "Yeter gelirli tarımsal arazi büyüklüklerinin hesaplanmasında, aynı kişiye ait ve Bakanlıkça aralarında ekonomik bütünlük bulunduğu tespit edilen tarım arazileri birlikte değerlendirilir." Yani ölçüt tek parsel değil, aynı malikin ekonomik bütünlük oluşturan arazileridir.

Ekli listede Cumhurbaşkanı kararı ile değişiklik yapılabilir; dolayısıyla güncel eşik Kanun ekinden ve varsa sonraki kararlardan okunmalıdır.

KonuEşik / kuralDayanak
Mutlak, marjinal, özel ürün arazisi2 hektardan küçük belirlenemezm.8
Dikili tarım arazisi0,5 hektardan küçük belirlenemezm.8
Örtü altı tarım arazisi0,3 hektardan küçük belirlenemezm.8
Eşiğin altındaİfraz, hisselendirme ve paydaş artırma yasakm.8
Yeter gelirli büyüklükEkli (1) sayılı liste; tapuya şerhm.8/A
Hesap birimiAynı kişide ekonomik bütünlük taşıyan araziler birliktem.8/A
KooperatiflerMülkiyet ve sınırlı aynî hak edinemez (7584/23, 11/6/2026)m.8

Amaç dışı kullanım: iki şart, yedi kapı

13 üncü madde bir yasakla başlar: "Mutlak tarım arazileri, özel ürün arazileri, dikili tarım arazileri ile sulu tarım arazileri tarımsal üretim amacı dışında kullanılamaz."

İstisna, iki şartın birlikte gerçekleşmesine bağlıdır: alternatif alan bulunmaması ve Kurulun uygun görmesi. Bu iki şart sağlandığında, sayılan yedi hâl için toprak koruma projelerine uyulması kaydıyla Bakanlıkça izin verilebilir:

  • Savunmaya yönelik stratejik ihtiyaçlar.
  • Doğal afet sonrası ortaya çıkan geçici yerleşim yeri ihtiyacı.
  • Petrol ve doğal gaz arama ve işletme faaliyetleri.
  • İlgili bakanlıkça kamu yararı kararı alınmış madencilik faaliyetleri.
  • Bakanlıklarca kamu yararı kararı alınmış plân ve yatırımlar.
  • Kamu yararı gözetilerek yol altyapı ve üstyapısı faaliyetlerinde bulunacak yatırımlar (31/1/2007 tarihli ve 5578 sayılı Kanun'la eklenmiştir).
  • Enerji Piyasası Düzenleme Kurumunun talebi üzerine yenilenebilir enerji kaynak alanlarının kullanımıyla ilgili yatırımlar ve jeotermal kaynaklı teknolojik sera yatırımları (26/3/2008 tarihli ve 5751 sayılı Kanun'la eklenmiştir).

Bakanlık bu yetkisini valiliklere devredebilir. Sayılan dört korunmuş sınıf dışında kalan tarım arazileri ise toprak koruma projelerine uyulmak kaydıyla doğrudan valilikler tarafından tarım dışı kullanıma tahsis edilebilir. Tarımsal amaçlı yapılar için ise projesine uyulması şartıyla her sınıf ve özellikteki tarım arazisi valilik izniyle kullanılır.

28/10/2020 tarihli ve 7255 sayılı Kanun'un 21 inci maddesiyle eklenen fıkra bir kilitleme kuralı getirir: imar planlarında tarımsal niteliği korunacak alan olarak ayrılan yerler ile kamu yararı kararı alınarak tarım dışı kullanım izni verilen yerler, "yeniden izin alınmaksızın bu amaç dışında kullanılamaz ve planlanamaz." Bu fıkranın ikinci cümlesi ise Anayasa Mahkemesinin 5/4/2023 tarihli ve E: 2020/103, K: 2023/68 sayılı kararı ile iptal edilmiştir; 2020-2022 arası kaynaklar bu cümleyi hâlâ yürürlükteymiş gibi aktarabilir.

Petrol, doğal gaz ve madencilik izinleri bakımından ek bir yükümlülük vardır: bu bentler kapsamında izin alan işletmeciler, faaliyetlerini çevre ve tarım arazilerine zarar vermeyecek şekilde yürütmek ve "kendilerine tahsis edilen yerleri tahsis süresi bitiminde eski vasfına getirmekle" yükümlüdür.

Valiliklerce verilen kararlara yapılan itirazlar ise Bakanlık tarafından değerlendirilerek karara bağlanır.

Zeytinlik: üç kilometre ve yüzde on

Parselde veya yakınında zeytinlik varsa 26/1/1939 tarihli ve 3573 sayılı Zeytinciliğin Islahı ve Yabanilerinin Aşılattırılması Hakkında Kanun'un 20 nci maddesi devreye girer (28/2/1995 tarihli ve 4086 sayılı Kanun'la değişik):

"Zeytinlik sahaları içinde ve bu sahalara en az 3 kilometre mesafede zeytinyağı fabrikası hariç zeytinliklerin vegatatif ve generatif gelişmesine mani olacak kimyevi atık bırakan, toz ve duman çıkaran tesis yapılamaz ve işletilemez."

Mesafe ölçütü parselin kendisiyle sınırlı değildir; zeytinlik sahasına üç kilometre mesafedeki bir tesis de yasağın kapsamındadır. Bu alanlarda yapılacak zeytinyağı fabrikaları ile küçük ölçekli tarımsal sanayi işletmeleri ise Bakanlığın iznine bağlıdır.

İkinci fıkra (23/1/2008 tarihli ve 5728 sayılı Kanun'la değişik) bir alan koruması getirir: "Zeytincilik sahaları daraltılamaz." Tek istisna imar kapsamına alınma hâlidir ve orada da bir tavan vardır: belediye sınırları içindeki zeytinlik sahalarının imar hudutları kapsamına alınması hâlinde "altyapı ve sosyal tesisler dahil toplam yapılaşma, zeytinlik alanının %10'unu geçemez."

Ağaç sökümü ise ayrı bir izne bağlıdır: bu sahalardaki zeytin ağaçlarının sökülmesi Bakanlığın "fenni gerekçeye dayalı" iznine tabidir; izin verilirken Bakanlığa bağlı araştırma enstitülerinin ve mahallinde varsa ziraat odasının uygun görüşü alınır. Ve bir sınır daha: "Bu hâlde dahi kesin zaruret görülmeyen zeytin ağacı kesilemez ve sökülemez." İzinsiz kesenler veya sökenlere ağaç başına idari para cezası verilir; Kanun metnindeki tutar altmış Türk Lirasıdır ve idari para cezaları 5326 sayılı Kabahatler Kanunu m.17 uyarınca her yıl yeniden değerleme oranında artırılır.

Kanun bir geçmiş hakkı da saklı tutar: "Bu Kanunun yayımından önce zeytinlik alanlarına ilişkin kesinleşmiş imar planları geçerlidir."

3573 sayılı Kanun'un ek 2 nci maddesi ise 2 ve 3 üncü maddelerinin uygulanmayacağı alanları sayar ve bunlar arasında deniz kıyı kenar çizgisine 2.000 metre, tabii ve suni göl kıyı kenar çizgisine 500 metreden az mesafedeki alanlar; 2565 sayılı Kanun'a göre birinci derece askerî yasak bölge kapsamına giren yerler; ve 2863 sayılı Kanun kapsamındaki yerler de vardır.

KonuKuralDayanak
Kirletici tesisZeytinlik içinde ve 3 km mesafede yasak3573 m.20
Zeytinyağı fabrikası / küçük tarımsal sanayiBakanlık izni3573 m.20
Zeytincilik sahasıDaraltılamaz3573 m.20
İmara alınırsa yapılaşmaAltyapı ve sosyal tesis dâhil en çok %103573 m.20
Ağaç sökümüFenni gerekçeli Bakanlık izni + ziraat odası görüşü3573 m.20
İzinsiz kesme/sökmeAğaç başına idari para cezası3573 m.20
Eski planlarKanun'dan önce kesinleşmiş imar planları geçerli3573 m.20

Sonuç

Tarım arazisi üzerinde yatırım kararı üç katmanda ilerler. Birinci katman bölünmezliktir: parsel, asgari tarımsal arazi büyüklüğüne (mutlak, marjinal ve özel üründe 2 hektar; dikilide 0,5; örtü altında 0,3) erişmişse bölünemez eşya niteliğindedir ve pay satışıyla paydaş artırmak da mümkün değildir. Ayrıca yeter gelirli arazi büyüklüğü ekli listeden okunur ve nitelik tapuya şerh edilir.

İkinci katman amaç dışı kullanımdır: korunmuş dört sınıfta izin, ancak alternatif alan bulunmaması ve Kurulun uygun görmesi şartıyla ve sayılı yedi hâl için verilir. Petrol, doğal gaz ve madencilik izinlerinde ise sahayı eski vasfına getirme yükümlülüğü vardır.

Üçüncü katman zeytinliktir: yasak yalnız parseli değil, zeytinlik sahasına üç kilometre mesafeyi kapsar; imara alınan sahalarda yapılaşma yüzde onla sınırlıdır ve ağaç sökümü fenni gerekçeli izne bağlıdır.

Bu üç katmanın hiçbiri imar durumundan okunamaz; hepsi ayrı kayıt, izin ve tespit gerektirir.

Orman sayılan alandaki paralel izin rejimi için orman arazisinde izin ve irtifak yazımıza, m.13'ün üçüncü bendindeki arama ve işletme faaliyetleri için Türk Petrol Kanunu yazımıza, jeotermal kaynaklı sera yatırımlarının kaynak tarafı için jeotermal ruhsat yazımıza bakılabilir.

Bu çerçeve genel bilgilendirme amaçlıdır; parselin arazi sınıfı, yeter gelirli büyüklük şerhi ve zeytinlik mesafesi somut olarak tespit ettirilmelidir.

Sıkça Sorulan Sorular

Tarım arazisi ne kadarın altında bölünemez?

5403 sayılı Kanun m.8 uyarınca asgari tarımsal arazi büyüklüğü; mutlak tarım arazileri, marjinal tarım arazileri ve özel ürün arazilerinde 2 hektardan, dikili tarım arazilerinde 0,5 hektardan, örtü altı tarımı yapılan arazilerde 0,3 hektardan küçük belirlenemez. Bu büyüklüklere erişmiş araziler bölünemez eşya niteliği kazanır ve ifraz edilemez, hisselendirilemez; Hazine satışları hariç pay ve paydaş adedi artırılamaz.

Kooperatifler tarım arazisi satın alabilir mi?

5403 sayılı Kanun m.8'e 11/6/2026 tarihli ve 7584 sayılı Kanun'la eklenen fıkra uyarınca 1163 sayılı Kanun'a tabi kooperatifler, imar planlarındaki tarımsal niteliği korunacak alanlar ile bu planlar dışında kalan ve Kanun'a tabi alanlardaki taşınmazlar üzerinde mülkiyet ve sınırlı aynî hak edinemez. Yalnız tarımsal amaçlı faaliyet gösteren kooperatiflerin edinimi Bakanlığın iznine tabidir.

Enerji yatırımı için tarım arazisi kullanılabilir mi?

Kanun m.13, mutlak, özel ürün, dikili ve sulu tarım arazilerinin tarımsal üretim amacı dışında kullanılamayacağını söyler; ancak alternatif alan bulunmaması ve Kurulun uygun görmesi şartıyla, aralarında petrol ve doğal gaz arama-işletme, kamu yararı kararı alınmış madencilik, yenilenebilir enerji kaynak alanları ve jeotermal kaynaklı teknolojik sera yatırımlarının da bulunduğu hâller için izin verilebilir.

Zeytinliğe yakın tesis kurulabilir mi?

3573 sayılı Kanun m.20 uyarınca zeytinlik sahaları içinde ve bu sahalara en az 3 kilometre mesafede, zeytinyağı fabrikası hariç, zeytinliklerin gelişmesine engel olacak kimyevi atık bırakan, toz ve duman çıkaran tesis yapılamaz ve işletilemez. Bu alanlardaki zeytinyağı fabrikaları ile küçük ölçekli tarımsal sanayi işletmeleri Bakanlığın iznine bağlıdır.