Yenilenebilir enerji portföyünde jeotermal, Türkiye'de kendi kanununa sahip tek kaynaktır: 3/6/2007 tarihli ve 5686 sayılı Jeotermal Kaynaklar ve Doğal Mineralli Sular Kanunu. Kanun'un yabancı yatırımcı bakımından ayırt edici özelliği ise ilk maddelerinde saklıdır ve petrol rejiminden taban tabana zıttır: jeotermal hakları, yabancı mevzuata göre kurulmuş şirketlere verilmez.
Aşağıdaki çerçeve 6 Eylül 2026 tarihinde mevzuat.gov.tr üzerindeki güncel 5686 sayılı Kanun metninden doğrulanmıştır.
Hak kime verilir: kapalı liste
4 üncü maddenin birinci fıkrası kaynağı mülkiyetten ayırır: "Jeotermal kaynaklar ve doğal mineralli sular, Devletin hüküm ve tasarrufu altında olup bulundukları arzın mülkiyetine tâbi değildir." Arazi maliki olmak, kaynak üzerinde hak sağlamaz; faaliyet için ruhsat şarttır.
İkinci fıkra ise hak sahipliğini kapalı bir listeye bağlar:
"Jeotermal kaynaklar ve doğal mineralli sulara ilişkin haklar, medeni hakları kullanmaya ehil Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarına, statüsünde jeotermal kaynaklar ve doğal mineralli sularla ilgili faaliyet yapabileceği hususu yer alan Türkiye Cumhuriyeti kanunlarına göre kurulmuş tüzel kişiliği haiz şirketlere, bu hususta yetkisi bulunan kamu iktisadi teşebbüsleri ile müesseselerine, bağlı ortaklıkları ve iştirakleri ile diğer kamu kurum, kuruluş ve idarelerine verilir."
İki ölçüt dikkat çeker. Gerçek kişilerde ölçüt vatandaşlıktır; tüzel kişilerde ise Türkiye Cumhuriyeti kanunlarına göre kurulmuş olmak ve statüde (esas sözleşmede) bu faaliyetin yer alması. Karşılaştırma yapıldığında fark keskindir: 30/5/2013 tarihli ve 6491 sayılı Türk Petrol Kanunu'nun 22 nci maddesi, araştırma izni ve ruhsatların "yabancı devletler mevzuatına göre sermaye şirketi niteliğinde bulunan özel hukuk tüzel kişilerine" de verileceğini açıkça söylerken, jeotermalde böyle bir açılım yoktur.
Yurt dışı merkezli bir yatırımcı için pratik sonuç şudur: jeotermal hak, ancak Türkiye'de kurulmuş bir şirket üzerinden alınabilir ve o şirketin esas sözleşmesinde faaliyet konusu açıkça yer almalıdır.
Fıkranın son cümlesi bir yapı kısıtı daha getirir: "Jeotermal kaynaklar ve doğal mineralli sulara ilişkin haklar gerçek veya tüzel tek kişi adına verilir." Ortak hak sahipliği öngörülmemiştir; konsorsiyum yapıları ruhsat sahipliği üzerinden değil, sözleşmesel düzenlemelerle kurulmalıdır.
Miras: altı ay ve mahkemenin satış yetkisi
Üçüncü fıkra, hakların miras yoluyla intikal edeceğini kabul eder ama tek kişi kuralını korur. Haklar, "bütün mirasçıların vekâletini havi bir vekâletname ile" ikinci fıkradaki nitelikleri taşıyan mirasçılardan birine veya üçüncü bir şahsa devredilir.
Mirasçılar anlaşamazsa çözüm mahkemededir: birinin müracaatıyla mahkeme, hakkın en ehil olana tahsisine veya bu da mümkün olmazsa ruhsatın satılmasına karar verir ve bu hususu basit muhakeme usûlü ile halleder.
Zamanaşımı niteliğinde bir de tavan vardır: "Eğer dava söz konusu değil ise altı ay içerisinde intikal işlemleri tamamlanmayan ruhsatlar feshedilir." Miras açıldığında ruhsat, kendiliğinden korunmaz.
Arama üç yıl, işletme otuz yıl
5 inci maddeye göre arama ruhsatı müracaatları, 1/25000 ölçekli pafta adı ve koordinatları belirtilerek beş bin hektarı geçmeyecek şekilde arama projesiyle birlikte idareye yapılır. Müracaatlarda öncelik hakkı esastır; aynı yer için aynı anda birden fazla talep varsa projeler incelenir ve "en hızlı ve en fazla yatırımı teklif eden proje sahibinin talebi tercih edilir."
Süre kısadır: "Arama ruhsat süresi üç yıldır." Faaliyetlerin olumlu gelişmesi ve ilave etütlere ihtiyaç duyulması hâlinde, revize proje verildikten ve idarece uygun bulunduktan sonra bir yıl uzatılır. Uzatım talebi ruhsat süresi bitiminden önce yapılmalıdır. Arama döneminde, idarenin bilgisi dahilinde ve çevrenin kirletilmemesi kaydıyla sadece test amaçlı üretim yapılabilir.
6 ncı madde geçişi düzenler: arama ruhsatı sahibinin, "arama ruhsat süresinin son günü akşamına kadar" işletme projesiyle başvurması hâlinde işletme ruhsatı verilir. Süre kaçırıldığında hak, kendiliğinden yenilenmez.
İşletme ruhsatı süresi ise uzundur: "İşletme ruhsatı süresi otuz yıldır. Süre sonunda ruhsat sahibinin talep etmesi durumunda onar yıllık dönemler hâlinde uzatılır."
Buna karşılık işletmeye geçmemenin bedeli ağırdır: ruhsat sahibi projesinde belirtilen süre içinde işletmeye geçmez veya ruhsat herhangi bir sebeple iptal edilirse teminat irat kaydedilir ve saha idare tarafından ihaleye çıkarılır; ihalede "idareye en fazla geliri teklif eden istekliye" işletme ruhsatı verilir.
Proje disiplini de sıkıdır: idareden izin alınmaksızın "projede yer alan herhangi bir kuyunun yenilenmesi, sayısının ve kapasitesinin artırılması, enjeksiyon, reenjeksiyon, üretim amaçlı tüm sondaj faaliyetleri ile diğer proje değişiklikleri ve revizyonları yapılamaz."
7 nci madde ise bir kadro şartı koyar: arama ve işletme ruhsatı süresince faaliyetlerin ilgili mühendislik dallarından bir mühendisin sorumluluğunda sürdürülmesi zorunludur; teknik sorumlu olmaksızın faaliyette bulunulursa ruhsat teminatı irat kaydedilerek faaliyetler durdurulur.
| Konu | Jeotermal (5686) | Petrol (6491) |
|---|---|---|
| Hak sahipliği | Yalnız TC vatandaşı ve TC kanunlarına göre kurulmuş şirket | Yabancı mevzuata göre kurulmuş sermaye şirketine de verilir |
| Hak sahibi sayısı | Tek kişi adına | — |
| Arama süresi | 3 yıl (+1 yıl) | Kara 5 / deniz 8 yıl |
| İşletme süresi | 30 yıl, onar yıllık uzatma | Ruhsat rejimi ayrı |
| Devlete ödenen pay | İdare payı (%1 veya m³ bazlı) | Devlet hissesi 1/8 |
Sicil: hak ancak tescille doğar
10 uncu maddenin (b) bendi, jeotermal haklarını aynî haklara benzer bir tescil rejimine bağlar. İdare; devir, haciz, rehin ve ipotek veya sona erme hususlarını içeren bir sicil tutar. Ruhsat sınırları, kuyu koordinatları, akışkan parametreleri, devir, ihtiyati haciz, rehin, ihtiyati tedbir, ipotek bilgileri ve akışkanın kullanımına ilişkin kira ve benzeri sözleşmeler ile hakların sona ermesi sicile işlenir.
Bendin üç cümlesi belirleyicidir:
- "Haklar, ancak sicile işlendiği takdirde hüküm ve sonuç doğurur."
- "Sicil alenidir ve kaynak sicilindeki kayıtların bilinmediği iddia edilemez."
- "Haklara ilişkin olarak yapılan sözleşmeler, idarece sicile işlenmedikçe üçüncü kişilere karşı ileri sürülemez."
Jeotermal akışkan üzerine kurulan uzun vadeli tedarik veya kullanım sözleşmelerinin sicile işlenmesi, bu nedenle bir formalite değil, sözleşmenin üçüncü kişilere karşı etkisinin ön şartıdır.
Aynı madde ihale, harç, teminat ve idare payını da düzenler. Arama ruhsat harcı jeotermal kaynaklar için 1.000 Türk Lirası, doğal mineralli sular için 500 Türk Lirasıdır; işletme ruhsatlarında bu harçlar dört kat uygulanır. Teminat, ruhsat aşamasına bağlı olarak hektar başına ruhsat harcının %1'i tutarındadır; Cumhurbaşkanı bu oranı %50 artırıp eksiltebilir ve teminat 15.000 Türk Lirasından az olamaz. Asgarî teminat ve harçlar her yıl yeniden değerleme oranlarına göre artırılır; önceden alınan işletme ruhsatı teminatları ise beş yılda bir güncellenir.
Bir süre kuralı da vardır: hak sahibi, başvurunun kabul edildiğinin bildirildiği tarihten itibaren 15 gün içinde harç ve teminatı yatırmazsa talebinden vazgeçmiş sayılır.
İdare payı: %1 mi, metreküp mü
10 uncu maddenin (e) bendi, 25/11/2020 tarihli ve 7257 sayılı Kanun'un 26 ncı maddesiyle değiştirilmiştir ve kullanım türüne göre iki ayrı hesap kurar.
Akışkan doğrudan veya dolaylı olarak seralarda, elektrik üretiminde ve konut ısıtmasında kullanılıyorsa, tesisin gayrisafi hasılatının %1'i tutarında idare payı ödenir.
Akışkan kaplıca ve diğer alanlarda kullanılıyorsa hesap değişir: kullanılan yıllık toplam ısı enerjisi değeri ve reenjeksiyon durumu dikkate alınarak, "kullanılan suyun bir metreküpü 1,5 Türk lirası tutarını geçmeyecek şekilde", hesaplama yöntemi Bakanlıkça yönetmelikle belirlenen idare payı ödenir. Bu üst limit "her yıl ocak ayında yayımlanan yıllık TÜFE değeri kadar" artırılır; dolayısıyla metindeki 1,5 lira bir taban değil, güncellenen bir tavandır ve cari değeri Kanun metninden okunamaz.
Ödeme takvimi de ayrışır: sera, elektrik üretimi ve konut ısıtmasında her yıl haziran ayı sonuna kadar; kaplıca ve diğer alanlarda yönetmelikte belirlenen dönemlerde ödenir. Tahsil edilen tutarın beşte biri, kaynağın bulunduğu yerdeki ilgili belediyeye veya köy tüzel kişiliğine (büyükşehirlerde ilçe belediyesine) on iş günü içinde ödenir.
| Kalem | Tutar / oran | Dayanak |
|---|---|---|
| Arama ruhsat harcı | Jeotermal 1.000 TL, doğal mineralli su 500 TL | m.10/1-ç |
| İşletme ruhsat harcı | Arama harcının dört katı | m.10/1-ç |
| Teminat | Hektar başına harcın %1'i; en az 15.000 TL | m.10/1-d |
| İdare payı (sera, elektrik, konut ısıtma) | Gayrisafi hasılatın %1'i; haziran sonuna kadar | m.10/1-e |
| İdare payı (kaplıca ve diğer) | m³ başına en çok 1,5 TL, her yıl TÜFE kadar artar | m.10/1-e |
| Yerel paylaşım | Tahsilatın beşte biri, 10 iş günü içinde | m.10/1-e |
| Harç ve teminatın yatırılması | Bildirimden itibaren 15 gün | m.10/2 |
Koruma alanı etüdü ve deşarj rejimi
14 üncü madde, ruhsat sahibine işletme öncesinde bir yükümlülük daha bindirir: "kaynağın koruma alanları etüdünün ruhsat sahibi tarafından yaptırılması zorunludur." Yaptırılmazsa faaliyetler durdurulur ve koruma alanlarının belirlenmesi için uygun süre verilir; bu süre sonunda da belirlenmezse 11 inci madde hükümleri uygulanır.
Etüdün sonucu yalnız ruhsat sahibini bağlamaz: koruma alanı etüt raporları MTA'nın görüşü alınarak idare tarafından onaylanır ve "arazi kullanımı ve yapılaşma ile ilgili kaynak koruma alanları etüdünde öngörülen kısıtlama ve koşullar, imar planlarında esas alınır." Yani jeotermal koruma alanı, çevredeki parsellerin imar hakkını da etkiler.
MTA denetiminde faaliyetlerin öngörülen tedbirlere uygun yürütülmediği tespit edilirse faaliyetler durdurulur; tedbirler MTA tarafından belirlenir ve alınması için en fazla bir yıl süre verilir. "Öngörülen tedbirlerin yerine getirilmemesi hâlinde ruhsat iptal edilir."
Deşarj rejimi de kanunla çerçevelenmiştir: ruhsat sahibi kullanım sonrası akışkanı çevre limitlerini dikkate alarak deşarj edebilir; akışkan içeriği buna izin vermiyorsa reenjekte etmekle yükümlüdür. Formasyonun fiziksel ve kimyasal özellikleri nedeniyle reenjeksiyonun gerçekleşmediğinin MTA tarafından onaylanması hâlinde, çevre kirlenmesini önleyecek tedbirlerle deşarj yapılır. Entegre kullanım alanı dışındaki müstakil kaplıca ve doğal mineralli su işletmelerinde ise reenjeksiyon ve enjeksiyon şartı aranmayabilir.
Termal turizmle kesişim ve 2021'de kapanan kapı
17 nci madde, 2634 sayılı Turizmi Teşvik Kanunu uyarınca ilan edilen kültür ve turizm koruma ve gelişim bölgeleri ile turizm merkezlerinde özel bir sıralama kurar. Termal turizm amaçlı işletme faaliyet izinlerinde, imar planlarıyla belirlenen yatırım alanları ve işletmelerin kapasitelerinin gerektirdiği kaynak miktarı sağlandıktan sonra diğer kullanımlara yönelik talepler karşılanabilir; ayrıca "termal turizme yönelik kullanım alanlarında imar planı olmadan faaliyet izni verilemez." Faaliyetler için idarece önceden Kültür ve Turizm Bakanlığının uygun görüşü alınır.
Bir öncelik kuralı daha vardır: "Enerji üretimi ve ısıtma uygulamalarına uygun olan akışkanlar hariç diğer akışkanların bulunduğu alanlarda termal turizm amaçlı kullanıma öncelik tanınır."
18/7/2021 tarihli ve 7334 sayılı Kanun'un 23 üncü maddesiyle eklenen dördüncü fıkra ise bir kapıyı tamamen kapatmıştır:
"Bu Kanun kapsamında orman alanları ile Hazinenin özel mülkiyetinde veya Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki taşınmazlarda, turizm tesisi yapılması amacıyla kiralama yapılamaz, irtifak hakkı tesis edilemez ve kullanma izni verilemez. Bu yerlerin turizm amaçlı yatırımlara tahsisi 2634 sayılı Kanun hükümlerine göre münhasıran Kültür ve Turizm Bakanlığınca yürütülür."
Jeotermal ruhsatı, kamu arazisinde termal tesis kurmanın yolu değildir; tahsis yalnız turizm mevzuatı üzerinden yürür.
19 uncu madde ise MTA'nın rolünü tanımlar: MTA yurt içinde ve yurt dışında yerli ve yabancı kamu veya özel tüzel kişilerle jeotermal kaynak ve doğal mineralli sulara yönelik arama, araştırma, geliştirme ve bilimsel-teknik çalışma yapabilir ve "asgarî %20 olmak kaydıyla", ilgili şirketle varılan anlaşma çerçevesinde belirlenecek oranda işletme gelirinden pay alır.
Sonuç
Jeotermal yatırımında karar sırası şudur: önce hak sahipliği (yalnız Türk vatandaşı veya Türkiye'de kurulmuş, esas sözleşmesi uygun şirket ve tek kişi adına), sonra takvim (arama üç yıl, işletmeye geçiş için son gün akşamı, işletme otuz yıl), ardından mali yük (harç, en az 15.000 liralık teminat ve kullanım türüne göre idare payı) ve nihayet koruma alanı etüdü ile deşarj rejimi.
Yabancı yatırımcı bakımından iki hüküm belirleyicidir: hak, yabancı mevzuata göre kurulmuş bir şirkete verilemez; ve kamu arazisinde termal tesis kurma yolu, 2021 değişikliğiyle bu Kanun'un dışına çıkarılmıştır.
Aynı enerji ailesindeki farklı hak rejimi için Türk Petrol Kanunu yazımıza, madencilikteki Devlet hakkı ve ruhsat sistemi için maden ruhsatı ve Devlet hakkı yazımıza, kamu arazisinin turizme tahsisi için turizmde kamu arazisi tahsisi yazımıza bakılabilir.
Bu çerçeve genel bilgilendirme amaçlıdır; güncel harç, teminat ve idare payı tutarları yürürlükteki düzenlemelerden doğrulanmalıdır.




