Şirketler Hukuku

Belediyeden alacağın tahsili: haciz yasağı ve on gün

Belediyenin hangi malları haczedilemez, icra dairesi haciz kararından önce hangi adımı atmak zorunda ve on günlük mal beyanı süresi nasıl işler?

Rohat Kahraman· 8 Eylül 2026Güncelleme · 8 Eylül 2026
Belediyeden alacağın tahsili: haciz yasağı ve on gün

Belediyeye mal veya hizmet satan, taahhüt işi yapan ya da belediyeden tazminat alacaklı olan bir şirket için ilamlı takip her zaman sonuç vermez. Sebep basittir: belediyenin bazı malları ve gelirleri haczedilemez ve icra dairesinin haciz kararı vermeden önce atmak zorunda olduğu bir adım vardır.

Kural 5393 sayılı Belediye Kanununun 15 inci maddesindedir. Aşağıdaki değerlendirme kanun metnine dayanır; tarih damgası 8 Eylül 2026'dır.

🔴 Neler haczedilemez

5393 m.15'in ilgili fıkrası dört kalem sayar:

Belediyenin proje karşılığı borçlanma yoluyla elde ettiği gelirleri, şartlı bağışlar ve kamu hizmetlerinde fiilen kullanılan malları ile belediye tarafından tahsil edilen vergi, resim ve harç gelirleri haczedilemez.
KalemKapsam
Proje karşılığı borçlanma yoluyla elde edilen gelirlerBelirli bir projenin finansmanı için sağlanan kaynak
Şartlı bağışlarBelirli bir amaca özgülenmiş bağışlar
Kamu hizmetlerinde fiilen kullanılan mallarÖlçüt mülkiyet değil, fiilen kullanım
Belediyece tahsil edilen vergi, resim ve harç gelirleriKamusal gelirler

Üçüncü kalemdeki ölçüt özellikle önemlidir: koruma, malın belediyeye ait olmasından değil kamu hizmetinde fiilen kullanılmasından doğar. Bu nedenle bir taşınmazın haczedilebilirliği, tapudaki maliki kadar fiilî kullanımına bakılarak değerlendirilir.

Buna karşılık liste sınırlıdır. Belediyenin kamu hizmetinde fiilen kullanılmayan malları ile vergi, resim ve harç dışındaki gelirleri bu fıkranın kapsamında sayılmamıştır.

On günlük mal beyanı: icra dairesinin zorunlu adımı

2014'te 6552 sayılı Kanunla eklenen fıkra, haciz sürecine bir ön aşama koyar:

İcra dairesince haciz kararı alınmadan önce belediyeden borca yeter miktarda haczedilebilecek mal gösterilmesi istenir. On gün içinde yeterli mal beyan edilmemesi durumunda yapılacak haciz işlemi, alacak miktarını aşacak şekilde yapılamaz.
AşamaKural
Haciz kararından önceİcra dairesi belediyeden borca yeter miktarda haczedilebilecek mal gösterilmesini ister
Belediyenin süresiOn gün
Yeterli mal beyan edilirseHaciz, gösterilen mallar üzerinden yürür
Yeterli mal beyan edilmezseHaciz yapılabilir, ancak alacak miktarını aşacak şekilde yapılamaz

Bu düzenleme iki yönlü çalışır. Bir yandan belediyeye kendi mallarını gösterme imkânı tanır; diğer yandan mal göstermemenin sonucunu da belirler: haciz yapılır ama ölçülü olmak zorundadır.

Alacaklı için pratik sonuç şudur: takibe geçmeden önce belediyenin haczedilebilir mal varlığı üzerinde bir ön çalışma yapmak, on günlük aşamanın sonucunu doğrudan etkiler. Mal beyanı yeterli görülmezse dosya ilerler; ancak aşırı hacizden söz edilemez.

Belediye malları ve ceza hukuku

Aynı maddede, alacaklının doğrudan işine yaramasa da müzakere zeminini belirleyen iki cümle daha vardır:

Belediye mallarına karşı suç işleyenler Devlet malına karşı suç işlemiş sayılır. 2886 sayılı Devlet İhale Kanununun 75 inci maddesi hükümleri belediye taşınmazları hakkında da uygulanır.

Birinci cümle, belediye mallarına yönelik fiilleri ceza hukuku bakımından Devlet malına karşı işlenmiş sayar. İkinci cümle ise belediye taşınmazlarını ecrimisil ve tahliye rejimine bağlar: 2886 m.75 uyarınca işgal hâlinde fuzuli şagilden tespit tarihinden geriye doğru beş yılı geçmemek üzere ecrimisil istenir; ecrimisil talebi için idarenin zarara uğramış olması gerekmez ve fuzuli şagilin kusuru aranmaz. İşgal edilen taşınmaz, idarenin talebi üzerine mülki amirce en geç on beş gün içinde tahliye ettirilir. Rejimin ayrıntısı için ecrimisil ihbarnamesi: kusurunuz aranmıyor, zarar da aranmıyor yazısına bakılabilir.

Yani belediyeye ait bir taşınmazı sözleşme sona erdikten sonra kullanmaya devam eden bir işletme, alacak-borç ilişkisinden bağımsız olarak ecrimisil ve hızlandırılmış tahliye riskiyle karşılaşır.

Diğer kanunlardaki haciz yasakları

Belediye ile ilişkili haczedilmezlik kuralları 5393 m.15 ile sınırlı değildir. Dönüşüm mevzuatında iki ayrı hüküm daha vardır ve kapsamları farklıdır.

KaynakNeyi korur
5393 m.15Belediyenin proje karşılığı borçlanma gelirleri, şartlı bağışlar, kamu hizmetinde fiilen kullanılan mallar, tahsil edilen vergi, resim ve harç gelirleri
5393 m.73Kentsel dönüşüm ve gelişim alanında anlaşma sonucu belediye mülkiyetine geçen gayrimenkuller
6306 m.7/11Kanunda belirtilen iş, işlem ve hizmetlere tahsis edilmiş taşınır ve taşınmazlar, her türlü hak ve alacaklar, para ve para hükmündeki kıymetli evrak ile Kanun kapsamında alınacak teminatlar — bunlar hakkında her ne suretle olursa olsun haciz ve tedbir uygulanamaz

Üçü de aynı mantığı taşır: koruma, malın kime ait olduğundan değil hangi amaca özgülendiğinden doğar. Bir alacaklının hedeflediği mal veya gelir, bu üç kaynaktan birinin kapsamına giriyorsa takip o kalem üzerinden sonuç vermez.

Dönüşüm alanındaki tahsis ve teminat rejiminin ayrıntısı için kentsel dönüşümde harç ve damga istisnası yazısına bakılabilir.

Belediye şirketinden alacakta durum farklı

Alacaklı için en önemli ayrım budur: yukarıdaki koruma belediyenin kendisine ilişkindir. Belediye şirketleri ayrı tüzel kişiliğe sahip sermaye şirketleridir ve 5393 m.15'teki haczedilmezlik kuralı doğrudan onlara ilişkin olarak düzenlenmemiştir.

Buna karşılık şirketin ödeme kapasitesi de kanunla sınırlıdır: 5393 m.68/d uyarınca belediye, bağlı kuruluşları ve bunların %50'sinden fazlasına sahip olduğu şirketlerin faiz dâhil iç ve dış borç stok tutarı, en son kesinleşmiş bütçe gelirleri toplamının yeniden değerleme oranıyla artırılan miktarını aşamaz; büyükşehirlerde bu tavan bir buçuk kat uygulanır.

Şirket yapısı, devir rejimi ve borçlanma tavanının ayrıntısı için belediye şirketine işletme devri ve 2886 yazısına bakılabilir.

Kademeler arası otomatik mahsup

Kanun, kamu kademeleri arasında işleyen bir tahsil mekanizması da kurar; bu mekanizma özel alacaklıya açık değildir ama borçlunun nakit akışı hakkında bilgi verir.

5216 m.23 uyarınca büyükşehir belediyeleri ve bağlı kuruluşları ile ilçe belediyeleri; tahsil ettikleri vergiler ve benzeri mali yükümlülüklerden birbirlerine ödemeleri gereken paylar ile su, atık su ve doğal gaz bedellerini zamanında yatırmazlarsa, alacaklı belediyenin talebi üzerine söz konusu tutar İller Bankası tarafından, yükümlü belediyenin genel bütçe vergi gelirleri payından kesilerek alacaklı belediyenin hesabına aktarılır.

Bir belediyenin genel bütçe vergi gelirleri payı üzerinde bu tür kesintiler işliyorsa, o belediyenin serbest nakdi üzerinde önceden var olan yükler bulunduğu anlaşılır.

Madalyonun diğer yüzü: belediye sizden nasıl tahsil eder

Aynı madde, belediyenin kendi alacaklarını nasıl tahsil edeceğini de düzenler ve burada iki ayrı rejim vardır. 5393 m.15/d:

Özel kanunları gereğince belediyeye ait vergi, resim, harç, katkı ve katılma paylarının tarh, tahakkuk ve tahsilini yapmak; vergi, resim ve harç dışındaki özel hukuk hükümlerine göre tahsili gereken doğal gaz, su, atık su ve hizmet karşılığı alacakların tahsilini yapmak veya yaptırmak.
Alacak türüHukuki niteliği
Vergi, resim, harç, katkı ve katılma paylarıKamu alacağı — tarh, tahakkuk ve tahsil rejimi
Doğal gaz, su, atık su ve hizmet karşılığı alacaklarMaddenin ifadesiyle özel hukuk hükümlerine göre tahsili gereken alacaklar

Bu ayrımın pratik sonuçları vardır. Bir işletmeye gelen belediye kaynaklı talebin hangi kalemden doğduğu; itiraz yolunu, uygulanacak zamanaşımını ve takip usulünü belirler. Su ve doğal gaz bedeli ile harcamalara katılma payı, kanunun kendi ayrımına göre farklı rejimlere tabidir.

Örneğin yol, su ve kanalizasyon harcamalarına katılma payları 2464 sayılı Kanundaki oran ve esaslara göre alınır ve büyükşehirde hizmet büyükşehirce yapılmışsa onun geliridir; su bedeli ise hizmet karşılığı bir alacaktır. İkisi aynı fatura üzerinde görünse de hukuki niteliği aynı değildir.

Sözleşme aşamasında alınacak önlemler

Belediye ve belediye şirketleriyle çalışan bir yüklenici için koruma, icra aşamasında değil sözleşme aşamasında kurulur.

  • Teminat ve avans. Kamu hizmetinde fiilen kullanılan malların haczedilemeyeceği bilindiğinden, ödeme güvencesi mal varlığı yerine hakediş ve teminat mekanizmalarına dayandırılmalıdır.
  • Ödeme kaynağının belirlenmesi. Sözleşmede ödemenin hangi bütçe kaleminden yapılacağının belirtilmesi, sonraki tartışmayı daraltır. Proje karşılığı borçlanma geliri ve şartlı bağışların haczedilemeyeceği unutulmamalıdır.
  • Muhatabın doğru seçilmesi. Belediye ile belediye şirketi ayrı tüzel kişiliklerdir; sözleşmenin tarafı kim ise takip de ona karşı yürür.
  • Borçlanma tavanının izlenmesi. Belediye ve %50'den fazla payına sahip olduğu şirketlerin borç stoku, bütçe gelirlerinin yeniden değerleme oranıyla artırılan miktarını aşamaz; büyükşehirde bu tavan bir buçuk kattır.
  • Meclis kararı ve Bakanlık onayı. Yıl içi iç borçlanma bütçe gelirlerinin %10'unu geçiyorsa meclis üye tam sayısının salt çoğunluğu kararı ve Bakanlık onayı gerekir; bu, karşı tarafın taahhüdünün usulüne uygunluğunu gösteren bir kontrol noktasıdır.

Kamu ihalesinden doğan alacaklarda ayrı yol

Alacak bir kamu ihalesi sözleşmesinden doğuyorsa, uyuşmazlığın çözüm yolu da farklılaşabilir. İhale sürecine ilişkin şikâyet ve itirazen şikâyet yolları ile bunların süreleri ayrı bir rejime tabidir; süreler kısadır ve kaçırıldığında esasa ilişkin itiraz imkânı kapanır. Bu yolun süre haritası için itirazen şikâyet: on gün, beş gün, üç iş günü yazısına bakılabilir.

Sözleşmenin uygulanması aşamasındaki uyuşmazlıklar ise 4735 sayılı Kamu İhale Sözleşmeleri Kanunu ve sözleşme hükümlerine göre çözülür; bu aşamada idari itiraz mercii ile adli yargı arasındaki sınırın doğru çizilmesi gerekir. Ayrıntı için Yüksek Fen Kurulu itiraz usulü ve adli yargı yazısına bakılabilir.

Alacaklı için kontrol listesi

  • Hedef malın fiilî kullanımını tespit edin. Kamu hizmetinde fiilen kullanılan mal haczedilemez.
  • On günlük mal beyanı aşamasını bekleyin. İcra dairesi haciz kararından önce bu adımı atmak zorundadır.
  • Aşırı haciz yapılamayacağını bilin; mal beyan edilmezse bile haciz alacak miktarını aşamaz.
  • Alacağın kaynağını ayırın: belediyeden mi, belediye şirketinden mi?
  • Borç stoku ve bütçe gelirlerini sözleşme öncesinde inceleyin.
  • Dönüşüm alanındaki tahsisli mal ve teminatları hedeflemeyin; 6306 m.7/11 kapsamındadırlar.
  • Taşınmaz kullanıyorsanız sözleşme bitiminde ecrimisil ve on beş günlük tahliye riskini hesaba katın.

Dayanak mevzuat

  • Belediye Kanunum.15, m.68haczedilmezlik, mal beyanı ve borçlanma tavanıResmî metin
  • Devlet İhale Kanunum.75ecrimisil ve tahliyeResmî metin
  • Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanunm.7/11tahsisli mal ve teminatlarda haciz yasağıResmî metin

Sıkça Sorulan Sorular

Belediyenin hangi malları haczedilemez?

5393 m.15 uyarınca belediyenin proje karşılığı borçlanma yoluyla elde ettiği gelirleri, şartlı bağışlar ve kamu hizmetlerinde fiilen kullanılan malları ile belediye tarafından tahsil edilen vergi, resim ve harç gelirleri haczedilemez.

İcra dairesi doğrudan haciz uygulayabilir mi?

Hayır. 5393 m.15'e 2014'te eklenen fıkra uyarınca haciz kararı alınmadan önce belediyeden borca yeter miktarda haczedilebilecek mal gösterilmesi istenir. On gün içinde yeterli mal beyan edilmezse yapılacak haciz işlemi alacak miktarını aşacak şekilde yapılamaz.

Belediye şirketinden alacak da aynı korumadan yararlanır mı?

5393 m.15'teki haczedilmezlik kuralı belediyeye ilişkin olarak düzenlenmiştir. Belediye şirketleri ayrı tüzel kişiliğe sahip sermaye şirketleridir; ancak borç stoku tavanı bakımından belediye ile birlikte değerlendirilirler.

Belediye taşınmazını sözleşme bitiminde kullanmaya devam edersem ne olur?

5393 m.15, 2886 sayılı Kanunun 75 inci maddesi hükümlerinin belediye taşınmazları hakkında da uygulanacağını söyler. Bu madde uyarınca fuzuli şagilden beş yılı geçmemek üzere ecrimisil istenir ve taşınmaz, idarenin talebi üzerine mülki amirce en geç on beş gün içinde tahliye ettirilir.