Türkiye'de bir vakıf, dernek ya da sosyal sorumluluk projesi üzerinden bağış toplamayı planlayan bir kuruluş için 23/6/1983 tarihli ve 2860 sayılı Yardım Toplama Kanunu temel metindir. Kanun, yardım toplamayı kural olarak izne bağlar; internet üzerinden izinsiz toplamaya iki katı ceza öngörür; ve 2020'de eklenen bir dizi hükmü Anayasa Mahkemesinin 2024 tarihli tek bir kararıyla kaybetmiştir.
Aşağıdaki çerçeve 7 Eylül 2026 tarihinde mevzuat.gov.tr üzerindeki güncel 2860 sayılı Kanun metninden doğrulanmıştır.
Yardım toplama şekilleri ve elektronik sistemler
5 inci madde, yardımın hangi yollarla toplanabileceğini sayar: makbuzla, belirli yerlere kutu koyarak, bankalarda hesap açtırarak, yardım pulu çıkararak, eşya piyangosu düzenleyerek, kültürel gösteriler ve sergiler yoluyla, spor gösterileri, gezi ve eğlenceler düzenlemek veya "bilgileri otomatik ya da elektronik olarak işleme tâbi tutmuş sistemler kullanmak suretiyle."
Son kalem, çevrimiçi bağış platformlarını ve elektronik ödeme altyapılarını kapsar; dolayısıyla dijital kanal, Kanunun dışında bir alan değildir. Yardım toplama faaliyetlerinde "yardım toplama şekillerinden bir veya birkaçı kullanılabilir."
Belge yükümlülüğü de vardır: "Yardım toplama işinde kullanılan makbuz ve biletlerde, yardımın hangi amaç için toplandığının belirtilmesi zorunludur." Gerçek kişilerin girişeceği faaliyetlerde ise "bu iş için hazırlanacak özel makbuz veya biletler" kullanılır.
Kanunun temel ilkesi 4 üncü maddededir ve kısadır: "Yardım isteğe bağlıdır. Kişi ve kuruluşlar yardımda bulunmaya zorlanamaz."
İzin zorunluluğu ve muafiyet
6 ncı madde kuralı koyar: "Kişiler ve kuruluşlar, yetkili makamdan izin almadan yardım toplayamazlar."
🔑 Muafiyet dar ve idarî bir karara bağlıdır: "Ancak, kamu yararına çalışan dernek, kurum ve vakıflardan hangilerinin izin almadan yardım toplayabilecekleri, Cumhurbaşkanınca belirlenip ilan edilir." Yani kamu yararına çalışma statüsü tek başına muafiyet sağlamaz; ayrıca bu listeye alınmış olmak gerekir.
İzinsiz faaliyetin sonucu derhaldir: "İzin alınmadan girişilen yardım toplama faaliyetleri güvenlik kuvvetlerince derhal menedilir ve sorumlular hakkında kovuşturma yapılır."
Başvuru ve süre. 9 uncu maddeye göre yetkili makamlar; işin önemi, faaliyete girişeceklerin yeterlikleri, hizmetin amaca ve kamu yararına uygunluğu ile faaliyetin başarıya ulaşıp ulaşamayacağı üzerinde inceleme yapar ve sonucu "en geç iki ay içinde" başvurana bildirir. 10 uncu maddeye göre yardım toplama süresinin takdiri izin veren makama aittir; "bu süre bir yılı geçemez" ve haklı sebeplerin bulunması hâlinde uzatılabilir.
Hesap verme. 17 nci maddeye göre sorumlu kurullar, "yardım toplama süresinin bitiminden itibaren on gün içinde toplanan yardımın kesinhesabını çıkarmak ve bir örneğini izin veren makama vermekle" yükümlüdür; zorunlu hâllerde bu süre otuz güne kadar uzatılabilir. 16 ncı maddeye göre toplanan net gelirin amaç doğrultusunda kullanılıp kullanılmadığı izin veren makamın gözetim ve denetimine tabidir ve makam, denetim için memurlar arasından veya dışarıdan denetçi görevlendirir.
| Konu | Kural | Dayanak |
|---|---|---|
| İlke | Yardım isteğe bağlı; zorlanamaz | m.4 |
| Şekiller | Makbuz, kutu, banka hesabı, pul, eşya piyangosu, gösteri, elektronik sistemler | m.5 |
| İzin | Yetkili makamdan izin zorunlu | m.6/1 |
| Muafiyet | Kamu yararına çalışanlardan Cumhurbaşkanınca belirlenip ilan edilenler | m.6/1 |
| İzinsiz faaliyet | Derhal menedilir + kovuşturma | m.6/2 |
| Başvuru | Sonuç en geç iki ay içinde bildirilir | m.9 |
| Süre | Bir yılı geçemez; haklı sebeple uzatılır | m.10 |
| Kesinhesap | Bitimden itibaren on gün; zorunlu hâlde otuz gün | m.17 |
İnternette izinsiz toplama: yirmi dört saat ve erişim engeli
27/12/2020 tarihli ve 7262 sayılı Kanun'un 7 nci maddesiyle 6 ncı maddeye eklenen fıkra, dijital kanala özgü bir mekanizma kurar.
İzinsiz yardım toplama faaliyetinin internet ortamında yapıldığı tespit edilirse, ilgili valilik veya İçişleri Bakanlığı tarafından içerik ve/veya yer sağlayıcıya, "yardım toplama faaliyetine ilişkin içeriğin çıkarılması için internet sayfalarındaki iletişim araçları, alan adı, IP adresi ve benzeri kaynaklarla elde edilen bilgiler üzerinden elektronik posta veya diğer iletişim araçları ile bildirimde bulunulur."
🔑 Süre kısadır: "İçeriğin en geç yirmi dört saat içinde içerik ve/veya yer sağlayıcı tarafından çıkarılmaması veya içerik ve yer sağlayıcıya ilişkin bilgilerin edinilememesi ya da teknik nedenlerle bildirimde bulunulamaması hâlinde" ilgili valilik veya Bakanlık, erişimin engellenmesine karar verilmesi için sulh ceza hâkimliğine başvurur.
Karara karşı Ceza Muhakemesi Kanunu hükümlerine göre itiraz edilebilir. Engellemenin kapsamı da sınırlandırılmıştır: "Bu fıkra kapsamında verilen erişimin engellenmesi kararı, içeriğe erişimin engellenmesi (URL vb.) yöntemiyle verilir." Yani site genelinde değil, ilgili içerik adresi düzeyinde engelleme öngörülmüştür.
🔴 Bu fıkranın üçüncü cümlesi, Anayasa Mahkemesinin 18/1/2024 tarihli ve E.:2021/28, K.:2024/11 sayılı Kararı ile iptal edilmiştir. 2024 öncesine ait kaynaklar, iptal edilen bu cümleyi hâlâ yürürlükteymiş gibi aktarabilir.
Tek kararla düşen dört hüküm
Aynı Anayasa Mahkemesi kararı — 18/1/2024 tarihli ve E.:2021/28, K.:2024/11 — 2860 sayılı Kanun'a 7262 sayılı Kanun'la 2020'de eklenen düzenlemelerin birkaçını birden iptal etmiştir:
- 6 ncı maddeye eklenen internet fıkrasının üçüncü cümlesi,
- 9 uncu maddeye 7262/8 ile eklenen ikinci fıkra,
- 16 ncı maddenin 7262/9 ile değiştirilen üçüncü fıkrası,
- 29 uncu maddenin üçüncü fıkrası.
Bu, tek bir kararın bir kanundaki bir değişiklik paketini büyük ölçüde geri aldığı bir örnektir. Uygulamada iki sonuç doğurur. Birincisi, 2021–2024 arasında yazılmış ikincil kaynaklar bu dört hükmü yürürlükteymiş gibi aktarıyor olabilir. İkincisi ve daha önemlisi, iptaller metinde atıf boşlukları bırakmıştır.
🔑 Nitekim 29 uncu madde, "bu Kanunun 16 ncı maddesinin üçüncü fıkrasına aykırı hareket edenlere" idarî para cezası öngörmeye devam etmektedir — oysa 16 ncı maddenin üçüncü fıkrası aynı kararla iptal edilmiştir. Ceza hükmünün gönderme yaptığı yükümlülük metinden çıktığından, bu bendin bugün nasıl uygulanacağı ayrıca değerlendirilmelidir. Bir uyum programı hazırlanırken, ceza maddesindeki atıfların hâlâ mevcut bir yükümlülüğe işaret edip etmediği kontrol edilmelidir.
Cezalar: internette iki katı
29 uncu madde (27/12/2020 tarihli ve 7262 sayılı Kanun'un 10 uncu maddesiyle değişik) yaptırımları kademelendirir ve dijital kanalı ayrıca ağırlaştırır:
"Bu Kanun hükümlerine aykırı olarak izinsiz yardım toplayanlara beş bin Türk lirasından yüz bin Türk lirasına kadar idari para cezası verilir. İnternet ortamında izinsiz yardım toplanması hâlinde ise on bin Türk lirasından iki yüz bin Türk lirasına kadar idari para cezası verilir."
Yani alt ve üst sınır, faaliyet internet ortamında yürütüldüğünde iki katına çıkar.
🔑 Platform sorumluluğu da düzenlenmiştir: "İzinsiz yardım toplanmasına yer ve imkân sağlayanlar, uyarılmalarına rağmen bu faaliyeti sonlandırmazsa beş bin Türk lirası idari para cezası ile cezalandırılır." Bu ceza, toplayanınkinden farklı olarak bir aralık değil maktu bir tutardır. Sorumluluk mutlak değildir; uyarıya rağmen sonlandırmama şartına bağlanmıştır. Türkiye'de bağış toplama işlevi barındıran bir platform işleten şirket için bunun anlamı, bildirim üzerine hızlı hareket etmenin cezayı önlediğidir.
🔴 Maddedeki Türk lirası tutarlar Kanunun 2020 tarihli metnindeki taban rakamlardır. 5326 sayılı Kabahatler Kanunu m.17/7 uyarınca idarî para cezaları her takvim yılı başından geçerli olmak üzere yeniden değerleme oranında artırılır; cari tutar ilgili yılın tebliğinden doğrulanmalıdır.
| Konu | Yaptırım | Dayanak |
|---|---|---|
| İzinsiz toplama | 5.000 – 100.000 TL (taban) | m.29/1 |
| İnternette izinsiz toplama | 10.000 – 200.000 TL (taban) | m.29/1 |
| Yer ve imkân sağlayan | Uyarıya rağmen sonlandırmazsa ceza | m.29/2 |
| İçeriğin çıkarılması | Bildirimden itibaren 24 saat | m.6 (7262/7) |
| Engelleme | Sulh ceza hâkimliği; URL yöntemiyle | m.6 (7262/7) |
| İptal | AYM 18/1/2024, E.2021/28, K.2024/11 — m.6, m.9, m.16 ve m.29'da | — |
Diğer sınırlar
Kanun, bazı kişi ve kuruluşlara özel kurallar getirir.
Kamu görevlileri. 13 üncü maddeye göre kamu görevlileri, "vali veya kaymakamdan izin almadıkça yardım toplayamaz." Bir şirketin kamu kurumlarıyla yürüttüğü bağış temelli iş birliklerinde bu hüküm gözden kaçırılmamalıdır.
Basın kuruluşları. 12 nci maddeye göre gazete ve dergiler tarafından toplanacak para yardımları, "bankada açılacak" bir hesap üzerinden yürütülür. Medya destekli kampanyalarda toplanan tutarın banka kanalında tutulması kanunî bir gerekliliktir.
Gerçek kişiler. 11 inci maddeye göre gerçek kişiler, yardım toplama faaliyeti için "en az üç kişiden ibaret" bir kurul oluşturur.
Kültür varlıkları. 16 ncı maddenin son fıkrasına göre "eski eser ve anıtların onarılması" için yardım toplamaya izin verilmiş hâllerde, ilgili idareler tarafından ayrıca denetleme yapılabilir. Restorasyon sponsorluğu üstlenen bir şirket için bu, tek değil çift denetim anlamına gelir.
İzni kim verir, başvuru nasıl yapılır
7 nci madde (4/11/2004 tarihli ve 5253 sayılı Kanunla değişik), yetkiyi faaliyetin coğrafî kapsamına göre dağıtır:
- Faaliyet bir ilin birden fazla ilçesini kapsıyorsa o ilin valisinden,
- Bir ilçenin sınırları içinde ise o ilçenin kaymakamından,
- 🔑 Faaliyet birden fazla ili kapsıyorsa "yardım toplama faaliyetine girişecek gerçek veya tüzel kişilerin yerleşim yerinin bulunduğu ilin valisinden" izin alınır ve izni veren valilik "ilgili valiliklere ve İçişleri Bakanlığına bilgi verir."
Yani ülke çapında bir kampanya için her ilden ayrı izin alınmaz; tek başvuru, başvuranın yerleşim yeri valiliğine yapılır. İşlemler dernekler birimlerince yürütülür.
Başvuru 8 inci maddededir ve üç özel durum içerir: istekler bir dilekçeyle yetkili makama bildirilir; gazete ve dergiler için dilekçeler sorumlu yazı işleri müdürlerince verilir; ve yardım toplama "öğrenim kurumları yararına veya kurum içinde" yapılacaksa başvuru dilekçesine "kurum sorumlusunun yazılı izninin eklenmesi zorunludur." Okul ve üniversite iş birlikleriyle yürütülen bağış kampanyalarında bu ek belge sıkça atlanır.
Sorumluluk 14 üncü maddede geniş tanımlanmıştır: faaliyete girişenler, "bu faaliyetin düzenli ve verimli bir şekilde yürütülmesinden, süresi içinde sonuçlandırılmasından, toplanan para ve eşyanın korunmasından ve amaca uygun şekilde kullanılmasından" sorumludur. İzin veren makam ise 15 inci madde uyarınca her faaliyet için bir dosya tutar.
Sonuç
Türkiye'de bağış veya yardım toplama içeren bir program yürüten kuruluş için 2860 sayılı Kanun dört sonuç doğurur.
İzin kuraldır: yetkili makamdan izin almadan yardım toplanamaz; kamu yararına çalışan dernek, kurum ve vakıflardan yalnız Cumhurbaşkanınca belirlenip ilan edilenler izinsiz toplayabilir. İzinsiz faaliyet derhal menedilir.
Dijital kanal ağırlaştırıcıdır: internet ortamında izinsiz toplamada idarî para cezasının alt ve üst sınırı iki katına çıkar; ayrıca içerik yirmi dört saat içinde çıkarılmazsa sulh ceza hâkimliği kararıyla URL bazlı erişim engeli uygulanır.
Platform sorumluluğu koşulludur: izinsiz toplamaya "yer ve imkân sağlayanlar" ancak uyarılmalarına rağmen faaliyeti sonlandırmazsa cezalandırılır.
Metin 2024'te büyük ölçüde budandı: Anayasa Mahkemesinin 18/1/2024 tarihli ve E.:2021/28, K.:2024/11 sayılı Kararı, 2020'de eklenen dört hükmü birden iptal etmiştir; üstelik 29 uncu maddedeki bir ceza bendi, iptal edilen 16 ncı maddenin üçüncü fıkrasına atıf yapmaya devam etmektedir.
Yabancı derneklerin Türkiye'deki faaliyet ve yardım rejimi için yabancı dernek ve Türkiye şubesi yazımıza, vakıf tarafındaki kuruluş ve mütekabiliyet şartları için yabancı kurucu ve vakıf yazımıza, kültürel gösteri ve eğlence yoluyla toplama hâlinde doğabilecek vergi için ilan ve reklam vergisi ile eğlence vergisi yazımıza bakılabilir.
Bu çerçeve genel bilgilendirme amaçlıdır; izin usulü ve güncel idarî para cezası tutarları yürürlükteki düzenlemelerden doğrulanmalıdır.




