Ticaret unvanı, bir şirketin markası değil hukuki kimliğidir. Türk Ticaret Kanunu unvanın nasıl kurulacağını, hangi eklerin yapılabileceğini, kimin kullanabileceğini ve tecavüz hâlinde hangi davaların açılabileceğini ayrı bir kısımda düzenler.
Yabancı yatırımcı açısından iki hüküm doğrudan sonuç doğurur: merkezi yabancı ülkede bulunan bir işletmenin Türkiye'deki şubesinin unvanında merkezin ve şubenin bulunduğu yerlerin ve şube olduğunun gösterilmesi şarttır; ve ticaret unvanı işletmeden ayrı olarak devredilemez. Aşağıdaki değerlendirme 6102 sayılı Kanunun mevzuat.gov.tr'deki resmî güncel metnine dayanıyor (5 Eylül 2026'da okundu).
Unvan nasıl kurulur
Gerçek kişi tacir (m.41). Ticaret unvanı, 46 ncı maddeye uygun eklerle birlikte kısaltılmadan yazılacak adı ve soyadından oluşur.
Kollektif ve komandit şirketler (m.42). Kollektif şirketin unvanı bütün ortakların veya ortaklardan en az birinin adı ve soyadıyla şirketi ve türünü gösteren bir ibareyi içerir. Adi veya sermayesi paylara bölünmüş komandit şirketlerde unvan komandite ortaklardan en az birinin adı ve soyadını içerir; ve bir yasak: bu şirketlerin ticaret unvanlarında komanditer ortakların adları ve soyadları veya ticaret unvanları bulunamaz.
Anonim, limited ve kooperatif (m.43). Bu şirketler, işletme konusu gösterilmek ve 46 ncı madde saklı kalmak şartıyla unvanlarını serbestçe seçebilirler. İki zorunluluk vardır: unvanda "anonim şirket", "limited şirket" ve "kooperatif" kelimelerinin bulunması şarttır; ve unvanda gerçek bir kişinin adı veya soyadı yer alıyorsa şirket türünü gösteren ibareler baş harflerle veya başka bir şekilde kısaltılarak yazılamaz.
Yani "X A.Ş." biçimindeki bir kısaltma, unvanda bir gerçek kişinin adı geçtiğinde kanunun aradığı şekli karşılamaz.
Diğer tüzel kişiler (m.44). Ticari işletmeye sahip olan dernek, vakıf ve diğer tüzel kişilerin ticaret unvanları, adlarıdır.
Ayırt edicilik: ek yapma zorunluluğu
45 inci madde tek cümledir ama uygulamada en çok karşılaşılan sorunu çözer: bir ticaret unvanına, Türkiye'nin herhangi bir sicil dairesinde daha önce tescil edilmiş bulunan diğer bir unvandan ayırt edilmesi için gerekli olduğu takdirde ek yapılır.
Kapsamın Türkiye'nin herhangi bir sicil dairesi olması önemlidir: ayırt edicilik il bazında değil ülke genelinde değerlendirilir.
Eklerin sınırı (m.46). Her ticaret unvanına, işletmenin özelliklerini belirten, unvanda yer alan kişilerin kimliklerini gösteren ya da hayalî adlardan ibaret olan ekler yapılabilir — ancak üç şartla: tacirin kimliği, işletmesinin genişliği, önemi ve finansal durumu hakkında üçüncü kişilerde yanlış bir görüşün oluşmasına sebep olacak nitelikte bulunmamak, gerçeğe aykırı olmamak ve kamu düzenine aykırı olmamak.
İki özel yasak vardır. Tek başlarına ticaret yapan gerçek kişiler, ticaret unvanlarına bir şirketin var olduğu izlenimini uyandıracak ekler yapamazlar. Ve "Türk", "Türkiye", "Cumhuriyet" ve "Millî" kelimeleri bir ticaret unvanına ancak Cumhurbaşkanı kararıyla konabilir.
Unvanın değişmemesi ve şubeler
Adın değişmesi (m.47). Ticari işletme sahibinin veya bir ortağın unvanda yer alan adı kanunen değişir veya yetkili makamlarca değiştirilirse unvan olduğu gibi kalabilir.
Kollektif veya komandit şirkete yeni ortakların girmesi hâlinde de unvan değiştirilmeksizin kalabilir. Unvana adı dâhil olan bir ortağın ölümü üzerine mirasçıları onun yerine geçerek şirketin devamını kabul eder veya şirkete girmemekle beraber izinlerini yazılı şekilde bildirirlerse şirket unvanı olduğu gibi bırakılabilir.
Şubeler (m.48). Her şube, kendi merkezinin ticaret unvanını, şube olduğunu belirterek kullanmak zorundadır; bu unvana şubeyle ilgili ekler yapılabilir. Ayırt edicilik ve gerçek kişi unvanına ilişkin kurallar şube unvanı hakkında da uygulanır.
Ve sınır ötesi kural: merkezi yabancı ülkede bulunan bir işletmenin Türkiye'deki şubesinin ticaret unvanında, merkezin ve şubenin bulunduğu yerlerin ve şube olduğunun gösterilmesi şarttır.
Türkiye'de şube açan yabancı bir şirket için bu, unvanın serbestçe seçilemeyeceği anlamına gelir: unvan merkezin unvanına bağlıdır ve şube olduğu ile her iki yer açıkça yazılır.
Devir: unvan işletmeden ayrılamaz
49 uncu madde iki fıkradan oluşur ve ikisi birlikte devir serbestisini sınırlar.
Ayrılmazlık. Ticaret unvanı işletmeden ayrı olarak başkasına devredilemez. Unvanı tek başına satmak mümkün değildir.
Varsayım. Bir işletmenin devri, aksi açıkça kabul edilmiş olmadıkça, unvanın da devri sonucunu doğurur ve devir hâlinde devralan unvanı aynen kullanma hakkına sahiptir.
Bu iki kural, işletme devrinde borçlardan sorumluluğu ele aldığımız yazıda görülen devir kapsamı varsayımıyla birlikte okunmalıdır: unvanı devir dışında bırakmak ancak açık bir kabulle mümkündür.
Kullanma hakkı (m.50). Usulen tescil ve ilan edilmiş olan ticaret unvanını kullanma hakkı sadece sahibine aittir.
Sicil müdürünün incelemesi ve sekiz günlük itiraz
Unvanın tescili, sicil müdürünün önüne bir inceleme yükümlülüğüyle gelir ve reddedilmesi hâlinde çok kısa bir itiraz süresi işler.
İnceleme (m.32). Sicil müdürü tescil için aranan kanuni şartların var olup olmadığını incelemekle yükümlüdür. Tüzel kişilerin tescilinde özellikle şirket sözleşmesinin emredici hükümlere aykırı olup olmadığı ve kanunun zorunlu kıldığı hükümleri içerip içermediği incelenir. Ve genel bir ölçüt konur: tescil edilecek hususların gerçeği tam olarak yansıtmaları, üçüncü kişilerde yanlış izlenim yaratacak nitelik taşımamaları ve kamu düzenine aykırı olmamaları şarttır.
Unvan ekleri bakımından bu ölçüt, 46 ncı maddedeki "yanlış görüş oluşturmama" şartıyla aynı yöne bakar.
Geçici tescil. Çözümü bir mahkeme kararına bağlı bulunan veya sicil müdürünce kesin olarak tescilinde duraksanan hususlar, ilgililerin istemi üzerine geçici olarak tescil olunur. Ancak ilgililer üç ay içinde mahkemeye başvurduklarını veya aralarında anlaştıklarını ispat etmezlerse geçici tescil resen silinir.
Tescile davet ve ceza (m.33). Tescili zorunlu olup da süresinde istenmemiş bir hususu haber alan sicil müdürü, ilgilileri belirleyeceği uygun bir süre içinde yükümlülüklerini yerine getirmeye veya tescili gerektiren sebeplerin bulunmadığını ispat etmeye çağırır. Verilen sürede tescil istemeyen ve kaçınma sebeplerini de bildirmeyen kişi, sicil müdürünün teklifi üzerine mahallin en büyük mülkî amiri tarafından idari para cezasıyla cezalandırılır — kanunun nominal tutarı, Ticaret Bakanlığının 2026 tebliğiyle 22.194 Türk lirası olarak uygulanmaktadır. Süresinde kaçınma sebepleri bildirilirse konuyu asliye ticaret mahkemesi dosya üzerinden inceler.
İtiraz: sekiz gün (m.34). İlgililer, tescil, değişiklik veya silinme istemleriyle ilgili olarak sicil müdürlüğünce verilecek kararlara karşı, tebliğlerinden itibaren sekiz gün içinde, sicilin bulunduğu yerde ticari davalara bakmakla görevli asliye ticaret mahkemesine dilekçe ile itiraz edebilirler.
İtiraz dosya üzerinden incelenir; ancak sicil müdürünün kararı üçüncü kişilerin sicilde kayıtlı hususlara ilişkin menfaatlerine aykırıysa, itiraz edenle birlikte üçüncü kişi de dinlenir.
Sekiz gün, unvan reddi hâlinde elde kalan tek süredir ve tebliğden itibaren işler.
Açıklık (m.35). Sicil kayıtları herkese açıktır: herkes ticaret sicilinin içeriğini ve müdürlükte saklanan tüm senet ve belgeleri inceleyebileceği gibi, giderini ödeyerek onaylı suretlerini de alabilir; bir hususun sicilde kayıtlı olup olmadığına dair onaylı belge de istenebilir. İlan ise Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi ile yapılır.
Bildirim yükümlülüğü ve idari para cezası
51 inci madde iki katman kurar.
Resmî mercilerin bildirim ödevi. Bütün mahkemeler, memurlar, ticaret ve sanayi odaları, noterler ve Türk Patent kurumu görevlerini yaparken bir ticaret unvanının tescil edilmediğini, kanuna aykırı olarak tescil edildiğini veya kullanıldığını öğrenirlerse durumu yetkili makamlara bildirmek zorundadırlar.
İdari para cezası. 39 ilâ 45 inci veya 48 inci maddeleri ihlal edenler idari para cezasıyla cezalandırılır. Kanunun gövde metnindeki nominal tutar, Ticaret Bakanlığının 17/12/2025 tarihli ve 33110 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan tebliğiyle 2026 yılı için 44.443 Türk lirası olarak uygulanmaktadır; tutar her yıl yeniden değerlendiğinden ilgili yılın tebliğinden okunmalıdır.
Ceza kapsamına giren maddeler dikkat çekicidir: unvanla işlem yapma ve belgelerde gösterme (m.39), tescil süresi (m.40), unvanın kuruluş kuralları (m.41-45) ve şube unvanı (m.48). Yani şube unvanında merkezin ve yerlerin gösterilmemesi de bu cezanın kapsamındadır.
Tecavüz hâlinde açılabilecek davalar
52 nci madde, unvana tecavüzde hak sahibinin talep edebileceklerini sayar. Ölçüt ticari dürüstlüğe aykırı kullanımdır.
Ticaret unvanının ticari dürüstlüğe aykırı biçimde bir başkası tarafından kullanılması hâlinde hak sahibi:
- kullanımın tespitini,
- yasaklanmasını,
- haksız kullanılan unvan tescil edilmişse kanuna uygun şekilde değiştirilmesini veya silinmesini,
- tecavüzün sonucu olan maddi durumun ortadan kaldırılmasını,
- gereğinde araçların ve ilgili malların imhasını,
- ve zarar varsa kusurun ağırlığına göre maddi ve manevi tazminat
isteyebilir.
Kazanç devri ölçüsü. Maddenin en güçlü cümlesi tazminatın hesabındadır: maddi tazminat olarak mahkeme, tecavüz sonucunda mütecavizin elde etmesi mümkün görülen menfaatinin karşılığına da hükmedebilir.
Bu, davacının kendi zararını ispat etmek yerine mütecavizin muhtemel menfaatini talep edebilmesi anlamına gelir — ispat yükü bakımından belirgin bir kolaylıktır. Aynı ölçü, haksız rekabet davalarında da bulunur; rekabet yasağı ve iş sırrını ele aldığımız yazıda haksız rekabet davalarının kapsamını ayrıca inceledik.
İşletme adı: ayrı bir kavram
53 üncü madde çoğu zaman gözden kaçan bir ayrımı düzenler: işletme sahibi ile ilgili olmaksızın doğrudan doğruya işletmeyi tanıtmak ve benzer işletmelerden ayırt etmek için kullanılan adların da sahipleri tarafından tescil ettirilmesi gerekir.
Yani bir işletmenin tabelasında veya tanıtımında kullanılan ad — ticaret unvanından farklı olsa bile — tescile tabidir.
Tescil edilen işletme adları hakkında da unvanla ilgili şu maddeler uygulanır: 38 (sicil kayıtlarına ilişkin sorumluluk), 45 (ayırt edici ek), 47 (adın değişmesi), 50 (kullanma hakkının sahibine ait olması), 51 (bildirim ve ceza) ve 52 (tecavüz davaları).
Üç ayrı kavram bu nedenle karıştırılmamalıdır: ticaret unvanı tacirin hukuki kimliği, işletme adı işletmenin tanıtım adı, marka ise mal ve hizmetleri ayırt eden işarettir ve kendi özel kanununa tabidir.
Tek tabloda
| Konu | Kural | Dayanak |
|---|---|---|
| Gerçek kişi unvanı | Ad ve soyad, kısaltılmadan | TTK m.41 |
| Komandit şirket | Komanditer ortakların adı unvanda bulunamaz | TTK m.42/2 |
| AŞ/Ltd/kooperatif | İşletme konusu gösterilir; tür ibaresi şart | TTK m.43 |
| Gerçek kişi adı varsa | Tür ibaresi kısaltılamaz | TTK m.43/2 |
| Dernek ve vakıf | Unvan adlarıdır | TTK m.44/1 |
| Ayırt edicilik | Türkiye'nin herhangi bir sicil dairesindeki unvandan ayırt için ek | TTK m.45 |
| Ekler | Yanlış görüş oluşturmamak, gerçeğe ve kamu düzenine aykırı olmamak | TTK m.46/1 |
| Gerçek kişi eki | Şirket izlenimi veren ek yapılamaz | TTK m.46/2 |
| "Türk", "Türkiye", "Millî" | Ancak Cumhurbaşkanı kararıyla | TTK m.46/3 |
| Ad değişikliği | Unvan olduğu gibi kalabilir | TTK m.47/1 |
| Ortağın ölümü | Mirasçıların yazılı izniyle unvan korunabilir | TTK m.47/2 |
| Şube unvanı | Merkezin unvanı + şube olduğu belirtilir | TTK m.48/1 |
| Yabancı merkezli şube | Merkezin ve şubenin yerleri + şube olduğu şart | TTK m.48/3 |
| Devir | Unvan işletmeden ayrı devredilemez | TTK m.49/1 |
| İşletme devri | Aksi açıkça kabul edilmedikçe unvanı da kapsar | TTK m.49/2 |
| Kullanma hakkı | Tescil ve ilan edilmişse sadece sahibine ait | TTK m.50 |
| Sicil müdürünün incelemesi | Kanuni şartlar + gerçeği yansıtma ve kamu düzeni ölçütü | TTK m.32 |
| Geçici tescil | Üç ay içinde mahkeme veya anlaşma ispatlanmazsa resen silinir | TTK m.32/4 |
| Tescile davet | Süresinde yapılmazsa mülkî amir cezası (2026: 22.194 TL) | TTK m.33/2 |
| Karara itiraz | Tebliğden sekiz gün; asliye ticaret mahkemesi | TTK m.34/1 |
| Sicilin açıklığı | Herkes inceleyebilir; onaylı suret ve belge alabilir | TTK m.35/2 |
| Bildirim ödevi | Mahkemeler, noterler, odalar yetkili makamlara bildirir | TTK m.51/1 |
| İdari para cezası | m.39-45 veya m.48 ihlali (2026: 44.443 TL) | TTK m.51/2 |
| Tecavüz davaları | Tespit · men · değiştirme/silme · maddi durumun kaldırılması · imha · tazminat | TTK m.52/1 |
| Tazminat ölçüsü | Mütecavizin elde etmesi mümkün menfaati | TTK m.52/1 |
| İşletme adı | Tescil ettirilmesi gerekir; m.38, 45, 47, 50, 51, 52 uygulanır | TTK m.53 |
Ne yapılmalı
Unvan seçiminden önce ülke genelinde sicil taraması yapın. Ayırt edicilik, Türkiye'nin herhangi bir sicil dairesinde daha önce tescil edilmiş unvanlara göre değerlendirilir ve gerekiyorsa ek yapılması zorunludur.
Gerçek kişi adı içeren unvanlarda tür ibaresini kısaltmayın. Kanun bu hâlde "A.Ş." veya "Ltd. Şti." biçimindeki kısaltmayı açıkça yasaklamıştır.
Yabancı merkezli şube unvanını kanuna göre kurun. Merkezin unvanı, her iki yer ve şube olduğu unvanda gösterilmelidir; aksi hâli idari para cezasının kapsamındadır.
Tescil reddinde sekiz günü kaçırmayın. Sicil müdürlüğü kararlarına itiraz, tebliğden itibaren sekiz gün içinde asliye ticaret mahkemesine dilekçeyle yapılır.
Unvanı devir kapsamı dışında bırakacaksanız açıkça yazın. İşletme devri, aksi açıkça kabul edilmedikçe unvanın da devri sonucunu doğurur.
İşletme adınızı ayrıca tescil ettirin. Tabelada veya tanıtımda kullanılan ad, ticaret unvanından farklıysa kendi başına tescile tabidir.
Tecavüz iddiasında tazminatı mütecavizin menfaati üzerinden kurgulayın. Kanun, mahkemenin mütecavizin elde etmesi mümkün görülen menfaatin karşılığına hükmedebileceğini açıkça öngörmüştür.
Unvan, sicilde görünen kimliktir; markadan ve işletme adından ayrı bir korumaya ve ayrı bir tescile tabidir. Şirketler hukuku ve kurumsal danışmanlık alanındaki çalışmalarımız bu üç katmanın birlikte kurulmasını kapsar.




