Çevre Kanunu, tazminat sorumluluğunu tek cümlede ve kusurdan bağımsız olarak kurar:
"Çevreyi kirletenler ve çevreye zarar verenler sebep oldukları kirlenme ve bozulmadan doğan zararlardan dolayı kusur şartı aranmaksızın sorumludurlar." (m.28/1)
Yatırımcı tarafında bunun karşılığı idari cephede daha da serttir: çevre izni olmayan bir faaliyet, düzeltme süresi verilmeksizin durdurulur.
🔴 Faaliyetin durdurulması: süre verilen ve verilmeyen hâller
m.15/1: bu Kanuna ve yönetmeliklere aykırı davrananlara, aykırı faaliyeti düzeltmek üzere, Bakanlıkça ya da m.12/1 uyarınca denetim yetkisinin devredildiği kurum ve merciler tarafından bir defaya mahsus olmak üzere ve bir yılı aşmamak üzere süre verilebilir; esasları yönetmelikle belirlenir.
⚠ İki sınır birden vardır: bir defaya mahsus ve en fazla bir yıl.
m.15/2: faaliyet;
- süre verilmemesi hâlinde derhal,
- süre verilmişse bu sürenin sonunda aykırılık düzeltilmezse
kısmen veya tamamen, süreli veya süresiz olarak durdurulur.
🔴 Aynı fıkranın son cümlesi düzeltme fırsatını tamamen ortadan kaldıran iki kategori sayar: "Çevre ve insan sağlığı yönünden tehlike yaratan faaliyetler ile çevre izni veya çevre izin ve lisansı olmayan faaliyetler süre verilmeksizin durdurulur."
m.15/3 — ÇED tarafı:
- Çevresel Etki Değerlendirmesi incelemesi yapılmaksızın başlanan faaliyetler Bakanlıkça,
- Proje tanıtım dosyası hazırlanmaksızın başlanan faaliyetler mahallin en büyük mülkî amiri tarafından
süre verilmeksizin durdurulur.
m.15/4: "Süre verilmesi ve faaliyetin durdurulması, bu Kanunda öngörülen cezaların uygulanmasına engel teşkil etmez." — yani durdurma, para cezasının yerine geçmez; ikisi birlikte uygulanır.
| Hâl | Sonuç |
|---|---|
| Genel aykırılık | Bir defaya mahsus, en çok 1 yıl düzeltme süresi (m.15/1) |
| Süre verilmemişse | Derhal durdurma (m.15/2) |
| Çevre izni / izin ve lisansı yok | Süre verilmeksizin durdurma (m.15/2) |
| Çevre ve insan sağlığına tehlike | Süre verilmeksizin durdurma (m.15/2) |
| ÇED incelemesi yapılmadan başlanan faaliyet | Bakanlıkça süre verilmeksizin (m.15/3) |
| Proje tanıtım dosyası olmadan başlanan faaliyet | Mülkî amirce süre verilmeksizin (m.15/3) |
ÇED: yatırıma başlama yasağı ve 2025 değişikliği
m.10/1: gerçekleştirmeyi plânladıkları faaliyetleri sonucu çevre sorunlarına yol açabilecek kurum, kuruluş ve işletmeler, Çevresel Etki Değerlendirmesi Raporu veya proje tanıtım dosyası hazırlamakla yükümlüdür.
🔴 m.10/2: ÇED Olumlu Kararı alınmadıkça bu projelerle ilgili onay, izin, teşvik, yapı ve kullanım ruhsatı verilemez; "proje için yatırıma başlanamaz ve ihale edilemez."
🔑 19/7/2025 tarihli ve 7554 sayılı Kanunla eklenen cümle bu yasağa bir açıklık getirmiştir: "Ancak, bu durum söz konusu teşvik, onay, izin ve ruhsat süreçlerine başvurulmasına engel teşkil etmez."
⚠ Bu ekleme, yasağın kapsamını daraltmaz ama takvimi değiştirir: karar alınmadan başvuru yapılabilir; alınmadan verilemez ve yatırıma başlanamaz. İki fiil ayrılmıştır.
m.10/4: ÇED'e tâbi projeler ile Stratejik Çevresel Değerlendirmeye tâbi plân ve programlar ve konuya ilişkin usul ve esaslar Bakanlıkça çıkarılacak yönetmeliklerle belirlenir.
Not: maddenin üçüncü fıkrası Anayasa Mahkemesi'nin 15/1/2009 tarihli ve E.2006/99, K.2009/9 sayılı kararıyla iptal edilmiştir. İptal edilen fıkranın içeriğine dayanan bir değerlendirme yapmıyoruz.
Yapı ruhsatı ve denetim tarafındaki ayrı sorumluluk katmanı için yapı denetim sorumluluğu yazımıza bakınız.
🔴 İdari yaptırıma itiraz: otuz gün, idare mahkemesi — ve tahsil durmaz
m.25/1: idari yaptırım uygulanmasını gerektiren fiillerle ilgili olarak yetkili denetleme elemanlarınca bir tutanak tanzim edilir; tutanak, denetleme elemanlarının bağlı bulunduğu ve idari yaptırım kararını vermeye yetkili mercie intikal ettirilir. Bu merci tutanağı değerlendirerek kararı verir ve karar, 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümlerine göre ilgiliye tebliğ edilir.
🔴 m.25/2: "İdarî yaptırım kararlarına karşı tebliğ tarihinden itibaren otuz gün içinde idare mahkemesinde dava açılabilir. Dava açmış olmak idarece verilen cezanın tahsilini durdurmaz."
⚠ İki nokta pratikte belirleyicidir:
- Mercii: bu Kanundaki idari yaptırım kararlarına karşı yol idare mahkemesidir. Kabahatler Kanunu'nun genel itiraz rejimiyle karıştırılmamalıdır.
- Tahsil: dava açmak tahsili durdurmaz. Tahsilin durması isteniyorsa yürütmenin durdurulması ayrıca talep edilmelidir.
m.25/3: idari para cezalarının tahsil usulü hakkında 5326 sayılı Kabahatler Kanunu hükümleri uygulanır.
m.20, idari nitelikteki cezaları sayar. Bu maddedeki maktu tutarlar her yıl güncellendiği için burada rakam yazmıyoruz; başvuru anında yürürlükteki tutarın teyit edilmesi gerekir.
İş sağlığı ve güvenliği mevzuatındaki durdurma rejimiyle karşılaştırma yararlıdır: orada itiraz altı iş günü ve iş mahkemesine, burada otuz gün ve idare mahkemesine yapılır. Ayrıntı için işin durdurulması: altı iş günü itiraz yazımıza bakınız.
Kusursuz sorumluluk ve beş yıllık süre
m.28/1: kirletenler ve çevreye zarar verenler, sebep oldukları kirlenme ve bozulmadan doğan zararlardan kusur şartı aranmaksızın sorumludur.
m.28/2: "Kirletenin, meydana gelen zararlardan ötürü genel hükümlere göre de tazminat sorumluluğu saklıdır."
🔑 İki dayanak birbirini dışlamaz: m.28'e dayanan talep kusur ispatı gerektirmez; genel hükümlere dayanan talep ise ayrıca saklıdır.
⏱ m.28/3 (2006'da eklenmiştir): "Çevreye verilen zararların tazminine ilişkin talepler zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten itibaren beş yıl sonra zamanaşımına uğrar."
⚠ Fıkra, öğrenmeye bağlı beş yıllık süreyi düzenler. Çevre zararlarında zararın ve sorumlunun ne zaman "öğrenilmiş" sayılacağı çoğu kez dosyanın en tartışmalı noktasıdır — özellikle etkileri zamana yayılan kirlenmelerde. Bu nedenle ilk yapılması gereken, öğrenme anını belgeleyen kayıtların (ölçüm raporu, şikâyet, bilirkişi tespiti, idari yazışma) tarih sırasına dizilmesidir.
Zamanaşımının kesilmesi, durması ve def'i olarak ileri sürülmesi rejimi için zamanaşımı: kesilme, durma ve def'i yazımıza bakınız.
Komşunun ve üçüncü kişinin elindeki araç
m.30/1: "Çevreyi kirleten veya bozan bir faaliyetten zarar gören veya haberdar olan herkes ilgili mercilere başvurarak faaliyetle ilgili gerekli önlemlerin alınmasını veya faaliyetin durdurulmasını isteyebilir."
🔑 Başvuru hakkı zarar görmüş olmaya bağlı değildir; "haberdar olan herkes" de başvurabilir. Bu, bir tesisin çevresindeki kişiler ve sivil kuruluşlar bakımından doğrudan bir idari başvuru yoludur.
m.30/2: herkes, 4982 sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanunu kapsamında çevreye ilişkin bilgilere ulaşma hakkına sahiptir. Ancak açıklanması hâlinde üreme alanları, nadir türler gibi çevresel değerlere zarar verecek bilgilere ilişkin talepler bu Kanun kapsamında reddedilebilir.
⚠ İşletmeci tarafından bakıldığında bu iki fıkra, çevresel uyum dosyasının yalnız denetim mercilerine değil üçüncü kişilere de görünür hâle gelebileceği anlamına gelir.
Bu dosyayı nasıl açıyoruz
İlk çıktımız bir görüşme değil, yazılı bir hukuki değerlendirmedir. Bize şunları gönderirsiniz: denetim tutanağı ve idari yaptırım kararı ile tebliğ tarihi, çevre izni veya çevre izin ve lisansı belgeleri (varsa geçerlilik süresiyle), ÇED Olumlu Kararı ya da proje tanıtım dosyası ve tarihleri, durdurma kararı ve kapsamı (kısmî mi tam mı, süreli mi süresiz mi), varsa verilen düzeltme süresi ve bu süre içinde yapılan işler, zarar iddiası varsa ölçüm ve bilirkişi raporları ile bunların tarihleri.
Karşılığında kapsamı önceden belirlenmiş bir çalışma alırsınız: durdurmanın m.15/2'nin hangi hâline dayandığı ve süre verilmesi gereken bir hâl olup olmadığı, izin eksikliği iddiası varsa bunun "süre verilmeksizin durdurma" kategorisine girip girmediği, ÇED tarafında m.10/2'deki yasağın hangi fiile (verilme mi, başlama mı) ilişkin olduğu ve 7554 sayılı Kanunla eklenen cümlenin başvuru sürecine etkisi, otuz günlük dava süresinin tebliğ tarihinden hesabı ve yürütmenin durdurulması talebinin gerekliliği, tazminat cephesinde m.28/1'deki kusursuz sorumluluk ile genel hükümlerin birlikte kurulması, ve m.28/3'teki beş yıllık sürede "öğrenme" anının belgelerle tespiti.
Ücretsiz danışma vermiyoruz. Bu dosya türünde ilk saat satış değil durdurma sebebinin ve tebliğ tarihinin tespitidir; izin eksikliğine dayanan bir durdurmada düzeltme süresi hiç doğmaz.
Sınırımızı açıkça yazalım: sonucu önceden taahhüt etmiyoruz. Kanun, dava açmış olmanın cezanın tahsilini durdurmayacağını ve çevre izni olmayan faaliyetlerin süre verilmeksizin durdurulacağını açıkça yazmaktadır.




