Şirketler Hukuku

Mahalli idare birliği: zorunlu üyelik ve paydan kesinti

Birlik Cumhurbaşkanı izniyle kurulur, altyapı birliklerinde üyelik zorunlu tutulabilir ve alacak, üyenin vergi payından kesilerek tahsil edilir.

Rohat Kahraman· 7 Eylül 2026Güncelleme · 7 Eylül 2026
Mahalli idare birliği: zorunlu üyelik ve paydan kesinti

Türkiye'de altyapı, atık yönetimi veya turizm hizmeti alanında bir belediyeyle sözleşme yapan yatırımcı, çoğu zaman karşısında belediyenin kendisini değil bir mahallî idare birliğini bulur. Bu birlikler ayrı tüzel kişiliktir, kendi bütçesi ve tarifesi vardır ve devraldıkları hizmetler bakımından üye idarelerin hak ve yetkilerine sahiptir.

Çerçeveyi 26/5/2005 tarihli ve 5355 sayılı Mahallî İdare Birlikleri Kanunu çizer. Bu yazı Kanun'u sözleşme karşı tarafı ve alacaklı gözünden ele alır: birlik nasıl kurulur, kim üye olmak zorundadır, alacak nasıl tahsil edilir ve denetim kimdedir.

Değerlendirme Kanun'un mevzuat.gov.tr'deki güncel metnine dayanır ve 7 Eylül 2026 itibarıyla yürürlükteki hâli esas alır.

Kuruluş: Cumhurbaşkanı izni ve amaç sınırı

m.4'e göre birlik, birlik tüzüğünün kesinleşmesinden sonra Cumhurbaşkanının izni ile kurulur ve tüzel kişilik kazanır. Tüzük, birliği kuracak mahallî idarelerin meclislerinde kabul edilir (m.5).

Üyelik hareketleri ise farklı usullere tabidir:

İşlemUsul (m.4)
Birliğin kurulmasıTüzüğün kesinleşmesinden sonra Cumhurbaşkanının izni
Kurulmuş birliğe üyelikÜye olmak isteyen mahallî idare meclisinin kararı ve buna dayalı başvuru üzerine birlik meclisinin kabulü; Cumhurbaşkanının izni aranmaz
Birlikten ayrılmaİlgili mahallî idare meclisinin kararı yeterlidir
Altyapı ve çevre birliklerine katılmaCumhurbaşkanı, ilgili mahallî idarelerin bu amaçla kurulmuş birliğe katılmasına karar verebilir
Bu birliklerden ayrılmaCumhurbaşkanının iznine bağlıdır

Tablonun son iki satırı istisnai bir rejimdir. Su, atık su, katı atık ve benzeri altyapı hizmetleri ile çevre ve ekolojik dengenin korunmasına ilişkin projelerin zorunlu kılması durumunda, Cumhurbaşkanı ilgili mahallî idarelerin bu amaçla kurulmuş birliğe katılmasına karar verebilir; ve bu birliklerden ayrılma serbest değildir. Yani altyapı birliklerinde üyelik, diğer birliklerden farklı olarak zorunlu tutulabilir ve tek taraflı olarak sonlandırılamaz. Uzun vadeli bir altyapı sözleşmesinin karşı tarafı böyle bir birlikse, üye kompozisyonunun dağılma riski önemli ölçüde azalır.

Kanun bir de amaç sınırı koyar: "Mahallî idarelerin bütün görevlerini kapsayacak şekilde genel amaçlı veya amacı açıkça belirlenmemiş birlik kurulamaz." Birliğin faaliyet alanı tüzükle sınırlıdır; tüzükte sayılmayan bir hizmet için birlikle sözleşme yapmak yetki sorunu doğurur.

Tüzük: onay zinciri ve zorunlu içerik

Birliğin kimliği tüzükle belirlenir ve tüzüğün kesinleşmesi kademeli bir onaydan geçer. m.5'e göre tüzük, birliği kuracak mahallî idarelerin meclislerinde üye tam sayısının üçte iki çoğunluğuyla kabul edildikten sonra:

  • Kural olarak valinin onayı ile,
  • Birlik birden fazla ildeki mahallî idarelerin katılımıyla kuruluyorsa; üyeleri il özel idareleri ve köylerden oluşan birlikler için İçişleri Bakanının, geri kalanları için Çevre ve Şehircilik Bakanının onayı ile

kesinleşir. Tüzük değişikliğinin nasıl yapılacağı tüzükte gösterilir ve onaylanmasında aynı usul uygulanır.

Tüzükte bulunması zorunlu hususlar sayılıdır ve bunların birkaçı doğrudan sözleşme karşı tarafını ilgilendirir:

Zorunlu unsurNeden önemli (m.5)
Birliğin adı ve amacıFaaliyet alanının sınırını çizer
Birliğe devredilen görev ve hizmetlerBirliğin m.6 kapsamındaki yetkisinin kaynağı
Birliğin görev süresi, sona ermesi ve tasfiyesiUzun vadeli sözleşmede karşı tarafın ömrünü belirler
Üyelerin katılma payları ve bu payların tespit yöntemiBirliğin gelir tabanının öngörülebilirliği
Birliğin gelirleri, giderleri, bütçe ve çalışma programıMali kapasitenin çerçevesi
Üye idarelerin ve hizmet alanında yaşayanların birlik hizmetlerinden yararlanma usulleriHizmet sunum modelinin dayanağı
Meclis ve encümenin toplantı dönemleri, temsilci sayılarıKarar alma takviminin öngörülebilirliği

Sözleşme öncesi incelemede bu yedi başlık, ticaret sicilinde bir şirketin ana sözleşmesine bakmakla aynı işlevi görür.

Karar yetkisi meclis ile encümen arasında bölünmüş

Hangi kararın hangi organdan çıkacağı m.9 ve m.13'te ayrılmıştır. Yatırımcı açısından belirleyici olanlar şunlardır:

KararOrgan
Yatırım planı ve çalışma programını görüşüp kabul etmekBirlik meclisi (m.9/a)
Borçlanmaya karar vermekBirlik meclisi (m.9/c)
Taşınmaz alım, satım, kiralama ve takasına karar vermekBirlik meclisi (m.9/d); kararı uygulamak encümene aittir (m.13/g)
Birlik tarafından yürütülecek hizmetler için ücret tarifesini belirlemekBirlik meclisi (m.9/e)
Birlik yatırımlarının yap-işlet veya yap-işlet-devret modeliyle yapılmasına karar vermekBirlik meclisi (m.9/h)
Kamulaştırma işlemlerinin gerektirdiği kamu yararı kararını almakBirlik encümeni (m.13/b)
Kanunlarda öngörülen cezaları vermekBirlik encümeni (m.13/e)
Birlik tarafından çıkarılacak yönetmelikleri kabul etmekBirlik meclisi (m.9/l)

İki satır özellikle dikkat çeker. Birincisi, birlik yatırımlarının yap-işlet veya yap-işlet-devret modeliyle yapılmasına karar verme yetkisi açıkça birlik meclisine verilmiştir; yani birlik, kamu-özel iş birliği modelinin karşı tarafı olabilir. İkincisi, kamulaştırma için gereken kamu yararı kararını birlik encümeni alır; kamulaştırma yetkisi de böylece birliğin kendi organları eliyle kullanılır.

Alacakların sulhen halline ilişkin yetki sınırları ise metinde denominasyon öncesi ifadelerle yazılmıştır: meclis, dava konusu olan ve miktarı iki bin Yeni Türk Lirasından on bin Yeni Türk Lirasına kadar olan birlik alacaklarının sulhen halline; encümen ise iki bin Yeni Türk Lirasına kadar olan davaların sulhen halline karar verir. Bu rakamlar 2005 metninden kalmadır ve bugün pratik bir eşik oluşturmaz.

Birlik encümeninin toplantıları, kararları ile çalışma esas ve usulleri hakkında bu Kanun'da hüküm bulunmayan hâllerde Belediye Kanunu'nun belediye encümenine ilişkin hükümleri uygulanır (m.13/son).

Meclisin oluşumu da tüzüğe bağlıdır: üyeler, üye mahallî idare meclislerinin kendi üyeleri veya belediye meclis üyeliğine seçilmeyi haiz kişiler arasından gizli oyla seçilir; dışarıdan seçileceklerin sayısı meclisten seçileceklerin üçte birini geçemez. İl özel idaresi için vali, belediye için belediye başkanı ve köy için muhtar birlik meclisinin doğal üyesidir. Tüzükte, üye idarelerin birlik meclisinde nüfus ve katılım payı oranına göre temsil edilmesine dair esas getirilebilir; bu, büyük üyenin ağırlığını artıran bir tercihtir. Birlik başkanı aynı zamanda birlik meclisinin başkanıdır (m.8).

Birlik, üye idarenin yetkilerini kullanır

m.6 tek cümledir ama sözleşme ilişkisinin temelini kurar:

"Mahallî idare birlikleri, tüzükte birliğe devredilmesi öngörülen mahallî müşterek nitelikli hizmetlere ilişkin olarak üye mahallî idarelerin hak ve yetkilerine sahiptir."

Yani birlik, devraldığı hizmet bakımından belediyenin ya da il özel idaresinin yerine geçer. Karşı taraf açısından bunun iki sonucu vardır. Birincisi, birliğin o hizmetle ilgili işlem yapma yetkisi kanundan doğar; ayrıca vekâlet aranmaz. İkincisi ve daha önemlisi, yetki tüzükte devri öngörülen hizmetlerle sınırlıdır — bu nedenle sözleşme öncesinde birlik tüzüğünün ilgili maddesi mutlaka görülmelidir.

Birliğin organları birlik meclisi, birlik encümeni ve birlik başkanıdır (m.7). Birlik meclisi karar organıdır ve üye mahallî idarelerin temsilcilerinden oluşur (m.8); birlik encümeni, birlik başkanı ile sayısı yediyi geçmemek üzere birlik meclisince seçilen üyelerden oluşur (m.12). Birlik başkanı ise birlik idaresinin başı ve tüzel kişiliğinin temsilcisidir (m.14).

Gelirler ve tarife yetkisi

Birliğin gelir kalemleri m.15'te sayılıdır:

  • Birlik üyelerinin, birliğin kuruluş ve faaliyet giderlerine katılma payları,
  • Birlik meclisi tarafından belirlenecek tarifelere göre tahsil edilecek hizmet karşılığı ücretler,
  • Diğer kamu kurum ve kuruluşlarından aktarılacak ödenekler,
  • Taşınır ve taşınmaz malların kira, satış ve başka suretle değerlendirilmesinden elde edilecek gelirler,
  • Kira ve faiz gelirleri, bağışlar,
  • Köylere hizmet götürme birlikleri için il özel idaresi bütçesinden ayrılacak pay,
  • Diğer gelirler.

İkinci kalem hizmet alıcıları bakımından belirleyicidir: birliğin sunduğu hizmetin ücreti, merkezî bir tarifeyle değil birlik meclisi kararıyla belirlenir. Su, atık su veya katı atık hizmeti alan bir tesis için bu, tarifenin yerel bir karar organında değiştiğini ve o organın üye idarelerin temsilcilerinden oluştuğunu gösterir.

Alacak, üyenin vergi payından kesilerek tahsil edilir

Kanun'un mali açıdan en güçlü hükmü m.21'dir ve birliğin üyesine karşı alacağını fiilen garantiler:

"Birliğe karşı malî yükümlülüklerini yerine getirmeyen üye mahallî idarelerin ödemeleri gerekli miktar, birliğin başvurusu üzerine bu idarelere genel bütçe vergi gelirleri tahsilâtı toplamı üzerinden ayrılan paydan, bu payların dağıtımını yapan kuruluş tarafından kesilerek alacaklı birliğe ödenir."

Mekanizma icra takibi gerektirmez: birlik başvurur, kesinti kaynakta yapılır. Bu, birliğin bütçesini üye belediyelerin ödeme performansından büyük ölçüde bağımsızlaştırır.

Karşı taraf açısından pratik sonuç şudur: birliğe hizmet veren ya da birlikle sözleşme yapan bir yüklenicinin tahsilat riski, tek tek belediyelerin mali durumuna değil, birliğin bu mekanizmayı işletip işletmediğine bağlıdır. Buna karşılık aynı korumanın yükleniciye değil birliğe tanındığı unutulmamalıdır; yüklenicinin birliğe karşı alacağı için ayrı bir kanuni kesinti yolu öngörülmemiştir.

Denetim: İçişleri Bakanlığı, vali ve kaymakam

Denetim rejimi 2005'te 5445 sayılı Kanun'la netleştirilmiştir. m.22'ye göre mahallî idare birliklerinin denetimi İçişleri Bakanlığınca yapılır. Buna ek olarak valiler ve kaymakamlar, gerekli gördüklerinde ülke düzeyinde kurulan birlikler dışındaki birlikleri denetleyebilir.

Ayrıca Sayıştayın dış denetimine tabi olmayan mahallî idare birliklerinin malî denetimi de İçişleri Bakanlığı, valiler veya kaymakamlarca yapılır. Vali ve kaymakamların idari yetkilerinin genel çerçevesi ile bu kararlara aykırılığın yaptırım rejimini valilik kararına aykırılıkta ceza rejimi yazımızda incelemiştik.

Teşkilat tarafında ise Kanun norm kadroya atıf yapar: birlik teşkilâtı birlik müdürü, yazı işleri ve malî işler birimlerinden oluşur (m.17). Birlik başkanı ise birliği yönetmek ve birliğin hak ve menfaatlerini korumak, yatırım planı, çalışma programı, bütçe ve kesin hesabı hazırlamak, uygulamak, izlemek ve değerlendirmek, bunlarla ilgili yıllık faaliyet raporunu meclise sunmak, birliği temsil etmek veya vekil tayin etmek ve meclis ile encümene başkanlık etmekle görevlidir (m.14). Sözleşmede temsil yetkisinin kimde olduğu bu maddeden okunur; başkanın vekil tayin edebilmesi, imza yetkisinin devredilmiş olabileceği anlamına gelir.

Özel birlik türleri ve 2011'de kalkan madde

Kanun bazı birlik türlerini ayrıca düzenler. m.18 (29/12/2005-5445/1 ile değişik) ilçelerde tarım ve altyapı hizmetlerine yönelik köylere hizmet götürme birliklerine ilişkin özel hükümler içerir; bu birlikler m.15/g uyarınca il özel idaresi bütçesinden pay alır. m.20 ise mahallî idarelerin menfaatlerinin korunması ve gelişmelerine yardımcı olunması amacıyla kurulan ülke düzeyindeki birlikleri düzenler.

Bir madde ise artık metinde yoktur: m.19, 8/3/2011 tarihli ve 6172 sayılı Sulama Birlikleri Kanunu'nun 21. maddesiyle yürürlükten kaldırılmıştır. Sulama birlikleri 2011'den itibaren mahallî idare birlikleri rejiminden çıkarılmış ve kendi kanununa tabi kılınmıştır; o kanunun 2018 ve 2022'de geçirdiği köklü değişiklikleri sulama birliğinde yönetim, enerji yetkisi ve ceza yazımızda ele almıştık. Bu ayrım pratikte önemlidir: sulama hizmeti veren bir yapıyla sözleşme yapılırken 5355 değil 6172 uygulanır.

Altyapı yatırımlarının kamu-özel iş birliği modelleriyle yürütüldüğü hâllerde ise sözleşme rejimi bütünüyle değişir; bunu yap-işlet-devret modelinde 49 yıl ve bedelsiz devir yazımızda incelemiştik.

Bu yazıdaki usul ve yetkiler kanun metnindeki hâlleriyle aktarılmıştır; somut bir birliğin hangi hizmetleri devraldığı ve tarifelerini nasıl belirlediği, birlik tüzüğü ile birlik meclisi kararlarından ayrıca kontrol edilmelidir.

Dayanak mevzuat

  • 5355 sayılı Mahallî İdare Birlikleri Kanunum.4, 5, 6, 7, 12, 14, 15, 17, 18, 20, 21, 22Kuruluş ve üyelik usulü, birliğin yetkileri, gelirler ve tarife, alacak tahsili ve denetimResmî metin
  • 6172 sayılı Sulama Birlikleri Kanunum.215355'in 19. maddesini yürürlükten kaldırarak sulama birliklerini ayrı rejime bağlayan hükümResmî metin

Sıkça Sorulan Sorular

Mahallî idare birliği nasıl kurulur, üyelik zorunlu mudur?

m.4'e göre birlik, tüzüğün kesinleşmesinden sonra Cumhurbaşkanının izni ile kurulur ve tüzel kişilik kazanır. Kurulmuş bir birliğe üyelik, ilgili mahallî idare meclisinin kararı ve birlik meclisinin kabulü ile olur; bunun için Cumhurbaşkanı izni aranmaz ve ayrılmada ilgili meclis kararı yeterlidir. Ancak su, atık su, katı atık ve benzeri altyapı hizmetleri ile çevre ve ekolojik dengenin korunmasına ilişkin projelerin zorunlu kılması hâlinde Cumhurbaşkanı, mahallî idarelerin bu birliğe katılmasına karar verebilir ve bu birliklerden ayrılma da Cumhurbaşkanının iznine bağlıdır.

Birlikle sözleşme yaparken neye dikkat edilmeli?

Öncelikle birlik tüzüğüne. m.6'ya göre birlik, yalnız "tüzükte birliğe devredilmesi öngörülen" mahallî müşterek nitelikli hizmetlere ilişkin olarak üye mahallî idarelerin hak ve yetkilerine sahiptir. Tüzükte devri öngörülmemiş bir hizmet bakımından birliğin yetkisi bulunmaz. Ayrıca Kanun, "mahallî idarelerin bütün görevlerini kapsayacak şekilde genel amaçlı veya amacı açıkça belirlenmemiş birlik kurulamayacağını" düzenler; yani birliğin faaliyet alanı tanımı gereği sınırlıdır.

Birliğin üyesinden alacağı nasıl tahsil edilir?

m.21 doğrudan bir kesinti mekanizması öngörür: birliğe karşı malî yükümlülüklerini yerine getirmeyen üye mahallî idarelerin ödemesi gereken miktar, birliğin başvurusu üzerine, bu idarelere genel bütçe vergi gelirleri tahsilâtı toplamı üzerinden ayrılan paydan kesilerek alacaklı birliğe ödenir. Kesintiyi payların dağıtımını yapan kuruluş yapar; ayrıca icra takibi gerekmez. Bu koruma birliğe tanınmıştır; birliğe karşı alacaklı olan üçüncü kişiler için aynı yol öngörülmemiştir.

Sulama birlikleri de bu Kanuna mı tabi?

Hayır. 5355'in 19. maddesi, 8/3/2011 tarihli ve 6172 sayılı Sulama Birlikleri Kanunu'nun 21. maddesiyle yürürlükten kaldırılmıştır. Sulama birlikleri kendi özel kanununa tabidir ve o kanun 2018'de seçilmiş organları kaldırmış, 2022'de birliklere yenilenebilir enerji tesisi kurma ve boş tarım arazisi kiralama yetkisi vermiştir. Sulama hizmeti veren bir yapıyla ilişkide 5355 değil 6172 uygulanır.