4 Haziran 2026'da Resmî Gazete'de yayımlanan 7582 sayılı Kanun, Gelir Vergisi Kanununa mükerrer 20/D maddesini ekledi. O günden beri "yurt dışından gelenlere 20 yıl vergi yok" cümlesi her yerde dolaşıyor. Cümle yanlış değil ama eksik: istisna yalnız yurt dışında elde edilen kazançları kapsıyor, üç takvim yılı geriye bakan bir şarta bağlı ve süresi içinde alınmayan bir belgeyle tamamen kaybedilebiliyor. Uygulama esaslarını belirleyen 333 Seri No.lu Gelir Vergisi Genel Tebliği de 4 Temmuz 2026'da yayımlandı.
Ben bu sayfayı iki metni özetlerden değil kendi Türkçe metinlerinden okuyarak yazdım. Maddenin ne verdiğini, hangi şartlara bağladığını, geç başvurana belgeyi kapatan süreyi ve belgeniz olsa bile vergilenmeye devam eden gelirleri sırayla anlatıyorum. Metnin sustuğu yerde tahmin yürütmüyor, sustuğunu yazıyorum.
Kaynaklar, 16 Eylül 2026 tarihinde kontrol edildi: 7582 sayılı Kanun (RG 4.6.2026, sayı 33270) m.2, m.4 ve m.14; 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu mükerrer m.20/D ile m.3, 4, 5, 7, 23 ve 123 (mevzuat.gov.tr konsolide metin); 333 Seri No.lu Gelir Vergisi Genel Tebliği (RG 4.7.2026, sayı 33300) m.3-6 ve 13 örnek; 7338 sayılı Veraset ve İntikal Vergisi Kanunu m.16; 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu m.19; 9286 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı.
Kural tek paragrafta
Mükerrer 20/D maddesinin birinci fıkrası şöyle: Türkiye'de yerleşmiş sayılan gerçek kişilerin, Türkiye'de yerleşmiş sayılmasından önceki son üç takvim yılında Türkiye'de ikametgâhının ve vergi mükellefiyetinin bulunmaması şartıyla Türkiye dışında elde ettiği kazanç ve iratları yirmi yıl boyunca gelir vergisinden müstesnadır.
Asıl işi maddenin sonraki fıkraları yapıyor. İstisna kapsamındaki kazançlar için yıllık beyanname verilmiyor; başka gelirler için beyanname verilse bile bu kazançlar beyannameye yazılmıyor. İstisna kapsamındaki kazançlara ait gider ve maliyetler vergiye tabi gelirden düşülemiyor. Bu kazançlar için yurt dışında ödenen vergi Türkiye'de mahsup edilemiyor; bu, GVK m.123'teki olağan mahsup kuralından bilinçli bir ayrılma. Şartların taşınmadığı sonradan anlaşılırsa, tahakkuk ettirilmeyen vergi ziyaa uğramış sayılıyor.
7582 sayılı Kanunun 14 üncü maddesinin (a) bendi zaman kapsamını belirliyor: madde, 1 Ocak 2026 tarihinden itibaren Türkiye'ye yerleşmiş sayılanlara uygulanıyor. 2025'te zaten Türkiye'de yerleşik olan biri, öncesinde yurt dışında ne kadar yaşamış olursa olsun, bu maddenin dışında kalıyor.
"Türkiye'de yerleşmiş sayılmak" ne demek
İstisna temel kavramını GVK m.4'ten alıyor. Bu madde yeni değil; iki durumdan biri varsa kişi Türkiye'de yerleşmiş sayılıyor.
Birincisi ikametgâhın Türkiye'de bulunması. GVK m.4, Medenî Kanuna yollama yapıyor; TMK m.19'a göre yerleşim yeri, bir kimsenin sürekli kalma niyetiyle oturduğu yer ve aynı anda birden fazla yerleşim yeri olamıyor. Uygulamada vergi dairesi bunu çoğunlukla nüfus kayıtlarındaki adresten okuyor. Bu yüzden adres kaydını yaptırdığınız an, uçaktan indiğiniz andan daha önemli hâle gelebiliyor.
İkincisi süre: bir takvim yılı içinde Türkiye'de devamlı olarak altı aydan fazla oturmak. Geçici ayrılmalar bu süreyi kesmiyor. Bir takvim yılında yedi ay Bodrum'da kalan kişi, hiç adres kaydı yaptırmamış olsa da o yıl için yerleşmiş sayılıyor.
GVK m.5 ise bazı yabancıları bu kuralın dışına çıkarıyor. Belli ve geçici bir görev veya iş için gelen iş, ilim ve fen adamları, uzmanlar, memurlar, basın mensupları ile tahsil, tedavi, istirahat veya seyahat amacıyla gelenler altı aydan fazla kalsalar bile yerleşmiş sayılmıyor. Burada ters bir sonuç var: hayatını uzun bir tatil gibi kurgulayan kişi hiç yerleşmemiş, dolayısıyla istisnaya hiç girmemiş sayılabilir. Rejim taşınanı ödüllendiriyor, gidip geleni değil. Bu istisnanın metni yalnız yabancılar için yazılmış; Türk vatandaşı için m.5 uygulanmıyor.
Bu kavram oturma izniyle aynı şey değil. 6458 sayılı Kanun kapsamındaki ikamet izni ülkede bulunma hakkıdır; GVK m.4 anlamında yerleşmiş sayılmak ise vergisel bir statüdür. Çoğu zaman ikisi birlikte gelir ama istisna ikincisine göre test edilir. Aynı ayrımı Karadağ tarafında oturum izni ile vergi mukimliğinin farkı yazısında anlatmıştım; mantık buraya da taşınıyor.
Üç yıllık geriye bakış şartı
Bana bu konuyu soranların çoğunu eleyen şart bu. Yerleştiğiniz yıldan önceki üç takvim yılında Türkiye'de ne ikametgâhınız ne de vergi mükellefiyetiniz olmamalı. İki şart birlikte ve üç yılın her biri için aranıyor. Tebliğdeki örnekler vergi dairesinin bu şartı ne kadar lafzi okuyacağını gösteriyor.
| Taşınmadan önceki durum (Tebliğ 333 örnekleri) | Sonuç |
|---|---|
| 2023, 2024 ve 2025'te Türkiye'de adres ve mükellefiyet yok; 12.7.2026'da yerleşmiş sayılıyor (Örnek 1) | Belge verilir |
| 2022'de Türkiye'de ikametgâhı var, 10.11.2024'te ayrılıyor, 2027'de dönüyor (Örnek 4) | Verilmez: 2024 pencerenin içinde |
| 2026'da tek işverenden tevkifata tabi ücret almış; 2028'de yerleşmiş sayılıyor (Örnek 6) | Verilmez: stopajlı ücret de mükellefiyettir |
| 1.1.2026'dan itibaren ticari kazanç mükellefi; 2028'de yerleşmiş sayılıyor (Örnek 7) | Verilmez |
| 7.5.2026'dan beri Türkiye'de kira geliri beyan ediyor; 2028'de yerleşmiş sayılıyor (Örnek 5) | Belge verilir |
Son satır maddenin ikinci fıkrasındaki istisnadır. Türkiye'deki mükellefiyetiniz yalnız gayrimenkul sermaye iradı, menkul sermaye iradı veya değer artışı kazancından doğmuşsa bu durum istisnaya engel değil. Taşınmadan önce Türkiye'de daire sahibi olup kiraya vermek istisnayla bağdaşıyor. Bir ay bile Türk bordrosunda yer almış olmak ise bağdaşmıyor. Türkiye'de çalışma izniyle çalışmış, bir üniversitede dönemlik ders vermiş ya da Türk vergi numarasıyla fatura kesmiş herkes için kapı, üç temiz takvim yılı geçene kadar kapalı.
Pencerenin neyi ölçtüğüne de dikkat edin: yerleşme tarihinden geriye 36 ay değil, yerleşme yılından önceki üç tam takvim yılı. 2 Mart 2028'de yerleşmiş sayılan kişi 2025, 2026 ve 2027 yıllarının tamamı üzerinden test edilir.
İstisna Belgesi ve süresi
İstisna kendiliğinden işlemiyor. Tebliğin 3 üncü maddesinin dördüncü fıkrası, istisnadan yararlanmak isteyenin tarha yetkili vergi dairesine başvurup "Yurt Dışından Elde Edilen Kazanç ve İratlar İçin İstisna Belgesi"ni almasını istiyor. Vergi dairesi üç yıllık geçmişi ve yerleşmiş sayılıp sayılmadığınızı kontrol ediyor, şartlar varsa belgeyi veriyor. Tebliğin ekindeki Ek-1 bir başvuru formu değil; vergi dairesi müdürlüğünün "ilgi dilekçeniz" diye başlayan cevap yazısının, yani belgenin kendisinin örneği. Başvuru dilekçeyle yapılıyor.
Kimsenin söylemediği kısım süre. Başvuru, yerleşmiş sayıldığınız takvim yılının sonuna kadar yapılmalı; yılın son iki ayında yerleşmiş sayılanlar için süre izleyen yılın şubat ayı sonu. Tebliğin 2 numaralı örneği sonucu açıkça yazıyor: 2.3.2028'de yerleşmiş sayılan ve 1.5.2030'da başvuran kişiye belge verilmiyor. İndirimli bir fayda ya da gecikme cezası yok; belge yok.
Başvuruyu taşınma işinin içinde, adres kaydı ve ikamet izniyle aynı haftalarda yapmanızı öneririm. Çünkü hangi yıl yerleşmiş sayılacağınızı çoğu zaman planlamadığınız olgular, örneğin m.4'teki altı ay sayımı belirliyor. Tebliğin 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası ayrıca başvuru tarihinde yerleşmiş sayılmanızı şart koşuyor. Doğru sıra şu: önce yerleşmiş sayılmak, sonra başvurmak, ikisi de aynı takvim yılı içinde.
Neler istisna, neler vergilenmeye devam ediyor
Madde yurt dışında elde edilen kazançları istisna ediyor. Belge sahibinin Türkiye'de elde ettiği kazançlar istisna değil; Tebliğ m.3/7 bunu açıkça söylüyor. Sınırı GVK m.7'deki kaynak kuralları ve tebliğ örnekleri çiziyor.
| Gelir | 20/D karşısındaki durum |
|---|---|
| Yurt dışında mukim şirketten kâr payı (Örnek 11: İspanya) | İstisna; beyan edilmez |
| Yurt dışındaki taşınmazın kirası (Örnek 8; Örnek 11: Monako) | İstisna; beyan edilmez |
| Yurt dışındaki varlıklardan faiz, fon dağıtımı, değer artışı | Birinci fıkranın lafzına göre istisna |
| Yabancı ülke sosyal güvenlik kurumunun ödediği emekli aylığı | 20/D'den bağımsız olarak zaten GVK m.23/1-13 ile istisna |
| Türkiye'deki dairenin kirası (Örnek 9) | Vergiye tabi; yıllık beyanname |
| Türk şirketinden kâr payı (Örnek 11) | Vergiye tabi; 9286 sayılı Karar ile %15 stopaj |
| Türkiye'de yapılan işin yurt dışındaki müşteriden alınan bedeli (Örnek 10: mühendis) | Vergiye tabi: hizmet Türkiye'de ifa edildi |
| Türkiye'deki taşınmaz veya menkul kıymetten değer artışı | Genel hükümlere göre vergiye tabi |
Taşındıktan sonra çalışmaya devam etmeyi düşünen herkes Örnek 10'u iki kez okumalı. Mühendisin müşterileri yurt dışında mukimdi; buna rağmen gelir istisna dışında kaldı, çünkü hizmet Türkiye'de verildi. GVK m.7/3 ücret için aynı testi koyuyor: hizmet Türkiye'de ifa edilmişse ücret Türkiye'de elde edilmiştir. İstanbul'da oturup yabancı şirkete uzaktan çalışan kişi hizmeti İstanbul'da ifa ediyor. Tebliğ ücreti doğrudan ele almıyor ve vergi dairesinin bunu farklı okuyacağını size söylemeyeceğim. Uzaktan çalışanın bütün durumu, bir kısmına gerçekten uygulanan eski istisna dahil, dijital göçebe ve uzaktan maaş yazısında ayrıca var. Bu istisna sermayeden, başkalarının yönettiği işlerden ve emekli aylıklarından sizsiz doğan gelir için yazılmış; uzaktan çalışmaya vergi tatili olarak yazılmamış.
Tablonun altında üç mekanik kural var. İstisna gelire ait giderler düşülmez. Bu gelir için yurt dışında ödenen vergi mahsup edilmez. İstisna gelir, Türk kirası veya Türk kâr payı için beyanname verseniz bile beyannameye hiç girmez; Örnek 11 tam olarak bu karma durumu anlatıyor.
Yirmi yıl ne zamandan başlıyor, Türkiye'den ayrılırsanız ne oluyor
Madde istisnanın yirmi yıl süreceğini söylüyor. Ne kanun ne tebliğ gün sayımı, yokluk hâlinde kesilme ya da ayrılıp geri dönen kişi için bir kural koyuyor. Uygulamadaki dayanak, yerleşme yılına bağlı olarak verilen belge.
Ayrılma konusunda Tebliğin 6 ncı maddesi GVK m.3'teki genel kuralı hatırlatıyor: Türkiye mukimi olmaktan çıkan kişi, istisna belgesi olsun olmasın, yurt dışı kazançları üzerinden Türkiye'de zaten vergilendirilmez. Örnek 13'te Birleşik Arap Emirlikleri'nde ikamet eden biri Türkiye'deki banka hesabına 100.000 ABD Doları gönderiyor ve Fransa'daki taşınmazının 50.000 Avro kirasını da bu hesaba aktarıyor. Hiçbiri Türkiye'de vergilenmiyor, çünkü kişi Türkiye'de yerleşmiş değil. Yani istisna yalnız mukim olduğunuz sürece anlam taşıyor.
Daha sert senaryo Tebliğ m.5 ve Örnek 12. Belgeyi 1.12.2026'da alan kişinin 2025 ve 2026'da kayıt dışı ticari faaliyette bulunduğu 2027'deki incelemede ortaya çıkıyor. Vergi dairesi o yıllar için re'sen mükellefiyet tesis ediyor, belgeyi yerleşme tarihi olan 12.5.2026'dan itibaren iptal ediyor ve beyan edilmeyen yurt dışı kazançların vergisini vergi ziyaı cezası ve gecikme faiziyle tahsil ediyor. İstisna, hiç hak edilmemiş geliri korumuyor; sadece şartların incelendiği günü erteliyor.
Miras tarafı: yüzde 1 oran
7582 sayılı Kanun yalnız gelir vergisini değiştirmedi. Kanunun 2 nci maddesi 7338 sayılı Kanunun 16 ncı maddesine bir fıkra ekledi: mükerrer 20/D kapsamında istisnadan yararlananlardan, istisna süresi içinde gerçekleşen veraset yoluyla mal intikalinde vergi oranı %1 uygulanıyor.
2026 için olağan veraset tarifesi, bir hissenin ilk 3.000.000 TL'si için %1'den başlayıp 55.000.000 TL'yi aşan kısım için %10'a çıkıyor; dilimler her yıl yeniden değerleme oranıyla artırılıyor. Sabit %1 en çok büyük terekelerde fark yaratıyor. Metinde iki sınır görünüyor. Fıkra yalnız veraset yoluyla intikali kapsıyor; ivazsız intikaller (bağışlar) %10 ile %30 arasındaki ayrı tarifede kalıyor ve ana, baba, eş ve çocuklardan yapılan bağışlarda bu oranların yarısı uygulanıyor. Fıkra ayrıca "istisnadan yararlananlardan" gerçekleşen intikale bağlanmış; lafzen yirmi yıl içinde ölen belge sahibinin terekesini tarif ediyor. Bakanlık bu ifadenin kenarları hakkında açıklama yayımlamadı ve metnin açıkça taşımadığı bir okumaya dayanarak miras planı kurmanızı önermem. Yabancı malikin terekesinin Türkiye'de nelerden geçtiği yabancı malikler için Türk miras hukuku yazısında, 2026 tarifesinin tamamı ise veraset ve intikal vergisi 2026 sayfasında var.
İstisnanın yapmadığı şeyler
Başka hiçbir ülkeyi bağlamıyor. Geldiğiniz ülke dar mükelleflere kâr payı veya kira üzerinden kaynakta vergi alıyorsa almaya devam edecek; oranı kendi kanunu ve Türkiye ile yaptığı anlaşma belirliyor, 20/D değil. Türkiye anlaşma bakımından mukim olduğunuz ülke olmaya devam ediyor ve mukimlik belgesi verebiliyor. Belirli bir anlaşma ortağının Türkiye'nin vergilemediği gelire anlaşma oranını uygulayıp uygulamayacağı ise genel olarak değil, anlaşma anlaşma cevaplanması gereken bir soru.
Sosyal güvenliğe dokunmuyor. Prim, sigortalılık ve emekli aylığının taşınması sosyal güvenlik anlaşmalarına ve 5510 sayılı Kanuna bağlı; haziranda bunların hiçbiri değişmedi.
Şirketlere uzanmıyor. Tebliğ m.3/10 istisnayı gerçek kişilerle sınırlıyor. Sahibi olduğunuz yabancı şirket ayrı bir soru ve kendi riskini taşıyor: şirketin fiilî yönetimi Türkiye'den yürütülüyorsa Kurumlar Vergisi Kanunu iş merkezi testiyle şirketin kendisini Türkiye mukimi sayabiliyor ve hiçbir kişisel istisna bu sonuca ulaşmıyor. Konu yabancı şirketle Türkiye'ye taşınmak yazısında ayrıntılı; kısa hâli, Türkiye'den pay sahibi olmak başka, şirketi Türkiye'den yönetmek başka.
Göç kararının yerine geçmiyor. Kısa dönem ikamet izniyle, taşınmaz edinimine dayalı ikametle ya da yatırım yoluyla vatandaşlıkla gelmeniz istisna açısından fark etmiyor. İstisna yalnız m.4'e göre yerleşmiş sayılıp sayılmadığınızı ve üç yıl şartını soruyor.
Karşılaştırdığınız rejimlerin yanında
Türkiye, Portekiz, Yunanistan ve İtalya'nın on yıldır bulunduğu bir alana girdi. Türk versiyonunun üç özelliği tek başına göze çarpıyor. Birincisi, yurt dışı gelire sabit bir tutar değil tam istisna getiriyor. İkincisi, yirmi yıllık süresi Avrupa'daki muadillerinin hepsinden uzun. Üçüncüsü, aynı yıl içinde dolan bir süreye sahip bir belgeye ve tek bir Türk bordrosunu bile engel sayan üç yıllık geriye bakışa bağlı. İlk ikisi insanların taşınma sebebi olacak; üçüncüsü bazılarının şartları karşılayamama sebebi ve başvurunun taşınma dosyasının sonuna değil başına konması gerektiğinin sebebi.
Kimin tarafındayız ve nasıl kazanıyoruz
Bu rejimi size anlatacak neredeyse herkes taşınmanın gerçekleşmesinden kazanıyor. Taşınma danışmanının ücreti sizin taşınmanıza bağlı. Geliştiricinin satış ekibi geliştiricinin. Hesabınızı açan banka, arkasından gelen mevduattan kazanıyor. Bunda uygunsuz bir şey yok ama her birinin size neyi söyleyebileceğini belirliyor.
Biz geliştiriciden, emlakçıdan, bankadan ya da taşınma firmasından hiçbir dosyada, hiçbir biçimde komisyon almıyoruz. Dosyanızdan tek gelirimiz sizin ödediğiniz ücret ve taşınırsanız bu ücret artmıyor. Farkımız bu: kararınız değiştiğinde bizim pozisyonumuz değişmediği için, üç yıl şartının size kapıyı kapattığını söylemek bize hiçbir şeye mal olmuyor.
Dosyada bunun karşılığı şu: son üç takvim yılınızı hafızanızdan değil kendi kayıtlarınızdan yeniden kuruyoruz, adres kaydı yaptırmadan önce şartın içinde mi dışında mı olduğunuzu yazılı olarak söylüyoruz, cevap bir tarihe bağlıysa hangi tarih olduğunu ve nedenini açıklıyoruz.
Bir sınırı açıkça yazayım. Biz avukatız; lisanslı yatırım danışmanı değiliz ve geldiğiniz ülkenin vergi temsilcisi de değiliz. Finansal araçlarda kişisel yatırım tavsiyesi vermiyor, ayrıldığınız ülkenin vergi hukuku hakkında görüş vermiyoruz. Koruduğumuz şey Türkiye'deki hukuki ve vergisel pozisyonunuz: yerleşme olguları, belge, beyan sonuçları ve bu üçünü belirleyen süreler.
Adres kaydı yaptırmadan önce
Yerleşmenizi sabitleyecek herhangi bir adımdan önce son üç takvim yılınızın olgularını bize gönderin: Türkiye'de sahip olduğunuz her adres, her vergi numarası, her Türk maaşı, yönetim kurulunda yer aldığınız her Türk şirketi. 20/D'nin size açık olup olmadığını ve açıksa takvimin nasıl göründüğünü yazılı olarak söyleyelim. Türkiye vergi çalışmamız uluslararası vergi sayfasında, taşınma ve miras boyutu miras planlaması ve varlık yönetimi sayfasında anlatılıyor.
Bu sayfanın çözmediği konular
Vergi dairesinin, Türkiye'den yapılan iş karşılığında yabancı işverenin ödediği ücrete nasıl bakacağını çözmüyor; Örnek 10'un bir yönü işaret ettiğini ve hangi yön olduğunu yazdım. Yirmi yılın hangi gün başlayıp hangi gün bittiğini çözmüyor, çünkü iki metin de söylemiyor. Belirli bir anlaşma ortağının Türkiye'nin vergilemediği gelire anlaşma oranı uygulayıp uygulamayacağını çözmüyor. Taşınmanın iyi bir fikir olup olmadığını da söylemiyor; bu hukuki bir soru değil.




