Şirketler Hukuku

Hal bildirimi ve rüsum: ithal malda muafiyet yok

5957 sayılı Kanun: ithal sebze ve meyve gümrük kapısındaki hale bildirilir, hal rüsumu %1 veya %2, muafiyet listesinde ithalat yer almaz.

Rohat Kahraman· 7 Eylül 2026Güncelleme · 7 Eylül 2026
Hal bildirimi ve rüsum: ithal malda muafiyet yok

Türkiye'ye sebze ve meyve ithal eden ya da Türkiye'de bu ürünleri toptan alıp satan bir şirket için gümrük işlemi tek başına yeterli değildir. 11/3/2010 tarihli ve 5957 sayılı Sebze ve Meyveler ile Yeterli Arz ve Talep Derinliği Bulunan Diğer Malların Ticaretinin Düzenlenmesi Hakkında Kanun, belirli malları toptancı haline bildirim yükümlülüğüne bağlar ve satışlardan hal rüsumu alır. İthal edilen mallar bildirim kapsamındadır; buna karşılık rüsum muafiyeti listesinde yer almaz.

Aşağıdaki çerçeve 7 Eylül 2026 tarihinde mevzuat.gov.tr üzerindeki güncel 5957 sayılı Kanun metninden doğrulanmıştır.

Bildirime tabi mallar ve nereye bildirileceği

4 üncü madde, bildirime tabi malları sayar. Liste, yalnız hale getirilen ürünleri değil, hale hiç uğramayan işlemleri de kapsar:

  • Sınaî üretimde kullanılmak üzere satın alınan mallar,
  • İhraç edilmek üzere satın alınan mallar,
  • 🔑 "İlgili mevzuatı çerçevesinde ithal edilen mallar",
  • Organik Tarım Kanunu kapsamında üretilen sertifikalı ürünler,
  • Üretici örgütlerince toptancı hali dışında satılan mallar,
  • İyi tarım uygulamaları kapsamında sertifikalandırılan ürünler,
  • Fatura veya müstahsil makbuzu ile üreticilerden satın alınan mallar.

🔑 Bildirimin yeri mal tipine göre değişir ve ithalat için özel olarak belirlenmiştir. Bildirim, kural olarak "malların üretildiği yerdeki toptancı haline"; ithal edilen mallar bakımından ise "malın girdiği gümrük kapısının bulunduğu yerdeki toptancı haline" yapılır. Toptancı hali bulunmayan yerlerde bildirim, Bakanlıkça tespit edilecek belediye toptancı haline yapılır.

Depolama da kapsamdadır: "Henüz satışa konu olmayan ve depolarda muhafaza edilmek üzere gönderilen ya da buralarda muhafaza edilen mallar da üretildiği yerdeki toptancı haline bildirilir."

Hal dışında satış ve elektronik ticaret

Kural, toptan alım ve satımın toptancı hallerinde yapılmasıdır. Ancak 4 üncü maddenin beşinci fıkrası geniş bir istisna tanır: sınaî üretim, ihracat, ithalat, organik ürün, üretici örgütü satışı ve iyi tarım kapsamındaki alım-satımlar ile perakende ya da halde toptan satmak veya münhasıran kendi tüketiminde kullanmak üzere fatura veya müstahsil makbuzuyla üreticilerden yapılan toptan alımlar, "toptancı haline bildirilmek kaydıyla toptancı hali dışında da yapılabilir."

🔑 Aynı fıkranın son cümlesi dijital kanalları da açıkça kapsama alır: "Elektronik ticaret yoluyla yapılan satışlar da bu madde kapsamındadır." Yani çevrimiçi bir sebze-meyve satış platformu ya da doğrudan tüketiciye satış modeli, bildirim yükümlülüğünün dışında değildir.

Belgeleme ve koruma. Perakende satış yapanlar, malların "toptancı halinden satın alındığını veya toptancı haline bildirildiğini belgelemek zorundadır." Buna karşılık belgelenen mal için Kanun üç güvence verir: "Herhangi bir toptancı halinden satın alındığı veya herhangi bir toptancı haline bildirildiği belgelenen malların satışı engellenemez, bu mallar üzerinden mükerreren hal rüsumu alınamaz ve bunlar toptancı haline girmeye zorlanamaz."

Bu üç güvence, çok bölgeli dağıtım yapan bir şirket için önemlidir: bir kez bildirilen mal, ikinci bir belediyede yeniden rüsuma ya da hale girme zorunluluğuna tabi tutulamaz.

Vergi tarafında bir eşitleme de vardır: toptancı hallerinde veya üretici örgütlerine satılan zirai ürün bedelleri üzerinden Gelir Vergisi Kanunu'nun 94 üncü maddesi uyarınca yapılacak tevkifat oranı, "ticaret borsalarında tescil ettirilerek satın alınan zirai ürün bedelleri üzerinden yapılan tevkifat oranı olarak uygulanır."

KonuKuralDayanak
Bildirime tabiSınaî üretim, ihracat, ithalat, organik, üretici örgütü, iyi tarım, müstahsil makbuzlu alımm.4/1
Bildirim yeriKural: üretim yeri hali; ithalatta gümrük kapısının bulunduğu yer halim.4/2
DepoSatışa konu olmayan, depoda tutulan mallar da bildirilirm.4/4
Hal dışı satışSayılan hâllerde bildirilmek kaydıyla mümkünm.4/5
E-ticaretKapsam içindem.4/5
BelgelemePerakendeci halden alındığını veya bildirildiğini belgelerm.4/6
KorumaSatış engellenemez, mükerrer rüsum alınamaz, hale girmeye zorlanamazm.4/7

Hal rüsumu: yüzde bir, yüzde iki ve muafiyet listesi

8 inci madde oranı ikiye ayırır: "Toptancı halinde satılan mallardan yüzde bir, toptancı hali dışında satılan mallardan yüzde iki oranında hal rüsumu tahsil edilir."

Muafiyet ise sınırlıdır. Cumhurbaşkanınca aksi kararlaştırılmadıkça, üretici örgütlerince toptancı halinde satılan mallar ile toptancı haline bildirimde bulunmak şartıyla 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a), (b), (ç), (d), (e) ve (f) bentlerinde belirtilen mallardan hal rüsumu alınmaz.

🔑 Bu listenin içermediği iki bent, ithalatçı ve üreticiden doğrudan alım yapan işletmeler bakımından belirleyicidir: (c) ithal edilen mallar ve (g) fatura veya müstahsil makbuzu ile üreticilerden satın alınan mallar muafiyet listesinde yer almaz. Yani ithal edilen sebze ve meyve, hale bildirilmiş olsa dahi hal rüsumundan muaf değildir.

Sonradan doğan rüsum. İkinci fıkra bir geri alma mekanizması kurar: sınaî üretimde kullanılmak üzere alınan malların sınaî üretimde kullanılmayan, ihraç edilmek üzere alınan malların ise ihraç edilmeyen kısmından birinci fıkraya göre rüsum alınır. Yani muafiyet, malın beyan edilen amaca fiilen tahsis edilmesine bağlıdır; amaç dışına çıkan kısım için rüsum sonradan doğar. Sınaî işleme ya da ihracat taahhüdüyle muafiyet kullanan bir şirketin, kullanılmayan veya ihraç edilmeyen miktarı izlemesi gerekir.

🔴 Oranlar da sabit değildir: "Cumhurbaşkanı, hal rüsumu oranlarını, değişen piyasa şartlarına göre, genel olarak veya mal bazında uygulanmak üzere yüzde doksanına kadar azaltmaya veya artırmaya yetkilidir." Cari oran, yürürlükteki Cumhurbaşkanı kararından doğrulanmalıdır.

Teminat ve hal hakem heyeti

12 nci madde, halde faaliyet gösterenlerden teminat alınmasını öngörür: ticarî güvenin sağlanması amacıyla, belediye meclisince belirlenen miktarda "nakit, banka teminat mektubu, Hazine bonosu, Devlet tahvili, hisse senedi, gayrimenkul rehni, sigorta teminatı ve nakde çevrilebilir diğer kıymetler" teminat olarak alınır.

Teminatın hangi hâllerde kullanılacağı da yazılıdır: teslim alınan malların "cinslerine, doğal özelliklerine, standartlarına ve hijyenik şartlara göre özenle korunmaması" veya halden satın alınan malların "bozuk ya da sıhhî olmaması" nedeniyle meydana gelen zararlar ile süresi içinde üreticiye ödenmeyen mal bedelleri, ilgililerin talebi üzerine "hal hakem heyeti veya mahkeme kararıyla" teminattan kesilerek ödenir; teminattan karşılanamayan kısım genel hükümlere göre tahsil edilir.

🔑 Teminat üzerinde bir dokunulmazlık da tanınmıştır: "Teminatlar amacı dışında kullanılamaz, üzerine ihtiyati tedbir konulamaz ve haczedilemez." Yükümlülüğün bulunmadığı tespit edildikten sonra teminatlar iade edilir.

Bu yapı, halde çalışan bir alıcı için iki yönlü sonuç doğurur: bir yandan üreticiye ödeme riski teminatla güvence altındadır, diğer yandan kendi yatırdığı teminat başka alacaklıların erişimine kapalıdır.

Rekabet ve yasak fiiller

6 ncı madde fiyat oluşumunu serbest bırakır ancak bir davranış yasağı getirir: "Fiyatların, malların arz ve talebine bağlı olarak serbest rekabet şartlarına göre oluşması esastır" ve meslek mensupları "serbest rekabeti engellemek amacıyla kendi aralarında veya üreticilerle ticarî anlaşmalar yapamaz, uyumlu eylemde bulunamaz ve hâkim durumlarını kötüye kullanamaz."

13 üncü madde ise on ikiyi aşkın yasak fiil sayar. Ticarî bakımdan en ağırları şunlardır: "piyasada darlık yaratmak, fiyatların yükselmesine sebebiyet vermek veya fiyatların düşmesine engel olmak için malların belirli ellerde toplanması, satışından kaçınılması, stoklanması, yok edilmesi, bu amaçla propaganda yapılması"; malların gıda güvenilirliğine, kalite ve standarda aykırı satışa sunulması; malın kalitesine, standardına veya gıda güvenilirliğine ilişkin belgelerde ya da künyesinde bilerek değişiklik yapılması, bunların tahrif veya taklit edilmesi; malın miktarının, satış değerinin, komisyon oranının ya da kanunî kesintilerin üreticiye gerçeğe uygun olmayarak intikal ettirilmesi; "aynı kap veya ambalaj içine değişik kalitede ve/veya üzerinde yazılı olan miktardan az mal konulması"; ve ölçü-tartı aletlerinin hileli kullanılması.

Yasaklara aykırılık 14 üncü maddede idarî para cezasına bağlanmıştır ve cezalar fiilin ağırlığına göre kademelendirilmiştir. Ayrıca "toptancı halinden satın alınmayan veya toptancı haline bildirilmeyen malları taşıyanlara veya bunları depolayanlara" da ceza öngörülmüştür — yani yükümlülük yalnız satıcıyı değil, nakliyeciyi ve depocuyu da bağlar.

🔴 Maddedeki Türk lirası tutarlar Kanunun 2010 tarihli metnindeki taban rakamlardır. 5326 sayılı Kabahatler Kanunu m.17/7 uyarınca idarî para cezaları her takvim yılı başından geçerli olmak üzere yeniden değerleme oranında artırılır; cari tutar ilgili yılın tebliğinden doğrulanmalıdır.

KonuKuralDayanak
RüsumHalde %1, hal dışında %2m.8/1
MuafiyetÜretici örgütü satışları + (a), (b), (ç), (d), (e), (f) bentlerim.8/1
Muafiyet dışı(c) ithal mallar ve (g) müstahsil makbuzlu alımlarm.8/1
Geri almaSınaî üretimde kullanılmayan / ihraç edilmeyen kısımdan rüsumm.8/2
Oran değişikliğiCumhurbaşkanı %90'ına kadar azaltır veya artırırm.8/1
TeminatNakit, teminat mektubu, tahvil, gayrimenkul rehni, sigorta teminatım.12/1
Teminatın korunmasıHaczedilemez, ihtiyati tedbir konulamazm.12/3
Ceza kapsamıSatıcının yanında taşıyan ve depolayan dam.14

Hal hakem heyeti: zorunlu başvuru eşiği

Kanun, sektöre özgü bir uyuşmazlık çözüm organı kurar. 10 uncu maddeye göre "üreticiler ile meslek mensupları arasında veya meslek mensuplarının kendi aralarında bu Kanunun uygulanmasıyla ilgili olarak ortaya çıkan uyuşmazlıklara çözüm bulmak amacıyla il merkezlerinde bir hal hakem heyeti oluşturulur"; Bakanlıkça gerekli görülen ilçe merkezlerinde de heyet kurulabilir.

Heyetin bileşimi geniştir: başkanlığı il müdürü veya görevlendireceği personel yürütür; tarım il müdürlüğü, belediye, baro, ziraat odası, ilgili mühendis odası, ticaret ve sanayi odası ile esnaf ve sanatkârlar odaları birliği tarafından görevlendirilecek birer üye ile en fazla üyeye sahip tüketici örgütü ve komisyoncu ve/veya tüccar derneğince seçilecek birer temsilcinin katılımıyla, mülkî idare amirinin onayıyla oluşur. Birden fazla baro kurulan illerde üye görevlendirmesi "baroların eşit ve dönüşümlü temsili esas alınarak" yapılır. Heyette, dosyaları hazırlamak ve uyuşmazlığa ilişkin raporu sunmak üzere en az bir raportör görevlendirilir.

🔑 Belirli bir tutarın altındaki uyuşmazlıklarda heyet bir zorunlu ilk aşama hâline gelir: Kanun, değeri maddede gösterilen tutarın altında bulunan uyuşmazlıklarda "hal hakem heyetlerine başvuru zorunludur" der ve devamında "bu uyuşmazlıklarda heyetin vereceği kararlar ilam hükmündedir" ve bu kararlar İcra ve İflas Kanunu'nun ilamların yerine getirilmesi hakkındaki hükümlerine göre icra edilir.

İtiraz yolu da sınırlıdır: taraflar bu kararlara karşı "on beş gün içinde hal hakem heyetinin bulunduğu yerde ticarî davalara bakmakla görevli asliye ticaret mahkemesine itiraz edebilir." Ancak "itiraz, hal hakem heyeti kararının icrasını durdurmaz"; talep edilmesi şartıyla hâkim icrayı tedbir yoluyla durdurabilir. Asliye ticaret mahkemesinin itiraz üzerine vereceği karar kesindir. Eşiğin üstündeki uyuşmazlıklarda ise heyet kararları asliye ticaret mahkemesinde delil olarak ileri sürülebilir.

🔴 Maddedeki parasal eşik Kanun metnindeki taban tutardır ve her yıl güncellenir: en son 17/12/2025 tarihli ve 33110 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Ticaret Bakanlığı Tebliği ile yeniden belirlenmiştir. Bir uyuşmazlığın zorunlu heyet yoluna mı yoksa doğrudan mahkemeye mi gideceği bu nedenle cari yılın tebliğinden doğrulanmalıdır; Kanun metnindeki rakama dayanan bir değerlendirme yanlış forum seçimine yol açabilir.

Bu mekanizma 12 nci maddedeki teminat rejimiyle birlikte işler: özenle korunmayan mallardan doğan zararlar ile süresi içinde üreticiye ödenmeyen mal bedelleri, "hal hakem heyeti veya mahkeme kararıyla" teminattan kesilerek ödenir.

Sonuç

Türkiye'de sebze ve meyve ticareti yapan veya bu ürünleri ithal eden bir şirket için 5957 sayılı Kanun dört sonuç doğurur.

İthalat bildirime tabidir ve yeri özeldir: ithal edilen mallar bildirim listesindedir ve bildirim, malın girdiği gümrük kapısının bulunduğu yerdeki toptancı haline yapılır.

Muafiyet ithalatı kapsamaz: hal rüsumu muafiyeti üretici örgütü satışları ile sınaî üretim, ihracat, organik ürün, üretici örgütü ve iyi tarım kalemleriyle sınırlıdır; ithal mallar ve müstahsil makbuzuyla üreticiden alınan mallar bu listede yoktur. Rüsum halde satışta %1, hal dışında satışta %2'dir ve Cumhurbaşkanı bu oranları %90'ına kadar değiştirebilir.

Muafiyet amaca bağlıdır: sınaî üretimde kullanılmayan veya ihraç edilmeyen kısımdan rüsum sonradan alınır; bu nedenle taahhüde dayalı muafiyette fiilî kullanım izlenmelidir.

Bir kez bildirilen mal korunur: halden alındığı veya hale bildirildiği belgelenen malların satışı engellenemez, mükerreren hal rüsumu alınamaz ve bu mallar hale girmeye zorlanamaz. Buna karşılık bildirim yapılmamış malı taşıyan ve depolayan da idarî para cezasının muhatabıdır.

Gıda zincirindeki işletme onayı ve kayıt rejimi için gıda işletmesinde onay ve kayıt yazımıza, tarımsal girdinin ithalat ve kayıt tarafı için tohumluk ithalatı ve kayıt rejimi yazımıza, ürünün depolanması ve senede bağlanması için lisanslı depoculuk ve ürün senedi yazımıza bakılabilir.

Bu çerçeve genel bilgilendirme amaçlıdır; cari hal rüsumu oranı ve idarî para cezası tutarları yürürlükteki düzenlemelerden doğrulanmalıdır.

Sıkça Sorulan Sorular

İthal edilen sebze ve meyve hale bildirilir mi?

Bildirilir. 5957 sayılı Kanun m.4/1-(c) uyarınca "ilgili mevzuatı çerçevesinde ithal edilen mallar" bildirime tabidir ve m.4/2 uyarınca bu bildirim, "malın girdiği gümrük kapısının bulunduğu yerdeki toptancı haline" yapılır. Bildirim yapılmak kaydıyla toptan alım satım hal dışında da gerçekleştirilebilir.

İthal maldan hal rüsumu alınır mı?

Alınır. Kanun m.8 uyarınca hal rüsumu muafiyeti; üretici örgütlerince halde satılan mallar ile bildirim şartıyla m.4/1'in (a), (b), (ç), (d), (e) ve (f) bentlerindeki mallar için tanınmıştır. İthal edilen malları düzenleyen (c) bendi bu listede yer almaz. Oran, halde satışta %1, hal dışında satışta %2'dir.

İhracat için alınan mal ihraç edilmezse ne olur?

Kanun m.8/2 uyarınca, ihraç edilmek üzere satın alınan malların ihraç edilmeyen kısmından birinci fıkradaki oranlara göre hal rüsumu alınır. Aynı kural, sınaî üretimde kullanılmak üzere alınıp sınaî üretimde kullanılmayan mallar için de geçerlidir.

Aynı mal için ikinci kez rüsum ödenir mi?

Ödenmez. Kanun m.4/7 uyarınca "herhangi bir toptancı halinden satın alındığı veya herhangi bir toptancı haline bildirildiği belgelenen malların satışı engellenemez, bu mallar üzerinden mükerreren hal rüsumu alınamaz ve bunlar toptancı haline girmeye zorlanamaz." Bu nedenle bildirim veya alım belgesinin saklanması, çok bölgeli dağıtımda maliyet farkı yaratır.