Karadağ ithalat ihracat tarafında benim baktığım yer küçük bir iç pazar değil; kurulmuş bir Karadağ şirketini doğru gümrük kurgusu, doğru porijeklo robe analizi ve doğru anlaşma setiyle bir ticaret kapısına çevirmektir. Şirket kuruluş adımları, kuruluş maliyeti ve genel vergi hayatı bu sayfanın konusu değil; onları ayrı başlıklarda tutuyorum: şirket kurma ana rehberi, şirket kurma maliyeti, adımlar ve vergi, Karadağ vergi ve muhasebe.
Karadağ'ı neden bir ticaret kapısı olarak kullanıyorum
Ben Karadağ şirketini çoğu zaman "Karadağ'a mal satmak" için değil, Balkanlar–AB–EFTA hattında çalışan bir ticaret ve yeniden-ihracat platformu olarak kurguluyorum. Karadağ Yatırım Ajansı ülkeyi kara, hava ve deniz erişimi olan bir lojistik üs olarak tanımlıyor; aynı resmi kaynak Karadağ'ın CEFTA, EFTA, Türkiye ile serbest ticaret düzenlemeleri, Ukrayna anlaşması ve AB ile SAA hattı sayesinde geniş bir tercihli erişim ağına sahip olduğunu söylüyor. Buna 1 Kasım 2025'ten beri geçerli Common Transit Convention üyeliğini de eklediğinizde, transit akışların tek prosedür ve NCTS üzerinden yürütülebilmesi Karadağ'ın dosya bazında gerçekten işlevsel bir geçiş ülkesi olmasını sağlıyor.
Benim için kritik ayrım şu: Karadağ'ın değeri "kur şirketi, otomatik vergi avantajı al" mantığında değil. Değer, ticaret anlaşmalarını gerçekten kullanabiliyorsanız ortaya çıkıyor. Kullanamıyorsanız, Karadağ şirketi sadece bir fatura ve lojistik halkası olur; tercihli tarife kapısı olmaz. Bu ayrımı baştan koymadığım dosyada, ileride gümrükte menşe ve ispat sorunu çıkma ihtimali yükselir.
Ticaret anlaşmaları işin kalbi
Ben masaya önce anlaşma haritasını koyarım. CEFTA bugün Arnavutluk, Bosna-Hersek, Kuzey Makedonya, Moldova, Karadağ, Sırbistan ve Kosova'yı kapsayan bir serbest ticaret alanı olarak çalışıyor; resmi Karadağ kaynakları ve CEFTA belgeleri mal ticaretindeki serbestleşmeyi bu yapının çekirdeği olarak gösteriyor. Balkan dağıtımı kuran bir tüccar için bu hat teorik değil, günlük operasyondur.
AB tarafında iskelet, Karadağ–AB İstikrar ve Ortaklık Anlaşmasıdır. AB'nin resmi ticaret sayfası, Montenegro SAA'sının 2010'dan beri yürürlükte olduğunu ve iki taraf arasında mallarda gümrük vergileri ile tarife dışı kısıtların büyük ölçüde kaldırıldığını; istisnaların daha çok bazı tarım ve balıkçılık kalemlerinde kaldığını açıkça söylüyor. Ben AB'ye çıkacak her dosyada önce bu çerçeveyi, sonra o ürünün gerçekten tercihli rejime girip girmediğini kontrol ederim.
Türk müvekkil için en önemli hat ise Türkiye–Karadağ serbest ticaret anlaşmasıdır. Türkiye Cumhuriyeti Ticaret Bakanlığı'na göre anlaşma 1 Mart 2010'da yürürlüğe girdi; 17 Temmuz 2019'da imzalanan hizmet ticareti ve ilave tarım tavizleri protokolleri de 1 Temmuz 2022'de yürürlüğe alındı. Anlaşma metninde, Türkiye'nin Montenegro menşeli sanayi ürünlerine uyguladığı gümrük vergilerini yürürlükle birlikte kaldırdığı; Karadağ'ın da Türkiye menşeli ürünlerde, belirli Annex II kalemleri dışında, vergileri kaldırdığı ve Annex II kalemlerinde kademeli indirim rejimi öngördüğü yazıyor. Türk şirketi Karadağ şirketi üzerinden çalışacaksa, en güçlü koz budur; ama yalnızca gerçekten "originating" mal varsa.
EFTA hattı da küçümsenecek bir alan değil. EFTA'nın resmi sitesine göre Montenegro ile EFTA serbest ticaret anlaşması 14 Kasım 2011'de imzalandı ve 1 Eylül 2012'de yürürlüğe girdi; ana odak sanayi mallarında gümrüklerin kaldırılması ve menşe kurallarının PEM sistemiyle yönetilmesidir. Karadağ'ın resmi FTA sayfasında Ukrayna anlaşması da listeleniyor. Rusya tarafında ise ben özellikle temkinli davranırım: Karadağ'ın yatırım sayfalarında Rusya anlaşması hâlâ ağ içinde gösterilirken, ABD Ticaret Bakanlığı'nın 12 Ocak 2026 tarihli güncel rehberi Rusya FTA'sının şu anda yürürlükte olmadığını söylüyor. Bu yüzden Rusya/EAEU başlığında güncel tarife ve yürürlük teyidi alınmadan müşteriye tercihli rejim hikâyesi kurmam.
| Anlaşma | Yürürlük | Kapsam / Not |
|---|---|---|
| CEFTA | Yürürlükte | Arnavutluk, Bosna-Hersek, K. Makedonya, Moldova, Karadağ, Sırbistan, Kosova — mallarda serbest ticaret |
| AB – SAA | 2010'dan beri | Sanayi mallarında gümrük ve tarife dışı kısıtlar büyük ölçüde kalktı; bazı tarım/balıkçılık istisna |
| Türkiye STA | 1 Mart 2010 (hizmet + ek tarım protokolleri 1 Temmuz 2022) | Sanayi ürünlerinde karşılıklı gümrük sıfır; Annex II kalemleri kademeli indirim |
| EFTA | 14 Kasım 2011 imza, 1 Eylül 2012 yürürlük | Sanayi mallarında gümrük kalkıyor; menşe PEM sistemiyle |
| Ukrayna | Yürürlükte | Karadağ FTA ağında listeli |
| Rusya / EAEU | Teyit gerekli | 2026 tarihli ABD rehberi FTA'nın şu an yürürlükte olmadığını belirtiyor |
Menşe kuralları avantajın gerçek şartı
Müvekkillerde en kritik yanılgı aynı yerde çıkıyor: malı Karadağ'dan geçirince otomatik tercihli tarife alınacağını sanmak. Oysa tercihli menşe, sevk yeriyle değil, malın gerçekten nerede elde edildiği veya yeterli işçilik/işlem görüp görmediğiyle ilgilidir. EFTA'nın güncel menşe açıklaması da bunu net söylüyor: bir ürün ya wholly obtained olur ya da anlaşmadaki ürün bazlı kurallara göre sufficiently worked or processed sayılır. AB Komisyonu da tercihli menşe için aynı iki ayağı kullanıyor.
Türkiye–Karadağ anlaşmasının menşe protokolü de bu yüzden çok önemlidir. Metin, Montenegro'da tamamen elde edilen ürünleri ve Montenegro'da yeterli işçilik/işlem gören ürünleri "originating" kabul ediyor; ama aynı protokol, basit paketleme, yıkama, temizleme, basit kesme gibi işlemleri yetersiz sayıyor. Yani malı Karadağ'da sadece etiketleyip, kolileyip, yeniden sevk ederek tercihli rejim yaratamazsınız. Ayrıca doğrudan taşıma kuralı gereği, üçüncü ülkeden geçişte malın gümrük gözetiminde kalması ve boşaltma–yükleme–iyi durumda muhafaza dışındaki işlemlere uğramaması gerekir.
Ben bu yüzden dosyayı "hangi ülkeye satacağız" sorusundan önce "bu malın porijeklo robe'si nedir, hangi kuralı karşılıyor, hangi ispatı taşıyacağız" sorusuyla açarım. Türkiye hattında ve PEM bağlantılı anlaşmalarda en sık karşımıza çıkan ispatlar EUR.1 ve invoice declaration'dır; sık sevkiyat yapan ihracatçı için approved exporter statüsü ayrı bir kolaylık yaratabilir. Aynı metinler, gümrük idaresinin menşeyi doğrulamak için ihracatçıdan her an belge isteyebileceğini ve hesap/evrak denetimi yapabileceğini de söylüyor. Menşe beyanı kâğıt üstünde değil, ispat üstünde yaşar.
Bir kademe daha teknik ama sahada çok önemli bir nokta daha var. 1 Ocak 2026'dan itibaren PEM alanında iki ayrı cumulation zone oluştu ve diagonal cumulation artık yalnızca aynı zone içinde mümkün. Ben özellikle AB–EFTA–Türkiye–Batı Balkanlar arasında üçlü tedarik zinciri kurarken bunu rota bazında kontrol ediyorum; çünkü kâğıt üzerinde mümkün görünen bir kümülasyon, 2026 PEM matrisi içinde fiilen mümkün olmayabiliyor.
Gümrük sürecini ben nasıl kuruyorum
Karadağ'da sınırdan giren veya çıkan bütün mallar gümrük idaresine beyan edilmek zorunda. ABD Ticaret Bakanlığı'nın güncel rehberi, tüm malların sınırdaki veya yetkili gümrük ofisindeki beyan sürecine tabi olduğunu; standart ithalat/ihracat evrak setinde konşimento ve ticari satış belgelerinin yer aldığını; genel lisans rejiminin büyük ölçüde kaldırıldığını, ama silah, mühimmat, askerî ekipman, sanat eseri, kıymetli maden, atık ve ozon tabakasına zarar veren maddeler gibi alanlarda lisans zorunluluğunun devam ettiğini belirtiyor. Yani standart ticaret dosyası başka, kontrollü mal dosyası başka.
Karadağ tarafında Uprava carina önünde temsil işi lisanslı bir faaliyet. Resmî PSC portalı, temsil (representation) işi yapacak şirket veya girişimcilerin özel yetki ve lisans şartlarına tabi olduğunu, ayrıca beyannameleri başkası adına imzalayacak kişilerin de lisans taşıdığını gösteriyor. Ben pratikte standart dosyada carinski zastupniksiz ilerlemem; çünkü mesele yalnızca beyanın verilmesi değil, doğru GTİP/HS, doğru rejim, doğru evrak zinciri ve doğru menşe kurgusudur.
"Karadağ'da EORI benzeri tek bir numara var mı?" sorusunda ise temkinli cevap veriyorum. 30 Haziran 2026 itibarıyla kamuya açık resmî kaynaklarda AB'deki EORI'ye birebir denk, tek başına tüm gümrük işlemlerini tanımlayan bir zorunluluğu net biçimde açıklayan bir kaynak görmüyorum. Buna karşılık resmî reform raporları, 2025–2026 döneminde yeni VAT numarası ve VIES entegrasyonu kurulduğunu; gümrük ve vergi sistemlerinin AB'ye uyum için modernize edildiğini gösteriyor. Ben bu yüzden AB tarafındaki EORI ihtiyacını, Karadağ tarafındaki şirket/tax kimliğini ve beyan tarafını birbirine karıştırmıyorum; her koridorda ayrıca netleştiriyorum.
İthalatta carina ve PDV, ihracatta sıfır oran
İthalatta ilk işim, carina oranını sloganla değil tarife ile bulmaktır. Karadağ'da gümrük oranları Customs Tariff Law ve entegre tarife sistemi üzerinden belirleniyor; resmî ve yarı resmî kaynaklar oranların sıfır ile yüzde 30 arasında değişebildiğini, gümrük değerinin esasen sözleşme fiyatı üzerinden kurulduğunu ve ek sınıflandırmanın TARICG üzerinden yürütüldüğünü gösteriyor. İhracatta ise normal anlamda gümrük tarifesi hesaplanmıyor. Kısacası, "Karadağ şirketim var, oran kesin düşüktür" yaklaşımıyla değil; HS sınıflandırması, menşe, anlaşma ve varsa kota birlikte okunarak ilerlenir.
PDV tarafında benim müvekkile anlattığım mekanik basittir. İthalatta vergi yükümlülüğü, ithalatta doğan gümrük borcu ve diğer ithalat harçlarıyla aynı anda doğar; kanun metni ithalatta PDV'nin import duty gibi hesaplanıp ödendiğini söylüyor. Aynı düzenleme, vergiye tabi faaliyet için kullanılan mal ve hizmetlerde, ithalatta ödenen PDV'nin input VAT olarak indirilebildiğini de kabul ediyor. Güncel vergi özetleri standart PDV oranını 2026 itibarıyla yüzde 21 olarak veriyor; fakat hangi malda indirimli oran uygulanacağı ürünün niteliğine göre ayrıca kontrol edilir. Bu sayfada şirketin genel KDV hayatına girmiyorum; o bölüm Karadağ vergi ve muhasebe sayfasında.
İhracat ayağında ise temel mantık nettir: kanun, Montenegro'dan satıcı tarafından veya onun adına ihraç edilen mallarda yüzde 0 oran öngörüyor. Benim için bu, "ihracatta vergi yok" gibi basit bir cümle değil; ihracatın gerçekten belgeye bağlanması, çıkışın ispatı ve dosyanın temiz kapanması demek. İhracatı kâğıt üzerinde kurup çıkış ispatını zayıf bırakırsanız, yüzde 0 oran teoride kalır.
| Kalem | Uygulama |
|---|---|
| Gümrük vergisi (carina) | Ürüne göre %0–%30 (Customs Tariff Law / TARICG) |
| İthalatta PDV | Gümrük borcuyla aynı anda doğar; standart oran %21; girdi KDV'si indirilebilir |
| İhracat | %0 oran (ihracatın belgeyle ispatı şart) |
Müşavirlikte masaya ne koyuyorum
Benim işim yalnızca evrak hazırlatmak değil. Önce ticaret rotasını kurarım: mal nereden geliyor, Karadağ'a neden giriyor, free circulation mı yapılacak, transit mi kalacak, işleme tabi tutulacak mı, yeniden ihracatta hangi anlaşma gerçekten çalışıyor? Sonra HS sınıflandırması, porijeklo robe, Incoterms, ödeme ve teslim zinciri, tercihli belge seti, gerekiyorsa lisans ve uygunluk kontrolleri gelir. Yerel Karadağlı avukat ortağımla birlikte ben dosyanın hukuki ve sözleşmesel tarafını, carinski zastupnik ise operasyonel beyan ayağını aynı çizgide tutarım. O çizgi kayarsa, sorun gümrükte çıkar.
Tipik bir Türk müvekkil dosyasında, Türkiye'den alınan ürünün Karadağ şirketi adına ithali, Karadağ'da hangi işlemden geçeceği, CEFTA veya AB tarafında hangi menşe rejiminin kullanılacağı, hangi proof of origin'in taşınacağı ve PDV nakit akışının nasıl yönetileceği baştan kurulur. Bunu başta kurduğumda gümrükte tartışma azalır. Başta kurmadığım dosyada ise maliyet sonradan çıkar.
En sık yapılan dış ticaret hataları
Benim en sık fren yaptığım hata, "malı Karadağ'dan geçiririz, tercihli tarife zaten gelir" cümlesidir. Gelmez. Anlaşmalar sevk ülkesine değil, menşeye ve yeterli işçiliğe bakar; basit paketleme ve benzeri minimal işlemler menşe kazandırmaz.
İkinci hata, EUR.1 ya da invoice declaration işini sevkiyattan sonra toparlanacak bir formalite sanmaktır. Menşe ispatı sonradan uydurulan bir belge değil; ihracatçının dayanak evrakıyla birlikte taşıması gereken bir dosyadır ve gümrük idaresi bunu sonradan doğrulayabilir.
Üçüncü hata, AB'deki EORI mantığını Karadağ tarafına otomatik yapıştırmaktır. Ben her dosyada Karadağ tarafındaki tanımlama yapısı, beyan tarafı ve AB tarafında ayrıca gerekecek numaraları ayrı ayrı kontrol ederim; çünkü aynı zincirde Karadağ gümrüğü, transit sistemi ve AB ithalatı farklı kimlik mantıklarıyla çalışabilir.
Dördüncü hata, gümrükte ödenen PDV'yi "nihai maliyet" sanmaktır. Vergi tekniği doğru kurulmuşsa bu çoğu zaman nakit akışı meselesidir; yanlış kurulmuşsa işte o zaman gerçek maliyete dönüşür. Aradaki fark, muhasebe tekniğinden önce ithalat kurgusundadır.
Bu metin genel bilgilendirme amaçlıdır; ürün, menşe, rota ve sözleşme yapısına göre uygulanacak gümrük ve vergi sonucu mutlaka dosya bazında ayrıca değerlendirilmelidir.




